Sözleşmede kararlaştırılan aynen ödeme koşulunda kur farkı alacağı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1260 E. 2023/1824 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Sözleşme bedelinin yabancı para cinsinden kararlaştırılıp kalan kısmının TL üzerinden çeklerle, vadesinde ilgili yabancı para karşılığı olarak ödeneceğinin açıkça öngörüldüğü durumlarda, borçlunun aynen ödeme kararlaştırıldığından TBK 99/1 uyarınca seçimlik hakkı bulunmaz; alacaklı, ödeme tarihindeki efektif kurdan yabancı paraya çevrilen bakiyeyi kur farkı olarak talep edebilir. Satış bedeline ayrıca KDV eklendiği, bu yönde ayrık bir kararlaştırma bulunmadıkça çek miktarlarının bedelin üstünde olması gibi dolaylı verilerle ispatlanamaz; KDV'nin kararlaştırılan bedele dahil olduğu kabul edilir. Yabancı para alacaklarında dava değeri ve buna bağlı vekalet ücreti dava tarihindeki kur üzerinden belirlenir; karar tarihindeki kura göre hesaplama talep edilemez.
Ele alınan sorunlar
Satış bedeline ayrıca KDV eklenip eklenmediği → ret
İddia: Davacı, sözleşme bedelinin KDV ile birlikte 110.400 Euro olduğunu, çeklerin satış tarihindeki Euro karşılığının bunu doğruladığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yasal düzenlemeler gereği KDV ödeme yükümlülüğü satıcıya aittir; satış bedelinden ayrı olarak KDV ödeneceği kararlaştırılmamışsa KDV'nin belirlenen satış bedeli içinde olduğunun kabulü gerekir. Çek bedellerinin sözleşme bedelinin üstünde olması, satış bedeline KDV ilave edildiğine değil, peşin satış bedeline vade farkı eklendiğine delalet eder; sözleşme tarihinde verilen çekler ileri vadeli olup vade farkı öngörülerek daha fazla miktarda çek verilmesi mümkündür, bu KDV ödeneceğine karine oluşturmaz. Davacı, sözleşmedeki satış bedelinden ayrıca KDV ödeneceğini yasal delillerle ispatlayamadığından bu talep yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yabancı para cinsinden kararlaştırılan bedelin TL çeklerle ödenmesinde kur farkı alacağının hukuki temeli → ret
İddia: Davalı, sözleşmede kur farkı ödeneceğine ilişkin bir düzenleme olmadığını, çeklerin TL olarak kabul edildiğini, döviz cinsinden çek düzenlenebilecekken TL olarak alındığından kur farkı talep edilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır. Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olup kalan bedel için sıralı çekler verilmiş ise de sözleşmede TL üzerinden verilen çeklerin vadesinde Euro olarak ödeneceği açıkça kararlaştırılmıştır. Bu durumda gününde keşide edildiği miktar üzerinden ödeme yapıldığı anlaşılmakla birlikte aynen ödeme kararlaştırıldığından TBK'nın 99/1 maddesi uyarınca davalının seçimlik hakkı bulunmadığından, davacının ödenen bedelleri ödendiği tarih itibariyle efektif kurdan Euro'ya çevirerek bakiye alacağı Euro cinsinden talep hakkı bulunmaktadır. Davalı tarafça yapılan ödemeler ödeme günündeki kurdan Euro'ya çevrilerek sözleşme bedeli üzerinden bakiye alacak bakımından davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararda isabetsizlik bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Makinede eksik parça bulunduğu iddiasının satış bedelinden indirime esas olup olmadığı → ret
İddia: Davalı, makinede eksik parçalar bulunduğunu, bu nedenle satış bedelinden indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmede makinenin olduğu yerde göründüğü gibi alındığı düzenlemesi bulunduğundan, makinenin mevcut hali ile satıldığının kabulü gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Vekilin azledilmiş olmasının asıl lehine vekalet ücreti takdirine engel olup olmadığı → ret
İddia: Davalı, davacının vekilini azlettiği halde vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı vekilinin yargılamanın bir aşamasında azledilmesi veya istifa etmesi, davacıya vekalet ücreti takdirine engel olmaz. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hata bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yabancı para alacağına ilişkin davada reddedilen kısım için vekalet ücretinin hangi kur üzerinden hesaplanacağı → ret
İddia: Davalı, reddedilen miktar için karar tarihindeki kur üzerinden yapılan hesaplamada daha yüksek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretinin eksik hesaplandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yabancı para alacağına ilişkin taleplerde dava değeri dava tarihindeki kur üzerinden belirlenir. Aksinin kabulü, kur değiştikçe dava değerinin değişmesi sonucuna yol açar. Vekalet ücreti de dava değeri üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre hesaplanacağından, vekalet ücretinin karar tarihindeki kur üzerinden hesaplanması gerektiğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, yabancı para cinsinden kararlaştırılan bedelin TL çeklerle ödenmesi ve vadesinde yabancı para karşılığının ödeneceğinin sözleşmede açıkça öngörülmesi halinde borçlunun TBK 99/1 uyarınca seçimlik hakkının bulunmadığı ve alacaklının ödeme tarihindeki efektif kurdan hesaplanan kur farkını talep edebileceği yönündeki değerlendirme ile yabancı para alacaklarında vekalet ücretinin dava tarihindeki kur üzerinden hesaplanacağı yönündeki değerlendirme bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kur farkı alacağı↗ aynen ifa/aynen ödeme↗ seçimlik hak (TBK 99/1)↗ itirazın iptali↗ dövize endeksli ticari ilişki↗ KDV'nin satış bedeline dahil olması↗ vekalet ücretinde dava değerinin belirlenme zamanı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1260
KARAR NO 2023/1824
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/02/2021
NUMARASI 2018/1286 Esas 2021/244 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/11/2023
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalı şirkete 22.6.2016 yılında 1 adet ... Makinesi sattığını, bedelinin 110.400-euro olup, 30.000 -euro peşin aldığını kalan 80.400-euro için 14 adet vadeli TL olarak düzenlenen çekleri aldığını, çeklerin tahsil tarihindeki Euro kuru üzerinden hesaplama yapılıp kur farkı olması halinde hepsi tahsil edildikten sonra kur farkı ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 11.160-euro kur farkının makina parçalarının bazılarının eksik olduğu söylenerek ödeme yapılmadığını, ancak makinenin incelenerek mevcut haliyle satın alındığını, taşınma sırasında makineye dahil olmayan parçaların da izinsiz alındığını, yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek Bakırköy ... İcra Dairesinin ...
sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, davacının makineye ait bazı parçaları teslim etmediğini, aracı ... makineye eksik parçalar olduğunu beyan ettiğini, kur farkı ödenmesine ilişkin arada bir anlaşma olmadığını, satış sözleşmesinde böyle bir madde bulunmadığını, çeklerin vadesinde ödendiğini, kur farkının basiretli bir tacirin öngörmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece ;sözleşmede ödemenin 30.000 Euro nakit + çek olarak kararlaştırıldığı, çeklerin vadesinde Euro olarak ödenecektir düzenlemesinin sözleşme ile kur farkı ödemesinin kabul edildiği olarak değerlendirildiği, bilirkişi tarafından çeklerin ödeme tarihindeki TCMB nin efektif döviz alış kuruna göre Euro 'ya çevrilerek yapılan hesaplamada 3.919,75 Euro kur farkı bulunduğu, davalı tarafça makinenin eksik teslim edildiği iddiası var ise de bunun ispatlanamadığı, ödemelerin ihtirazi kayıtsız yapıldığı, herhangi bir ihtar çekilmediği, davacı tarafça ileri sürülen satım bedelinin 105.000-euro dan fazla olduğunun ispatlanamadığı, KDV nin bu miktarın dışında olduğuna ilişkin bir beyanı olmadığına dayanılarak davanın kısmen kabulü ile Bakırköy ...
İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında 3.919,75 Euro ya yönelik itirazını iptaline, fazla istemin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili; sözleşme bedelinin 105.000 Euro+KDV olduğunu, çeklerin buna göre verildiğini, fatura tarihi itibarı ile KDV'nin eklenmiş olduğunu, çeklerin ve yapılan ödemenin Euro üzerinden hesaplanması halinde 23.670-TL tutarlı KDV'nin de eklenmiş olduğunun tespit edilebileceğini, toplam değerin KDV ile 112.238 -Euro olduğunu, bilirkişinin KDV'yi ekleyip hesap yaptığını son aşamada delil yok diye çıkardığını, Euro olarak yapılan sözleşmenin ancak ödeme günündeki Euro'nun TL değeri karşılığı yapılabileceğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın tümüyle kabulünü istemiştir.
2- Davalı vekili; davacının kur farkı alacağı iddiasında bulunduğunu sonrasında iddia ve savunmayı değiştirerek KDV alacağını ileri sürdüğünü, itirazın iptali davasında takip konusu ile bağlı kalınacağını, sözleşmede kur farkı ödeneceğine ilişkin bir düzenleme olmadığını, davacının duruşmada,105.000 Euro ya sattık, 5.400 Eurosu KDV ile toplam 110.400 Euro dediğini, sözleşmede 105.000- Euro ya anlaşılıp 30.000 Euro peşin 75.000 Euro 14 adet vadeli çek düzenlendiğini, çeklerin vade tarihinde o günki kur üzerinden ödendiğini, davacının çekleri TL olarak kabul ettiğini, çeklerin ödeme aracı olduklarını, döviz cinsinden çek düzenlenebilecekken TL olarak çeki aldığını, kur farkı talep edemeyeceğini, ihtirazi kayıtsız ödemeleri aldıklarını, eksik makine parçaları olduğunu, ihtarname çekildiğini, eksiklik nedeni ile satış bedelinden indirim yapılması gerektiğini, davacının avukatını azletmesine rağmen avukatlık ücretine hükmedildiğini, reddedilen miktar için karar tarihindeki kur üzerinden yapılan hesaplamada 10.615-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretinin eksik hesaplandığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, kur farkı alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında 22.6.2016 tarihli Makine Satış Sözleşmesinin düzenlendiği, makinenin 105.000 Euroya davalı şirkete satışının yapıldığı, ödemenin 30.000 Euro nakit + kalanı çek olarak yapılacağı ve çeklerin vadesinde Euro olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 14 adet çekin TL olarak düzenlendiği ve ödemelerin yapıldığı sabittir. Taraflarca kabul edilen 22.6.2016 tarihli el yazılı sözleşmede satış bedelinin 105.000 Euro olduğu düzenlenmiştir. Davacı KDV ile birlikte satış bedelinin 110.400 Euro olduğunu, çeklerin satış tarihindeki Euro karşılığının bunu doğruladığını ileri sürmüştür.
Çek bedellerinin sözleşme tarihindeki Euro karşılığının 6.802,7-Euro olduğu tespit edilmiştir. Davacı fazla kısmın KDV ye ilişkin olduğunu ileri sürmektedir. Yasal düzenlemeler gereği KDV ödeme yükümlülüğü satıcıya ait bulunmaktadır. Satış bedelinden ayrı olarak ayrıca KDV ödeneceği kararlaştırılmamış ise; KDV'nin belirlenen satış bedeli içinde olduğunun kabulü gerekmektedir. Hal böyle olunca 105.000-Euro satış bedeline KDV'nin dahil olduğunun kabulü gerekir. Çek bedellerinin sözleşme bedelinin üstünde olması, satış bedeline kdv ilave edildiğine değil, peşin satış bedeline vade farkı eklendiğine delalet eder. Sözleşme tarihinde verilen çekler ileri vadelidir. Vade farkı öngörülerek daha fazla miktarda çek verilmesi mümkün olup KDV ödeneceğine karine teşkil etmemektedir.
Davacı, sözleşmedeki satış bedelinden ayrıca KDV ödeneceğini yasal delillerle ispatlayamadığından ayrıca KDV talebi yerinde görülmemiştir.Kur farkı alacağı yönünden ise; öncelikle kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır (Yargıtay 19 HD’nin 10/04/2018 tarihli 2016/17240 E., 2018/1950 K. sayılı kararı; 19/12/2017 tarihli 2016/12505 E., 2017/8069 K. sayılı kararı). Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir (Yargıtay 19 HD 05/12/2019 2018/965 Esas 2019/5447 Karar) Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olup, kalan bedel için sıralı çekler verilmiş ise de sözleşmede TL üzerinden verilen çeklerin vadesinde Euro olarak ödeneceği açıkça kararlaştırılmıştır.
Bu durumda gününde keşide edildiği miktar üzerinden ödeme yapıldığı anlaşılmakla birlikte aynen ödeme kararlaştırıldığından TBK'nın 99/1 maddesi uyarınca davalının seçimlik hakkı bulunmadığından, davacının ödenen bedelleri ödendiği tarih itibariyle efektif kurdan euroya çevirerek bakiye alacağı euro cinsinden talep hakkı bulunmaktadır. Davalı taarfça yapılan ödemeler ödeme günündeki kurdan euroya çevrilerek sözleşme bedeli üzerinden bakiye alacak bakımından davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararda isabetsizlik bulunmamıştır. Davalı, tarafça makinede eksik parça olduğuna ilişkin itirazda bulunulmuş ise de; sözleşmede makinenin olduğu yerde göründüğü gibi alındığı düzenlemesi bulunduğundan makinenin mevcut hali ile satıldığının kabulü gerekmektedir.
Davalı vekili davacının vekilini azlettiği halde vekalet ücreti takdir edildiğini ileri sürmüş ise de, davacı vekilinin yargılamanın bir aşamasında azil edilmesi veya istifa etmesi davacıya vekalet ücreti takdirine engel olmaz. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hata bulunmamaktadır. Yine davalı vekili davanın reddolunan kısmı üzerinden karar tarihindeki kur üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini ileri sürmüş ise de yabancı para alacağına ilişkin taleplerde dava değeri dava tarihindeki kur üzerinden belirlenir. Aksinin kabulü; kur değiştikçe dava değerinin değişmesi sonucuna yol açar. Vekalet ücreti de dava değeri üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre hesaplanacağından davalı vekilinin vekalet ücretinin karar tarihindeki kur üzerinden hesaplanması gerektiğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı ve davalı vekillerinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından, istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 210,55-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalılar tarafından ayrı ayrı peşin istinaf karar harcı yatırıldığından peşin harçların karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/11/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/119401 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi