6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Somutlaştırma yükü yerine getirilmeyen protokol ihlali tazminat davasının reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/985 E. 2024/76 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Sözleşme veya protokol ihlaline dayalı tazminat taleplerinde, davacı taraf HMK 194/1 uyarınca dayandığı vakıaları somutlaştırmak ve ispata elverişli delillerle desteklemekle yükümlüdür. Mahkemece delil sunumu için usulüne uygun kesin süre verilmesine rağmen bu süre içinde delil sunulmaması ve süresinden sonra ibraz edilen belgelerin de karşı tarafın muvafakati bulunmadan iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilmesi ve ayrıca bu belgelerin iddia edilen sözleşme ihlalini ve zararı ispatlamaya elverişli olmaması halinde, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Protokol ihlali nedeniyle uğranılan zararın ispatlanamaması → ret

İddia: Davacı vekili, bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişinin görevi dışı hususlarda beyanda bulunduğunu, davalının yazılımı farklı bir isimle piyasaya sürmeye çalıştığını, davalının protokolü kabul ettiğini ve protokoldeki hükümlere uymaması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü istemiştir.

Gerekçe: HMK 194/1 uyarınca taraflar dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmakla yükümlüdür. Davacı vekili ön inceleme ve takip eden duruşmalarda beyanlarını protokol ihlaline dayalı tazminat talebi ile yönetim organının sorumluluğuna dayalı ikincil talep olarak açıklığa kavuşturmuş, dosya heyete tevdi edilerek uyuşmazlık 'protokole dayalı olarak şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat talebi' olarak tespit edilmiştir. 20/12/2019 tarihli duruşmada davacı tarafa delillerini sunması için usulüne uygun kesin süre verilmiş, ancak davacı bu süre içinde delillerini dosyaya sunmamış, sadece son duruşmadan bir gün önce yani süresinden sonra bir kısım belge sunmuş ve davalı bu hususta muvafakat etmemiştir. Sunulan bilgi ve belgeler, davalının protokole ne şekilde uymadığını ve bu nedenle davacının veya şirketin ne şekilde zarara uğradığını ispatlamaya elverişli değildir. Davalının şirket yöneticisi olarak davacıya verdiği somut ve delillendirilmiş bir zarar da gösterilememiştir. Buna karşılık davalı, davacının şirketin ana işletme konusu olan yazılıma ilişkin bilgileri paylaşmadığını, protokole asıl uymayanın davacı olduğunu savunmuş, bu hususu dava dışı şirketin genel kurul toplantısında dile getirmiş ve davacı temsilcisi bu beyana itiraz etmemiştir. Bilirkişi de yazılım kendisine sunulmadığından bu konudaki iddiaları inceleyememiştir. Bu nedenlerle davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine dair ilk derece kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, davacının kesin süre içinde delil sunmaması ve süresinden sonra ibraz edilen belgelerin karşı tarafın muvafakati olmadan dikkate alınamaması ile somutlaştırma yükünün yerine getirilmemesi hususlarında yapılan değerlendirme, benzer sözleşme/protokol ihlaline dayalı tazminat davalarında delil sunma süreleri ve ispat yükü açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
somutlaştırma yükü kesin süre ispat yükü iddianın genişletilmesi yasağı şirket yöneticisinin sorumluluğu protokol ihlali

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 194/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/985

KARAR NO 2024/76

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/10/2020

NUMARASI 2018/653 Esas - 2020/580 Karar

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/01/2024

Davanın reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı ... A.Ş.'yi kurduklarını, müvekkilinin davalının vaatleri üzerine bu şirketin kurulmasını kabul ettiğini, Almanya'daki şirketini kapattığını, gelecek iş ve gelirinden feragat ederek davalıya güvenerek Türkiye'ye geldiğini; bu süreçte zarara uğradığını ve kardan yoksun kaldığını, davalının verdiği hiçbir sözü tutmadığı gibi sözleşmeden ve ortaklıktan doğan sorumluluklarını yerine getirmediğini, taraflar arasındaki protokolde müvekkilinin ortaklığa sermaye olarak koyduğu ve geliştirdiği yazılımın değerinin 250.000-Euro olarak belirlendiğini, pazarlama için davalının yapması gerekenleri yapmadığını, davalının her harcamadan kaçtığını ve patent tescil ücretini dahi ödemediğini, müvekkilinin know-how'ından ve fikrinden kendisi için faydalanıp protokolden doğan hiçbir taahhüt ve sözünü yerine getirmeyip söz konusu işin yapılamamasına sebep olduğunu ileri sürerek, tahkikat sonucunda müvekkilinin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik asgari 50.000-TL maddi tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, tarafların ... A.Ş.'yi kurduklarını, davacının belirttiği yazılım programını şirketin kullanımına sunmadığını, gerekli şifreleri vermediğini, müvekkiliyle davacı arasında yapılan sözleşme uyarınca davacının sermaye olarak koyacağı yazılımın gerekli şifreleri verilmediği için yazılımın aktive edilemediğini, ayrıca davacının dünyada ilk dediği programın çok daha iyilerinin piyasada bulunduğunu, müvekkilinin kandırılarak yazılım için belirtilen bedelin protokole yazıldığı ancak yazılım paylaşılmadığından fayda sağlamadığını, belirtilen firmanın bugüne kadar bir tane fatura bile düzenlemediğini, şirketin beklenilen faydayı davacının tutumu ve gerçeğe aykırı beyanlarından dolayı sağlayamadığını, şirket için tüm harcamaları müvekkilinin finanse ettiğini, davacı tarafından yanıltılmış olmasına rağmen tüm harcamaların yapılmaya devam ettiğini ve davacının tüm iddialarının yersiz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacı tarafın iddiasında hangi "..." hesabının, ne zaman ve niye kapandığına ilişkin bir delil sunulmadığı, gerekli delillerin nereden hangi bilgilerle celp edileceğinin de beyan edilmediği, davalı tarafça kabul edilmeyen elektronik iletilerinin teyidine ilişkin bir delil veya teknik inceleme talebi de bulunmadığı gibi şirketin defterleri incelendiğinde iddiaların ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, bilirkişi raporlarına sundukları itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişinin görevi olmayan hususlarda beyanda bulunduğunu, davalının yazılımı farklı bir isimle piyasaya sürmeye çalıştığını, davalının protokolü kabul ettiğini, işbu davadaki taleplerinin de davalının protokoldeki hükümlere uymadığını ve müvekkilinin bu nedenle zarara uğradığını belirterek,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, şirket ortakları olan taraflar arasındaki 22/12/2017 tarihli protokole şirket yetkilisi olan davalının uymadığı iddiasıyla davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın "Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi" başlıklı 194/1 maddesinde, tarafların dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmaları gerektiği düzenlenmiştir. 16/09/2019 tarihli ön inceleme duruşmasında, davacı vekili, "dava dilekçemizi tekrarla, şirket hesaplarına ilişkin sorumluluk hususunda yönetim organının sorumluluğuna gidilip gidilmemesi hususunda ayrıntılı olarak beyanda bulunacağız, tarafımıza süre verilsin." şeklinde beyanda bulunmuştur. HMK 194'te kabul edilmiş somutlaştırma yükünün yerine getirilmesi amacıyla, davacı vekili bu beyanına istinaden dosyaya sunduğu 11/10/2019 tarihli dilekçesinde, taleplerinin yönetim organının sorumluluğuna gidilmesi ve bu hususta TTK'nın yönetim kurulunun sorumluluğunu düzenleyen ve ilgili diğer genel sorumluluk hükümleri uyarınca söz konusu zararın tahsili yönünde olduğunu, ön inceleme duruşmasında tespit edilmiş uyuşmazlık bağlamında asıl taleplerinin protokol ihlali nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın tazmini olduğunu, yönetim organının sorumluluğuna gidilmesi hususunun şirket hesabı ve bildirilmeyen harcamalar nedeniyle sonradan oluşan bir durum olup ikincil bir talep olarak ortaya çıktığını, asıl taleplerinin protokolün ihlali sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararın tazmininden ibaret olduğunu ve dilekçesinin netice ve talep bölümünde de, dava dilekçesindeki tüm taleplerini ve tazmin taleplerini yeniden tekrar ettiklerini, bu taleplere ek olarak yönetim organının sorumluluğuna gidilmesi hususunda da, sorumluluğuna gidilmesi ve şirketin uğradığı zararın tazminini talep ettiklerini belirtmiştir.Takip eden 14/10/2019 tarihli duruşmada da davacı vekili "dava dilekçemizde taleplerimize ek olarak beyanlarımızı tekrarla, yönetim kurulunun yönetim organının sorumluluğuna gidilmesi talebimizi de yineliyoruz.

Dosyanın heyete tevdini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuş ve tek hakimle görülmekte olan dava dosyası, heyete tevdi edilmiştir. Heyetin 20/12/2019 tarihli duruşmasında uyuşmazlığın "protokole dayalı olarak şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat talebi konularında toplandığı"nın anlaşıldığı şeklinde tespit edildiği, davacı vekillerinin tazminatın şirkete ödenmesini talep ettikleri ve taraflara delillerini sunmaları için usulüne uygun kesin süre verildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki 22/12/2017 tarihli protokolde, Türkiye'de kurulacak şirketin isminin ... A.Ş., ortaklarının davacı ve davalı, davacının hissesinin %30, davalının hissesinin %70, ...'un Almanya'daki ekibinin sorumluluğunun davacıya ait olacağı;

uygulama için harcanacak giderlerin şirket tarafından davacıya Türkiye'den sanal kredi kartından gönderileceği, ...'un ve davacıya ait tüm patent ve hakların şirkete devredileceği, Almanya'daki ... ekibinin Türkiye'de yapacağı çalışma giderlerinin şirket tarafından karşılanacağı, Türkiye'deki pazar araştırmaları, reklam çalışmaları ile pazarlama faaliyetleri için oluşacak giderlerin davalı tarafından Türkiye'deki şirket tarafından karşılanacağı, Türkiye'de kurulacak şirketin ofis, personel ve diğer giderlerinin davalı tarafından Türkiye'deki şirketten ödeneceği, bahse konu ürün, yazılım ile ilgili server hizmeti ve diğer konuların takip, kontrol ve organizasyon sorumluluğunun davacıya ait bulunduğu, Türkiye'deki şirketin faaliyetlerine devam edebilmesi için oluşacak tek seferde 5.000 TL'ye kadar faturaları davalının tek başına yapacağı, bu rakamın üstündeki giderlerin ödenmesi için ortaklara e-posta gönderileceği, ortakların en geç 12 saat içinde cevap vermemeleri halinde ödeme kararını kabul etmiş sayılacağı, davacının sahibi olduğu yazılım olan ...'un değerinin 250.000-Euro olduğu, yazılımın davacının kurulacak şirketteki %30'luk hissenin sermayesi olarak daha önce konuşulduğu üzere şirket bünyesine katılacağı ve davacının imzası olmadan şirket üzerine kredi, borçlandırma ve benzeri bağlayıcı maddi destekler alınmayacağı kabul edilmiştir.Somut olayda, protokolün imzalanmasından üç gün sonra 25/12/2017'de davacının yönetim kurulu başkan vekili olarak %30 ve davalının da yönetim kurulu başkanı olarak %70 hissedar olduğu dava dışı ...

A.Ş.'nin ticaret sicilinde tescil edildiği; davadan 5 gün önce yapılmış 06/07/2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına davalının bizzat, davacının da temsilci vasıtasıyla katıldığı, yönetim kurulu üyeliğine davalının 3 yıllığına oy çokluğuyla seçildiği, dilek ve temennilerin görüşüldüğü 6. maddede davalının söz alarak, server şifrelerinin ve yazılımlarla ilgili belge ve bilgilerin istenilmesine rağmen şirket yetkililerine aktarılmadığını ve talebin tekrar yenilendiğini belirttiği, buna karşın davacı temsilcisinin her hangi bir beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır. Şirketin de hali hazırda tek yetkilisinin davalı olduğu görülmektedir. Davacı, protokole göre kurulan dava dışı şirketin yetkilisi olan davalının 22/12/2017 tarihli protokole uymadığını, kendisinin Almanya'da geliştirdiği yazılımın davalı tarafından ele geçirilmeye çalışıldığını ve gördüğü zararın tazminini istemiştir.

20/12/2019 tarihli duruşmada kendisine usulüne uygun olarak verilmiş iki haftalık kesin süre içinde, davacı taraf delillerini dosyaya sunmamıştır. Sadece son duruşmadan bir gün önce yani süresinden sonra dilekçeyle birlikte bir kısım belgeler sunmuş ancak davalı iddianın genişletilmesine açık muvafakat etmemiştir. Kaldı ki iddiaları doğrultusunda davacının sunduğu bilgi ve belgelerin, davalının ne şekilde protokole uymadığını ve bu kapsamda davacının veya şirketin nasıl bir zarara uğradığını ispatlamaya da elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca davalının şirket yöneticisi olarak, şirket ortağı olan davacıya tazmini gereken nasıl bir zarar verdiği de somutlaştırılıp delillendirilememiştir.

Davalı da yargılama boyunca, davacının şirketin ana işletme konusu olan yazılımla ilgili bilgilerin sunulmadığını yani protokole aslında davacının uymadığını savunmakta olup, bu hususu dava dışı şirketin genel kurul toplantısında dile getirmiş ve bu beyana karşı itiraz edilmemiştir. Bilirkişi tarafından da, kendisine sunulmadığı için yazılımla ilgili iddiaların incelenmesi mümkün olmamıştır. Açıklanan nedenlerle,ispatlanamayan davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.11/01/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/117984 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.