Faturaya dayalı alacakta ödeme iddiasının ispat yükü ve avans niteliği
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/964 E. 2024/80 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Faturaya dayalı alacak davalarında, fatura tarihinden önce işletme ortağına yapılan ödemeler, taraflar arasında başka bir iş ilişkisinin varlığı kanıtlanamadığı ve fatura işçilik/hizmet bedeline ilişkin olduğu takdirde avans niteliğinde kabul edilerek alacaktan mahsup edilir; ödeme yapılan kişinin faturada yer alan işletme unvanı kapsamında yetkili/işletme sahibi olduğu kabul edilir. Buna karşılık, ticari defterlere yapılan tek taraflı kayıt, dayanağı gösterilmedikçe elden ödeme iddiasının ispatı için yeterli delil teşkil etmez.
Ele alınan sorunlar
Fatura tarihinden önce yapılan ödemelerin (10.000-TL ve 5.000-TL) avans olarak kabul edilip alacaktan mahsup edilmesi → ret
İddia: Davacı vekili, ...'ye yapılan iki farklı tarihli toplam 10.000-TL ödemenin davaya konu faturayla ilgisi olmadığını, bu tutarın da alacaktan mahsup edilemeyeceğini ve reddedilen 10.000-TL'lik kısım açısından kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Malzeme ve işçilik hizmetine ilişkin faturanın varlığı taraflar arasında tartışmasızdır; taraflar arasında ödemeye konu olacak başka bir işin varlığı kanıtlanamamıştır. Faturada işletme unvanının '... ve ...' şeklinde yer alması ve işletmenin '... ve kardeşleri' olduğunun anlaşılması karşısında, ödeme yapılan kişinin işletme sahibi/yetkili kişi olduğu kabul edilmelidir. Bir kısım ödemelerin fatura tarihinden önce yapılmış olması, faturanın işçilik ibaresi içermesi ve hizmet tamamlanmadan fatura düzenlenemeyeceği gerçeği karşısında bu ödemelerin avans niteliğinde olduğunun kabulünü gerektirir; bu nedenle ödenen miktarlar bakımından davanın reddine karar verilmesi doğrudur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalının elden 5.000-TL ödeme yaptığı iddiasının ticari defter kaydıyla ispatı → ret
İddia: Davalı vekili, ...'a yapılan 5.000-TL'lik elden ödemenin müvekkilinin defter ve kayıtlarına göre hesap mutabakatı ile ispatlandığını, davacının kendi defterlerini sunmadığından davalının defterlerinin lehine delil teşkil edeceğini ileri sürerek davanın tamamen reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Gerekçe: Davalının ...'ye yaptığı 5.000-TL elden ödeme iddiası kesin delillerle ispatlanamamıştır. Davalının ticari defterlerine bu şekilde bir kayıt yapılması, tek başına ödemenin ispatı için yeterli değildir; kaydın dayanağı bulunmadığından iddianın ispatlanamadığının kabulünde isabetsizlik yoktur.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı talepleri → ret
İddia: Davalı vekili, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, aksine müvekkiline kötüniyet tazminatı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: 5.000-TL alacak bakımından ödeme iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline ve likit alacak niteliği nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde, kalan kısım bakımından davanın reddinde ve kötüniyetin ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Fatura tarihinden önceki ödemelerin avans olarak nitelendirilmesi ile ticari defter kaydının tek başına ödeme iddiasını ispata yetmeyeceğine ilişkin değerlendirmeler açısından, benzer faturaya dayalı alacak/itirazın iptali davalarında ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗ kötüniyet tazminatı↗ avans↗ ticari defir kaydının ispat gücü↗ likit alacak↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/964
KARAR NO 2024/80
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/12/2020
NUMARASI 2017/549 Esas - 2020/732 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/01/2024
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya malzeme ve işçilik bedeli için 45.000-TL bedelli 29/09/2014 tarihli fatura düzenlediğini, davalının fatura için farklı tarihlerde 25.000-TL ödeme yaptığını, kalan 20.000-TL borcunu ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine 28/03/2016 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla 20.000-TL asıl alacak ve 1.079,98-TL işlemiş faiz alacağı için toplam 21.079,98-TL talepli ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin faturaya dayandığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ve alacağın likit olduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmayacak icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davaya konu fatura bedelinin davacı tarafa icra takibinden önce ödendiğinden borcun bulunmadığını ve takibe haklı olarak itiraz edildiğini, faturadan görüleceği üzere davacı tarafın adi ortaklık olduğunu, davacı ... ile ...'nin ortak olduklarını, 18/08/2014'tarihinde 5.000-TL ve 22/09/2014'tarihinde 5.000-TL'nin ...'ın banka hesabına havaleyle ödendiğini, davacının dava dilekçesinde kabul ettiği 25.000-TLde başka 30/11/2015'tarihinde 5.000-TL'nin davacının banka hesabına havaleyle ödendiğini ve bunlara ek olarak 25/12/2014 tarihli hesap mutabakatıyla müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından elden ...'a ödendiğini, böylece toplam 45.000-TL ödemenin yapıldığını temerrüt olmadığından işlemiş faiz istenemeyeceğini, alacağın likit olmadığını ve davacının kötüniyetli takip yaptığını belirterek, davanın reddine ve %20'den aşağı olmayacak kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının ortağı olan ...'ye yapılan toplam 10.000-TL'lik banka havalesinin davaya konu fatura için yapıldığı, yine 30/11/2015'te davacının banka hesabına yapılan 5.000-TL'lik ödemenin de kabulü gerektiği ancak davalının elden yapıldığını iddia ettiği 5.000-TL ödemeyi ispat edemediği ve davalının takipten önde temerrüte düşürülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davaya konu icra takibinin 5.000-TL asıl alacak üzerinden takip şartlarındaki haliyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve kabul edilen asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1- Davacı vekili, davaya konu fatura için müvekkiline toplamda 30.000-TL ödendiğini, kalan 15.000-TL asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken 5.000-TL üzerinden hüküm verildiğini ve ...'a iki farklı tarihte ve davaya konu faturanın tarihinden önce yapılan toplam 10.000-TL ödemenin davaya konu alacakla ilgisinin olmadığını belirterek,kararın reddedilen 10.000-TL'lik kısmı açısından kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı vekili, müvekkilinin defter ve kayıtlarına göre hesap mutabakatı uyarınca davacının ortağı ...'a yapılan 5.000-TL elden ödeme ispatlandığından davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, zira davacının defterlerini sunmadığını, TTK ve HMK'ya göre müvekkilinin defterlerinin lehine delil teşkil edeceğini; icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve müvekkiline kötüniyet tazminatı verilmesi gerektiğini belirterek,kararın kabul edilen 5.000-TL'lik kısmının kaldırılarak davanın tamamen reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılmış icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, icra takibinde 29/09/2014 tarihli 45.000-TL bedelli faturaya dayanarak davalıdan 20.000-TL asıl alacak talebinde bulunmuştur. Yargılama aşamasında davalı, davaya konu faturadan da belli olduğu üzere ...' işletmesinde davacı ile ...'nin ortak olduğunu, müvekkilinin 18/08/2014 tarihinde 5.000-TL ve 22/09/2014'te 5.000-TL olmak üzere ...'ın banka hesabına yaptığı 10.000-TL ödeme yapıldığını ve ayrıca 5.000-TL'nin de ...'a elden ödendiğini ileri sürmüştür.Malzeme ve işçilik ücretine ilişkin olarak düzenlenmiş faturanın varlığı konusunda, taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Faturanın üzerinde, "...- ..." ve "..." ibareleri yazılıdır.İşletmenin vergi kaydı davacı ...
adınadır.Davacının davalıya verdiği satış ve işçilik hizmetinin niteliği, taraflar arasında ödemeye konu olacak başka bir işin varlığının kanıtlanamaması ve davacı adına 5.000-TL, ...'nin banka hesabına 10.000-TL ödeme yapıldığı,faturada yazılı işletmenin unvanı -... ve ... olduğu anlaşıldığına göre ödeme yapılan ...'nin yetkisiz kişi olduğu kabul edilemeyecektir.İşletmenin unvanı ... ve kardeşleri olduğuna göre adı geçenin işletme sahibi olduğunun kabulü gerekir.Her ne kadar bir kısım ödemeler fatura tarihinden önce ise ; fatura içeriğinde işçilik ibaresi bulunduğu, hizmet tamamlanmadan fatura düzenlenemeyeceğinden yapılan ödemenin avans olduğunun kabulü gerekir. Ödenen miktarlar bakımından davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmuştur.
Ancak, davalının ...'ye yaptığı 5.000-TL elden ödeme iddiası da kesin deliller ile ispatlanamamıştır.Davalının ticari defterlerine bu şekilde kayıt yapılması ödemenin ispatı için yeterli olmayıp, dayanağı bulunmadığından ispatlanamadığının kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece, 5.000-TL alacak bakımından ödeme iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline, likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde, kalan kısım bakımından davanın reddine, kötüniyet ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 86,30-TL harcın mahsubu ile kalan 341,30-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Her iki tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/117972 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi