Açık hesap ilişkisinde fatura kayıtlarıyla alacağın ispatı ve muacceliyeti
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1604 E. 2024/90 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmayan, ancak ticari ilişkinin açık hesap şeklinde sürdüğü hallerde TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanmaz; bu durumda alacağın varlığı ve muaccel olup olmadığı tarafların ticari defter kayıtlarının mutabakatına göre belirlenir. Bir faturanın borçlunun kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunması, o faturanın borçluya tebliğ edildiği ve içeriğinin teslim edildiğinin kabulü için yeterlidir. İfa zamanı kararlaştırılmamış veya hukuki ilişkiden anlaşılmıyorsa, TBK 90 uyarınca borç doğumu anında muaccel olur; taraf defterleri mutabık ve alacak likit ise itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka uygundur.
Ele alınan sorunlar
Açık hesap ilişkisine cari hesap sözleşmesi hükümlerinin uygulanabilirliği → ret
İddia: Davalı vekili, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, cari hesabın hesap kesilmeden alacağın muaccel ve talep edilebilir olmayacağını, bu nedenle ilk derece mahkemesinin bu yönde inceleme yapmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Tarafların kayıtlarından ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmektedir. Açık hesap ilişkisi, önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur; taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz. Bu nedenle davalının cari hesap sözleşmesi bulunmadığına ve hesap kesilmeden alacağın talep edilemeyeceğine ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Faturaların davalıya tebliğ edilip edilmediği ve ispat gücü → ret
İddia: Davalı vekili, faturaların kendisine tebliğ edilmediğinin bilirkişi incelemesinde tespit edildiğini, bu nedenle davacıya borcu olmadığını ve bilirkişi raporuna itiraz ettiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, tarafların ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, davacı kayıtlarının Euro ve TL, davalı kayıtlarının TL cinsinden tutulduğu, davacının kayıtlarına göre 1.1.2020 tarihi itibariyle 34.370,30-Euro=232.350,06-TL alacaklı olduğu, davalının kayıtlarına göre de davalının davacıya 232.267,37-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı vekili faturaların tebliğ edilmediğini ileri sürmekte ise de, davacı faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu da tespit edilmiştir. Faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunması, faturaların davalıya tebliğ edildiği ve fatura içeriklerinin de davalıya teslim edildiğinin kabulünü gerektirmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Alacağın muaccel olup olmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, alacağın likit olmadığını ve muaccel olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK'nın 90. maddesi gereğince ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç doğumu anında muaccel olur. İcra takibine konu faturalarda muacceliyeti engelleyecek bir vade öngörülmediği anlaşılmakla, takip tarihi itibarıyla davacının alacağı muaccel kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İtirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinin esası → ret
İddia: Davalı vekili, alacağın likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Tarafların ticari defterlerinin mutabık bulunduğu, davacının alacak talebinde haklı olduğu, davalının ticari defterlerinde kayıtlı alacağın likit olduğunun kabulü gerektiğinden, icra takibine itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın, taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi olmaksızın süregelen ticari ilişkinin 'açık hesap' olarak nitelendirilmesi ve bu ilişkiye TTK'nın cari hesap hükümlerinin uygulanmayacağı yönündeki tespiti; ayrıca faturanın borçlu defterinde kayıtlı olmasının tebliğ ve teslim karinesi olarak kabul edilmesi, benzer ticari alacak davalarında emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık hesap ilişkisi↗ cari hesap sözleşmesi↗ itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗ muacceliyet↗ ticari defter↗ ispat↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1604
KARAR NO 2024/90
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 03/06/2021
NUMARASI 2020/199 Esas - 2021/542 Kara
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/01/2024
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalı firmaya müvekkili tarafından tekstil ürünleri satıldığını , teslim edilen tekstil ürün bedelleri için kesilen faturalara itiraz edilmeyip ayıp bildirimi de yapılmadığını, resmi kayıtlara alınan faturalardan bakiye 34.370,30-euro' nun ödenmediğini, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazının iptali ile alacaklı davalı lehine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiş,HMK 128(1)maddesi uyarınca dava dilekçesinde yazılı vakıaları inkar ettiği varsayılmıştır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, taraf defterlerinin yasal koşulları taşıdığı, davacının 2019 yılı ticari defterlerinde 4 adet fatura kaydı olduğu, davacı defterlerine göre davalıdan 1.1.2020 tarihinde 34.370,37-Euro= 232.350,58-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde ilişkinin 31.05.2019 tarihli 225.445,40-TL (B) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 11.10.2019 ve 01.01.2020 tarihinde davalının davacı tarafa 232.267,37-TL borçlu olduğu tespit edildiği,1.1.2020 tarihinde 232.267,37-TL borçlu olduğu, davacı defterlerinin Euro ve TL olarak tutulduğu, davalı defterlerinin TL olarak tutulduğu, arada 82,69-TL'lik farkın kur farkından kaynaklandığının anlaşıldığı, TBK 99/son maddesi uyarınca alacaklının seçimlik hakkı mevcut olup fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasının istenmesi halinde takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para olacağı olarak değerlendirileceği hususu gözetilerek 34.370,30-Euro üzerinden davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, alacağın %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, davacı tarafça fatura üzerinden takip başlatıldığı,faturaya ilişkin karineden yararlanabilmek için sözleşme yapılması veya cari hesap sözleşmesinin varlığının şart olduğunu ,çünki fatura tek başına bir ispat vasıtası olmadığını,cari hesap sözleşmesi hesap kesilmeden alacak talep edilemeyeceğine ilişkin bir anlaşma olması sebebiyle cari hesap kesilmeden önce taraflardan hiç biri alacaklı ya da borçlu sayılmayacağı, hesaba giren alacak muaccel olmadığından tek başına talep de edilemeyeceğini ,cari hesaba giren alacaklar muaccel olmadığından tek başına tahsil edilemeyeceğinden hesabın kesilmesine kadar bu alacak yönünden takas dahi söz konusu olamayacağını ,müvekkil şirket ile davacı arasında yapılmış bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını ,davacı tarafın dayanağı belgelerin fatura alacağı olması hasebiyle yerel mahkemenin bu yönde inceleme yapmamasının uygun olmadığını;
takibe konu faturaların tebliğ edilmediğinin bilirkişi incelemesinde anlaşıldığını , davacıya borçlarının olmadığını, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini,alacak likit olmadığından inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalar bakiyesi cari (açık) hesap alacağına dayanılarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Tarafların kayıtlarından ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmektedir.Açık hesap ilişkisi ise; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. Mahkemece ; tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, tarafların ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, davacının kayıtlarının Euro ve TL ,davalının ise TL cinsinden tutulduğu , davacının kayıtlarında 1.1.2020 tarihi itibariyle davacının 34.370,30-Euro= 232.350,06-TL alacaklı olduğu, davalının kayıtlarında davalının davacıya 232.267,37-TL borçlu olduğu,2019 yılında düzenlenen davacı faturaları ve davalının kısmi ödemelerinden sonra davacının talebi alacak bakiyesi kaldığı ,davalı vekili faturaların tebliğ edilmediğinin bilirkişi tarafından belirlendiğini ,davacının alacak talep edemeyeceğini ileri sürmekte ise de davacı faturalarının davalıda kayıtlı olduğunun da tesbit edildiği anlaşılmaktadır.Faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunması faturaların davalıya tebliğ edildiği ve fatura içeriklerininde davalıya teslim edildiğinin kabulünü gerektirmektedir.
Davalı vekili alacağın muaccel olmadığını ileri sürmüştür.TBK nın 90.maddesi gereğince " ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç doğumu anında muacceldir." İcra takibine konu faturalarda ,muacceliyeti engelleyecek bir vade öngörülmediği anlaşılmakla takip tarihi itibari ile davacının alacağı muacceldir. Aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle ;tarafların ticari defterlerinin mutabık bulunduğu ,davacının alacak talebinde haklı olduğu,davalının ticari defterlerinde kayıtlı alacağın likit olduğunun kabulü gerektiğinden icra takibine itirazın iptaline ,icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
İstinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 16.157,56-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.815,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 12.342,33-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 25,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/117963 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi