6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kredi sözleşmesinden alınan komisyonun geçerliliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1744 E. 2024/83 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Haksız kesinti (kredi komisyonu) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar TTK 4/1-f uyarınca tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Sözleşmede kredi tahsis komisyonunun oran ve miktarı ödeme planında açıkça belirlenmişse ve bu oran emsal banka uygulamaları ortalamasının altında kalıyorsa, tahsil edilen komisyonun fahiş veya aşırı yararlanma niteliğinde olduğu ileri sürülemez ve emsal araştırmasına gerek bulunmaz.

Ele alınan sorunlar

Davacının tacir olup olmadığı ve sözleşmenin ticari dava niteliği → ret

İddia: Davacı, tacir olmadığını, bunun icra takibinde ileri sürülen itiraza karşı araştırılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Genel kredi sözleşmesi ticari nitelikli arsa satın alınmasına ilişkin olarak düzenlenmiştir. TTK 4/1-f uyarınca genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak kabul edilir. Davacının 500.000 usd bedelli ticari emtia kredisi kullandığı ve mesleki amaçlı hareket ettiği anlaşıldığından, sözleşme tüketici işlemi sayılmayacak ve davacının tacir olmadığı ileri sürülemeyecektir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kredi tahsis komisyonunun geçerliliği ve fahiş olup olmadığı → ret

İddia: Davacı, kesinti hakkında bilgilendirme yapılmadığını, tutarın müzakere edildiği kanaatinin doğru olmadığını, bankanın üstün konumda olduğunu ve küçük puntolu metinlerde müzakerenin söz konusu olamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: 2006/1 sayılı Tebliğ'in 4. maddesi uyarınca bankalarca, üye işyeri komisyonu hariç, faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelik ve sınırları serbestçe belirlenebilir. Bankacılık teamüllerine göre ilk kredi kullandırımında yapılan istihbarat, haberleşme ve operasyonel işlemlerin maliyeti bulunduğundan müşteriden kredi tahsis ücreti talep edilebilir. Sözleşmede açıkça tutar ve oran bulunmadığında emsal banka uygulamalarının araştırılması gerekirse de, somut olayda ödeme planında %1,35 oranında ve 7.087,50-TL tutarında proje komisyonu açıkça yazılıdır. Kredi sözleşmesi 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalandığından, genel işlem koşullarına ilişkin hükümler uygulanamaz. Ödenecek komisyon oran ve miktarı açıkça belirlendiğinden, davacı sözleşme hükümleriyle bağlıdır ve açıkça belirlenen miktarın fahiş olduğu ileri sürülemez; bu durumda emsal araştırmasına da gerek yoktur. Kaldı ki dört ayrı banka komisyon ortalaması %2,3 iken davalıdan alınan oran %1,35 olduğundan, davalı bankanın verdiği hizmet karşılığı münasip ücret isteme hak ve yetkisi bulunmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Genel kredi sözleşmelerinin TTK 4/1-f uyarınca tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayılması ve sözleşmede açıkça belirlenmiş, emsallere göre düşük kalan kredi tahsis komisyonunun fahiş sayılamayacağı yönündeki tespitler açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kredi sözleşmesi kredi tahsis komisyonu ticari dava tacir emsal banka uygulaması aşırı yararlanma itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4/1.f · 2006/1 Sayılı Tebliğ — 2006/1 Sayılı Tebliğ 4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1744

KARAR NO 2024/83

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/10/2018

NUMARASI 2018/136 Esas 2018/938 Karar

DAVA

İtirazın İptali(haksız kesinti nedeniyle)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/01/2024.

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacının davalı bankadan gayrimenkul alımı için kredi kullandığını, bu kredi karşılığında 2.6.2010 tarihinde 7.087,50-TL masraf kesintisinin yapıldığını,haksız şart niteliğindeki bu kesintinin davalıdan iadesi için İstanbul ...İcra Dairesinin .. esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının takibe davacının tacir olduğunu,kesintinin haksız olmadığını ileri sürerek itiraz ettiğini, davacının tacir olmayıp ticari kaydının bulunmadığını yapılan kesintinin fahiş olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davanın ticari kredi kullanımından kaynaklandığını , bankalarca genel kredi sözleşmelerinin yalnız ticari kredilerde kullanıldığını, bu nedenle bankanın masraf tahsil hakkının olduğunu,kesintinin haksız olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece ; davalı banka ile davacı arasında "Taksitli Ticari Kredi Sözleşmesi" akdedildiği, anılan sözleşme kapsamında davacıya bireysel ticari emtea kredisi kullandırıldığı, bahse konu ticari kredinin ödeme planları rutin uygulamalar paralelinde davacıya imza karşılığında teslim edildiği, davalı bankanın tahsil ettiği komisyon ödeme planı üzerinde açıkça gösterildiği, diğer yandan tahsil edilen ücret ve komisyon diğer emsal banka ücret ve komisyon uygulamaları ortalamasının altında olduğu, dolayısıyla tahsil edilen ücret ve komisyonun davacı ile müzakere edildiği kanaati edinildiği, bu durumda dava konusu komisyon ve ücretin tahsilinin sözleşme koşullarına uygun olarak tahsil edildiği, bunun yanı sıra, davalı bankanın tahsil ettiği komisyon ve ücretin başta sözleşme, TTK, BK, Bankacılık K., T.C.

Merkez Bankasının 2006/1 sayılı tebliği ve bankacılık teamüllerine uygun olduğu, dolayısıyla bu yönden de, davalı bankanın tahsil ettiği ücret ve komisyonun iade koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; gayrimenkul alımı için kredi kullandığını, bankaca tahsil edilen ücret ve komisyon kesintisi ile ilgili bilgilendirme yapılmadığını, tahsil edilen tutarın uygulamalara göre makul hatta uygulamanın altında olması nedeniyle müzakere edildiği kanaati hasıl olmuşsa da bunun doğru olmadığını, bankanın kredi veren olarak bariz üstünlüğü bulunduğunu, İcra takibinde davacının tacir olduğu itirazında bulunulduğunu ancak davacının tacir olmadığını bunun araştırılmadığını, küçük puntolarla yazılı sayfalara imza atıldığını müzakere edilmesinin söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava,davalı banka tarafından alınan kredi kullandırım komisyonunun iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.

1. 6.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinin ticari nitelikli arsa satın alınmasına ilişkin olarak düzenlendiği,davacı vekili davacının tacir olmadığını ileri sürmüş ise de ,genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar , 6102 sayılı TTK nın 4/1.f maddesinde tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak tanımlanmış,davacının 500.000-usd bedelli ticari emtia kredisi kullandığı ,mesleki amaçlı hareket ettiğinden ,sözleşme tüketici işlemi sayılmayacağından davacının tacir olmadığı ileri sürülemeyecektir. 2006/1 Sayılı Tebliğin "Kredi Faiz Oranları ve Sağlanacak Diğer Menfaatler" başlıklı 4. maddesinde; "Bankalarca, ... üye işyeri komisyonu hariç, faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir." hükmü yer almıştır.

Bu kapsamda bankacılık teamüllerine göre ilk kredi kullandırımında yapılması gereken istihbarat, haberleşme ve operasyonel işlem gibi işlemlerin bir maliyeti bulunduğundan, müşteriden "kredi tahsis ücreti" adı altında ücret talep edilebilecektir. Bankalar tarafından alınacak olan komisyonlar bakımından sözleşmede açıkça bir tutar ve oran bulunmadığında, ...ise emsal banka uygulamalarının araştırılması, alınan komisyon bedelinin emsallere göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.(Yargıtay 11. HD 2016/11932 esas, 2018/4158 karar sayılı kararı) Ödeme planına göre davalı bankanın %1,35 oranında proje komisyonu alacağı ve komisyon tutarının 7.087,50-TL olduğu ödeme planında açıkça yazılıdır.Kredi sözleşmesi, 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri eldeki davada uygulanamayacaktır.Ödenecek kredi tahsis komisyon oran ve miktarının açıkça belirlendiği ,davacının sözleşme hükümleri ile bağlı bulunduğu,açıkça belirlenen miktarın fahiş olduğunun ileri sürülemeyeceği, emsal araştırmasına gerek bulunmadığı gibi ,alınan miktar fahiş sayılabilecek oranda , aşırı yararlanma boyutunda olmadığı,4 ayrı banka komisyon ortalamasının %2.3 iken,davalıdan alınan oranın %1,35 oranda olmasına göre davalı bankanın verdiği hizmet karşılığı münasip bir ücret isteyebileceği gözönüne alınarak komisyon tahsil edebileceği, yasal mevzuat gereği buna hak ve yetkisi olduğu gözetildiğinde mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle istinaf sebebleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/01/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/117949 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.