6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fatura ve BA formu beyanıyla mal teslimi ispatı, kayyım savunması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/695 E. 2023/1769 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Ticari satımdan kaynaklanan alacak davalarında, fatura konusu malın teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; ancak sevk irsaliyelerindeki teslim alan imzaları ile davalının vergi dairesine BA formuyla beyan ettiği mal alışları, aksine delil sunulmadıkça teslimin ispatı için yeterli sayılır. Ayrıca 674 sayılı KHK'nin 20/1. maddesi gereğince TMSF'ye 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile verilen yetkiler, kayyım olarak atandığı şirketler yönünden ancak satış veya tasfiye işlemlerinde kıyasen uygulanabilir; satış veya tasfiye işlemi bulunmayan alacak uyuşmazlıklarında Bankacılık Kanununun 138. maddesi uygulama alanı bulmaz.

Ele alınan sorunlar

Fatura konusu malın teslim edildiğinin ispatı → ret

İddia: Davalı, borç miktarının kayıt ve belgelerle teyit edilemediğini, bu nedenle takibe itirazının haklı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, malların teslim edildiğini uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Somut olayda davacının ticari defter kayıtlarına göre bilirkişi incelemesinde bakiye alacak tespit edilmiş, davalı ihtara rağmen defterlerini ibraz etmemiştir. Davacı tarafça sunulan sevk irsaliyelerinden otuz adedinde teslim alan imzası bulunmakta, yalnızca iki adedinde imza bulunmamaktadır. Ayrıca davalı, uyuşmazlık konusu döneme ait 19 adet belgeye istinaden vergi dairesine mal alışını BA formuyla beyan etmiştir. Bu unsurların birlikte değerlendirilmesiyle fatura konusu malların davalı tarafa teslim edildiği kanıtlanmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

TMSF kayyımlığı nedeniyle Bankacılık Kanunu 138. maddesinin uygulanabilirliği → ret

İddia: Davalı, 674 sayılı KHK'nin 20. maddesi gereğince uygulanması gereken 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 138. maddesi uyarınca kendisi aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı şirkete 674 sayılı KHK'nin 13 ve 19. maddeleri ile CMK'nın 133/1. maddesi gereğince TMSF kayyım olarak atanmıştır. 674 sayılı KHK'nin 20/1. maddesine göre, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile TMSF'ye verilen yetkiler, KHK ile TMSF'ye verilen kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde kıyasen uygulanır. Bu düzenlemeye göre Fona 5411 sayılı Kanun ile verilen yetkiler, ancak satış ve tasfiye işlemlerinde geçerli olmak üzere kullanılabilecektir. Somut olayda uyuşmazlık satış veya tasfiye işlemine ilişkin olmadığından, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 138. maddesinin uygulama yeri bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Davalı, itirazının haksız veya kötü niyetli olarak değerlendirilemeyeceğini, bu nedenle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava konusu alacak likit nitelikte olup davalı da itirazında haksızdır; bu nedenle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TMSF kayyımlığı altındaki şirketlere yönelik alacak davalarında 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 138. maddesinin ancak satış veya tasfiye işlemlerinde uygulanabileceği, alacağın ispatı yönünden sevk irsaliyesi imzaları ile BA formu beyanının teslim karinesi oluşturduğu hususlarında emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali icra inkar tazminatı ispat külfeti sevk irsaliyesi BA formu kayyım TMSF 674 sayılı KHK cari hesap alacağı

Atıf yapılan mevzuat: 674 sayılı KHK — 674 sayılı KHK 13674 sayılı KHK 19674 sayılı KHK 20/1 · 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) — CMK 133/1 · 5411 sayılı Bankacılık Kanunu — 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 138

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/695

KARAR NO 2023/1769

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/12/2020

NUMARASI 2017/330 Esas 2020/1105 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/11/2023

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete 2016 yılında ürün sattığını ancak 15 Temmuz'da ülkemizde yaşanan olaylar sonrasında davalı şirket yetkililerinin kaçtığını ve davalı şirketin faaliyetlerinin durduğunu öğrendiklerini, alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla 18.783,74-TL asıl alacak için icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, 674 sayılı KHK'nin 13 ve 20. maddeleri kapsamında davalı şirkete kayyım atandığını, davalı şirket kayıtlarına el konulmasının borcunu ödemesine engel olmadığını belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiş, davalı vekili yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı tarafın defterleri incelenerek tanzim edilen bilirkişi raporunda, davacı tarafından e-fatura düzenlendiği, davalı tarafından bu faturalara itiraz edilmediği, sevk irsaliyelerinin bir çoğunda imza bulunduğu, bu nedenle davacının davalıdan 18.783,74-TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirildiği, davalı şirketin, bağlı bulunduğu vergi dairesine davacıdan KDV hariç toplam 21.123-TL alım yaptığını BA formunda bildirdiği, bu durumun fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslimine karine teşkil edeceği, bu karinenin aksi yönünde davalı tarafından herhangi bir delil sunulmadığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların e-fatura olduğu değerlendirildiğinde, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 18.783,74-TL alacağı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davalının takibe itirazının iptaline,alacağın %20'si oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; müvekkili şirkete 674 sayılı KHK'nin 13 ve 19. maddeleri ile CMK'nın 133/I maddesi kapsamında TMSFnin kayyım olarak atandığını, yaşanan süreçte müvekkili şirketin kayıtlarının bir kısmının bulunamaması, bir kısmına ise savcılıklar tarafından el konulması, eski şirket çalışan ve yetkililerinin ise görevden ayrılmış olması karşısında, davacı tarafından başlatılan icra takibine itiraz edilmesinin haklı olduğunu, borç miktarı kayıt ve belgelerle teyit edilemediği için takibe süresi içinde itiraz edildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin itirazının haksız veya kötü niyetli olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu kapsamda icra inkar tazminatı koşullarının da oluşmadığını, 674 sayılı KHK'nin 20.

maddesi hükmü gereğince uygulanması gereken 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 138. maddesi uyarınca müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini,kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, fatura konusu malların davalıya teslim edildiğini uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Somut olayda; davacı tarafından davalıya mal satışı yapılarak takibe konu e-faturaların düzenlendiği, bilirkişi incelemesinde davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 18.783,74-TL bakiye alacağın tespit edildiği, davalının ise ihtara rağmen inceleme için ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı tarafça sunulan dayanak sevk irsaliyelerinden otuz adedinde teslim alan imzası bulunmakta olup yalnızca iki adet sevk irsaliyesinde teslim alan imzasının bulunmadığı, ayrıca uyuşmazlık konusu 2016 yılına ait olmak üzere davalı tarafından vergi dairesine 19 adet belgeye istinaden KDV hariç 21.123-TL mal alışının BA formuyla beyan edildiği anlaşılmakta olup, bu suretle fatura konusu malların davalı tarafa teslim edildiği kanıtlanmıştır.

Bu itibarla,alacağın varlığına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davalı şirkete 674 sayılı KHK'nin 13 ve 19. maddeleri ile CMK'nın 133/1 maddesi gereğince TMSF kayyım olarak atanmıştır.674 sayılı KHK'nın 20/1 maddesine göre, "19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF tarafından devralınan şirketler ve bunların varlıkları ile ilgili olarak Fona verilen yetkiler, bu Kanun Hükmünde Kararname ile TMSF ne verilen kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde ... kıyasen uygulanır." Madde hükmüne göre Fona 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile verilen yetkiler, KHK gereği TMSF'nin kayyım olarak atandığı şirketlere ilişkin olarak ancak satış ve tasfiye işlemlerinde geçerli olmak üzere kullanılabilecektir.

Bu nedenle 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 138. maddesinin, somut olayda uygulama yeri yoktur.Dava konusu alacak likit ve davalı da itirazında haksız olduğundan, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.283,12-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 320,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 962,34‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 54,5‬0-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/11/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/119473 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.