Avans olarak verildiği iddia edilen çekte ispat yükü davacıdadır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/636 E. 2023/1857 K. · · İlk derece: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Çek bedelsizliği ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Kıymetli evrak (kambiyo)
Gerekçe özeti
Bir çekin mal alımına ilişkin avans olarak verildiği ve malların teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, satış sözleşmelerinde edimlerin aynı anda ifası kural olduğundan (peşin satış karinesi), çekin avans olarak verildiğini yazılı delille ispat yükü davacıya aittir. Davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmadığından ve asıl ilişkiye yönelik bir iddiası da yoksa, temel ilişki incelenemez; davacının yazılı delille ispat edemediği hallerde dava reddedilir. Davanın alacaklı (çek lehtarı davalı) yararına reddedilmesi halinde, ihtiyati tedbir nedeniyle alacağın tahsilinde gecikme oluşmuşsa İİK 72/4 uyarınca tazminat koşulları gerçekleşir.
Ele alınan sorunlar
Avans olarak verilen çekin bedelsizliğinin ispat yükü → ret
İddia: Davalı vekili; davacının herhangi bir avans sözleşmesi veya sipariş formu ibraz etmediğini, malların teslimi için ihtarname gönderilmediğini, davacının delil olarak yalnızca kendi ticari defterlerine dayandığını, kıymetli evrakta mücerretlik ilkesinin geçerli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TBK 207 uyarınca satış sözleşmelerinde aksi kararlaştırılmadıkça tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri esas olup, malı teslim almadan avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı bu iddiasını ispat yükü altındadır. Peşin satış karinesi uyarınca davacının avans niteliğinde çek ile ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olup bir illete bağlı olması gerekmez; bu nedenle çekin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafın ispat yükü altında olması kuraldır. Somut olayda davacı, mal alımına ilişkin yazılı sözleşme, sipariş formu vb. herhangi bir yazılı delil ibraz etmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Çekin mücerretlik vasfı nedeniyle temel ilişkinin incelenememesi → ret
Gerekçe: Davalı, senedin asıl ilişkiden mücerretliğine dayanmakta olup davacının akdi ilişki iddiasıyla ilgili bir kabulü bulunmamaktadır. Davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamakta olup aksi düşüncenin kabulü çekin mücerretlik vasfını ortadan kaldırır. Davalının asıl ilişkiye yönelik bir iddiası bulunmadığından temel ilişki incelenemez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Menfi tespit davasının reddi halinde İİK 72/4 tazminatı → kabul
Gerekçe: İİK 72/4. maddesi uyarınca menfi tespit davasının alacaklı lehine sonuçlanması halinde alacaklının tazminata hak kazanabilmesi için alacağın tahsilinde ihtiyati tedbir dolayısıyla gecikme oluşması gerekmektedir. Somut olayda dava konusu çeklerin takip konusu yapılmaması ve ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup teminat da yatırıldığından davalı yararına tazminat koşulu gerçekleşmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Çekin avans olarak verildiği iddiasında ispat yükünün davacıda olduğu ve çekin mücerretlik vasfı nedeniyle davalının asıl ilişkiye dair bir iddiası bulunmadıkça temel ilişkinin incelenemeyeceği yönündeki özgün gerekçe, benzer menfi tespit davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ çekin mücerretliği↗ peşin satış karinesi↗ ispat yükü↗ avans↗ ihtiyati tedbir↗ İİK 72/4 tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/636
KARAR NO 2023/1857
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/12/2020
NUMARASI 2019/1033 Esas - 2020/702 Karar
DAVA
Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/11/2023
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında deri alım satım sözleşmesi nedeniyle 2012 yılından beri ticari ilişki olduğunu, davacının alıcı olarak gerekli ödemeleri nakit ve kambiyo senedi ile yaptığını, ancak davalının ödenen bir kısım çeklere karşılık mal teslim etmediğini ve bu çeklerin bedelsiz kaldığını belirterek ... Bankası T.A.O. Adana Bölge Şubesi, ... numaralı, 31.10.2019 keşide tarihli, 75.000-TL bedelli, ... numaralı, 10.11.2019 keşide tarihli, 50.000-TL bedelli, ... numaralı, 31.11.2019 keşide tarihli, 75.000-TL bedelli, ... numaralı, 10.12..2019 keşide tarihli, 50.000-TL bedelli, ... numaralı, 31.12.2019 keşide tarihli, 75.000-TL bedelli, ... numaralı, 10.01.2020 keşide tarihli, 50.000-TL bedelli çekler ile ilgili davacının davalıya borçlu olmadığı ve çeklerin bedelsiz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davanın haksız olduğunu, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinde davacının 2019/451 Esas sayılı dosyada başka çeklere ilişkin açtığı menfi tespit davasında tarafların anlaştığını ve kendisine 28.02.2020 tarihli bir başka çek daha verildiğini, bu nedenle çekin yenilendiğini ve davacının anılan dosyadaki davasından feragat ettiğini, dava konusu 375.000-TL'lık çeklerin avans çeki olarak verilmesinin olağan akışa aykırı olduğunu, davanın haksız olduğunu, senet ile ispat şartının bulunduğunu belirterek tedbirin kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalının ihtara rağmen ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacının defterleri üzerinde yapılan incelemede dava konusu çeklerin karşılığını gösterir bir fatura ve kayıt olmadığı, 2018 yılı itibarıyla davalının davacıya 98.706,67-TL borçlu göründüğü, bu çeklerin ilavesi ile birlikte borç miktarının daha çok arttığı, 31.12.2019 itibarıyla davacının 523.706,67-TL davalıdan alacaklı göründüğü, davacının defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun yapılıp kayıtlarının düzenli olduğu, bu durumda davacının kayıtlarının kendisi lehine delil olarak kabul edileceği, davalının aksine bir belge ve kayıt sunmadığından itirazlarının yersiz olduğu, feragat edilen İstanbul 15.
Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası nedeniyle iddia edildiği gibi 28.02.2020 tarihli çekin feragat nedeniyle verildiğine dair herhangi bir belge ve delil sunulmadığı, bu durumda davacının HMK'nın 222/3.maddesi uyarınca iddiasını ispatladığı ve davanın kabulü gerektiği, davalı tarafın taraflar arasındaki ticari ilişkiyi inkâr etmediği, davacı defterlerine göre de taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, bu durumda sebepten mücerretlik ilkesinin taraflar arasında uygulanamayacağı ve temel ilişkinin inceleneceği, temel ilişki uyarınca da talebin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya dava konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, daha önce tedbir kararı verilmiş olması nedeniyle davacı tarafın teminatın iadesine ilişkin talebin bu aşamada reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu, taraflar gerçek kişi olduğunu, tarafları gerçek kişi olan işlemlerin her mali işlemlerinin ticari defterlere işlenmesinin yaygın bir uygulama olmadığını, davacının herhangi bir avans sözleşmesi, sipariş formu ibraz etmediğini, malların teslimi için herhangi bir ihtarname gönderilmediğini, davacının delil olarak sadece kendi ticari defterlerine dayandığını, davacının başka çekler ile ilgili aynı iddialarla açtığı davadan feragat ettiğini, davacının tekrardan aynı kişiye dava konusu çekleri avans olarak vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kıymetli evraklarda mücerretlik ilkesinin geçerli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, avans olarak verildiği iddia edilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır.
Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde çek ile ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Ayrıca çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bir ödeme aracı olup, çekin de avans olarak verildiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Diğer yandan çek, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü, çekin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir.Somut olayda davacı, lehtarı olduğu dava konusu çekleri davalıdan aldığı malların avansı olarak davalıya verdiğini, ancak davalı tarafından malların teslim edilmediğini belirterek bedelsizliğe dayalı menfi tespit isteminde bulunmuştur.
Dava konusu çeklerin incelenmesinde davacının keşideci, davalının lehtar olduğu görülmektedir. Davacı tarafından mal alımına ilişkin yazılı bir sözleşme, sipariş formu vs.yazılı delil ibraz edilmemiştir. Mahkemece, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmasına karar verilmiş olup, davalının defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle davacının defterlerine dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de davalı senedin asıl ilişkiden mücerretliğine dayanmakta olup davacının akdi ilişki iddiasına ile ilgili bir kabulü bulunmamaktadır. Davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamakta olup aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Davalının asıl ilişkiye yönelik bir iddiası bulunmadığından temel ilişki incelenemeyeceği gibi davacı tarafından satış sözleşmesinin ve çeklerin avans olarak verildiğinin yazılı delillerle ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği gerekçesiyle davanın kabulü yönünde karar verilmesi doğru olmamıştır.İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4.
maddesi; "...Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez..." şeklindedir. Hükümde, menfi tespit davasının alacaklı lehine sonuçlanması halinde alacaklının tazminata hak kazanabilmesi için alacağın tahsilinde ihtiyati tedbir dolayısıyla gecikme oluşması gerekmektedir. Somut olayda mahkemece 01/11/2019 tarihinde dava konusu çeklerin takip konusu yapılmaması ve ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup teminat da yatırıldığından İİK 'nun 72/4.
maddesi uyarınca davalı yararına tazminat koşulu gerçekleşmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, hükmün kaldırılmasına, davanın reddine, davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/12/2020 Tarih 2019/1033 Esas - 2020/702 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine İİK 72/4 m. uyarınca alacağın %20'si oranındaki 75.000-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine " İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;"Alınması gerekli 269,85-TL harcın; davacı tarafından peşin yatırılan 6.404,07-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 6.134,22-TL'nin davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 58.250-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Davalı tarafından yatırılan 6.404,10-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Davalı tarafından yapılan 31,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/118146 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi