6102TTK Türk Ticaret Kanunu

BA-BS formu ile beyan edilen faturalarda mal teslimi ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/576 E. 2023/1777 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Davacının nitelemesi: Fatura Bedeli Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Borçlunun ilgili yıllara ait faturaları BA formunda beyan etmesi ve ticari defterlerine kaydetmesi, bu faturalara konu malların teslim edildiğinin ispatlandığı anlamına gelir. Buna karşılık, defterlerde kayıtlı olmayan ve BA beyannamesine dahil edilmemiş faturalara ilişkin mal teslimini davacı ispatlamak zorundadır; TBK 207 uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde edimler aynı anda ifa edilir (peşin satış karinesi), bu nedenle malı teslim etmeden avans aldığını iddia eden taraf bunu yazılı delille kanıtlamalıdır. Ayrıca faturaya dayalı cari hesap alacağı likit nitelikte olduğundan, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için itiraz edenin kötüniyetli olması şartı aranmaz.

Ele alınan sorunlar

BA formunda beyan edilen ve defterlere kaydedilen faturalara ilişkin mal teslimi itirazı → ret

İddia: Davalı, davacının dayandığı faturaların bir kısmının kendi defterlerinde kayıtlı olmadığını, bu kadar kısa sürede bu miktarda mal teslim alınmasının mümkün olmadığını ve mal teslimini ispatlar imzalı bir belge bulunmadığını ileri sürerek bilirkişi raporuna ve karara itiraz etmiştir.

Gerekçe: Davacının 2014, 2015, 2016 yıllarında düzenlediği tüm faturalar davalının ilgili yıllara ait BA beyannamelerinde eksiksiz olarak yer almaktadır. Davalının bu faturaları BA formunda beyan etmesi ve ticari defterlerine kaydetmesi, bu faturaları benimsediğini göstermektedir. Bu durumda söz konusu yıllara ilişkin faturalara konu malların teslim edildiği ispatlanmış olduğundan davalının aksi yöndeki itirazlarında haklılık görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Defterlerde kayıtlı olmayan ve BA formuna dahil edilmeyen 2013 yılı faturalarına ilişkin ispat yükü ve peşin satış karinesi → ret

İddia: Davalı, 2013 yılı faturalarının kendi defterlerinde kayıtlı olmadığını ve bu faturalara konu malların teslim edilmediğini savunmuştur.

Gerekçe: 2013 yılına ilişkin faturalar davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi BA beyannamelerinde de yer almamaktadır. Bu fatura konusu malların teslim edildiğini kural olarak davacının ispatlaması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 207. maddesi gereğince, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür; bu nedenle alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden taraf bu iddiasını ispat yükü altındadır. Peşin satış karinesi uyarınca, davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Davalının 2013 yılında yaptığı 90.000-TL ve 69.800-TL tutarındaki ödemelerin avans ödemesi olduğuna ilişkin bir delil sunulmamış, aksine havale dekontlarında 'cari hesaba mahsuben' ifadesine yer verilmiştir. Bu ödemelerin, yapıldıkları tarihe kadar düzenlenen faturaların bedelleri toplamı ile uyumlu olması, taraflar arasındaki ilişkinin veresiye şeklinde devam ettiğini, davalının bu ödemelerinin avans olarak değil mevcut borcun ödenmesi amacıyla yapıldığını göstermektedir. Bu nedenle davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Likit alacakta icra inkar tazminatı için itiraz edenin kötüniyetli olması şartının aranmaması → ret

İddia: Davalı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Takibe konu alacak faturaya dayalı cari hesap alacağından kaynaklandığından likit ve belirlenebilir niteliktedir; icra inkar tazminatına hükmedilmesi için takipte itiraz edenin kötü niyetli olması şartı bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, alıcının BA formunda beyan ettiği ve defterlerine kaydettiği faturaların mal teslimini ispatladığına, buna karşılık defterlere ve BA formuna dahil edilmemiş faturalar için peşin satış karinesi uyarınca ispat yükünün davacıda olduğuna ilişkin tespitler ile likit alacaklarda icra inkar tazminatı için kötüniyet şartı aranmadığına ilişkin tespit emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali cari hesap BA-BS formu ticari defter peşin satış karinesi ispat yükü icra inkar tazminatı likit alacak

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 207

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/576

KARAR NO 2023/1777

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/01/2021

NUMARASI 2017/511 Esas - 2021/69 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/11/2023

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin elektrik malzemesi tedarik işi ile iştigal etmekte olup, davalı şirkete elektrik malzemesi satışı yapıldığını ve bu satış edimini tam ve eksiksiz ifa ettiklerini, bu hususta dava konusu faturaların düzenlendiğini, davalının faturaları itiraz etmeden kayıtlarına aldığını, ancak buna rağmen defalarca görüşülmesine rağmen ödemenin gerçekleşmediğini, bunun üzerine Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile toplam bedeli 278.249,90-TL olan 9 adet faturaya dayalı icra takibine girişildiğini, davalının takibe konu borca itiraz edilerek takibi haksız olarak durdurduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; söz konusu dayanak faturalardan kaynaklı herhangi bir mal veya hizmet almadıklarını, malı teslim aldıklarına dair taraflarınca mal teslimini kanıtlar nitelikte imzalarını taşıyan bir belgenin olmadığını, dosyada faturaların taraflarına tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığını, bundan dolayı 8 günlük sürenin başlamadığını, toplam değeri 200.000-TL'yi aşan miktarda elektrik malzemesini, kendilerinin bu kadar kısa sürede almalarının mümkün olmadığını, bu durumun kötü niyet arz ettiğini belirterek davanın reddine, müvekkiline % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafından takibe ve davaya konu toplam 9 adet faturanın her iki tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu, dava ve takip konusu faturaların hem davacı tarafından BS, hem de davalı tarafından BA formu ile beyan edildiği, icra takibine konu alacağın ticari defter ve kayıtları, BA-BS formları ile ispatlandığı, bilirkişi raporuna göre de davacının davalıdan 275.819,26-TL alacağı talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 275.819,26-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likit olması nedeni ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 55.163,85-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 04/08/2020 tarihli bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edilmeden karar verildiğini, HMK'nın 280. maddesine aykırı davranıldığını, bilirkişi raporlarında davacının defterlerinin sahibi lehine delil olacağına ilişkin tespit bulunmadığını, 2016 yılı defterlerinin incelenmediğini, defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunmadığını, mahkemece bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların dikkate alınmadığını, dosyada sadece 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin BA-BS kayıtları bulunduğunu, davacının dayanağı olan 33 adet faturanın davalının defterlerinde tamamının kayıtlı olmadığını, müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olmayan davacı faturalarının hesaba katılmaması gerektiğini, davacının faturalarında belirttiği kadar mal tesliminin olmadığını, icra inkar tazminatı koşullarının da oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı; davalı ile aralarında cari hesap ilişkisinden kaynaklanan bakiye 278.249,90-TL alacağının tahsili istemiyle icra takibi başlatmış olup, alacağının dayanağı olarak 2015 ve 2016 yıllarında düzenlenen 9 adet faturaya dayanmıştır. Davalı ise davacı ile aralarındaki ticari ilişkiyi kabul etmekle beraber faturalarda belirtildiği miktarda mal teslimi yapılmadığını, davacının düzenlediği faturaların bir kısmının defterlerinde kayıtlı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davacının ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde ticari ilişkinin en başından beri toplam 1.100.585,26-TL bedelli fatura düzenlediği, 824.766-TL ödeme aldığı, davalıdan 275.819,26-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Davalının ticari defterlerinin incelenmesinde ise davalının davacıya takip tarihi itibariyle 89.609,09-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davalının ispatlı ödemesinin davacının icra takibinde dayandığı fatura tutarlarını aştığı dikkate alındığında davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı ticari ilişkinin bütünü değerlendirilerek tespit edilmelidir.Davacının 2014, 2015, 2016 yıllarında düzenlediği tüm faturalar davalının ilgili yıllara ilişkin BA beyannamelerinde eksiksiz olarak yer almaktadır. Davalının bu faturaları BA formunda beyan ettiği, bu faturaları benimseyerek ticari defterlerine kaydettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda bahsi geçen yıllara ilişkin faturalara konu mallar ile ilgili teslim olgusunun ispatlandığı anlaşıldığından davalı tarafın aksi yöndeki itirazlarında haklılık görülmemiştir.

2013 yılına ilişkin faturalar ise davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi bu faturalara BA beyannamelerinde de yer verilmemiştir. Bu fatura konusu malların teslim edildiğini ise kural olarak davacının ispatlaması gerekir. Ancak, 6098 sayılı TBK'nın 207. Maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.

Her ne kadar davalı tarafça 2013 yılı faturaları kabul edilmemekte ise de davalının 27.09.2013 tarihinde 90.000-TL, 02.12.2013 tarihinde ise 69.800-TL ödeme yaptığı, ancak bu ödemeleri avans ödemesi olarak yaptına ilişkin bir delil sunmadığı, aksine havale "dekontlarında cari hesaba mahsuben" ifadesine yer verildiği anlaşılmaktadır. Nitekim bu ödemelerin, her bir ödemenin yapıldığı tarihe kadarki davacı tarafından düzenlenen faturaların bedellerinin toplamı ile uyumlu olduğu dikkate alındığında taraflar arasındaki ilişkinin veresiye şeklinde devam ettiği, davalının 2013 yılında yaptığı ödemelerin avans olarak değil davacıya olan mevuct borcun ödenmesi için yapıldığı anlaşıldığından davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Diğer taraftan; takibe konu alacak faturaya dayalı cari hesap alacağından kaynaklandığından likit ve belirlenebilir olup, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için takipte itiraz edenin kötü niyetli olması şartı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne ve likit alacak yönünden davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 18.841,21-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 4.710,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.130,91‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 5,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

17/11/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/119482 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.