6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Borç protokolüne dayanan alacakta ayıp savunmasının dinlenmeyeceği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1643 E. 2023/1833 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir borç ilişkisi taraflarca protokole bağlanıp borçlu tarafından borç ikrar edilmişse, borçlunun sonradan ileri sürdüğü edimin ayıplı ifa edildiğine ilişkin savunma dinlenmez. Dava sürerken taraflarca imzalanan ve kısmi ödeme ile feragat taahhüdü içeren yeni bir protokol sunulduğunda, protokolde belirtilen ancak protokol tarihi itibariyle henüz vadesi gelmemiş taksit ödemelerinin gerçekten yapıldığını ispat yükü bu ödemeyi yaptığını ileri süren tarafa (borçluya) aittir; bu ispat sağlanamazsa feragat şartı gerçekleşmemiş sayılır ve alacağın tahsiline devam edilir.

Ele alınan sorunlar

Ayıplı mal savunmasının borç protokolü karşısında dinlenip dinlenmeyeceği → ret

İddia: Davalı, gönderilen kerestenin anlaşmaya aykırı ve ayıplı olduğunu, bu nedenle borcu ödemediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Gerekçe: Davaya konu icra takibi, davalının geçmiş ticari ilişkilerden kaynaklanan borcunu kabul ederek taksitler halinde ödeyeceğini taahhüt ettiği 22/05/2014 tarihli protokole dayanmaktadır. Borç bu şekilde protokole bağlanmış olduğundan, davalının sonradan ileri sürdüğü satılan malın niteliğinin anlaşmaya uygun olmadığı veya ayıplı olduğu yönündeki savunması dinlenebilir nitelikte görülmemiş ve kabul edilmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

16/04/2018 tarihli sonraki protokol kapsamında yapılan ödemelerin ve feragat koşulunun ispatı → ret

İddia: Davalı, 16/04/2018 tarihli protokol gereğince toplam 15.000-TL'nin (10.000-TL peşin, kalan 5.000-TL'nin iki taksitte) ödendiğini, bu nedenle protokolün ifa edildiğini ve davacının feragatname verme yükümlülüğünün doğduğunu, mahkemenin bu protokolü gözetmeden karar verdiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı taraf 16/04/2018 tarihli protokolü inkar etmemekte, ancak davalının protokol tarihinde sadece 10.000-TL ödediğini, kalan 5.000-TL'nin ödenmediğini ileri sürmektedir. Protokolde borçlunun imzasının bulunduğu kısmın altında 2.500-TL'lik iki taksidin 30/05/2018 ve 30/06/2018'de ödendiğine ilişkin ibare yer almakta ise de, protokol tarihi itibariyle henüz vadeleri gelmemiş olan bu ödemelerin gerçekten yapıldığını ispat yükü davalı üzerindedir. Davalı bu yönde herhangi bir belge sunmamıştır. Davalı, davacıya kalan 5.000-TL'yi ödediğini, yani protokol hükümlerinin tam olarak yerine getirildiğini ispat edemediğinden, davacının icra takibi ve bu dava için feragatname verme koşulları gerçekleşmemiştir. Buna göre itirazın kısmen iptali ile dava tarihinden sonra yapılan 10.000-TL'lik ödemenin infaz aşamasında icra dairesince dikkate alınmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın borç protokolüne bağlanan alacaklarda ayıp savunmasının dinlenemeyeceği ve sonraki protokoldeki vadesiz taksit ödemelerinin ispat yükünün ödemeyi ileri süren tarafta olduğu yönündeki tespiti, benzer ticari alacak-protokol uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali borç protokolü ayıplı ifa ispat yükü icra inkar tazminatı feragatname

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1643

KARAR NO 2023/1833

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/12/2020

NUMARASI 2019/17 Esas - 2020/707 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/11/2023

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında müvekkilinin davalıdan olan 8.000-Euro alacağı için 22/05/2014 tarihli borç protokolü düzenlendiğini, protokole rağmen borcun ödenmediğini, bu nedenle takip tarihindeki kur üzerinden 8.000-euro karşılığı 27.648-TL için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının davalıya gönderdiği 2 tır dolusu kerestenin anlaştıkları nitelikte olmadığını, kerestenin bir süre tırda beklediğini ve bozulduğunu, bu nedenle satılamadığını belirterek, davanın reddine ve %20'den aşağı olmayacak kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, 22/05/2014 tarihli protokole göre davacının davalıdan takibin başlatıldığı 06/10/2016 itibariyle;

8. 000-Euro karşılığı 27.396,80-TL asıl, 1.252,32-Euro karşılığı 4.228,72-TL faiz olmak üzere toplam 9.252,32-Euro karşılığı 31.625,52-TL alacaklı olduğu; dava devam ederken dosyaya sunulan 16/04/2018 tarihli protokol gereğince davalının davacıya 10.000-TL ödeme yaptığı, davalının ayıp iddiası konusunda bir tespit veya ihbar yapıldığı hususunda delil sunmadığı ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, itirazın kısmen iptali ile 27.396,80-TL asıl alacak ve 4.228,72-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.625,52-TL üzerinden takibin devamına, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve davanın açılmasından sonra davacıya ödenen 10.000-TL'nin icra dairesi tarafından infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davacının gönderdiği 2 tır kerestenin anlaşmaya aykırı nitelikte olduğunu, müvekkilinin kullanamadığı kerestelerin uzun süre bekleyerek bozulduğunu; dava devam ederken taraflar arasında 16/04/2018 tarihli protokolün imzalandığını, müvekkilinin bu protokolde üstlendiği edimleri yerine getirmesine rağmen davacının protokolde vermeyi taahhüt ettiği feragatnameyi mahkeme dosyasına sunmadığını, mahkemenin işbu protokolü dikkate almadan karar verilmesinin doğru olmadığını; protokol tarihinde 10.000-TL ödendiğini, protokole göre kalan 5.000-TL'nin 30/05/2018 ve 30/06/2018'de 2 taksit halinde ödeyerek borcun ifa edildiğini, buna rağmen kalan 5.000-TL'nin ödendiğinin ispat edilemediği sonucuna varıldığını, oysa ki protokolde 15.000-TL'nin davacı vekiline ödendiğinin açıkça yazılı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine ve %20'den aşağı olmayacak kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda, davaya konu icra takibi 22/05/2014 tarihli "Protokol" başlıklı belgeye dayanmaktadır. Söz konusu protokolde davalı, geçmiş zaman içinde yapmış oldukları ticaretlere istinaden davacıya 8.000-Euro civarında borcunun kaldığını, bu borcunu ödeyemediğini, işbu protokolle 20/06/2014'te 2.000-Euro, 05/07/2014'te 2.000-Euro, 20/07/2014'te 2.000-Euro ve 05/08/2014'te 2.000-Euro şeklindeki plana göre ödeme yapacağını taahhüt etmiştir. İcra takibinin de söz konusu protokole göre, 8.000-Euro karşılığı 27.468-TL asıl alacak ve 9.200-TL işlemiş faiz talebiyle yapıldığı anlaşılmıştır.

Dolayısıyla söz konusu borç protokole bağlanmış olduğundan, davalının ileri sürdüğü satılan malın niteliğinin anlaşmaya uygun olmadığı veya ayıplı olduğu savunması dinlenebilir görülmediğinden kabul edilmemiştir.Öte yandan, dava görülmekte iken davalı vekili 15/08/2018 havale tarihli dilekçesiyle "Protokoldür" başlıklı 16/04/2018 tarihli belgeyi UYAP üzerinden dosyaya sunmuştur. Söz konusu belgede, işbu dava ve davaya konu icra takibindeki borca karşılık olarak davalının-borçlunun borca mahsuben 15.000-TL ödeme yaptığı; alacaklı vekili olarak ...'nın tahsil ettiği alacak için feragatname vereceğinin belirtildiği; bu metnin altında borçlu-davalı asilin ve davacı vekilinin imzaları bulunmaktadır.

Davacı taraf protokolü inkar etmemekte ancak davalının protokol tarihinde sadece 10.000-TL ödeme yaptığını, kalan 5.000-TL'yi ödemediğini, 10.000-TL'nin alacaktan mahsup edilmesini talep etmiştir. Davalı taraf kalan 5.000-TL'nin 2 taksit halinde yani 2.500-TL'nin 30/05/2018 ve 30/06/2018 tarihlerinde ödendiğini ileri sürmüştür. Protokolde borçlunun imzasının bulunduğu kısmın altında "Ödemeler 1- 10.000-TL peşin ödendi 2- 2.500-TL 30.05.2018'de 3- 2.500-TL 30.06.2018'de 15.000-TL ödendi" ibaresi bulunmakta ise de ,protokol tarihi itibariyle vadeleri gelmeyen ödemelerin yapıldığına ilişkin ispat yükü davalı üzerindedir. Bu yolda ise bir belge sunulmamıştır. Davalı taraf davacıya 5.000-TL ödeme yaptığını yani protokol hükümlerinin yerine getirildiğini ispat edemediğinden davacının icra takibi ve bu dava için feragatname verme koşulları gerçekleşmemiştir.

Buna göre itirazın kısmen iptali ile dava tarihinden sonra 16/04/2018 tarihinde yapılan 10.000-TL ödemenin, infaz aşamasında icra dairesi tarafından dikkate alınmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin hükme yönelik ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiş ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 2.160,34-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 540,09-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.620,25‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 20,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/11/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/118042 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.