6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alıcının temerrüdünü ispat yükü satıcıdadır; ispatlanamazsa peşinat iadesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/814 E. 2023/1598 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticari satım sözleşmesinde emtia teslim edilmemişse ve satıcı, alıcının teslim almaktan haklı bir sebep olmaksızın kaçındığını (alacaklı temerrüdü) ileri sürüyorsa, bu husus TBK 106/1 kapsamında satıcı tarafından kesin delille ispatlanmalıdır; ispatlanamazsa emtia teslim borcunun satıcı tarafça yerine getirilmediği kabul edilir ve ödenen peşinatın/avansın iadesine karar verilmesi hukuka uygundur.

Ele alınan sorunlar

Emtiayı teslim almaktan kaçınma (alıcı temerrüdü) iddiasının ispatı ve peşinatın iadesi → ret

İddia: Davalı vekili, ürünlerin hazır edildiğini, davacının anlam verilemeyen şekilde teslim almaktan imtina ettiğini, bu nedenle emtianın daha düşük bedelle dava dışı üçüncü kişiye satıldığını, davacının ayıp ihbarında bulunmadığını ve bu hususların değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: TBK 106/1 uyarınca, yapma veya verme edimi kendisine usulünce önerilen alacaklının haklı bir sebep olmaksızın bunu kabulden kaçınması veya borçlunun ifası için gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınması halinde alacaklı temerrüde düşer. Her iki taraf emtianın gümrüğe geldiğini kabul ettiğinden, bu aşamada davalının, davacı alıcının emtiayı teslim almaktan kaçındığını, yani alıcının temerrüde düştüğünü kesin delille ispat etmesi gerekir. Davalı tarafça bu yönde bir delil sunulmamıştır. Emtianın davacı tarafça antrepodan sebepsiz yere teslim alınmadığı davalı tarafça kanıtlanamamış, ürünün dava dışı üçüncü kişiye satıldığı sabittir. Ayrıca davalının delili olan davacı adına düzenlenen 03.04.2017 tarihli irsaliyeli faturanın davalı tarafça iptal edilmiş olması, davacının emtiayı almama sebebinin haklı olduğunun davalı tarafça kabul edildiği sonucunu doğurmaktadır. Bu durumda davalının emtia teslim borcunu yerine getirmediği belirlendiğinden, ödenen peşinatın iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari satımda tesliminin gerçekleşmediği hususunda ihtilaf bulunmayan hallerde, satıcının alıcının teslim almaktan kaçındığı (alacaklı temerrüdü) iddiasını kesin delille ispat yükünün satıcıya ait olduğuna dair uygulama, benzer ticari satım/peşinat iadesi uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacaklı temerrüdü ispat yükü ticari satım sözleşmesi peşinat iadesi kesin delil

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 106/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/814

KARAR NO 2023/1598

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/01/2021

NUMARASI 2018/853 Esas - 2021/45 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin kimyevi madde ticareti ile uğraşan gerçek kişi tacir olduğunu, 23.02.2017 tarihli proforma ile davalı şirketin 24 ton ... malzemeyi satması konusunda taraflarca anlaşıldığını, proforma gereği %20'si olan 16.761-TL'nin 28.02.2017 tarihinde ödendiğini, mal tesliminin 15 gün içinde yapılması gerekirken yapılmadığını, paranın da iade edilmediğini, yapılan icra takibine itiraz edildiğini, davalının malların sebepsiz yere alınmadığı itirazının doğru olmadığını, kendilerinin malların uygun olmaması nedeniyle bir süre bekletildiğini, uygun olmayan malların Dubai'de başka bir müşteriye satıldığını ancak uygun mal gelmediğinden kendilerine mal tesliminin yapılmadığını, ileri sürerek, Bakırköy ...

İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacı ile ticari ilişkilerinin olduğunu, 21.265 Kg ... isimli ürünün davacı şirkete 23.963,52-USD karşılığı temininde anlaşıldığını, 16.01.2017 tarihli proforma fatura düzenlendiğini, satış bedelinin %10'unun peşin ödenmesi, ürünün 20 gün içinde teslim edilmesi ve bakiye bedelin teslimde ödenmesinde anlaşıldığını, ancak bedelin 2 ay sonra 28.02.2017 tarihinde 16.761-TL olarak ödendiğini, ürünün 03.04.2017 tarihinde anlaşmaya uygun hazır edildiğini, davacının ürünleri teslim almak istemediğinden 8.014,77-USD zarar ile başka firmaya sattığını, ilave nakliye, ardiye vs. bedeli doğup bunları müvekkilinin ödediğini, doğrudan satış yapması halinde alıcıya transit gitme durumunun olacağını,çalışanları olmadığından davacı tanığını kabul etmediklerini, davacının haksız kazanç sağlama çabasında olduğunu savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, dosya münderecatı ve tanık beyanlarından davalının davacıya satmayı vaad ettiği ürünleri Dubai'ye sattığı, davacıdan aldığı ön ödemeyi iade etmediği, davalının ayıpsız ürün teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, mallar davalıda olduğu için ürünün ayıplı olmadığını ispat yükünün davalıda olduğu , ürün davacıda olsaydı ispat külfetinin davacıda olacağına dayanılarak davanın kabulü ile Bakırköy ... İcra Dairesi ... sayılı dosyasında itirazın iptali ile %20 inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; ürünlerin hazır edildiğini ancak davacının anlam veremedikleri şekilde ürünü teslim almaktan imtina ettiğini, ürünlerin ellerinde kalması ile zarara uğradıklarını, 16.01.2017 tarihli proforma fatura karşılığı 28.02.2017 tarihinde davacı tanığının el yazılı beyanı ile duruşmadaki beyanı arasında ürünlerin gelme tarihleri ile ilgili çelişkilerin olduğunu, ürünlerin anlaşmaya uygun olmadığı iddiasının dava dilekçesi ile öğrenildiğini,alıcının süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, 28.02.2017 tarihinde ödemenin yapılması sonucu ürünlerin 03.04.2017 tarihinde hazır edildiğini, 23.02.2017 tarihli proforma faturadaki imzaya itiraz ettiklerini süresi içinde fatura aslının sunulamadığını, emtiayı daha düşük bedelle 30.05.2017 tarihinde Dubai'deki firmaya sattıklarını, davacının ihbar yükümlülüğüne aykırı davranışı ve davalı zararının değerlendirilmemesi nedeniyle kararın kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava,ticari satım sözleşmesi nedeniyle ödenen avansın iadesi istemine ilişkindir. Eldeki davada,her iki tarafın ayrı ayrı dayandığı proforma faturalarda teslimin peşinat ödendikten sonra 15-20 günlük süre içinde Antrepoda teslim edileceği, peşinatın 28.02.2017 tarihinde banka havalesi ile ödendiği ,her iki yan farklı sebebler ileri sürse de ;sonuçta emtianın davacıya teslim edilmediği her iki tarafın kabulündedir.Davalı taraf ürünün 03.04.2017 tarihinde getirildiğini,davacı tarafça sebebsiz teslim alınmadığını ,davalının uğradığı zarardan davacının sorumlu olacağını,Davacı ise getirtilen ürünlerin vaad edilene uygun olmadığı,ürünün yeniden getirtileceğinde anlaştıklarını ileri sürmüştür.

TBK nın 106/1 gereğince "yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı ,haklı bir sebeb olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa ,temerrüde düşmüş olur"hükmünü haizdir. Davanın, her iki yanı emtianın gümrüğe geldiğini kabul ettiğinden, bu aşamada davalı emtiayı teslim almaktan davacı alıcının kaçındığını ,bir başka deyişle alıcının temerrüde düştüğünün davalı tarafından kesin delil ile ispatı gerekir.Davalı tarafça bu yolda bir delil sunulmamıştır.Emtianın davacı tarafça Antrepodan sebebsiz yere teslim alınmadığının davalı tarafça kanıtlanamadığı , ürünün dava dışı 3. kişiye satışının yapıldığı sabittir.

Davalının davacıyı temerrüde düşürmediği gibi, davalı delili olan davacı adına düzenlenen 03.04.2017 tarihli irsaliyeli faturanın davalı tarafça iptal edildiği dikkate alındığında ,davacının emtianın almama sebebinin haklı olduğunun davalı tarafça kabul edildiğinin kabulü gerekmektedir.Hal böyle olunca davalının emtia teslim borcunu yerine getirmediği belirlendiğinden ödenen peşinatın iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ;davalı tarafın teslim etmediği emtia için ödenen peşinatın iadesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.144,94-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 286,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 858,69‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 11-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/10/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/119623 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.