Kesin süreli teminat mektubunda ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı
İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi · 2026/141 E. 2026/243 K. ·
Kesin
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ seviyesi yükseltilmiş yaklaşık ispat↗ kesin banka teminat mektubu↗ teminat karşılığı tedbirin kaldırılması↗ tedbirin kendiliğinden kalkması↗
Gerekçe özeti
Sözleşme kapsamında verilmiş, kesin ve süreli banka teminat mektubunun nakde çevrilmesinin talep edilmesi halinde, tedbire konu edilen borcun/sorumluluğun kaynağı esas yargılamada deliller toplanarak belirlenebilecek nitelikte ise, teminat mektubunun nakde çevrilmesi durumunda hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı ya da ciddi zarar doğacağı endişesinin oluştuğu kabul edilerek ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve buna yönelik itirazın reddi usul ve yasaya uygun olur; teminat mektubunun nakde çevrilme koşullarının oluşup oluşmadığı ihtiyati tedbire itiraz duruşmasında tartışılacak bir mesele değildir. Teminat karşılığı tedbirin kaldırılması/değiştirilmesi taleplerinin reddine ilişkin kararlara karşı HMK 395/3'ün 394. maddenin sadece 3. ve 4. fıkralarına atıf yapması nedeniyle kanun yolu açık değildir. Dava açılmaması nedeniyle tedbirin kendiliğinden kalkması meselesi HMK 341 kapsamında istinafı kabil kararlardan olmayıp, bu konuda karar verme yetkisi esas hakkındaki davaya bakan mahkemeye aittir.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati tedbirin şartlarının (yaklaşık ispat) oluşup oluşmadığı → ret
İddia: İhtiyati tedbir talep edenin uyuşmazlığın esası bakımından haklılığını seviyesi yükseltilmiş yaklaşık ispat ölçüsüyle ispat edemediği, teminat mektubunun kesin ve ilk yazılı talep üzerine ödenecek nitelikte olduğu, mahkemenin bu ispat ölçüsünü aramadan tedbir verdiği ve itirazı reddettiği ileri sürülmüştür.
Gerekçe: Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı sebebi ve türü açıkça belirtmeli ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Yaklaşık ispat, kesin/tam ispat değildir; tam kanaat değil kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterlidir; hakim iddianın ağırlıklı ihtimalle doğru olduğunu kabul etse de aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmeler, gümrük tespit tutanağı, analiz raporu, yazışmalar ve teminat mektubu örneği dosyaya sunulmuş olup talebe konu teminat mektubunun kesin ve süreli olduğu anlaşılmaktadır. Satıma konu ürünlerdeki bulaşmanın kaynağı ve sorumluluğu, deliller toplanarak yapılacak tahkikat sonucu belirlenebilecek bir husus olduğundan, sözleşme kapsamındaki teminat mektubunun nakde çevrilmesi halinde HMK 389'da yazılı zarar/sakınca endişesinin oluştuğunun kabulü gerekir. Teminat mektubunun nakde çevrilme koşullarının oluşup oluşmadığı ihtiyati tedbire itiraza ilişkin duruşmada tartışılacak nitelikte olmayıp, ayrıca tedbire konu teminat mektubunun süresi de sona erdiğinden ilk derece mahkemesinin itirazın reddine karar vermesi doğrudur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Teminat miktarının artırılması talebi → ret
İddia: Teminat oranının yetersiz olduğu, %120 oranına artırılması gerektiği ileri sürülmüştür.
Gerekçe: Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinildiğinden, talep edenin haksız çıkma ihtimaline karşı teminat alınması öngörülmüştür. İhtiyati tedbir kararında tayin edilecek teminat tutarı ve türü HMK 87 uyarınca hakim tarafından serbestçe belirlenir. Eldeki uyuşmazlıkta %15 teminat alınmış olup ilk derece mahkemesinin teminata ilişkin takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Teminat karşılığı tedbirin kaldırılması talebinin reddine karşı kanun yolu → ret
Gerekçe: HMK'nın 395/3. maddesi, aynı Kanunun 394. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarına atıf yapmış, kanun yolunu düzenleyen beşinci fıkraya atıf yapmamıştır. Bu nedenle tedbirin teminat karşılığı kaldırılması ya da değiştirilmesi yönünde verilen kararlara karşı kanun yolu açık değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Dava açılmaması nedeniyle tedbirin kendiliğinden kalkmasına ilişkin istem yönünden istinaf kabiliyeti ve görevli mahkeme → ret
İddia: İhtiyati tedbir talep edenin, tedbir kararının uygulanmasını talep tarihinden itibaren iki hafta içinde yetkili ve görevli mahkemede dava açma ve dava açıldığına dair evrakı mahkemeye sunma şartını yerine getirmediği, bu nedenle tedbirin kendiliğinden kalktığına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Gerekçe: Süresinde dava açılmaması halinde ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalktığı durumlara ilişkin HMK'nın 397/1. maddesindeki düzenleme doğrultusunda verilen karar, HMK'nın 341. maddesinde düzenlenen istinafı kabil kararlardan değildir; kaldı ki istinaf incelemesine konu 06.11.2025 tarihli ek kararda bu konuda herhangi bir karar da verilmemiştir. Bu nedenle istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Ayrıca ilk derece mahkemesince istinaf istemine konu ek karardan sonra, esas hakkındaki davanın süresinde açılıp açılmadığı ve tedbirin kendiliğinden kalkıp kalkmadığı hususunda esas hakkındaki davaya bakan mahkemece karar verilebileceği yönünde ek karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kesin ve süreli banka teminat mektuplarına ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinde sorumluluğun esas yargılamayı gerektirmesi halinde yaklaşık ispat ölçüsünün nasıl uygulanacağı, teminat karşılığı tedbirin kaldırılması talebinin reddine karşı kanun yolunun kapalı olduğu (HMK 395/3'ün 394/5'e atıf yapmaması) ve HMK 397/1 uyarınca tedbirin kendiliğinden kalkması meselesinin istinafa değil esas davaya bakan mahkemeye ait olduğu hususlarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2026/141
KARAR NO 2026/243
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGEADLİYEMAHKEMESİKARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/09/2025
NUMARASI 2025/540 D.İş - 2025/547 Karar
TALEP İhtiyati Tedbire İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/02/2026
Taraflar arasında görülen değişik iş dosyası neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ek kararın ihtiyati tedbire itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP
İhtiyati tedbire itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ilerde yapılması tasarlanan tarım ürünleri veya tarımsal bazlı ürünlerin alım satımı ile ilgili olarak, 10.11.2023 tarihli Çerçeve Sözleşme akdedildiğini, banka teminat mektubunun, muhatap durumundaki müvekkili “ilk yazılı talebi üzerine ödenecek” ve “kesin teminat mektubu” nitelikte olduğunu, Yüksek Mahkemelerin istikrar arz etmiş kararları uyarınca, “ilk yazılı talep üzerine ödenecek kesin banka teminat mektubu” niteliğindeki banka teminat mektupları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için ihtiyati tedbir talep edenin HMK m. 390/3 hükmü uyarınca davanın esası yönünden kendisinin haklılığını ispat etme zorunluluğu yaklaşık ispat niteliğinde değil, seviyesi yükseltilmiş yaklaşık ispat niteliğinde olduğunu, ihtiyati tedbir talep eden taraf yetkilisi ...'ın, müvekkiline gönderdiği 17.09.2025 tarihli eposta mesajında uyuşmazlık konusu emtiada ...
bulaşı tespit edilmesi olayını kendi tasarruf sahasındaki talihsiz bir olay olarak nitelendirdiğini, bu olayı borçlarını ifa etmeye engel bir durum olarak gösterdiğini ve zararın azaltılması için kırmızı mercimek emtiasının yurtdışına (Mısır’a) ihraç edilmesini ve müvekkiline verdiği teminata ilaveten 135.000 ABD Doları ödeme yaparak uyuşmazlığın hallini teklif ettiğini, bu nedenlerden dolayı; duruşma icrası suretiyle, htiyati tedbir talep eden tarafın, uyuşmazlığın esası hakkında haklı olduğunu seviyesi yükseltilmiş yaklaşık ispat zorunluluğu uyarınca ispat edememiş olması nedeniyle ihtiyati tedbire itirazın kabulüne ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talep eden tarafın, uyuşmazlığın esası bakımından haksız durumda olduğunun somut delillerle açıkça ortada olması nedeniyle ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, Mahkeme bu aşamada aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir talep eden tarafın banka teminat mektubu tutarının %120’si oranında teminat yatırmasına, yatırılan teminatın bu oranda artırılmasına, Mahkeme aksi kanaatte ise HMK m.
395 uyarınca 7.695.000,00 TL tutarlı banka teminat mektubu türünde teminat karşılığında ... Bankası Çağlayan Şubesi tarafından düzenlenen 3.10.2024 tarihli ve ... referans numaralı 7.695.000,00 TL değerindeki teminat mektubunun nakde çevrilmesi hususundaki ihtiyatin tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbire itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda istinaf incelemesine konu 06.11.2025 tarihli ek kararda , "...İhtiyati tedbire itiraz eden tarafça ihtiyati tedbirin esasına, tayin edilen teminata itiraz edilerek HMK 395 uyarınca taraflarınca gösterilecek teminat karşılığı talep ve tedbir konusu teminat mektubu üzerinden tedbirin kaldırılması talep edilmiş ise de, talep eden tarafça sunulan talep dilekçesi ve ekindeki deliller ile taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu ürünlerde ... tespit edildiği açık olup bunun her iki tarafında kabulünde olduğu ancak ürünlerdeki ...'nun neden kaynaklandığı ve hangi tarafın sorumluluğunda olduğu hususunun yargılamayı gerektirdiği, aleyhine tedbir verilen tarafın ...'nun kendilerinden kaynaklı olmadığı ve sorumlu olmadıkları yönündeki itirazların eldeki dosyada değerlendirilmesi mümkün olmayıp, toplanacak deliller kapsamında esas dava sırasında bu hususta karar verilmesi mümkün olduğundan bu aşamada taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı ihtilafta talebe konu teminat mektubunun nakde çevrilmesi halinde talep eden açısından ileride telafisi imkansız zararların doğma ihtimalinin bulunması, benzer ihtilafa ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.
Hukuk Dairesinin 2020/1192 E.-2020/1021 K. Sayılı içtihatının da aynı yönde olması ve ihtiyati tedbir talep eden tarafın talebin haklılığı yönünden yaklaşık ispat şartını sağlamış olması nedeniyle Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir ve kararı usul ve yasaya uygun olduğundan ve Mahkememizce tayin edilen teminat miktarı da yerinde olduğundan aleyhine tedbir verilen ihtiyati tedbire itiraz edenin tedbire yönelik itirazının ve teminatın artırılması talebinin reddine, ayrıca verilen ihtiyati tedbirin usul ve yasaya uygun olması göz önüne alındığında HMK 395 uyarınca sunulacak teminat ile tedbirin kaldırılması talebi yönünden talep konusu teminat mektubunun nakde çevrilmesi ihtiyati tedbir talep eden taraf açısından ileride telafisi imkansız zararlara sebebiyet verecek nitelikte olduğundan verilen tedbiri etkisiz ve konusuz bırakacak şekilde HMK 395 maddesi uyarınca tedbirin kaldırılması koşulları oluşmadığından bu yöndeki talebin de reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbire itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir talep eden ile müvekkilinin ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf ile arasında ilerde yapılması tasarlanan tarım ürünleri veya tarımsal bazlı ürünlerin alım satımı ile ilgili olarak, 10.11.2023 tarihli Çerçeve Sözleşmesi akdedildiğini, ihtiyati tedbir kararına konu banka teminat mektubu, muhatap durumundaki müvekkilinin “ilk yazılı talebi üzerine ödenecek” ve “kesin teminat mektubu” nitelikte olduğunu, söz konusu banka teminat mektubunun paraya çevrilmesi hususunda başkaca bir şartın mevcut olmadığını, 30 Eylül 2024 tarihli Satış Sözleşmesi'nin Kalite, Ağırlık ve Durum başlığını taşıyan maddesinin üçüncü cümlesinde, “tahliye limanında idarenin zorunlu şekilde yapacağı denetime ilişkin zamanı, masrafın ve rizikonun alıcı üzerinde olacağı” düzenlendiğini, buna göre Mersin Gümrük Kaçakçılık veya Mersin Gümrük Müdürlüğü tarafından yapılan denetimde emtiada ...
ya da ithale engel başkaca bir durum tespit edilmesine ilişkin zaman ve masraf kaybı ile rizikolardan Alıcı durumundaki ihtiyati tedbir talep eden tarafın sorumlu olduğunu, 30 Eylül 2024 tarihli Satış Sözleşmesi'nin vergiler, resimler ve harçlar başlıklı maddesinin ikinci paragrafında, emtianın ithalatından alıcının sorumlu olacağı, emtia için ithalat izni alınmamasına ilişkin tüm masraf ve sonuçlarından alıcının mesul olacağının düzenlendiğini, buna göre ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf durumundaki müvekkilinin uyuşmazlık konusu kırmızı mercimek emtiasının Türkiye'ye ithal edilmemesinden sorumlu olmadığını, somut uyuşmazlıkta ihtiyati tedbir talep eden taraf, uyuşmazlığın esası bakımından haklı olduğu yönündeki seviyesinin yükseltildiğini, yaklaşık ispat zorunluluğunu yerine getirmemiş olduğu gibi Mahkemenin de seviyesi yükseltilmiş ispat zorunluluğunu aramadan ihtiyati tedbir kararı verdiğini ve ihtiyati tedbire itirazlarını da reddettiğini, ihtiyati tedbir talep eden tarafın, uyuşmazlığın esası yönünden haksız durumda olduğunu, ihtiyati tedbire ve teminata itirazları saklı kalmak kaydıyla, HMK m.
395 uyarınca teminat karşılığında tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi taleplerinin de haksız şekilde reddedildiğini, duruşma icrası suretiyle İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Esas No. 2025/540 D. İş Karar No. 2025/547 sayılı 06.11.2025 tarihli kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbire itirazlarının kabulü ile ... Bankası Çağlayan Şubesi tarafından düzenlenen 3.10.2024 tarihli ve ... referans numaralı 7.695.000,00 TL değerindeki teminat mektubunun nakde çevrilmesi hususundaki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, ihtiyati tedbir için gösterilen teminata itirazlarının kabulüne ve teminatın %120 oranına artırılmasına, HMK m. 397 hükmü kapsamında yetkili ve görevli mahkemede dava açma ve dava açıldığına dair evrakın mahkemeye sunulması şartı yerine getirilmediğinden ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalktığına karar verilmesini, ihtiyati tedbire itirazları nedeniyle ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmeyecek ise HMK m.
395 hükmüne uygun şekilde mahkemece kabul edilecek uygun teminatı göstermeleri karşılığında ihtiyati tedbirin değiştirilmesine/kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbirin itirazen kaldırılması istemidir.İhtiyati tedbir talep eden tarafça, taraflar arasında 10.11.2023 tarihli Çerçeve Sözleşme ve 30.09.2024 tarihli satış sözleşmesi imzalandığı, sözleşme konusu kırmızı mercimek emtiasının antrepoda iken Mersin Gümrük Kaçakçılık tarafından depoya baskın yapılması üzerine emtiadan örnekler alındığı, Mersin Gümrük Müdürlüğünce eşya üzerinden ikinci bir emre kadar herhangi bir gümrük işlemine izin verilmemesine karar verildiği, yapılan analizler neticesinde emtiada ... ve ... bulaşığı tespit edildiği ve emtianın Türkiye'ye girmesine izin verilmediği belirtilerek sözleşme kapsamında karşı tarafa verilen 03.10.2024 tarihli 7.695.000,00 TL değerindeki teminat mektubu ve 135.610,00 USD nakdi teminat üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş, mahkemece 25.09.2025 tarihli karar ile ihtiyati tedbir talebinin ...
Anonim Şirketi yönünden kabulü ile 03.10.2024 tarihli 7.695.000,00 TL bedelli teminat mektubunun nakde çevrilmesinin ve ödemesinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, nakdi teminat hakkında karşı taraf banka ve şubesi yönünden ihtiyati tedbir talebinin pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bu karar üzerine ihtiyati tedbire itiraz eden tarafından, ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve esasa yönelik şartlarının oluşmadığı iddiasıyla ihtiyati tedbire itiraz edilmiş, mahkemece 06.11.2025 tarihli ek karar ile itirazın ve teminatın artırılması talebinin reddine, HMK 395 maddesi uyarınca tedbirin kaldırılması koşulları oluşmadığından bu yöndeki talebin de reddine karar verilmiş, bu ek karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati tedbirin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir.
Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmeler, Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü katılımıyla mala el konulan tespit ve numune alma tutanağı, Tarım ve Orman Bakanlığı Ankara Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü'nün 18.06.2025 tarihli ... sayılı muayene ve analiz raporu, mail yazışmaları, ihtarnameler ve teminat mektubu örneği dosyaya sunulmuş olup, taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında karşı taraf lehine verildiği ileri sürülen, talebe konu 03.10.2025 tarihine kadar geçerli 03.10.2024 tarihli teminat mektubunun kesin ve süreli olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık satıma konu ürünlerdeki ...'nun neden kaynaklandığı ve hangi tarafın sorumluluğunda olduğu noktasında olup, bu husus deliller toplanarak yapılacak tahkikat sonucu belirlenebileceğinden, sözleşme kapsamında verildiği anlaşılan ihtiyati tedbire konu teminat mektubunun nakde çevrilmesi durumunda, HMK'nın 389.maddesinde yazılı olduğu şekilde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinin oluştuğunun kabulü gerekir. Teminat mektubunun nakde çevrilme koşullarının oluşup oluşmadığı, ihtiyati tedbire itiraza ilişkin duruşmada tartışılacak ve değerlendirilecek bir nitelik arz etmeyip, tedbir talebine konu teminat mektubunun da süresinin sona erdiği gözetildiğinde mahkemece ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmesi doğrudur.Diğer yandan geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından farklı olarak yaklaşık ispatla yetinilmiş olduğundan;
hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. İhtiyatı tedbir kararında tayin edilecek teminat tutarı ve türü, HMK 87 maddesine göre hakim tarafından serbestce tayin edilecektir. Eldeki uyuşmazlıkta ihtiyati tedbir kararında %15 teminat alınmış olup, ilk derece mahkemesinin teminata ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Teminat karşılığı ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin ihtiyati tedbire itiraz edenin istinaf istemi yönünden yapılan değerlendirmede ;
HMK'nın 395/3. maddesi, aynı yasanın 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına atıf yapmış, kanun yolunu düzenleyen beşinci fıkraya atıf yapmamıştır. Bu nedenle tedbirin teminat karşılığı kaldırılması ya da değiştirilmesi yönünde verilen kararlara karşı kanun yolu açık değildir.İlk derece mahkemesince istinaf istemine konu 06.11.2025 tarihli ek karardan sonra, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin esas hakkında süresinde arabuluculuğa başvurduğuna ilişkin beyanda bulunduğu, esas hakkındaki davanın İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkamesi'nin 2025/917 Esas sayılı dosyası ile açıldığı, bu durumda esas hakkındaki davanın süresinde açılıp açılmadığı ve tedbirin kendiliğinden kalkıp kalkmadığı hususunda esas hakkında davaya bakan Mahkemece karar verilebileceği yönünde 13.01.2026 tarihinde ek karar verilmiştir.
"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı HMK’nun 341 maddesinde, "ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği" düzenlenmiş olup, ihtiyati tedbire itiraz eden tarafından, tedbir kararının uygulanmasını talep tarihinden itibaren iki hafta içinde yetkili ve görevli mahkemede dava açma ve dava açıldığına dair evrakın mahkemeye sunulması şartının ihtiyati tedbir talep eden tarafından yerine getirilmediği yönünde istinaf isteminde bulunulmuş ise de süresinde dava açılmaması halinde ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalktığı durumlara ilişkin HMK’nun 397/1 maddesindeki düzenleme doğrultusunda verilen karar, HMK’nun 341.
Maddesinde düzenlenen istinafı kabil kararlardan olmadığı gibi istinaf incelemesi konu 06.11.2025 tarihli ek kararda bu konuda herhangi bir karar verilmemiş olduğu da gözetildiğinde ihtiyati tedbire itiraz edenin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi 06.11.2025 tarihli ek kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İhtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbire itiraz eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati tedbire itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2026
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1193944400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz