6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Avans ödemesinin iadesi için itirazın iptalinde ispat yükü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/244 E. 2023/1570 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Taraflar arasındaki sözleşmede fatura düzenlenmesinin, faturaya konu malın irsaliye veya benzeri bir belgeyle imza karşılığında teslim edilmesi şartına bağlandığı hallerde, faturanın alıcının defterlerinde kayıtlı olması veya beyan edilmiş olması, tek başına malın teslim edildiğini ispat etmez; satıcı, teslim olgusunu ayrıca yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Ayrıca, sözleşmedeki imzaya icra takibi ve yargılama sürecinde hiçbir itiraz ileri sürülmemiş, sadece istinaf aşamasında soyut bir suç duyurusu iddiasıyla imza inkar edilmişse ve bu iddia somut bir soruşturma dosyası numarasıyla desteklenmemişse, bu itiraz yerinde görülmez.

Ele alınan sorunlar

Sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, hükme esas alınan 20/10/2017 tarihli sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu konuda savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının, davacı tarafından dosyaya sunulan ve icra dosyasında ödeme emrine ekli bulunan 20/10/2017 tarihli sözleşmedeki imzaya yönelik olarak gerek icra takibinde gerekse yargılama sırasında herhangi bir itirazı bulunmamaktadır. Cevap dilekçesinde sözleşmedeki edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğine dair beyanları da dikkate alındığında, bahsi geçen sözleşmenin davalının da kabulünde olduğu sonucuna varılmaktadır. İstinaf dilekçesinde savcılığa suç duyurusunda bulunulduğundan bahsedilmiş ise de herhangi bir soruşturma dosya numarası bildirilmemiştir. Bu nedenle davalının sözleşmedeki imza inkarına yönelik olarak istinaf aşamasında ileri sürülen itirazları yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Fatura düzenlenmesinin ve defter kaydının mal tesliminin ispatına etkisi → ret

İddia: Davalı vekili, faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğunu ve BA formunda beyan edildiğini, bunun mal tesliminin karinesi olduğunu, faturada irsaliye numarasının yer aldığını ileri sürerek mal teslimini ispatladığını savunmuştur.

Gerekçe: Davacı ile davalı arasındaki 20/10/2017 tarihli sözleşmede, faturanın düzenlenmesinin fatura bedelinin ödeneceği anlamına gelmeyeceği, faturaya konu malların irsaliye ve diğer bir evrakla imza karşılığında teslim edilmesi sonrası ödeme yapılabileceği, yapılacak avans ödemelerinin malzemenin alınacağı anlamına gelmeyeceği kararlaştırılmıştır. Bu durumda faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olup olmamasının teslimin ispatı noktasında bir önemi bulunmamaktadır; davalının mal teslimi olgusunu yazılı delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Davalı tarafından sunulan sevk irsaliyesinde davacının imzası bulunmadığı gibi, fatura konusu malların davacıya teslimine ilişkin başka bir yazılı delil de ibraz edilmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Avans ödemesinin ispatı ve itirazın iptali talebinin esası → ret

Gerekçe: Davacı, avans ödeme iddiasını avans açıklamalı dekontlarla ispat etmektedir. Davalı mal teslim olgusunu usulünce ispatlayamadığından, davacının ödediği avans bedelleri yönünden itirazın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sözleşmede fatura düzenlenmesinin mal teslimine bağlanması halinde, faturanın defterlerde kayıtlı olmasının teslimin ispatı için yeterli olmadığına ve satıcının teslimi ayrıca yazılı delille ispatlaması gerektiğine ilişkin tespit, benzer avans/sipariş sözleşmelerinden kaynaklı itirazın iptali davalarında emsal niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ispat yükü avans fatura sevk irsaliyesi imza inkarı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/244

KARAR NO 2023/1570

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/10/2020

NUMARASI 2019/195 Esas - 2020/424 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/10/2023

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşme kapsamında mobilyaların imali için müvekkilinden avans ödemesi alınmasına rağmen mobilyaların üretilmediğini, davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında, müvekkili tarafından yapılan avans ödemelerinin iadesi için 59.524,64-TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği üzerine düşen edimini yerine getirdiklerini, fatura konusu malların davacıya teslim edildiğini, 28/09/2017 tarihli ... seri numaralı fatura incelendiğinde faturada bulunan malların teslimi ile ilgili irsaliye numarasının yer aldığını belirterek, davanın reddine ve davalının %20 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmede fatura düzenlenmesinin mobilya teslim şartına bağlandığı, davacı tarafın mobilya teslim aldığına dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, bu nedenle davalı tarafın fatura düzenleme hakkının doğmadığı, davacının ödemesinin geri alınması yönündeki yaptığı icra takibine vaki itirazın iptalinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, 55.000-TL asıl alacağa takipten itibaren avans faizi uygulanmasına, 11.905-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasındaki mal alım ve teslimi konusunda sözleşme bulunmakta ise de bu sözleşmenin davacı tarafından dosyaya sunulan sözleşme olmadığını, davacı tarafından sunulan ve hükme esas alınan belgede yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu konuda savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, faturada irsaliye numarasının yazdığını, bu şekilde malların karşı tarafa teslim edildiğinin sabit olduğunu, faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun ve BA formunda beyan edildiğinin taraflarca kabul edildiğini, faturanın defterlerde kaydedilmesinin mal tesliminin yapıldığına karine teşkil ettiğini, tanık deliline dayandıkları halde bu konuda bir karar verilmemesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, satış sözleşmesi kapsamında yapılan avans ödemelerinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı ile davalı arasında 28/09/2017 tarihli ... sayılı faturada belirtilen malların satışına dair sözleşme yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı şirketin kaşesini ve imzasını taşıyan 20/10/2017 tarihli sözleşmede tarafların 28/09/2017 tarihli ... sayılı faturada belirtilen malların alımı konusunda anlaştıkları, faturanın düzenlenmesinin fatura bedelinin ödeneceği anlamına gelmeyeceği, faturaya konu malların irsaliye ve diğer bir evrakla imza karşılığında teslim edilmesi sonrası ödeme yapılabileceği, yapılacak avans ödemelerinin malzemenin alınacağı anlamına gelmeyeceği kararlaştırılmıştır.

Davacı, faturada belirtilen malların avansı olarak davalıya gönderilen bedellerle ilgili "avans" açıklamasını içeren 08/11/2017 tarihli 10.000-TL bedelli, 13/03/2018 tarihli 3.500-TL ve 1.300-TL bedelli, 19/03/2018 tarihli 5.000-TL bedelli, 21/03/2018 tarihli 5.200-TL bedelli, 24/04/2018 tarihli 18.000-TL bedelli, 24/05/2018 tarihli 12.000-TL bedelli havale dekontlarını ibraz etmiştir. Davalının, davacı tarafından eldeki dava dosyasına sunulan, icra dosyasında ödeme emrine ekli olarak bulunan 20/10/2017 tarihli sözleşmedeki imzaya yönelik gerek icra takibinde gerekse yargılama sırasında herhangi bir itirazı bulunmamaktadır. Cevap dilekçesinde sözleşmedeki edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğine dair beyanları da dikkate alındığında bahsi geçen sözleşmenin davalının da kabulünde olduğu sonucuna varılmaktadır.

İstinaf dilekçesinde savcılığı suç duyurusunda bulunulduğundan bahsedilmiş ise de herhangi bir soruşturma dosya numarası bildirilmemiştir. Bu nedenle davalının bahsi geçen sözleşmedeki imza inkarına yönelik olarak istinaf aşamasında ileri sürülen itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı, avans ödeme iddiasını avans açıklamalı dekontlarla ispat etmektedir. Davalı, faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğunu iddia etmekte ise de taraflar arasındaki sözleşmede faturanın düzenlenmesinin fatura bedelinin ödeneceği anlamına gelmeyeceği, ödemenin malların faturadan ayrı bir belge ile teslim alınıp imzalaması sonrasında yapılabileceği kararlaştırılmıştır. Bu durumda faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olup olmamasının teslimin ispatı noktasında bir önemi olmayıp, davalının mal teslimi olgusunu yazılı delillerle kanıtlaması gerekmektedir.

Davalı tarafından sunulan sevk irsaliyesinde davacının imzası bulunmadığı gibi fatura konusu malların davacıya teslimine ilişkin başka bir yazılı delil de ibraz edilmemiştir. Bu durumda davalı mal teslim olgusunu usulünce ispatlayamadığından davacının ödediği avans bedelleri yönünden itirazın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 4.066,15-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.017-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.049,15‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 49-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/10/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/119621 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.