Ticari defterlere dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1811 E. 2024/64 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Yasal koşulları taşıyan ticari defterler, karşı taraf aynı şartlarda tutulmuş defterlerini ibraz etmediğinde veya kayıtların aksi senet ya da kesin delillerle ispatlanmadığında, sahibi lehine delil teşkil eder ve alacağın kanıtlanmasında esas alınır. Taraflar arasında borç miktarını azaltan bir protokol düzenlenmiş olsa da, protokol gereği ödeme yapıldığına ilişkin belge sunulmadığında protokol hükümsüz kalır ve alacaklının asıl takip miktarı üzerinden takibe devam etme hakkı doğar; bu durumda alacak likit sayılarak icra inkar tazminatına hükmedilebilir.
Ele alınan sorunlar
Ticari defterlerin tek taraflı incelenmesi iddiası → ret
İddia: Davalı vekili, davalı defterlerinin incelenmediğini, eksik inceleme ile tek taraflı olarak davacı defterlerine göre hüküm verildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca yasal koşulları taşıyan ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için diğer tarafın aynı şartlarda tutulmuş defterlerdeki kayıtların buna aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya kesin delillerle ispatlanması gerekir. Davacı tarafça sunulan defterlerin yasal koşulları taşıdığı ve davacının belirli tarihte alacaklı olduğu tespit edilmiştir. İnceleme ara kararının davalı vekiline tebliğ edilmemesi nedeniyle davalıya ticari defterlerini ibraz etmesi için ihtaratlı mehil verilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş, ancak belirlenen ek inceleme gününde davalı tarafın defterleri ibraz edilmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin ticari defterlerin tek taraflı incelendiğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Tarafların yaptığı protokolün alacak miktarına etkisi → ret
İddia: Davalı vekili, yargılama sırasında sulh olunup protokol düzenlendiğini, borcun 185.000-TL olarak kabul edildiğini ve bir takım ödemeler yapıldığını, mahkemece protokolün değerlendirilmeden takip miktarı üzerinden karar verildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı tarafça sunulan protokolde toplam borcun 185.000-TL olduğu kabul edilerek taksitler halinde ödeneceği, ödemelerin zamanında yapılmaması halinde yapılan ödemelerin feri alacağa sayılıp icra dosyası üzerinden bakiye alacağın tahsili için icra takibinin devam edeceği, protokolün borcun yenilendiği anlamını taşımayacağı, sözleşmede belirtilen ödeme şartlarına uyulmadığı takdirde borç tutarına ilişkin mutabakatın geçersiz olacağı ve alacaklı tarafından hiç anlaşma olmamış gibi mevcut takip miktarı üzerinden alacağın tahsili yoluna gidileceği kararlaştırılmıştır. Davacı vekili protokol yapıldığını kabul etmiş, ancak ödemelerin yapılmaması nedeniyle protokolün hükümsüz olduğunu ileri sürmüştür. Davalı tarafça protokol gereği ödeme yapıldığına ilişkin bir belge sunulmamıştır. İstinaf aşamasında dahi belge sunulmadığından protokolün hükümsüz kaldığı, davacının takibe devam hakkı bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Araç devrinin borca karşılık yapıldığı iddiası → ret
İddia: Davalı vekili, davacıya borca karşılık araç devri yapıldığını, bu bedelin borçtan düşülmesi gerektiğini, dosyaya sunulan borç tasfiye protokolünde bu durumun açıkça göründüğünü ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı tarafça araç satış sözleşmesi ile belirli bedel ile borca karşılık araç devri yapıldığı ileri sürülmüş ise de, araç devrinin borca karşılık yapıldığına ilişkin kesin delil bulunmadığı, devir sözleşmesinin her iki tarafının da davanın taraflarıyla ilgisiz bulunduğu tespit edilmiş; bu konuya ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yemin teklif etme ve tanık dinletme hakkının kullandırılmadığı iddiası → ret
İddia: Davalı vekili, yemin teklif etme hakkının mahkemece kullandırılmadığını, tanık dinletme taleplerinin kabul edilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK'nın 129/e maddesi gereği davalının yemin teklif ve tanık dinletme hakkı bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Alacağın likit olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği iddiası → ret
İddia: Davalı vekili, alacağın likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca davacının kanuna uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı alacağının kanıtlandığı, araç devrinin borca karşılık yapıldığının kanıtlanamadığı, taraflarca borcun daha az bir miktar belirlenerek taksitler halinde ödenmesi konusunda protokol yapılmış ise de protokol gereği ödeme yapıldığına ilişkin hiçbir belge sunulmaması nedeniyle davacının icra takibi tutarı üzerinden takibe devam etme hakkı bulunduğu gözetilerek itirazın iptaline ve likit alacak nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ticari defterlerin delil değeri ile karşı tarafın defter ibraz etmemesinin sonuçları ve ödemesi kanıtlanmayan protokolün hükümsüz kalarak takibe devam hakkını canlı tutması bakımından bölgesel olarak ikna edici emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ticari defter↗ delil↗ cari hesap↗ protokol↗ icra inkar tazminatı↗ likit alacak↗ yemin teklifi↗ tanık↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1811
KARAR NO 2024/64
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/06/2021
NUMARASI 2018/994 Esas - 2021/525 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/01/2024
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalıya granül ham maddesi satışı yapıldığını, 2014-2015-2016-2017 ve 2018 tarihlerinde teslimatlar olduğunu, geçmiş dönemden kalma cari hesap alacağının bulunduğunu yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek Gaziosmanpaşa ... İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı davaya süresinde cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davalının gönderilen faturalara süresinde itiraz etmediği, taraf defterlerinin sunulmasının istendiği, davacı defterlerinin sunulduğu, yasal koşulları taşıdığı, davacı alacağının defterlerde kaydının olduğu, davalı tarafça defterlerin ibraz edilmediği, sunulmayan defterlerde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığı, davacı defterlerinin lehine delil olduğuna dayanılarak davanın kabulüne, Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden yıllık %19.50 ticari değişen oranlarda faiz işletilmesine, asıl alacağın %20'si oranında 50.972,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davalı defterlerinin incelenmediğini, eksik inceleme ile hüküm verildiğini , davacıya araba satılmak suretiyle yapılan ödemenin düşülmediğini, yemin teklif etme hakkının mahkemece kullandırılmadığını, dosyaya sunulan borç tasfiye protokolünde bu durumun açıkça göründüğünü, faturaların tebliğine ilişkin delil olmadığını, davacı defterlerinin tek başına kesin delil olmayacağını, tanık dinletme taleplerinin kabul edilmediğini, yargılama sırasında sulh olup protokol düzenlendiğini.borcun 185.000-TL olarak kabul edildiğini, hatta bir takım ödemeler yaptıklarını,mahkemece protokol değerlendirilmeden takip miktarı üzerinden karar verildiğini, alacağın likit olmadığını, inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini bildirerek mahkeme kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, cari(açık) hesap alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalı vekili protokolün mahkemece dikkate alınmadığı,tek taraflı defter incelemesine göre karar verildiğini davalının defterlerinin incelenmediğini ,borca karşılık verilen aracın bedelinin borçtan düşülmesi gerektiğini ileri sürmüştür. HMKnın 222 /3. Maddesi uyarınca "Yasal koşulları taşıyan ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için diğer tarafın aynı şartlarda tutulmuş defterlerdeki kayıtların buna aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya kesin delillerle ispatlanması "gerekmektedir.Davacı tarafça sunulan 2015,2016,2017 yılları ticari defterlerinin yasal koşulları taşıdığı 31.12.2017 tarihi itibari ile davacının 253.961,76-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
İnceleme ara kararı davalı vekiline tebliğ edilmemesi nedeniyle 23.9.2020 tarihli oturumda davalı vekiline ticari defterlerini ibraz etmek üzere ihtaratlı mehil verilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş ise de belirlenen ek inceleme gününde davalı tarafın defterleri ibraz edilmemiştir.Davalı vekilinin ticari defterlerin tek taraflı incelendiğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Davalı tarafça sunulan 1.10.2020 tarihli protokolde toplam borcun 185.000-TL olduğu kabul edilerek taksitler halinde ödeneceği, ödemelerin zamanında yapılmaması halinde yapılan ödemelerin feri alacağa sayılıp icra dosyası üzerinden bakiye alacağın tahsili için icra takibinin devam edeceği,protokolün borcun yenilendiği anlamını taşımayacağı, sözleşmede belirtilen ödeme şartlarına uyulmadığı taktirde borç tutarına ilişkin mutabakatın geçersiz olacağı ve alacaklı tarafından hiç anlaşma olmamış gibi mevcut takip miktarı üzerinden alacağın tahsili yoluna gidileceği kararlaştırılmıştır.Davacı vekili tarafından protokol yapıldığı kabul edilmiş ,ancak ödemelerin yapılmaması nedeniyle protokolün hükümsüz olduğu ileri sürülmüştür.Davalı tarafça protokol gereği ödeme yapıldığına ilişkin bir belge sunulmamıştır.İstinaf aşamasında dahi belge sunulmadığından protokolün hükümsüz kaldığı ,davacının takibe devam hakkı bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Davalı tarafça;
15. 3.2019 tarihli araç satış sözleşmesi ile 115.000-TL bedel ile borca karşılık araç devri yapıldığını ileri sürmüş ise de ,araç devrinin borca karşılık yapıldığına ilişkin kesin delil bulunmadığı,devir sözleşmesinin her iki tarafı davanın taraflarıyla ilgisiz bulunduğundan bu konuya ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle ;HMK nın 129-e maddesi gereği davalının yemin teklif ve tanık dinletme hakkı bulunmadığı, HMKnın 222 /3. Maddesi uyarınca davacının kanuna uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı alacağın kanıtlandığı ,araç devrinin borca karşılık yapıldığının kanıtlanamadığı,taraflarca borcun daha az bir miktar belirlenerek taksitler halinde ödenmesi konusunda protokol yapılmış ise de ,protokol gereği ödeme yapıldığına ilişkin hiç bir belge sunulmaması nedeniyle ,davacının icra takibi tutarı üzerinden takibe devam etme hakkı bulunduğu gözetilerek itirazın iptaline ve likit alacak nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
İstinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 17.348,07-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 4.338-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.741,33-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 34-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/117975 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi