6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari satımda gizli ayıp iddiasına dayalı alacak davasında zamanaşımı defi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/478 E. 2023/1828 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalZamanaşımı

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Davacının nitelemesi: Ayıplı Mal mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticari satıma konu malın ayıbından kaynaklanan tekeffül davalarında, satıcı daha uzun süre için sorumluluk üstlenmediği ve müşteriyi iğfal etmediği ya da ayıbı bilerek gizlemekte ağır kusurlu olmadığı sürece, dava BK 207 ve ticari satışlarda TTK 25/4 uyarınca öngörülen (genel bir yıl, ticari satışta altı ay) zamanaşımı süresine tabidir; bu süre malın alıcıya tesliminden itibaren işlemeye başlar ve ayıp daha sonra ortaya çıksa da süreyi durdurmaz. Zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edildiğinde, davacı ayıba karşı tekeffül hükümlerine başvuramaz ve davanın esasına girilmeden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Ayıba karşı tekeffülden kaynaklanan alacak talebinde zamanaşımı defi → kabul

İddia: Davalı vekili, aracın tesliminden itibaren 3 yıldan fazla zaman geçtiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, araçtaki ayıbın hile ile gizlendiğine veya kendisinin ağır kusurlu olduğuna ilişkin delil bulunmadığını, ilk derece mahkemesinin gizli ayıp ile gizlenmiş ayıp kavramlarını karıştırdığını, dava konusu ihtilafın ticari satım ilişkisinden kaynaklandığını ve 2 yıllık garanti süresinin dolduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Aracın satış ve teslim tarihi itibariyle olayda 6762 sayılı TTK ve 818 sayılı BK hükümleri uygulanır. 818 sayılı BK'nın 207. maddesi uyarınca, satıcı daha uzun süre için sorumluluk üstlenmedikçe satılanın ayıbından kaynaklanan her türlü dava, ayıp sonradan ortaya çıkmış olsa bile satılanın alıcıya tesliminden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; TTK 25/4'e göre ticari satışlarda bu süre 6 aydır. BK 207/3 uyarınca satıcının müşteriyi iğfal etmesi halinde bu sürelerden yararlanılamaz. Somut olayda araç tesliminden 4 yıl 2 ay sonra ve araç 93.217 km'de iken arıza ortaya çıkmış, servis kayıtlarında önceden bir arıza kaydı bulunmadığı anlaşılmıştır. Garanti süresinin 2 yıl olduğu da gözetildiğinde zamanaşımı süresi çok daha önce dolmuştur. Satıcının iğfal niteliğinde bir davranışı bulunmadığı gibi, arızanın uzun bir süre sonra ve yüksek kilometrede ortaya çıkması karşısında satıcının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olduğunun kabulü de mümkün değildir. Davalının ücretsiz onarımı kabul ettiğine ilişkin tanık beyanları, ayıbın davalı tarafça benimsendiğini kabule tek başına yeterli olmayıp, bu yönde başka bir delil de bulunmamaktadır. Bu durumda zamanaşımı süresi dolduğundan davacı tarafça ayıba karşı tekeffül hükümlerine başvurulması mümkün değildir ve davalının zamanaşımı defi yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi talebinin reddi ve vekalet ücreti hesabına ilişkin istinaf sebepleri → ret

İddia: Davacı vekili; davanın terditli açılması nedeniyle aracın misliyle değiştirilmesi talebinin reddinin bu miktar üzerinden karşı tarafa vekalet ücreti hükmedilmesini gerektirmediğini, davanın red/kabul oranının yanlış değerlendirildiğini, tespit dosyalarındaki gider ve vekalet ücretleri ile ihtar masrafının hüküm kurulurken dikkate alınmadığını, aracın gizli ayıplı olması nedeniyle misli ile değiştirilmesi talebinin reddinin doğru olmadığını, motor değişiminin araçta değer kaybı yaratacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Zamanaşımı definin yerinde bulunması ve davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılması karşısında, davacı vekilinin esasa ilişkin diğer istinaf sebepleri (aracın misli ile değiştirilmesi talebinin reddi, değer kaybı, vekalet ücreti ve zarar kalemlerinin hesabı) incelenmemiş; davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari satıma konu malın ayıbından kaynaklanan tekeffül davalarında 818 sayılı BK 207 ve 6762 sayılı TTK 25/4 kapsamındaki zamanaşımı sürelerinin teslim tarihinden itibaren işlediği, satıcının iğfal veya ağır kusuru bulunmadıkça bu sürelerin uzamayacağı yönündeki değerlendirme, benzer ayıp/tekeffül uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
Ticari satıma konu malın ayıbından kaynaklanan tekeffül davalarında, satıcı daha uzun süre için sorumluluk üstlenmedikçe dava, ayıp sonradan ortaya çıksa bile satılanın alıcıya tesliminden itibaren bir yıl (818 sayılı BK m.207) geçmekle, ticari satışlarda ise altı ay (6762 sayılı TTK m.25/4) geçmekle zamanaşımına uğrar; satıcının müşteriyi iğfal etmesi halinde bu sürelerden yararlanılamaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıba karşı tekeffül gizli ayıp zamanaşımı defi iğfal ağır kusur ticari satım garanti süresi

Atıf yapılan mevzuat: 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu (eBK) — 818 sayılı BK 207818 sayılı BK 207/3 · 6762 sayılı (mülga) Türk Ticaret Kanunu (eTTK) — 6762 sayılı TTK 25/4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/478

KARAR NO 2023/1828

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/09/2020

NUMARASI 2017/224 Esas - 2020/480 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin, davalıdan satın aldığı ... plakalı otomobilin 03/02/2016 tarihinde seyir halinde iken aniden stop ederek bir daha çalışmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından aracın davalı şirketin bayisi ve yetkili servisi olan ...AŞ'nin yetkili şubesine çekildiğini, yapılan inceleme sonucunda üretim hatasından kaynaklı olarak aracın triger zincirinin kopması sebebiyle aracın motorunun zarar gördüğünün müvekkiline bildirildiğini, davalı şirketin servis yetkililerinin aracın yenisi ile değiştirileceğini müvekkiline bildirdiklerini, daha sonra bundan vazgeçerek arızayı gidereceklerini bildirdiklerini,onarım için gereken maliyetinin bir kısmının müvekkili tarafından karşılanması gerektiğinin söylendiğini, ancak müvekkilinin davalı şirketten aldığı aracın üretim hatasından doğan gizli ayıplı olduğunu, aracın onarımından kaynaklı olarak 45.951,77-TL, değer kaybı nedeniyle 15.000-TL, ikame araç için 5.498,80-TL, çekici masrafı nedeniyle 150-TL ve 1.298,80-TL olmak üzere 67.898,57-TL zarar oluştuğunu belirterek öncelikle dava konusu ...

marka aracın aynı marka ve nitelikte yeni bir araç ile değiştirilmesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla müvekkilinin uğradığı maddi zararın tazmini için 67.898,57-TL'nin 03/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; dava konusu ihtilafın ticari satım ilişkisinden kaynaklandığını, garanti süresinin geçtiğini, bir aracın ayıplı olarak nitelendirilebilmesi için maldaki eksiklik yada özrün önemli olması ve maldan yararlanmayı önemli ölçüde azaltacak ya da ortadan kaldıracak nitelikte olması gerektiğini, yetkili serviste iddia edildiği gibi üretimden kaynaklanan bir arıza bulunmadığının tespit edildiğini ve araç üzerinde gerekli incelemeler yapılarak aracın onarıldığını, araçta meydana gelen arızanın kullanıma bağlı olarak gerçekleştiğini belirterek davanın ihbar süresine uyulmaması, zamanaşımı ve esasa ilişkin diğer nedenlerle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; bilirkişi raporlarına göre davacının aracında meydana gelen arızanın hatalı üretimden kaynaklandığı, aracın gizli ayıplı olduğu, meydana gelen arızada kullanıcının kusuru bulunmadığı, araçta 45.951,75-TL onarım bedelinin tespit edildiği, davacının aracın tamirde kaldığı süre içerisinde 5.498,80-TL araç kiralama bedeli talep edebileceği, araçta mevcut ayıp nedeniyle sıfır kilometre yeni motor takıldığı için aracın değer kaybına uğramadığı gerekçesiyle aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi talebinin reddine, 45.951,77-TL onarım bedeli, 1.448-TL araç çekme bedeli ve 5.498,80-TL araç kiralama bedeli olmak üzere 52.898,57-TL'nin 03/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili; davanın terditli açılması nedeniyle aracın misliyle değiştirilmesi talebinin reddedilmesinin bu miktar üzerinde karşı tarafa vekalet ücreti hükmedilmesini gerektirmediğini, davanın red kabul oranının yanlış değerlendirildiğini, tespit dosyalarında yapılan gider ve vekalet ücretlerinin, ihtar masrafının hüküm kurulurken dikkate alınmadığını, aracın gizli ayıplı olması nedeniyle aracın misli ile değiştirilmesi talebinin reddinin doğru olmadığını, ayrıca aracın üst segment bir araç olduğunu, motorunun değiştirilmesinin araçta değer kaybı yaratacağını, bu kısım yönünden davanın reddinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2- Davalı vekili; aracın davacıya tesliminden itibaren 3 yıldan fazla zaman geçtiğini, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, araçtaki ayıbın hile ile gizlendiğine ya da müvekkilinin ağır kusurlu olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığını, mahkemece gizli ayıp ile gizlenmiş ayıp kavramlarının karıştırıldığını, dava konusu ihtilafın ticari satım ilişkisinden kaynaklandığını ve 2 yıllık garanti süresinin dolduğunu, davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, araçta ayıp olarak kabul edilecek herhangi bir hata bulunmadığını, davacının arızadan önce aracı 4 yıl 2 ay süre ile kullandığını, kiralama ve çekici masrafları yönünden verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde araçtaki ayıp nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı vekili tarafından yasal süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Dava konusu aracın satış ve teslim tarihi olan 24.10.2011 tarihi itibariyle zamanaşımı bakımından somut olayda 6762 sayılı TTK ve 818 sayılı BK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 818 sayılı BK'nın 207. maddesinde, satıcının daha uzun süre için sorumluluk üstlenmedikçe satılanın ayıbından kaynaklanan her türlü davanın, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile satılanın alıcıya tesliminden itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı öngörülmüş olup, 6762 sayılı TTK'nın 25/4 maddesinde ise ticari satışlarda bu sürenin 6 ay olduğu hükme bağlanmıştır.

Bunun dışında 818 sayılı BK'nın 207/3 maddesinde satıcının müşteriyi iğfal etmesi halinde bir senelik zamanaşımından yararlanamayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda; dava konusu aracın 24/10/2011 tarihinde davacıya satılarak teslim edildiği, araca davalı tarafça 2 yıl süre ile garanti verildiği, aracın davacıya tesliminden 4 yıl 2 ay sonra araç 93.217 km'de iken 03/02/2016 tarihinde triger zincirinin kopması ve dişlisinin kırılması nedeniyle motor aksamının zarar gördüğü, servis kayıtlarının incelenmesinde daha öncesinde triger zincir sistemi ile ilgili herhangi bir arıza kaydı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Garanti süresinin 2 yıl olduğu gözetildiğinde ise zamanaşımı süresi 24/10/2013 tarihinde dolmuştur.

Bilirkişilerce gizli ayıptan kaynaklandığı belirtilen arıza 03/02/2016 tarihinde ortaya çıkmıştır. Satının iğfal niteliğinde bir davranışı bulunmadığı gibi arızanın 4 yıl 2 ay gibi bir süre sonra ve araç 93.217 km'de iken meydana geldiği dikkate alındığında davalının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olduğunun kabulü de mümkün değildir. Diğer taraftan, davalının ücretsiz onarımı kabul ettiği iddia edilmekte ise de bu husustaki tanık beyanlarının ayıp olgusunun davalı tarafından benimsendiğini kabule tek başına yeterli olmadığı gibi davalının ayıbı benimsediğine dair dosyada bir delil bulunmamaktadır. Bu durumda somut olayda zamanaşımı süresi dolduğundan, davacı tarafça ayıba karşı tekeffül hükümlerine başvurulması mümkün olmayıp, davalı tarafın zamanaşımı definin yerinde olduğu anlaşılmaktadır.

Bu nedenle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olması hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacının 28/06/2017 tarihli dilekçesiyle ayıpsız benzeri ile değişimini talep ettiği aracın değerini 166.156-TL olarak bildirmiş olup harcı da ikmal ettiğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirinde bu miktar dikkate alınmıştır.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/224 Esas - 2020/480 Karar sayılı 24/09/2020 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gerekli 269,85-TL karar harcının; davacı tarafından yatırılan 1.159,54-TL peşin ve 1.677,99-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.837,53-TL harçtan mahsubu ile 2.567,68‬-TL fazla yatırılan harcın istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 40-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı vekili için takdir edilen 26.584,96-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 215,4‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yatırılan 904-TL peşin istinaf karar harcının kendisine iadesine,Davalı tarafından yapılan 54,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/11/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/118041 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.