Bonoda malen kaydı ve mal teslimi ispat yükü uyuşmazlığı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1925 E. 2023/1965 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Ticari satım sözleşmesi kapsamında verilen bonoya dayalı menfi tespit davasında, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı ve peşin satış karinesi geçerli olduğu takdirde, malı teslim almadan avans ödediğini iddia eden taraf bu iddiasını yazılı delille (yazılı delil yoksa yeminle) ispatlamak zorundadır. Bonoda malen kaydı bulunması, bono karşılığında malın teslim alındığı yönünde karine oluşturur; bu karinenin aksini iddia eden taraf, malın teslim edilmediğini yazılı delille kanıtlayamazsa iddiası ispatlanamamış sayılır ve dava reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Bonolarda malen kaydı bulunması nedeniyle mal teslimine ilişkin ispat yükünün belirlenmesi → ret
İddia: Davacılar vekili, davalının bonoları almasına karşın yapay çiçekleri teslim etmediğini, bonoların bu sebeple bedelsiz hale geldiğini, bonoda malen kaydı bulunduğundan malların işletme defterine işlenmesi gerektiğini ancak bonoların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, buna rağmen davanın hatalı olarak reddedildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK 207. maddesi uyarınca satış sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça taraflar edimlerini aynı anda ifa etmekle yükümlüdür; bu nedenle malı teslim almadan avans ödediğini iddia eden taraf bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında malın teslim edilmediğini yazılı delille kanıtlaması gerekir. Bono bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olup kural olarak bedelsizliğini ileri süren taraf ispat yükü altındadır; ancak senette borcun nedeni mal veya nakit olarak belirtilmişse, senette yazılı borç sebebine dayanılacağından ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa aittir. Bonoda malen kaydı bulunması, bu bono karşılığında mal teslim alındığı yönünde karine oluşturur; bu karinenin aksini iddia eden taraf, malı teslim almadığını yazılı delille veya yazılı delil yoksa yeminle ispat etmelidir. Somut olayda taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamakta, bonolardan biri malen kaydı taşımakta, diğer dördü herhangi bir kayıt içermemekte; ancak her iki taraf da bonoların mal satışı için verildiğini kabul etmektedir. Bu durumda davacı taraf, hem peşin satış karinesi hem de bonoların mal karşılığı avans olarak verildiğini ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Davacılar iddialarını kanıtlayan yazılı delil sunmadığı gibi yemin deliline de dayanmadığından ispatlanamayan davanın reddi isabetlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Bonoda malen kaydı bulunması halinde mal teslimine ilişkin ispat yükünün, karinenin aksini ileri süren tarafa ait olduğu ve peşin satış karinesi gereği yazılı delil veya yemin delili gerekliliği yönünden genel bir kural ortaya koyması nedeniyle emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası↗ bono↗ malen kaydı↗ peşin satış karinesi↗ ispat yükü↗ bağımsız borç ikrarı↗ kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1925
KARAR NO 2023/1965
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/12/2019
NUMARASI 2018/714 Esas - 2019/1046 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/12/2023
Davanın reddine ilişkin kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacılar vekili, müvekkili ile davalının yapay çiçek satımı hususunda anlaştıklarını, bu satış için müvekkillerinin mal karşılığı davalıya toplam 12.500-TL bedelli beş adet bono verdiklerini ancak davalının, malları teslim etmemesine rağmen bonoların tahsili için müvekkilleri aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığını, bonolarda malen kaydı bulunduğundan malların tesliminin ispat yükünün davalıda olduğunu ve tarafların ticari defterleri incelendiğinde müvekkillerinin bonolardan dolayı borçlu olmadığının görüleceğini ileri sürerek, davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, tarafların yapay çiçek satımı konusunda anlaştıklarını, mal karşılığında davacıların müvekkiline beş adet bono verdiklerini, müvekkilinin malları teslim ettiğini ancak bonoların bedellerinin ödenmediğini ve bono soyut borç ikrarı olduğundan bu durumun aksinin davacılar tarafından ispat edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davaya konu bonoların her birinin 2.500-TL bedelli ve sadece 31/05/2016 tarihli olanın malen kaydını içerdiği, diğerlerinin ise bedel kaydının boş olduğu; bilirkişi raporuna göre, davalı ve davacının eşi dava dışı ... arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının davacının eşine faturalar düzenlediği, bu faturalar karşılığı davacı ...'nın davalıya 25.000-TL'lik çek verdiği ancak çek karşılıksız çıktığı ve çek alacağının şüpheli alacaklara kaydedildiği; mal satımına istinaden davalının davacının eşinden 11.800-TL alacaklı göründüğü ancak davaya konu senetlerin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiği; davalı ile davacının eşi arasındaki ticari ilişkinin davaya etkisinin bulunmadığı;
davacıların bonolardan dolayı temel ilişkiden kaynaklanan defileri ispat eden yazılı delilleri sunamadığı, bonodaki malen kaydının davacının malı teslim aldığını gösterdiği ve davacıların da aksini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili, taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında, davalının bonoları almasına karşın yapay çiçekleri teslim etmediğini, bonoların bu sebeple bedelsiz hale geldiğini ve bono malen kaydını içerdiğinden malların işletme defterine işlenmesinin gerektiğini ancak bonoların davalının defterlerinde kayıtlı olmadığını buna rağmen mahkemece hatalı olarak davanın reddedildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında verildiği,ancak satışı kararlaştırılan malların teslim edilmediği ileri sürülerek,bonoların tahsili amacıyla başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, ... sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Hükümden anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır.
Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Diğer yandan bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü, senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, senette yazılı borç sebebine dayanılacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Bu kapsamda bonoda malen kaydı bulunduğunda, bu bono karşılığında mal teslim alındığı yolunda karine vardır.
Bu durumda bonodaki kaydın aksini iddia eden tarafın, malı teslim almadığı yolundaki iddiasını yazılı delille veya yazılı delil bulunmadığı halde yemin delili ile kanıtlaması gerekir. Somut olayda; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı tarafça mal satışı için avans olarak verildiği ileri sürülen bonolardan birinde "malen" kaydı bulunmakta; kalan dördü ise her hangi bir kayıt içermemektedir. Ancak hem davacılar hem de davalı bonoların mal satışı için verildiğini kabul etmektedirler. Bu durumda davacı taraf, hem peşin satış karinesi ve hem de bonoların davalıdan satın alınan mallar karşılığında avans olarak verildiğini ve karşılığında da mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.
Ancak davacılar tarafından ididalarını kanıtlar yazılı delil sunulmadığı gibi yemin deliline de dayanılmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin hükme yönelik ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde davacılar vekilinin istinaf başvurusunun, esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 210,55-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/12/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/118407 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi