6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Takipten sonra yapılan ödemenin TBK 100 uyarınca icra vekalet ücretine de mahsubu gerekir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/715 E. 2023/1872 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalidiğerKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

İcra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından yapılan haricî ödemeler, TBK 100 gereği öncelikle işlemiş faiz ve takip masraflarına (icra vekalet ücreti dahil) mahsup edilir. Bu mahsup sırası gözetilmeden yalnızca faize mahsup yapılıp icra vekalet ücreti mahsup dışı bırakılırsa ve bu eksiklik yeniden yargılama gerektirmiyorsa, istinaf mahkemesi kararı kaldırıp davanın kabulüne karar verebilir; alacak aslı ödemeyle sona erse de feri nitelikteki icra vekalet ücreti alacağı devam ettiğinden bu kısım bakımından itirazın iptaline hükmedilmesi gerekir. Ayrıca faturalarda vade kaydı yoksa ve taraflar arasındaki vade teamülü ispatlanamazsa, TBK 90 uyarınca borç doğduğu anda muaccel olur.

Ele alınan sorunlar

Takipten sonra yapılan ödemenin TBK 100 uyarınca mahsup sırası (icra vekalet ücretinin mahsup dışı bırakılması) → kabul

İddia: Davacı vekili, icra takiplerinde TBK 100 uyarınca ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara sayılmasının talep edildiğini, ancak hükme esas bilirkişi raporunda ve ilk derece kararında icra vekalet ücretinin mahsup dışı bırakıldığını, bu nedenle davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İcra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK 100 gereği yapılan ödeme öncelikle işlemiş faiz ve takip masraflarına mahsup edilir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise yapılan ödemelerin TBK 100 gereğince öncelikle icra vekalet ücreti ve işlemiş faizden mahsubu gerekirken sadece takip ile ödeme tarihleri arasında faiz hesaplanarak mahsup edilmiş, icra vekalet ücretinden mahsup yapılmamıştır. Mahsup yapılması gerekirken yapılmamışsa, icra vekalet ücreti ve masraf bakımından itirazın iptaline karar verilmesi mümkündür. Bu durumda takip tarihinden sonraki ödeme tutarı ile sadece ödenen miktar bakımından alacak aslı sona erer; alacağın feri niteliğindeki icra vekalet ücreti bakımından alacak devam ettiğinden, işlemiş faizlerin mahsubu nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilerek davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek karar kaldırılmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Takip dayanağı faturaların vadesinin dolmadığı ve alacağın muaccel olmadığı iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, faturalarda vadeye ilişkin bir ibare bulunmamasına rağmen taraflar arasında fatura tarihinden sonra 60 günlük ödeme vadesi bulunması şeklinde teamül halini almış bir uygulama bulunduğunu, bu nedenle takip dayanağı faturaların vadesinin dolmadığını ve alacağın muaccel olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Faturaların belli vadelerde ödeneceğine dair bir sözleşme bulunmadığı gibi, ibraz edilen faturalarda da vade öngörülmemiştir. Taraflar arasında bu hususta bir teamül bulunduğu ileri sürülmüşse de bu husus kanıtlanamamıştır. Her borcun doğduğu anda muaccel olacağına ilişkin TBK 90 hükmüne göre icra takip tarihi itibariyle tüm alacağın muaccel olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin alacağın muaccel olmadığına yönelik istinaf nedeni yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalının takas-mahsup taleplerinin dikkate alınmadığı iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, müvekkilinin düzenlemiş olduğu faturalara ilişkin takas-mahsup taleplerinin ilk derece kararında dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı vekilinin dilekçesinde bildirdiği fatura tutarları (129,95-Euro ve 87,12-Euro aynen; 23,95-Euro ve 174,43-Euro birlikte 198,38-Euro olarak; 95,08-Euro ve 95,33-Euro birlikte 190,41-Euro olarak) davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada bu tutarların mahsubu yapılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra vekalet ücreti bakımından davalı yararına vekalet ücreti takdiri (harca esas değer gösterme zorunluluğu) → kabul

İddia: Davacı vekili, icra vekalet ücreti miktarını harç olarak gösterdiğini, icra vekalet ücretinin tahsili bakımından dava değeri gösterilmesinin gerekmediğini, maktu harcın yatırılmasının yeterli olduğunu belirterek, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İcra vekalet ücretinin tahsili bakımından dava değeri gösterilmesi gerekmediğinden, maktu harcın yatırılması yeterlidir; davacı tarafça fuzulen işlem yapıldığı anlaşılmakla, harca esas değer nedeniyle reddedilen bir kısım bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, icra takibinden sonra dava açılmadan önce yapılan ödemelerin TBK 100 uyarınca öncelikle icra vekalet ücretine de mahsup edilmesi gerektiğini, bu mahsup yapılmadığı takdirde alacak aslı sona erse de feri niteliğindeki icra vekalet ücreti bakımından itirazın iptaline karar verilebileceğini vurgulaması nedeniyle, benzer itirazın iptali davalarında mahsup sırası ve hüküm kurma yöntemi açısından ikna edici bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali TBK 100 mahsup sırası icra vekalet ücreti muacceliyet takas-mahsup ticari defter delili harca esas değer

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 100TBK 90

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/715

KARAR NO 2023/1872

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/12/2020

NUMARASI 2019/463 Esas - 2020/1068 Karar

BİRLEŞEN DOSYA Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/485 Esas Sayılı Dosyası

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/11/2023

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın asıl ve birleşen davada taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki ticari alışveriş sonucunda davalının cari hesapta 60.307,86-Euro borcunun bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu, davalının takipten sonra 04.04.2019 tarihinde 5.519,98-Euro, 29.04.2019 tarihinde 894,78-Euro, 03.05.2019 tarihinde 10.900,50-Euro, 07.05.2019 tarihinde 9.239,39-Euro ve 31.05.2019 tarihinde 32.177,60-Euro olmak üzere toplam 58.732,25-Euro haricen ödeme yaptığını, ancak borcun tümünün ödenmediğini, icra takibinde asıl alacak miktarı 60.307,86-Euro olup icra vekalet ücreti ve masraflarının da bulunduğunu belirterek, harici ödemelerin TBK 100 gereği öncelikle faiz ve masraflara sayılmasına, bakiye kısım yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. ATM 2019/485 E. 2019/782 K. SAYILI DAVA: Davacı vekili; müvekkili tarafından düzenlenen 29.03.2019 tarihli 35.152-Euro tutarlı fatura borcunun ödenmemesi üzerine fatura borcunun tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davalının takipten sonra 31.05.2019 tarihinde 35.152-Euro haricen kısmi ödeme yaptığını, ancak borcun tümünün ödenmediğini belirterek, harici ödemenin TBK 100 gereği öncelikle faiz ve masraflara sayılmasına, bakiye kısım yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

ASIL VE BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP

Davalı vekili; davacının Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına konu 13.02.2019 tarihli fatura konusu ürünlerin müvekkiline ödeme emri tebliğinden sonra 20.05.2019 tarihinde teslim edildiğini, bu nedenle ürünler teslim alınmadan ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, davacının henüz ürünler teslim edilmeden icra takibi başlattığını, faturalarda vadeye ilişkin bir ibare bulunmamasına rağmen taraflar arasında fatura tarihinden sonra ödeme için 60 günlük bir vade bulunması şeklinde teamül halini almış bir fiili uygulama bulunduğunu, bu nedenle davacının cari hesabında bulunan bir kısım faturaların vadesinin gelmediğini, henüz muaccel olmamış bu faturalar yönünden icra takibi başlatılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, bu nedenle müvekkilinin icra takibine haksız olarak itiraz ettiği iddiasının yerinde olmadığını, ayrıca müvekkilince davacıya kesilen 6 adet toplam 605,86-Euro yansıtma faturası tutarının takas ve mahsubunu talep ettiklerini, Bakırköy ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına konu davacı faturası 29.03.2019 tarihli olup 15.04.2019 ödeme emri tebliğ tarihi itibariyle fatura tarihinden itibaren 60 günlük vadenin dolmadığını, bu nedenle henüz muaccel olmayan fatura bedelinin davacıya ödenmesinin söz konusu olmadığını, bu nedenle bu takibe yönelik itirazlarının da haklı olup davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğunu, fatura bedelinin tamamının müvekkilince 31.05.2019 tarihinde davacıya ödendiğini, her iki icra takibinin kalan borç, icra harç ve giderleri ile vekalet ücretine ilişkin olduğunu, ancak haksız icra takipleri nedeniyle müvekkilinin harç ve gider ödemesinin hakkaniyete aykırı olacağını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının alacağı olarak davalı kayıtlarında yer alıp davacı kayıtlarında yer almayan, ancak dava dosyasında fotokopisi ve tebliği ile ilgili belgelerin bulunmadığından bu konuda bir değerlendirme yapılamayan 4 adet toplam 740,59-TL'lik faturaların tutarları ile davacı tarafından davalı adına tanzim edilmiş ihracat kayıtlı faturalarla ilgili ihracatın yapılamaması sebebi ile doğan KDV ile ilgili olarak davacı tarafından davalıya tanzim edilmiş, davalı kayıtlarında yer almayan ancak davalı tarafından kabul edilmesi gereken 32.177,60-Euro'luk faturanın KDV tutarı olan 2.574,21-Euro ve 35.152,00-Euro'luk faturanın KDV tutarı olan 2,812,16-Euro toplam 2 adet faturaya ait KDV tutarı olan 5.386,37-Euro hariç olmak üzere, Bakırköy ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davacının davalıdan 59.831,94-Euro alacaklı olacağı, takip tarihinden sonra bu takibe istinaden davalı tarafından ödemeler yapıldığı, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davacının davalıdan 35.152-Euro alacaklı olacağı, takip tarihinden sonra bu takibe istinaden davalı tarafından 31/05/2019 tarihinde ödeme yapıldığı, TBK 100 maddesine göre detayları belirtilen ana paraya takip tarihinden rapor tarihi 12/10/2020 tarihine kadar faizler hesaplanmak ve yapılan ödemelerde faizler mahsup edilmek sureti ile davacının davalıdan rapor tarihi itibariyle Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında masraflar, tahsil harçları ve vekalet ücreti hariç olmak üzere 1.060,37-Euro alacaklı olduğu, Bakırköy 9.

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ise davacının davalıdan masraflar, tahsil harçları ve vekalet ücreti hariç olmak üzere 209,93-Euro alacaklı olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile davalının takibe yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin asıl alacak miktarı olan 1.060,37-Euro üzerinden devamına, asıl alacağa davacının takipteki talebi aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca Euro cinsinden açılmış kısa süreli mevduat hesaplarına fiili ödeme gününde uyguladığı en yüksek faizin işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının takibe yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin asıl alacak miktarı olan 209,93-Euro üzerinden devamına, asıl alacağa davacının takipteki talebi aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca Euro cinsinden açılmış kısa süreli mevduat hesaplarına fiili ödeme gününde uyguladığı en yüksek faizin işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, reddedilen kısma yönelik olarak davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili; zamanında ödeme yapmayarak takip başlatılmasına sebebiyet veren davalının, takiplerden sonra haricen müvekkiline ödeme yaptığını, ancak icra masraf ve vekalet ücretlerinin ödenmediğini, icra takiplerinde TBK'nın 100. maddesinin uygulanmasını talep etmiş olmalarına rağmen masraf ve icra vekalet ücretlerine mahsup edilmeyen alacaklar haricen müvekkiline ödenmiş olmakla, icra takiplerine yapılan haksız itiraz nedeniyle takiplerin durduğunu, icra vekalet ücreti ve masrafların tahsil imkanı kalmadığından, icra vekalet ücretini harca esas değer olarak göstererek itirazın iptali davalarını açtıklarını, buna rağmen mahkemece müvekkili aleyhine toplam 8.160-TL vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek, kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.

2- Davalı vekili; mahkemece sundukları beyan ve deliller incelenmeden salt bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu eksik incelemeye dayalı olup maddi hatalar barındırdığını, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına konu 13.02.2019 tarihli fatura konusu ürünlerin takip tarihi itibariyle teslim edilmemiş olup, icra takibine itiraz tarihinden sonra müvekkiline teslim edildiğini, teslimattaki gecikmenin ise davacı tarafça yurt dışı ihraç kayıtlı fatura kesilmesi ve ürünlerin müvekkilince zamanında ihraç edilememesinden kaynaklandığını, ürünler teslim alındıktan sonra davacıya 31.05.2019 tarihinde 32.177,90-Euro ödeme yapıldığını, davacının teslim etmediği ürünler bakımından bedel talep etmesinin mümkün olmadığını, faturalarda vadeye ilişkin bir ibare bulunmamasına rağmen, taraflar arasında fatura tarihinden sonra ödeme için 60 günlük bir vade bulunması şeklinde teamül halini almış bir fiili uygulama bulunduğunu, bu nedenle davacının bir kısım faturalarının vadesinin gelmediğini, henüz muaccel olmamış bu faturalar yönünden icra takibi başlatılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, bu nedenle davacının icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğunu, ancak mahkemece bu hususlarda bir değerlendirme yapılmadığını, ayrıca müvekkilince düzenlenen faturalara ilişkin takas defileri hakkında bir hüküm kurulmadığını, Bakırköy ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına konu davacı faturası 29.03.2019 tarihli olup takip tarihinde 60 günlük ödeme vadesi dolmadığından, müvekkilinin bu takibe yönelik itirazlarının haklı olduğunu, vade tarihi geldiğinde fatura bedelinin davacıya ödendiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava, ticari satım nedeniyle düzenlenmiş olan faturalara dayalı olarak başlatılan icra takiplerine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır.

Bunun gibi, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararın mevcut olmayacağı kuşkusuzdur (Yargıtay HGK'nin 2017/11-80 Esas, 2017/889 Karar sayılı ve 03/05/2017 tarihli; 2011/19-532 Esas, 2011/640 Karar sayılı ve 19/10/2011 tarihli; 2011/13-29 Esas, 2011/56 Karar sayılı ve 09/02/2011 tarihli kararları). Diğer yandan icra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK'nın 100. maddesine göre, yapılan ödemenin öncelikle işlemiş faiz ve takip masraflarına mahsup edileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Somut olayda;

davacı tarafça asıl davaya konu Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 60.307,86-Euro cari hesap alacağı ile 59,48-Euro işlemiş faiz toplamı 60.367,34-Euro alacağın tahsili istemiyle 01.04.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça yasal süresinde ödeme emrine itiraz edildiği, itirazın iptali istemiyle 28.06.2019 tarihinde asıl davanın açıldığı, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce olmak üzere davalı tarafından davacıya 04.04.2019 tarihinde 5.519,98-Euro, 29.04.2019 tarihinde 894,78-Euro, 03.05.2019 tarihinde 10.900,50-Euro, 07.05.2019 tarihinde 9.239,39-Euro ve 31.05.2019 tarihinde 32.177,60-Euro olmak üzere toplam 58.732,25-Euro haricen ödeme yapıldığı;

davacı tarafça 29.03.2019 tarihli 35.152-Euro tutarlı fatura alacağı ile 63,56-Euro işlemiş faiz toplamı 35.215,56-Euro alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine birleşen dava konusu Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının takibe süresinde itiraz ettiği, davacı tarafından itirazın iptali istemiyle 05.07.2019 tarihinde birleşen davanın açıldığı, davalının takipten sonra ve davadan önce olmak üzere 31.05.2019 tarihinde davacıya 35.152-Euro haricen ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerine göre, ... esas sayılı takip dosyası bakımından davalıdan 59.831,94-Euro alacaklı olduğu, davalının takip tarihinden sonra yaptığı ödemeler ile davalının düzenlediği toplam 357,40-Euro tutarlı iki fatura bedelinin mahsubu sonucunda davacının 742,29-Euro alacağının bulunduğu, 2019/6103 esas sayılı takip konusu fatura bedelinin davalı tarafça 31.05.2019 tarihinde ödenmesiyle, davacının davalıdan alacağının bulunmadığı, 30.09.2019 tarihli son kayıt itibariyle davacının davalıdan 6.128,66-Euro alacaklı olduğu;

davalının ticari defterlerine göre ise ilk takip tarihi itibariyle davacıya 94.878,95-Euro borçlu, ikinci takip tarihi itibariyle de davacıya 22.005,27-Euro borçlu olduğu, 31.05.2019 tarihli son kayıt itibariyle davalının davacıdan 67.329,60-Euro alacaklı olduğu, cari hesaplar arasındaki 67.329,60-Euro farkın davacının düzenlediği 32.177,60-Euro ve 35.152-Euro faturalara karşılık davalı tarafça düzenlenen iade faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, 5.386,37-Euro farkın ise bu iki faturanın KDV tutarına ilişkin düzenlenen iki faturadan kaynaklandığı, 24,94-Euro farkın devir rakamı farkından, 26,66-Euro farkın davalının faturasının davacı defterine eksik kaydedilmesinden kaynaklandığı, 129,95-Euro ile 610,66-Euro farkın ise davalının düzenlediği faturaların davacı defterinde yer almamasından kaynaklandığı, davalının defterinde bulunan bu faturaların dayanağı belgelerin bulunmadığı, ihraç kayıtlı faturalarla ilgili olarak ihracatın yapılamaması nedeniyle doğan KDV bedellerinin davalı tarafından ödenmesi gerektiği, KDV tutarına ilişkin iki fatura hariç olmak üzere davacının ilk takipte 59.831,94-Euro, ikinci takipte ise 35.152-Euro alacaklı olduğu, rapor tarihine kadar yapılan hesaplamaya göre takip masrafları ve icra vekalet ücreti hariç olmak üzere asıl davada ödemelerin öncelikle işlemiş faizden mahsubu sonucunda davacının 1.060,37-Euro alacaklı olduğu, birleşen davada ise yine takip masrafları ve icra vekalet ücreti hariç olmak üzere yapılan ödemenin öncelikle işlemiş faize mahsubu sonucunda davacının bakiye 209,93-Euro alacak kaldığı bildirilmiştir.

Davacı tarafça asıl davada davalının 60.307,86-Euro borcu bulunduğu, davalı tarafça takipten sonra borca mahsuben haricen 58.732,25-Euro ödeme yapıldığı belirtilerek, ödemelerin TBK'nın 100. maddesi gereği öncelikle faiz ve masraflara sayılarak itirazın iptali talep edilmiş, birleşen davada ise 35.152-Euro alacak bulunduğu, takipten sonra asıl alacak tutarının ödendiği belirtilerek, yine ödemenin TBK'nın 100. maddesi gereği öncelikle faiz ve masraflara sayılarak itirazın iptali talep edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise yapılan ödemelerin TBK'nın 100 maddesi gereğince öncelikle icra vekalet ücreti ve işlemiş faizden mahsubu gerekirken sadece;takip ile ödeme tarihleri arasında faiz hesaplanarak mahsup edilmiş, icra vekalet ücretlerinden mahsup işlemi yapılmamıştır.

İcra vekalet ücretinin mahsup edilmediği açıkça belirtilmiş,karar bu hesaplama yöntemi nedeniyle sadece icra vekalet ücreti bakımından istinaf edilmiştir.TBK 100 hesaplamasında mahsup yapılması gerekirse de mahsup edilmemişse ,icda vekalet ücreti ve masraf bakımından itirazın iptaline karar verilmesi ise mümkündür.Bu durumda takip tarihinden sonraki ödeme tutarı ile sadece ödenen miktar bakımından alacak aslının sona ereceği, alacağın fer'isi niteliğindeki icra vekalet ücreti bakımından alacak devam ettiği halde, takip ile ödeme tarihi arasındaki işlemiş faizlerin mahsubu nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilerek davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Davacı vekili ;icra vekalet ücreti miktarını harç olarak gösterdiğini beyan ettiği,icra vekalet ücretinin tahsili bakımından dava değeri gösterilmesi gerekmediği ,maktu harcın yatırılmasının yeterli bulunduğu,davacı tarafça fuzulen işlem yapıldığı anlaşılmakla harca esas değer nedeniyle red edilen kısım bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemelidir.Davalı vekilince takip dayanağı faturaların vadesinin dolmadığı, bu nedenle alacağın muaccel olmadığı ileri sürülmüştür. Ancak faturaların belli vadelerde ödeneceğine dair bir sözleşme bulunmadığı gibi, ibraz edilen faturalarda vade öngörülmemiştir. Taraflar arasında bu hususta bir teamül bulunduğu ileri sürülmüşse de bu husus da kanıtlanamamıştır.

Her borcun doğduğu anda muaccel olacağına ilişkin TBK'nın 90. madde hükmüne göre icra takip tarihi itibariyle tüm alacağın muaccel olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin alacağın muaccel olmadığına yönelik istinaf nedeni yerinde değildir. Davalı vekilince, müvekkilinin düzenlemiş olduğu faturalara ilişkin takas-mahsup taleplerinin dikkate alınmadığı ileri sürülmüştür. Ancak davalı vekilinin dilekçesinde bildirdiği 129,95-Euro ve 87,12-Euro tutarlı faturaları aynen, 23,95-Euro ve 174,43-Euro tutarlı faturaları birlikte 198,38-Euro olarak, 95,08-Euro ve 95,33-Euro tutarlı faturaları ise birlikte 190,41-Euro olarak davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada mahsubu yapılmıştır.

Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine; TBK'nın 100 maddesine aykırı olarak takipten sonra yapılan ödemenin işlemiş faiz ve masraflar yanında icra vekalet ücretinden de mahsubu ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kabulüne , bakiye kabul edilen miktar dava değeri gösterilmesi gerekmeyen bir talebi de içerdiğinden davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.12.2020 Tarih 2019/463 Esas - 2020/1068 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Asıl davanın kabulü ile davalının Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının takibin 1.060,37-Euro asıl alacak bakımından iptaline, 1.060,37-Euro asıl alacağa davacının takipteki talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesine, Takipten sonra davadan önce davalı tarafından ödenen 58.732,25-Euro'nun icra masrafları ve icra vekalet ücretinin tahsili bakımından itirazın iptali ile takibin devamına, Birleşen davanın kabulü ile davalının Bakırköy ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının 209,93-Euro asıl alacak bakımından iptaline, 209,93-Euro asıl alacağa davacının takipteki talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesine, Takipden sonra davadan önce ödenen 35.152-Euro'nun icra masrafları ve icra vekalet ücreti bakımından itirazın iptali ile takibin devamına, İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Asıl davada alınması gereken 427,60-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile kalan 383,20‬‬-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Asıl davada davacı tarafından yatırılan toplam 88,80‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan 1.000-TL bilirkişi ücreti ve 59,80-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.059,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Asıl davada davacı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Birleşen davada alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 44,40-TL ve icra veznesine yatırılan 1.243,90-TL harcın mahsubu ile kalan 860,70‬‬-TL'nin isteği halinde davacıya iadesine, Birleşen davada davacı tarafından yatırılan 427,60‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen davada davacı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Asıl ve birleşen dava yönünden alınması gereken toplam 539,70‬-TL istinaf karar harcından asıl ve birleşen davada davalı tarafından peşin yatırılan 178,45-TL harcın mahsubu ile kalan 388,93‬-TL harcın asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan toplam 76-TL istinaf yargı giderinin asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

28/11/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/118132 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.