6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fatura konusu emtianın promosyon olduğu iddiası ispatlanamadı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/563 E. 2023/1690 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalidüzelterek yeniden esas hakkında hükümKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Fatura Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağına itirazın iptali davasında, borçlunun faturalara süresinde itiraz etmemesi ve alacaklının/borçlunun ticari defter kayıtlarının birbirini teyit etmesi, alacağın ispatı için yeterlidir; borçlunun ürünlerin bedelsiz/promosyon amaçlı gönderildiği iddiası, buna dair yazılı sözleşme veya kayıt bulunmadıkça ve fatura satış faturası olarak deftere kaydedilip iade/iskonto kaydı ibraz edilmedikçe kanıtlanmış sayılmaz. Ayrıca, arabuluculuk ilk toplantısına geçerli bir mazeret göstermeksizin katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinden sorumlu tutulur ve bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemez; bu husus istinaf aşamasında yeniden yargılamayı gerektirmeyen bir hata olarak kararın düzeltilerek onanması yoluyla giderilir.

Ele alınan sorunlar

Faturaya konu ürünlerin bedelsiz/promosyon amaçlı gönderildiği iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, davaya konu ürünlerin satın alınmadığını, davacı tarafından promosyon/numune amaçlı hibe edildiğini, ancak prosedür gereği faturaların ticari defterlere kaydedildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı faturalara süresinde itiraz etmemiş, dayanak faturalardan birine ilişkin ürünlerin sevk irsaliyesiyle teslim alındığı sabittir. Tarafların ticari defter kayıtları karşılıklı olarak birbirini doğrulamakta, davacının tüm faturaları davalının defterlerinde kayıtlıdır. Taraflar arasında promosyon amaçlı gönderime ilişkin bir sözleşme veya yazılı delil bulunmamaktadır; iki faturada bu yönde hiçbir kayıt yoktur. Bir faturada sonradan el yazısıyla eklenmiş numune/promosyon kaydı bulunsa da, davalı bu faturayı da satış faturası olarak ticari defterlerine davacı alacağı niteliğiyle kaydetmiş, borcu ortadan kaldıracak bir iade veya iskonto kaydı ibraz edememiştir. Bu nedenle promosyon iddiası kanıtlanamamıştır; alacak likit olup davalı itirazında haksızdır, icra inkar tazminatı şartları oluşmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Arabuluculuk ilk toplantısına mazeretsiz katılmama nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücreti → kabul

İddia: Davalı vekili, davacının arabuluculuk ilk toplantısına mazeretsiz katılmaması nedeniyle davacının yargılama giderlerinden sorumlu olması gerektiğini ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11. maddesi uyarınca taraflardan biri geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmazsa, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur ve bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemez. Somut olayda davacı vekilinin arabuluculuk ilk toplantısına mazeretsiz katılmadığı sabit olduğundan, ilk derece mahkemesinin davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmetmesi hatalıdır. Bu hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın bu kısmı düzeltilerek, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Kararda, faturaya itiraz etmeme ve tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini teyit etmesinin alacağın ispatı için yeterli olduğu, bedelsiz/promosyon iddiasının yazılı delille ve tutarlı defter kaydıyla desteklenmedikçe kanıtlanamayacağı vurgulanmıştır. Ayrıca 6325 sayılı Kanun'un 18/A-11. maddesinin uygulanmasına ilişkin (arabuluculuğa mazeretsiz katılmama halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti sonuçları) somut ve tutarlı bir uygulama örneği sunmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ticari satım fatura ticari defter kayıtları icra inkar tazminatı arabuluculuk ilk toplantısına mazeretsiz katılmama vekalet ücreti yargılama gideri

Atıf yapılan mevzuat: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu — 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/563

KARAR NO 2023/1690

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/11/2020

NUMARASI 2019/560 Esas - 2020/578 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/11/2023

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından faturalar konusu plastik ürünlerin davalıya satılarak teslim edildiğini, davalının fatura karşılığında satılıp teslim edilen ürünlerden doğan cari hesap borcunu ödememesi nedeniyle davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, takipte sehven 5 kalem fatura alacağı talep edilmişse de, davalının 3 faturadan kaynaklanan 11.785,39-TL tutarında borcunun bulunduğunu, bu nedenle davanın bu tutar üzerinden ikame edildiğini, davalının faturalara süresinde itiraz etmediğini belirterek, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkiline teslim edilen ürünlerin tanıtım amacıyla verilen numune ürünler olduğunu, bu hususun faturaların üzerinde de açıkça yazdığını, bu nedenle müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacının arabuluculuk ilk toplantısına mazeretsiz olarak katılmadığını, bu nedenle davacının yargılama giderlerinden sorumlu olduğunu ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; alınan bilirkişi raporuna göre, davacı ve davalının defterlerine göre davacının davalı taraftan 11.785,39-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olduğu ve birbirini teyit ettiği, davalı tarafın defterlerine dava konusu faturaları kaydettiği, bir tacirin almadığı bir hizmet/mal için düzenlenen faturayı ticari defterlerine kaydetmesinin hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere uygun olmadığı, davalının deftere kaydedilen faturaları ve içeriğini oluşturan emtiayı almadığını veya iade ettiğini kanıtlaması gerektiği, davalının faturaya itiraz etmediği gibi, faturayı ve içeriğini oluşturan emtiayı iade ettiğini de kanıtlayamadığı, ayrıca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe yönelik itirazının iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davacının daha fazla alacak için takip başlatmasına rağmen işbu davada daha düşük bir miktarı dava değeri olarak gösterdiğini, davacının takip dayanağı 5 faturanın hangisinden ne kadar alacaklı olduğunu bildirmediğini, bilirkişi raporunda 2.574,47-TL tutarlı fatura üzerinde promosyon amaçlı olduğuna dair kayda dikkat çekildiğini, davaya konu ürünlerin müvekkilince satın alınmadığını, davacı tarafından müvekkiline hibe edildiğini, ancak müvekkilinin prosedür gereği faturaları ticari defterlerine kaydettiğini, ayrıca davacının ticari defterleri usulüne uygun tutulmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının müvekkili aleyhine daha yüksek tutarda alacak için takip başlattığını, bu tutar hatalı olduğu için müvekkilince borca itiraz edildiğini, bu nedenle müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, ayrıca davacının arabuluculuk ilk toplantısına mazeretsiz olarak katılmaması nedeniyle davacının yargılama giderlerinden sorumlu olduğunu ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafça, ticari satımdan kaynaklanan beş adet faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatılmış olup, işbu davada ise 16.02.2015 tarihli 2.574,37-TL tutarlı, 30.06.2015 tarihli 7.895-TL tutarlı ve aynı tarih 1.315,92-TL tutarlı faturalar toplamı 11.785,39-TL alacak için itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Davalının faturalara süresinde itiraz etmediği, davacının dayandığı 7.895-TL tutarlı fatura konusu ürünlerin ... no'lu sevk irsaliyesi ile davalıya teslim edildiği, irsaliyede teslim alan imzasının bulunduğu sabittir. Mahkemece tarafların ticari defter kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda, davacının tüm faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı alacağının davalının ticari defter kayıtları ile de aynen doğrulandığı tespit edilmiştir.

Bu nedenle dayanak faturalar konusu ürünlerin davalıya teslim edildiği sabittir. Davalı vekilince, faturalar konusu ürünlerin müvekkiline promosyon amaçlı olarak bedelsiz gönderildiği ileri sürülmüştür. Ancak taraflar arasında bu hususta akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığı gibi, ürünlerin promosyon amacıyla gönderildiğine yönelik başkaca yazılı bir delil de sunulmamıştır. Dayanak 30.06.2015 tarihli iki faturada da bu yönde bir kayıt yoktur.

16. 02.2015 tarihli 2.574,47-TL fatura üzerinde ise sonradan el yazısıyla eklenmiş olan promosyon amaçlı gönderildiği, numune olduğu yönünde bir kayıt bulunmaktadır. Ancak davalı tarafça bu fatura da satış faturası olarak ticari defterlerine davacı alacağı niteliğiyle kaydedilmiş olup, davalının bu borcu ortadan kaldıracak nitelikte bir iade veya iskonto kaydı faturası ve buna yönelik bir kayıt da bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı tarafça ürünlerin promosyon olarak gönderildiği iddiası kanıtlanamamış olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Alacak faturaya dayalı olup likit ve davalı da itirazında haksız bulunmakla, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de isabetlidir.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-11. maddesi, "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez..." hükmünü içermektedir. Somut olayda da davacı vekilinin arabuluculuk ilk toplantısına mazeretsiz olarak katılmadığı sabittir. Bu nedenle mazeretsiz olarak arabuluculuk toplantısına katılmayan davacı lehine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Açıklanan nedenlerle;

mazeretsiz olarak arabuluculuk toplantısına katılmayan davacı lehine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nin 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, hükmün diğer kısımlarının tekrarı ile "davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/560 Esas - 2020/578 Karar sayılı 19/11/2020 tarihli kararının, HMK.'nin 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, davalı borçlunun, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin 11.785,39-TL alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, Kabulüne karar verilen alacak miktarı olan 11.785,39-TL'nin %20'si olan 2.357,08-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, "İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gereken 805,06-TL harçtan davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 69,99-TL ile icra veznesine yatırılan 131,28-TL olmak üzere toplam 201,27-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 603,79‬-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 245,67‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı mazeretsiz olarak arabuluculuk toplatısına katılmadığından;

davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Davalı tarafından yatırılan 201,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davalı tarafından yapılan 43-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/11/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/119193 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.