6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Peşin satış karinesinin aksini iddia edende ispat yükü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1065 E. 2023/1775 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Satım sözleşmelerinde, aksi kararlaştırılmadıkça tarafların edimlerini aynı anda ifa etmesi kuraldır (peşin satış karinesi). Malın teslim alınmadan satıcıya avans ödendiğini iddia eden değil, peşin satış karinesinin aksini yani ödemenin avans niteliğinde olduğunu ve karşılığında henüz mal teslim edilmediğini iddia eden taraf, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. İspat yükü kendisine düşen tarafa bu hususta yemin teklif etme hakkı hatırlatılmalı; ispat yükünün karşı tarafa yüklenerek verilen karar hukuka uygun olmaz.

Ele alınan sorunlar

Avans olarak verildiği iddia edilen çek bedeli için ispat yükünün kime ait olduğu → kabul

İddia: Davacı vekili, çekin avans çeki olmadığını, malların teslim edilmediği hususunda ispat yükünün davalıda olduğunu ve davalının bu savunmasını ispatlayamadığını ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: TBK'nin 207. maddesi uyarınca satım sözleşmesinde taraflar, aksi kararlaştırılmadıkça edimlerini aynı anda ifa etmekle yükümlüdür; bu nedenle peşin satış karinesi geçerlidir. Alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden taraf bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Somut olayda davalı, verdiği çekin ileride teslim edilecek mallara karşılık avans olarak verildiğini, malın teslim edilmediğini ileri sürmektedir; davalı, TBK'nin 207. maddesindeki peşin satış karinesinin aksini iddia ettiğinden, malı teslim almadan çeki avans olarak verdiğini ispatlamak zorundadır. İlk derece mahkemesince ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülerek, davacıya mal teslim ettiğini yemin delili ile ispatlayabileceği hatırlatılmış ve davalının eda ettiği yemine göre davacının mal teslim ettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır (Yargıtay 19. HD'nin 2014/3885 E., 2015/1561 K. sayılı ve 09/02/2015 tarihli emsal ilamı). Davalı, çeki avans çeki olarak verdiğine ilişkin kesin delil ibraz etmemiş olup, cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmıştır. Mahkemece, ispat yükü kendisine düşen davalı tarafa, çekin avans olarak verildiği hususunda davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Satım sözleşmelerinde peşin satış karinesinin aksini ileri süren tarafın (malın henüz teslim edilmediğini ve verilen ödemenin avans niteliğinde olduğunu iddia eden tarafın) ispat yükü taşıdığı ve bu hususta yemin teklif etme hakkının kendisine hatırlatılması gerektiği yönünde, bölgesel ve ikna edici nitelikte bir içtihat oluşturmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
peşin satış karinesi ispat yükü avans çeki yemin teklif etme hakkı istirdat davası İİK 72/7

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 207 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 72/7

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1065

KARAR NO 2023/1775

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/02/2021

NUMARASI 2019/365 Esas - 2021/231 Karar

DAVA

İstirdat (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/11/2023

Davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, tarafların arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili tarafından davalıya 03/11/2017 tarihli 10.599,98-TL bedelli faturanın düzenlendiğini, faturanın ve sevk irsaliyesinin davalıya tebliğ edildiğini, söz konusu fatura için davalının müvekkiline 30/05/2018 keşide tarihli 10.600-TL bedelli çeki teslim ettiğini ancak daha sonra davalının bu faturayı dikkate almadan 10.600-TL asıl alacak ve 317,13-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.917,13-TL'nin tahsili için müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini, müvekkilinin hesaplarına haciz uygulandığını ve bunun üzerine müvekkili tarafından 09/07/2018 tarihinde 13.789,75-TL'nin icra dosyasına ödenmek zorunda kalındığını ileri sürerek, 13.789,75-TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin davalıdan mal satın aldığını ve taraflar arasındaki ilişkinin cari hesap şeklinde işlediğini, müvekkilinin bu kapsamda davacıya zaman zaman avans ödemeleri yaptığını ve muhtelif çekler verdiğini, müvekkilinin ticari defterlerinden de görüleceği üzere davacıya 10.600,66-TL fazla ödeme yapıldığını, buna mukabil davacının edimini yerine getirmeyerek eksik mal teslim ettiğini, davacının cari hesaptan kaynaklanan bu borcunu ödememesi sebebiyle davacı aleyhine icra takibi başlattığını; dava dilekçesinde belirtilen 03/11/2017 tarihli faturanın müvekkiline tebliğ edilmediği gibi faturaya konu malın da tesliminin de yapılmadığını, belirtilen fatura ve sevk irsaliyesinde imza var ise de , isim ve soyadı bulunmadığını, bu nedenle belgeleri kimin teslim aldığı ve imzaladığının belli olmadığını ve davacının mal teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece,alınan bilirkişi raporuna göre 03/11/2017 tarihli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve BA formuyla da vergi dairesine bildiriminin yapılmadığı, davalı tarafça ürünlerin teslim alınmadığı ve irsaliyedeki imzaların da kendilerine ait olmadığının beyan edilmesi sebebiyle, faturaya konu ürünlerin teslim edildiği hususundaki ispat yükünün davacı üzerinde olduğundan irsaliyeli fatura aslını sunması için davacıya verilen kesin süreye rağmen sunulamadığı ve bu nedenle imza incelemesinin yapılamadığı; davacı tarafın yemin teklifi üzerine, davalı şirket yetkilisi ...'nın 03/11/2017 tarihli sevk irsaliyesindeki ürünleri teslim almadığına, 30/05/2018 vade tarihli çekin avans çeki olduğuna ve çek karşılığında kendisine veya şirkete her hangi bir mal teslim edilmediğine ilişkin yemin ettiği ve işbu yemin dikkate alınarak davacının faturaya konu malı teslim ettiğini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıya mal sattığını, malların davalıya teslim edildiğini, malların teslimine ilişkin irsaliyenin davalı temsilcisi ... tarafından imzalandığını, mallara ilişkin faturanın müvekkilinin ticari defterinde ve BS formunda kayıtlı olduğunu, davalının bu mallar için müvekkiline teslim ettiği çekin avans çeki olduğundan ve malların teslim edilmediğinden bahisle müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin bir şekilde kesinleştiğini ve müvekkilince 13.789,75-TL'nin takip dosyasına ödenmek zorunda kalındığını; çekin avans çeki olmadığını, işbu davada malların teslim edilmediği hususuna ilişkin ispat yükünün davalıda olduğunu ve davalının bu savunmasını ispat edemediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, İİK'nin 72/7.maddesine dayalı olarak açılan,davacı tarafından davalıya avans olarak verildiği iddia edilen çekin bedelinin davacıya ödendiği ancak mal teslim edilmediği iddiasıyla ödenen çek bedelinin iade ve tahsili için başlatılan icra takibinde davalıya ödenmek zorunda kalınan paranın istirdadı istemine ilişkindir.6098 sayılı TBK'nin 207. Maddesi ; satım sözleşmesi satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere;

aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Satım sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.Davacı 600 metre denim kumaş için 03/11/2017 tarihli toplam 10.599,98-TL bedelli fatura ve irsaliye düzenlemiş; davalının da keşidecisi dava dışı kişi, lehtarı davalı şirket olan, keşide tarihi 30/05/2018 olan çeki davacıya ciro ettiği;

davacının 10/11/2017 tarihli tahsilat makbuzu ile çeki teslim aldığı belirlenmektedir. Davalı ise; Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı ilamsız icra takip dosyasında, 02/03/2018 tarihinde davalının davacıya karşı 10.600-TL asıl alacak ve 317,13-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.917,13-TL'nin davacıdan tahsilini talep etmiş, takip itirazsız kesinleştikten sonra davacı-borçlu 09/07/2018 tarihinde takip dosyasına 13.789,75-TL borcu ödemiştir. Somut olayda, davalı verdiği çekin ileride teslim edilecek mallara karşılık olduğunu, avans olarak verdiğini davacının teslim aldığı çeke karşılık mal teslim etmediğini, ileri sürmektedir. Davalı, TBK'nin 207 maddesinde öngörülen peşin satış karinesinin aksini iddia ettiğinden, malı teslim almadan çeki avans olarak verdiğini ispatlamak zorundadır.

İlk derece mahkemesince, ispat yükü davalıda olduğu halde ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülerek davacıya mal teslim ettiğini yemin delili ile ispatlayabileceğinden yemin teklif etme hakkı hatırlatılmıştır. Davalı da, davacının mal etmediği yönünde kendisine yöneltilen yemini eda etmiştir. Ancak, çekin avans olarak verildiğinin davalı tarafından ispatı gerektiğinden davacının mal teslim ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 19. HD'nin 2014/3885 E., 2015/1561 K. sayılı ve 09/02/2015 tarihli emsal ilamı) Davalı ise çeki davacıya avans çeki olarak verdiğine ilişkin kesin delil ibraz etmemiştir. Ancak, davalı tarafça süresinde verilen cevap dilekçesinde yemin deliline dayanılmıştır.

Mahkemece ispat yükü kendisine düşen davalı tarafa çekin avans olarak verildiği hususunda davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece ispat yükü hatalı tespit edilerek davalı tarafın eda ettiği icapsız yemin gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunmamış, davacı vekilinin karara yönelik ileri sürdüğü ispat yükünün tayininde hata edildiğine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmüştür. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2021 Tarih 2019/365 Esas 2021/231 Karar sayılı hükmünün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/11/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/119472 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.