Sigortalının tahkim anlaşması halef sigortacıyı da bağlar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5835 E. 2025/4974 K. · · İlk derece: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Sigortacı davayı sigortalısının haklarına halef olarak açtığında, halefiyet ilkesi gereği sigortalının taraf olduğu tahkim anlaşması sigortacıyı da bağlar. Tahkim şartının geçerliliği için yazılı olması yeterlidir; asıl sözleşme (eser sözleşmesi) imzalı olmasa da teklifin onaylanması, e-posta yazışmaları ve edimin (geminin) teslimi ile geçerli biçimde kurulmuşsa içerdiği tahkim şartı da tarafları bağlar. Karşı tarafça süresinde sunulan cevap dilekçesiyle tahkim ilk itirazı ileri sürülmüşse uyuşmazlığın tahkimde çözülmesi gerektiğinden dava usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Halefiyete dayalı rücu davasında sigortalının taraf olduğu tahkim şartının sigortacıyı bağlaması ve tahkim ilk itirazı → ret
İddia: Davacı sigortacı, sözleşmeye ilişkin tahkim konusunda kesin irade mutabakatını gösterir imzalı bir sözleşme bulunmadığı yönünde itirazda bulunmuştur.
Gerekçe: Davacı eldeki davayı sigortalısının haklarına halef olarak açmıştır; halefiyet ilkesi gereğince sigortalının yaptığı tahkim anlaşması, onun halefi olan sigorta şirketini de bağlar. Sözleşmenin 23. maddesine göre sözleşmeden kaynaklanan veya sözleşmeyle bağlı olarak ortaya çıkan tüm anlaşmazlıkların İstanbul Tahkim Merkezinde uluslararası tahkim kurallarına uygun olarak tahkim yoluyla çözüleceği belirtilmiştir. Tahkim şartının geçerliliği için yazılı olması yeterli olup dava konusu eser sözleşmesinin kurulması ve geçerli olması için imzalı olması şart değildir; davalı tarafça sunulan belgeler ile sigortalı ve davalı şirket arasındaki e-posta yazışmalarından sözleşmenin kurulduğu, sigortalının davalının sunduğu sözleşme ve teklife onay vermesi ve gemiyi davalıya teslim etmesiyle sözleşmenin geçerli şekilde kurularak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme geçerli olduğuna ve tahkim şartı yazılı yapıldığından tarafları bağladığına, davalı tarafça süresinde sunulan cevap dilekçesiyle geçerli tahkim ilk itirazında bulunulduğuna göre uyuşmazlığın tahkimde çözülmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Halefiyete dayalı rücu davasında sigortalının tahkim anlaşmasının sigortacıyı bağlaması ve tahkim şartının geçerliliği için yazılılığın yeterli olup asıl sözleşmenin imzalı olmasının aranmaması bakımından bağlayıcı Yargıtay içtihadı niteliğinde emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- geçerli tahkim şartının bulunması hâlinde süresinde ileri sürülen tahkim ilk itirazı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahkim şartı↗ tahkim ilk itirazı↗ halefiyet↗ rücuen tazminat↗ tekne ve makine sigortası↗ eser sözleşmesi↗ yazılılık şartı↗ usulden ret↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/5835 E. , 2025/4974 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/2447 Esas, 2024/534 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/56 E., 2023/446 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.07.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. .. .. .. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sigorta poliçesi kapsamında sigortacısı olduğu 98420361 IMO numaralı ... ... gemisinin kuru havuz bakım/onarım işlemlerinin yapılması için 13.11.2021 tarihinde ... Tersanesi iskelesine yanaştığını, 17.11.2021 tarihinde geminin yüzer havuza alındığını, havuzda gerçekleştirilen tamir işlemlerinden sonra 27.11.2021 tarihinde gemi yüzer havuzdan çıkarılarak, 28.11.2021 tarihinde yeniden tersane rıhtımına yanaştırıldığını, 29.11.2021 tarihinde bakım ve onarım işleri nedeniyle ana makinesi çalışır vaziyette olmayan ve bu nedenle de hiçbir surette denizde kendi kendine hareket kabiliyeti bulunmayan ... ... gemisinin hava muhalefeti nedeniyle yanaşık vaziyette bulunduğu beton iskelede rüzgâr ve dalgaların etkisiyle dövülmeye başladığını, gemiyi güvene almak için yeterli önlemler alınmadığını, geminin şiddetli bir şekilde su alması ve suyun tahliye edilememesi nedeniyle geminin batma tehlikesi ile karşı karşıya kalmasının engellenemediğini, geminin su almaya devam etmesi ve yardım çağrıları neticesinde gelen yardımların yetersiz kalması nedeniyle ...
gemisinin 01.12.2021 saat 03:00 sularında iskele tarafına 30° yan yatarak su hattı çizgisine kadar denize battığını ve deniz dibine oturduğunu, bundan dolayı müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının zararını tazmin ettiğini belirterek müvekkilinin yapmak zorunda kaldığı 2.008.397,00 USD ve 656.497,33 TL tutarındaki ödemelerin, geminin batarak tam zayi olduğu 01.12.2021 tarihinden itibaren faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı ile müvekkili arasındaki sözleşmede tahkim şartı bulunduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından ödendiği iddia edilen masrafların tamamının fahiş rakamlardan oluştuğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının eldeki davayı sigortalısının haklarına halef olarak açtığı, halefiyet ilkesi gereğince davacı sigorta şirketinin sigortalısının yaptığı tahkim anlaşmasının onun halefi olan sigorta şirketini de bağlayacağı, sözleşmenin 23. maddesine göre sözleşmeden kaynaklanan veya sözleşmeyle bağlı olarak ortaya çıkan tüm anlaşmazlıkların İstanbul Tahkim Merkezinde uluslararası tahkim kurallarına uygun olarak tahkim yoluyla çözüleceğinin belirtildiği, davacı tarafça söz konusu sözleşmeye ilişkin tahkim konusunda kesin irade mutabakatını gösterir imzalı bir sözleşme bulunmadığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de tahkim şartının geçerliliği için yazılı olmasının yeterli olduğu, dava konusu eser sözleşmesinin kurulması ve geçerli olması için imzalı olmasının şart olmadığı, davalı tarafça sunulan belgeler ile davacının sigortalısı ile davalı şirket arasındaki e-posta yazışmaları ile sözleşmenin kurulduğu, davacının sigortalısının davalının sunduğu sözleşme ve teklife onay vermesi ve gemiyi davalıya teslim etmesi ile de sözleşmenin geçerli şekilde kurularak sigortalı tarafından kabul edildiği, bu haliyle sözleşmenin geçerli olduğu ve tahkim şartının da yazılı yapılmış olması nedeniyle tarafları bağladığı, davalı tarafça süresinde sunulan cevap dilekçesi ile geçerli tahkim ilk itirazında bulunulduğu, davanın tahkimde çözülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemece davanın tahkim şartı nedeniyle usulden reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tekne ve makine sigorta poliçesi ile sigortalanan geminin onarım sırasında hasara uğraması nedeniyle davacı tarafından sigortalıya ödenen bedelin, tersane işleticisi davalı şirketten rücuen tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1178342700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz