6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Uzun süreli taşıma sözleşmesi bulunan alt taşıyıcıya sigortacının rücu edememesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1422 E. 2023/1764 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Gerekçe özeti

Nakliyat abonman sigorta poliçesinde, sigortalı ile uzun süreli taşıma sözleşmesi bulunan taşıyıcılara sigortacının rücu etmeyeceği taahhüt edilmişse, kaza ve hasarın bu sözleşme ile poliçenin teminat süresi içinde meydana gelmesi hâlinde, taşıyıcı tarafından nakliye hizmet bedeli faturası düzenlenmiş olması tek başına taşımayı münferit taşıma niteliğine dönüştürmez ve sigortacının rücu hakkını doğurmaz; sigortacı poliçe şartlarıyla bağlı olduğundan bu taşıyıcıya rücu edemez.

Ele alınan sorunlar

Taşımanın münferit taşıma mı, uzun süreli taşıma sözleşmesi kapsamında mı olduğu ve rücu imkanı → ret

İddia: Davacı vekili, davalı ile sigortalı arasında uzun süreli taşıma sözleşmesinin kanıtlanamadığını, poliçenin 12/d maddesi uyarınca belirli bir taşımaya mahsus olarak kiralanan araç sahiplerine rücu hakkının saklı olduğunu, davalının kendisine ait aracı sürerken kusuruyla kazaya sebep olduğunu, düzenlenen nakliye hizmet bedeli faturasından taşımanın münferit nitelikte olduğunun anlaşıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Poliçenin rücu maddesi başlıklı hükümlerinde, sigortacının sigortalıya ait araçlara, sigortalının kendi sürücülerine, kiralık araçlara ve uzun süreli taşıma sözleşmesiyle çalışan kayıtlı araç ve sürücülerine rücu etmeyeceği; ancak sigortalı tarafından belirli bir taşımaya mahsus olarak şoförüyle birlikte kiralanan araç sahibi/şoförlerine karşı rücu hakkının saklı olduğu düzenlenmiştir. Sigortalı ile davalı arasında kazanın gerçekleştiği tarihi kapsayan 2 yıl süreli bir taşıma sözleşmesi bulunduğu, kazanın ve hasarın bu sözleşme ile sigorta poliçesinin teminat süresi içinde meydana geldiği tespit edilmiştir. Davacının, davalı tarafından nakliye hizmet bedeli faturası düzenlenmiş olmasına dayanarak taşımanın münferit taşıma sayılması gerektiği yönündeki iddiası, emtia sahibi adına düzenlenen taşıma irsaliyesinde taşımanın davalı tarafından yapılacağının yazılı olması ve hizmet bedeli faturası karşısına "sözleşmeli" kaydı düşülmüş olması karşısında yerinde görülmemiştir. Fatura düzenlenmesi tek başına taşımayı, rücu imkanı veren münferit taşıma niteliğine dönüştürmez. Davalı taşıyıcı ile sigortalı arasında uzun süreli taşıma sözleşmesi bulunduğundan ve davacı sigortacı bu nitelikteki sözleşmelerle çalışanlara rücu etmeyeceğini poliçe ile taahhüt ettiğinden, davacının poliçe şartlarıyla bağlı olması nedeniyle davalıya rücu edemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Nakliyat abonman sigorta poliçelerinde yer alan rücu muafiyeti şartlarının, uzun süreli taşıma sözleşmesi bulunan alt taşıyıcılar yönünden bağlayıcı olduğu ve tek taşımaya ilişkin fatura düzenlenmesinin bu niteliği değiştirmeyeceği hususunda bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tahsil itirazın iptali nakliyat abonman sigorta poliçesi alt taşıyıcı uzun süreli taşıma sözleşmesi münferit taşıma rücu muafiyeti

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1422

KARAR NO 2023/1764

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 31/03/2021

NUMARASI 2019/1 Esas - 2021/267 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, dava dışı sigortalısı ... Hiz A.Ş. ile aralarında düzenlenen " Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi" gereği sigortalı emtianın , davalı ile sigortalı arasında yapılan nakliyeci sözleşmesi gereği alt taşıyıcı konumunda bulunan davalıya ait kamyonun 16.12.2017 tarihinde yaptığı tek taraflı trafik kazası nedeniyle hasarlandığını, sigortalıya 21.094,23- TL ödendiğini, TTK 875 vd maddeleri uyarınca hasardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek,ödenen tazminatın davalıya rücusu için İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyada icra takibi başlatılmış ise de , yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek davalının vaki itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiş, duruşmaya gelerek 6 yıldan bu yana ve halen de ... ile sözleşmeli çalıştığını beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece davacı ile sigortalısı arasında düzenlenen Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi 'nin 15. maddesinde davacı tarafından ödenen hasar bedellerinin ... Loj Hiz A.Ş ile grup şirketlerinin mülkiyetinde ve ... Taşıma Belgesine sahip ve ... Lojistik Hizmetleri ile uzun süreli taşıma sözleşmeleri ile çalışan araçlara ve sürücülere rücu edilemeyeceğinin kararlaştırıldığı, davacının poliçeyi bu şartlarla kabul ettiği, alt taşıyıcıların sebep olacağı zararlarla ilgili geniş bir sigorta himayesinin olduğu, davalı ile sigortalı ... arasında uzun süreli taşıma sözleşmesi bulunması nedeniyle hasara uğrayan sigortalıya ait emtia zararının davalıya rücu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, davalı ile sigortalı arasında uzun süreli taşıma sözleşmesi olduğu savunulmuş ise de kanıtlanamadığını, sözleşmenin 12/d maddesinde "Sigortalı tarafından belirli bir taşımaya mahsus olarak şoförü ile birlikte kiralanan araç sahibi ve/veya şoförleri ile sair ilgili kişilere sigortacının rücu hakkı saklıdır." denildiğini,poliçedeki bu şartın davalıya rücu etmeye engel olmadığını, dava konusu taşımanın tam bu nitelikte bir taşıma olduğunu, faturadan bunun açıkça anlaşıldığını, davalının kendisine ait ve sürücülüğünü yaptığı araçta kusuru ile yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu hasarlanan emtia bedelinden sorumlu olduğunu, rapora itirazların değerlendirilmediğini, ekspertiz raporu ile olan çelişkinin giderilmediğini savunarak kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, taşıma sırasında hasar gören emtia bedelinin rücuen tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı tarafça düzenlenen 16.4.2017-1.1.2018 tarihleri arasında geçerli poliçenin, Rücu Maddesi başlıklı ;8.maddesinde "... herhangi bir hasardan sonra sigortacı ,sigortalıya ait araçlara ,sigortalının kendi sürücülerine ve kiralık araçlara rücu etmeyecektir.....

15. maddesinde uzun süreli taşıma sözleşmeleriyle sözleşmeli çalışan kayıtlı araçlara ve sürücülerine rücu edilmeyecektir.Yine özel şartların rücu maddesi başlıklı 12.maddesinde " Sigortalı tarafından en az 1 yıl süreli bir kiralama akdi ile şoförü ile birlikte kiralanan araca ve şoförüne rücu etmeyecektir." 12/d maddesinde" Sigortalı tarafından belirli bir taşımaya mahsus olarak şoförü ile birlikte kiralanan araç sahibi ve/veya şoförleri ile sair ilgili kişilere karşı sigortacının rücu hakkı saklıdır." hükmü bulunmaktadır. Sigortalı ... Loj Hiz AŞ ile davalı arasında 1.10.2016/1.10.2018 tarihleri arasında 2 yıl süre ile geçerli taşıma sözleşmesinin bulunduğu, davalının kazanın vuku bulduğu 16.12.2017 tarihinde ...

plakalı araç ile Antalya'dan İstanbul'a taşıma yapmakta iken davalı araç maliki sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği ve emtianın zarara uğradığı anlaşılmaktadır. Davalı 16.12.2017 tarihli sevk irsaliyesi ile 31.12.2017 tarihinde ...'a nakliye hizmet bedeli faturasını düzenlemiştir.Davacı sigortacı; davalı tarafından nakliye hizmet bedeli faturası düzenlenmesi nedeniyle taşımanın münferit taşıma olarak kabulünün gerektiğini ileri sürmektedir. Ne var ki ... tarafından emtia sahibi ...adına düzenlenen 16.12.2017 tarihli taşıma irsaliyesinde, taşımanın davalı ... tarafından ... plakalı araçla yapılacağı yazılmış olup taşıma hizmet bedeli faturası karşısına da -sözleşmeli- kaydı düşülmüştür.

Buna göre ,davalının sigortalı ile uzun süreli taşıma sözleşmesi yaptığı ,kazanın ve hasarın bu sözleşme ve sigorta poliçesinin teminat süresi içinde gerçekleştiği, davalı tarafından nakliye hizmet bedeli faturası düzenlemesi nedeniyle taşımanın rücu imkanı veren münferit taşıma olarak kabul edilemeyeceği, davacının poliçe şartları ile bağlı bulunması nedeniyle de davalıya rücu edemeyeceği tespit edilmiştir. Açıklanan nedenlerle davacının, taşımanın münferit taşıma olduğu yolundaki istinaf nedeni yerinde görülmemiş olup ,davalı taşıyıcının sigortalı ile uzun süreli taşıma sözleşmesinin bulunduğu,davacı sigortacının uzun süreli taşıma sözleşmesi bulunanlara rücu etmeyeceğini taahhüt ettiği belirlenmekle, bu gerekçeyle davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 210,55‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme HMK 362(1)-a maddesi uyarınca sonunda kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/11/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/119481 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.