Otobüs bedeli için gönderilen havalenin ispat yükü ve karinesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1548 E. 2023/1823 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Bir ödemenin havale/EFT açıklamasında belirli bir mal veya edim için gönderildiğinin belirtilmesi, o edimin karşılığı olarak yapıldığına ilişkin bir karine oluşturur; bu karinenin aksini ispat yükü, ödemeyi alan tarafa aittir ve kesin delille kanıtlanması gerekir. Alan taraf, edimi ifa ettiğini veya ödemenin başka bir amaçla yapıldığını kanıtlayamazsa, ödeme karşılıksız kalmış sayılır ve ödemeyi yapan tarafın alacağı kabul edilir. Ayrıca, ödemeyi alan tarafın taraf olmadığı, üçüncü kişiler arasında düzenlenmiş bir sözleşme, o tarafa karşı yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemez; bu nedenle tanık dinlenmesi de mümkün değildir.
Ele alınan sorunlar
Otobüs bedeli açıklamalı havalenin karşılıksız kalması nedeniyle itirazın iptali → kabul
İddia: Davacı vekili, dekontta plaka belirtilmediğinden ödemenin dava dışı bir otobüs için değil ikinci bir otobüs alımı için yapıldığını, davalının aracı teslim etmediğini ve parayı iade etmediğini, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı tarafından davalıya gönderilen EFT dekontunda "otobüs bedeli" şerhi bulunması, bu paranın davacının davalıdan satın alacağı otobüs için gönderildiği yönünde bir karine oluşturur. Bu karinenin aksinin davalı tarafından kesin delillerle kanıtlanması gerekir. Davalı tarafça sunulan, davalının taraf olmadığı 21.11.2017 tarihli "Otomobil Satış Mukavelenamesi" davalı bakımından yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemez; bu belgede davalıya gönderilen para ile kurulmuş bir bağlantı yoktur. Havale bir ödeme aracı olup, otobüs satıcısı olan davalının aldığı bu bedel karşılığında herhangi bir otobüs teslim ettiğini veya ödemenin otobüs satımı için gönderilmediğini kanıtlayamadığı sabit olduğundan, yapılan ödeme karşılıksız kalmıştır. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesi hatalıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ödemenin hangi otobüse ilişkin olduğunun tanıkla ispatı talebi → ret
İddia: Davacı vekili, dekontun hangi otobüse ilişkin olduğuna dair tanık dinletme talebinin HMK 202 uyarınca yazılı delil başlangıcı kabul edilerek kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 200. madde gereği, hukuki işlemin yapıldığı zamandaki değeri kanuni sınırı geçtiğinde senetle ispat gerekir; HMK 201. madde gereği senede bağlı iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hükmünü ortadan kaldıracak nitelikteki işlemler de tanıkla ispat olunamaz. Dava konusu bedel miktarı itibarıyla tanıkla ispat sınırının dışında kaldığından, ilk derece mahkemesinin tanık dinlenmesi talebini reddetmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının taraf olmadığı 21.11.2017 tarihli sözleşme, davalı bakımından yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğinden bu yönden de tanık dinlenmesi mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Havale/EFT açıklamasının belirli bir edime ilişkin ödeme karinesi oluşturduğu ve bu karinenin aksinin ödemeyi alan tarafça kesin delille ispatlanması gerektiği; ayrıca ödemeyi alan tarafın taraf olmadığı üçüncü kişi sözleşmesinin ona karşı yazılı delil başlangıcı sayılamayacağı yönündeki değerlendirme, benzer ticari ödeme uyuşmazlıklarında emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ karine↗ ispat yükü↗ yazılı delil başlangıcı↗ senetle ispat zorunluluğu↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1548
KARAR NO 2023/1823
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/10/2020
NUMARASI 2019/851 Esas - 2020/707 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/11/2023
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalının Yalova ilinde şehir içi taşımacılık yaptığını, kendine ait çok sayıda aracı olduğunu, şehirler arası taşımacılık yapmak amacıyla otobüs almak üzere davalı ile görüştüklerini, aracın ilk taksidi ödendikten sonra aracın devir teslim işlemlerinin yapılmasında anlaşmaya varıldığını, banka kanalıyla davalı şirkete 85.000-TL ödendiğini, ancak davalının sürekli farklı bahaneler üreterek aracı teslim etmediğini , paranın iadesi için Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, ... plakalı otobüsü dava dışı ...'ya sattığını, ... tarafından davacı ...'ın 21.11.2017 tarihli otomobil satış mukavelenamesi ile 150.000- TL karşılığında bu araca ortak edildiğini, araç satışını vadeli yapmış olması sebebiyle, %50 hisse devrini borç bittikten sonra yapacağına dair davacı ile anlaştığını, davacı ...'ın %50 ortaklık bedeli olan 150.000-TL'nin 85.000- TL'sini kendi hesabına yatırdığını , aracın 4-5 ay kadar ... ve ... tarafından ortak çalıştırıldığını, kalan 65.000-TL'nin ödenememiş olması sebebiyle taraflar arasında ortaklığın sona erdirilmesine karar verildiğini, ortaklığın sona erdirilmesi ile birlikte, taraflar arasında yapılan anlaşma gereği, bir kısım çeklerin ...
tarafından davacı ...'a verildiğini, ...'nun araç devri sebebiyle ödemesi gereken meblağı davacının ödemiş olması sebebiyle davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece 22.8.2017 tarihli dekontta 85.000-TL'nin" otobüs bedeli "olarak ... hesabında ... hesabına yapılan eft açıklamasının yer aldığı , davalı tarafça ibraz edilen 21/11/2017 tarihli otomobil satış mukavelenamesinde ... plakalı otobüsün 150.000- TL karşılığı ... tarafından alındığı, sözleşmenin altında aracın ... firmasının borcu olduğu için devrinin yapılamadığı, borç bittiğinde aracın %50 hissesinin ...'a, artı belgeninde %50 hissesini devretmeyi taahhüt ederim şerhi bulunduğu, sözleşmede alıcı olarak ...'ın, satıcı olarak ...'nun yer aldığı , aracın celbedilen trafik tescil kaydında ... adına kayıtlı iken plaka değişikliği ile devredildiği ve son olarak ... adına kayıtlı olduğu , davacı tarafça dekontun ...
plakalı otobüs için değil başka bir otobüs alımı için ödendiği belirtilmiş ise de, davacı tarafından davalıya gönderilen havalede otobüs bedeli açıklamasının davacının açıklamalarıyla beraber değerlendirildiğinde, dekontun ve davalı tarafça sunulan sözleşmenin tarihleri de dikkate alındığında, açıklık bulunmadığı, ispat yükünün davalıya geçmediği, yapılan ödemenin ... plakalı araç dışında başka bir araç alımı için yapıldığının ispatlanamadığına dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; ... plakalı araçta dava dışı ... ile ortaklık kurulmasına ilişkin sözleşme olduğunu, ...'ya 150.000- TL ödediğini, bununla davalıya olan borcun kapatılıp % 50 hissenin devrini yapması gerektiğini, bu arada kendisine ait olacak 2. bir araç için davalı ile görüşüp 85.000- TL ödeme yaptığını, davalının ... ile danışıklı hareket ederek ...'nun borcunun bitmediği, ödemeyi ona saydığını söylediğini; kendisinin ...'ya borcunun olmadığını, 2. Otobüs alımı için gönderilen paranın iade edilmediğini, dekontta otobüs plakası belli olmadığından sadece otobüs bedeli dendiğini, ... plakalı araç için olsa plakasının yazılması gerektiğini, dekontun hangi otobüse ilişkin olduğuna yönelik tanık dinletme taleplerinin HMK 202 maddesi uyarınca yazılı delil başlangıcı kabul edilerek kabulünün gerektiğini , eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, otobüs alımı için banka yoluyla gönderilen paranın edimin ifa edilmemesi nedeniyle tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı tarafından davalıya gönderilen 22.8.2017 tarihli EFT ile davalı hesabına "otobüs bedeli olarak" şerhi düşülmek suretiyle 85.000-TL gönderilmiştir.Davacı tarafça davalı tarafından herhangi bir otobüsün devir edilmediği, paranın da iade edilmediği ileri sürülmüştür.Dava dışı ... tarafından düzenlenmiş 21.11.2017 tarihli harici otomobil satış mukavelenamesi ile ... plakalı otobüsün 150.000-TL bedelle ...'ya satış vaadinde bulunulduğu, altının ..., ..., ... tarafından imzalandığı ve ... tarafından aracın ... Firmasına borcu olduğundan devri yapılamadığı, borç bittiğinde aracın % 50 hissesinin ...
' a artı belgenin de % 50 hissesini devretmeyi taahhüt ettiğine ilişkin imzasının olduğu,davacı tarafça cevaba cevap dilekçesinde bu sözleşmenin kabul edildiği ,Davalı tarafça da gönderilen 85.000- TL nin ... plakalı araca ortak olmak için gönderildiğini ancak bakiye borcun ödenmemesi nedeniyle ... ile davacının ortaklıklarının sona erdiğini, davacı ödemelerine ilişkin ...'nun davacıya çekler verdiğini, ...'nun araç devri nedeniyle ödemesi gereken meblağı davacının ödemesi nedeniyle borcu olmadığını savunmaktadır.Trafik tescil kayıtlarından ... plakalı aracın ... adına kayıtlı iken üçüncü şahıslara satıldığı belirlenmiştir. Dava konusu dekontta açıklamanın olmadığı ve ödemenin başka bir otobüs için yapıldığının ispatlanamadığına dayanılarak dava red edilmiş ise de;
davada otobüs bedeli açıklaması ile 85.000- TL ödeme yapıldığı sabittir. EFT dekontundaki kayıt ile davacının davalıdan satın alacağı otobüs için gönderildiği yolunda karine mevcuttur. Karinenin aksinin davalı tarafından kesin deliller ile kanıtlanmalıdır. Davalı tarafça sunulan haricen düzenlenmiş 21.11.2017 tarihli" Otomobil Satış Mukavelenamesi "nde davalı taraf olmayıp bu belgenin davalı bakımından yazılı delil başlangıcı olarak kabulü mümkün değildir. HMK 200 maddesi gereği " Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi , yenilenmesi , ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar ve değeri 2.500- TL yi geçtiği taktirde senetle ispat olunması gerekir.
HMK 201 maddesindeki " Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler 2.500- TL den az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz " yasal düzenlemesi karşısında miktar itibari ile tanıkla ispat sınırı dışında kaldığından tanık dinlenmesine ilişkin mahkemenin red kararında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, havalenin bir ödeme aracı olduğu , otobüs satıcısı olan davalının otobüs bedeli olarak aldığı havale karşılığı herhangi bir otobüs teslimi yaptığını veya yapılan ödemenin otobüs satımı için gönderilmediğini kanıtlayamadığı , davalının taraf olmadığı sözleşmede davalıya gönderilen para ile ilişki kurulacak bir hüküm bulunmadığı , hal böyle olunca yapılan ödemenin karşılıksız kaldığı gözetilerek mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde olduğundan başvurusunun kabulü ile , kararın kaldırılmasına, dosya kapsamı itibari ile yeniden yargılama yapılmasına yer olmadığından yeniden karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/851 Esas - 2020/707 Karar sayılı 14/10/2020 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın Kabulüne, davalının Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine itirazının 85.000-TL asıl alacak bakımından iptaline,asıl alacağa yıllık %9 değişen oranlarda yasal faiz işletilerek takibin devamına, Alacak likit olduğundan asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 17.000-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; Alınması gereken 5.806,35-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 1.451,59-TL nin mahsubu ile kalan 4.354,76-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 1.495,99-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf edilen 125-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından sarf edilen 87-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi.
23/11/2023
MUHALEFET ŞERHİ
Davacının banka havalesi ile "Otobüs bedeli" şerhi ile 85.000,00 TL gönderdiği ve miktar itibari ile bu bedel yönünden tanıkla ispatın mümkün olmadığı açıktır. Ancak havalenin "Otobüs bedeli" olarak yapıldığı , davacı tarafça havalenin 2. Otobüs bedeli olarak gönderildiğinin ileri sürüldüğü, davalı tarafça dava dışı şahısla yapılan ortaklık nedeniyle ortaklığa konu araç borcu için gönderildiğinin kabul edildiği görülmektedir. Hal böyle olunca bedelin hangi otobüs için gönderildiğinin ispatı gerekmektedir. Davalı tarafından sunulan 21.11.2017 tarihli Otomobil satış mukavelesi başlıklı belge; davacı tarafından cevaba cevap dilekçesinde açıkça kabul edilmiştir. Bu belge ile ... plakalı otobüs satışı için komisyoncu ile yapılan sözleşmede aracın ...
firmasına ( davalıya) borcu olduğundan devrinin yapılamadığı, borç bittiğinde % 50 hissenin ... ( davacı) na devrinin dava dışı ... tarafından yapılacağının taahhüt edildiği görülmektedir. Davacı tarafça bu belgede sözü edilen 150.000,00 TL nin ...'ya ödendiği %50 hisseyi devralmayı beklediği, bu sırada araç çalışıp para kazandıkça 2. Bir araç alımı için davalı ile görüşüp dava konusu 85.000,00 TL yi gönderdiği cevaba cevap dilekçesi ile ileri sürülmüştür. Ne var ki dava konusu 2. Otobüs alımı için olduğu ileri sürülen 85.000,00 TL lik ödeme 22.8.2017 tarihinde yapılmış, 1. Otobüse ilişkin davacı ile dava dışı 3. Kişiler arasındaki harici satış anlaşması 21.11.2017 tarihinde yapılmıştır.
Davacı kabulünde olan 21.11.2017 tarihli belgenin HMK 199. Madde kapsamında belge niteliğine haiz olduğu, HMK 202 maddesi uyarınca "Senetle ispat zorunluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte ,söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. " yasal düzenlemesi bulunmaktadır.
21. 11.2017 tarihli belgeyi davacı taraf kabul etmiştir. Bu belge yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Bu nedenle bedelin hangi otobüs bedeline ilişkin olduğu konusunda yasal olarak tanık dinlenmesi mümkündür. Taraflar iddialarını ispat için karşılıklı olarak tanık deliline baş vurmuşlardır. Mahkemece taraf tanıkları dinlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması yerinde değildir. Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, dosyanın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/119400 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi