6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigortalının tahkim anlaşması halef sigortacıyı da bağlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5835 E. 2025/4974 K. · · İlk derece: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Gerekçe özeti

Sigortacı davayı sigortalısının haklarına halef olarak açtığında, halefiyet ilkesi gereği sigortalının taraf olduğu tahkim anlaşması sigortacıyı da bağlar. Tahkim şartının geçerliliği için yazılı olması yeterlidir; asıl sözleşme (eser sözleşmesi) imzalı olmasa da teklifin onaylanması, e-posta yazışmaları ve edimin (geminin) teslimi ile geçerli biçimde kurulmuşsa içerdiği tahkim şartı da tarafları bağlar. Karşı tarafça süresinde sunulan cevap dilekçesiyle tahkim ilk itirazı ileri sürülmüşse uyuşmazlığın tahkimde çözülmesi gerektiğinden dava usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Halefiyete dayalı rücu davasında sigortalının taraf olduğu tahkim şartının sigortacıyı bağlaması ve tahkim ilk itirazı → ret

İddia: Davacı sigortacı, sözleşmeye ilişkin tahkim konusunda kesin irade mutabakatını gösterir imzalı bir sözleşme bulunmadığı yönünde itirazda bulunmuştur.

Gerekçe: Davacı eldeki davayı sigortalısının haklarına halef olarak açmıştır; halefiyet ilkesi gereğince sigortalının yaptığı tahkim anlaşması, onun halefi olan sigorta şirketini de bağlar. Sözleşmenin 23. maddesine göre sözleşmeden kaynaklanan veya sözleşmeyle bağlı olarak ortaya çıkan tüm anlaşmazlıkların İstanbul Tahkim Merkezinde uluslararası tahkim kurallarına uygun olarak tahkim yoluyla çözüleceği belirtilmiştir. Tahkim şartının geçerliliği için yazılı olması yeterli olup dava konusu eser sözleşmesinin kurulması ve geçerli olması için imzalı olması şart değildir; davalı tarafça sunulan belgeler ile sigortalı ve davalı şirket arasındaki e-posta yazışmalarından sözleşmenin kurulduğu, sigortalının davalının sunduğu sözleşme ve teklife onay vermesi ve gemiyi davalıya teslim etmesiyle sözleşmenin geçerli şekilde kurularak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme geçerli olduğuna ve tahkim şartı yazılı yapıldığından tarafları bağladığına, davalı tarafça süresinde sunulan cevap dilekçesiyle geçerli tahkim ilk itirazında bulunulduğuna göre uyuşmazlığın tahkimde çözülmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Halefiyete dayalı rücu davasında sigortalının tahkim anlaşmasının sigortacıyı bağlaması ve tahkim şartının geçerliliği için yazılılığın yeterli olup asıl sözleşmenin imzalı olmasının aranmaması bakımından bağlayıcı Yargıtay içtihadı niteliğinde emsal değer taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
geçerli tahkim şartının bulunması hâlinde süresinde ileri sürülen tahkim ilk itirazı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahkim şartı tahkim ilk itirazı halefiyet rücuen tazminat tekne ve makine sigortası eser sözleşmesi yazılılık şartı usulden ret

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/5835 E.  ,  2025/4974 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/2447 Esas, 2024/534 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2023/56 E., 2023/446 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.07.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. .. .. .. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sigorta poliçesi kapsamında sigortacısı olduğu 98420361 IMO numaralı ... ... gemisinin kuru havuz bakım/onarım işlemlerinin yapılması için 13.11.2021 tarihinde ... Tersanesi iskelesine yanaştığını, 17.11.2021 tarihinde geminin yüzer havuza alındığını, havuzda gerçekleştirilen tamir işlemlerinden sonra 27.11.2021 tarihinde gemi yüzer havuzdan çıkarılarak, 28.11.2021 tarihinde yeniden tersane rıhtımına yanaştırıldığını, 29.11.2021 tarihinde bakım ve onarım işleri nedeniyle ana makinesi çalışır vaziyette olmayan ve bu nedenle de hiçbir surette denizde kendi kendine hareket kabiliyeti bulunmayan ... ... gemisinin hava muhalefeti nedeniyle yanaşık vaziyette bulunduğu beton iskelede rüzgâr ve dalgaların etkisiyle dövülmeye başladığını, gemiyi güvene almak için yeterli önlemler alınmadığını, geminin şiddetli bir şekilde su alması ve suyun tahliye edilememesi nedeniyle geminin batma tehlikesi ile karşı karşıya kalmasının engellenemediğini, geminin su almaya devam etmesi ve yardım çağrıları neticesinde gelen yardımların yetersiz kalması nedeniyle ...

gemisinin 01.12.2021 saat 03:00 sularında iskele tarafına 30° yan yatarak su hattı çizgisine kadar denize battığını ve deniz dibine oturduğunu, bundan dolayı müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının zararını tazmin ettiğini belirterek müvekkilinin yapmak zorunda kaldığı 2.008.397,00 USD ve 656.497,33 TL tutarındaki ödemelerin, geminin batarak tam zayi olduğu 01.12.2021 tarihinden itibaren faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı ile müvekkili arasındaki sözleşmede tahkim şartı bulunduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından ödendiği iddia edilen masrafların tamamının fahiş rakamlardan oluştuğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının eldeki davayı sigortalısının haklarına halef olarak açtığı, halefiyet ilkesi gereğince davacı sigorta şirketinin sigortalısının yaptığı tahkim anlaşmasının onun halefi olan sigorta şirketini de bağlayacağı, sözleşmenin 23. maddesine göre sözleşmeden kaynaklanan veya sözleşmeyle bağlı olarak ortaya çıkan tüm anlaşmazlıkların İstanbul Tahkim Merkezinde uluslararası tahkim kurallarına uygun olarak tahkim yoluyla çözüleceğinin belirtildiği, davacı tarafça söz konusu sözleşmeye ilişkin tahkim konusunda kesin irade mutabakatını gösterir imzalı bir sözleşme bulunmadığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de tahkim şartının geçerliliği için yazılı olmasının yeterli olduğu, dava konusu eser sözleşmesinin kurulması ve geçerli olması için imzalı olmasının şart olmadığı, davalı tarafça sunulan belgeler ile davacının sigortalısı ile davalı şirket arasındaki e-posta yazışmaları ile sözleşmenin kurulduğu, davacının sigortalısının davalının sunduğu sözleşme ve teklife onay vermesi ve gemiyi davalıya teslim etmesi ile de sözleşmenin geçerli şekilde kurularak sigortalı tarafından kabul edildiği, bu haliyle sözleşmenin geçerli olduğu ve tahkim şartının da yazılı yapılmış olması nedeniyle tarafları bağladığı, davalı tarafça süresinde sunulan cevap dilekçesi ile geçerli tahkim ilk itirazında bulunulduğu, davanın tahkimde çözülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemece davanın tahkim şartı nedeniyle usulden reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, tekne ve makine sigorta poliçesi ile sigortalanan geminin onarım sırasında hasara uğraması nedeniyle davacı tarafından sigortalıya ödenen bedelin, tersane işleticisi davalı şirketten rücuen tazmini istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1178342700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2447 E. 2024/534 K.

Halefiyetle sigortacının rücu davasında tahkim şartının bağlayıcılığı

Gerekçe özeti

Sigortacının, sigortalısına ödediği zararı rücuen talep ettiği davalarda, sigortalının taraf olduğu sözleşmedeki tahkim şartı halefiyet ilkesi gereği sigortacıyı da bağlar. Tahkim şartının yazılı şekil şartı, taraflar arasında elektronik ortamda (e-posta) teati edilen yazışmalarla veya tahkim şartı içeren bir belgeye (genel şartlar/koşullar) yollama yapılmasıyla da yerine getirilmiş sayılır; ayrıca imzalı bir sözleşme metni şart değildir. Sözleşme görüşmelerinin doğrudan sigortalı ile değil onun menfaat sahibi olduğu üçüncü bir kişi üzerinden yürütülmüş olması, sözleşmenin ve içindeki tahkim şartının sigortalıyı bağlamasına engel değildir. Sözleşme metninin yabancı dilde olması, esasen fiyat teklifi niteliğindeyse ve genel koşullara ayrıca Türkçe vurgu yapılmışsa, tahkim şartının geçersizliği sonucunu doğurmaz.

Emsal değeri

Sigortacının halefiyet yoluyla açtığı rücu davalarında sigortalının taraf olduğu sözleşmedeki tahkim şartının bağlayıcılığı ile bu şartın e-posta yazışmaları yoluyla veya genel şartlara yollama yapılarak yazılı şekil şartını karşılayabileceği yönündeki değerlendirmesi bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tahkim ilk itirazı halefiyet ilkesi yazılı şekil şartı elektronik ortamda tahkim sözleşmesi rücuen tazminat sigorta ettiren usulden ret

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/2447

KARAR NO 2024/534

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/06/2023

NUMARASI 2023/56 Esas 2023/446 Karar

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/04/2024

Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin sigorta poliçesi kapsamında sigortacısı olduğu ... IMO numaralı ... gemisinin kuru havuz bakım/onarım işlemlerinin yapılması için 13.11.2021 tarihinde ... Tersanesi iskelesine yanaştığını, 17.11.2021 tarihinde geminin yüzer havuza alındığını, havuzda gerçekleştirilen tamir işlemlerinden sonra 27.11.2021 tarihinde gemi yüzer havuzdan çıkarılarak, 28.11.2021 tarihinde yeniden tersane rıhtımına yanaştırıldığını, 29.11.2021 tarihinde bakım ve onarım işleri nedeniyle ana makinesi çalışır vaziyette olmayan ve bu nedenle de hiçbir surette denizde kendi kendine hareket kabiliyeti bulunmayan ...gemisinin hava muhalefeti nedeniyle yanaşık vaziyette bulunduğu beton iskelede rüzgâr ve dalgaların etkisiyle dövülmeye başladığını, gemiyi güvene almak için yeterli önlemler alınmadığını, geminin şiddetli bir şekilde su alması ve suyun tahliye edilememesi nedeniyle geminin batma tehlikesi ile karşı karşıya kalmasının engellenemediğini, geminin su almaya devam etmesi ve yardım çağrıları neticesinde gelen yardımların yetersiz kalması nedeniyle ...

gemisinin 01.12.2021 saat 03:00 sularında iskele tarafına 30° yan yatarak su hattı çizgisine kadar denize battığını ve deniz dibine oturduğunu, bundan dolayı müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının zararını tazmin ettiğini belirterek müvekkilinin yapmak zorunda kaldığı 2.008.397,00-USD ve 656.497,33-TL tutarındaki ödemelerin, geminin batarak tam zayi olduğu 01.12.2021 tarihinden itibaren faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; denizcilik ihtisas mahkemelerinin görevli olduğunu, bunun dışında sigortalı ile müvekkili arasındaki sözleşmede tahkim şartı bulunduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin görevli olduğu ve tahkim şartının geçersizliği varsayımında, Bakırköy ve Yalova mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafından ödendiği iddia edilen masrafların tamamının fahiş rakamlardan oluştuğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalı tarafça göreve yönelik itirazda bulunulmuş ise de dava konusu ihtilafın davacı sigorta şirketinin sigortalısı ile davalı arasındaki gemi bakım onarım sözleşmesinden kaynaklandığı, geminin deniz taşıması sırasında değil limanda bağlı olduğu sırada hasara uğraması nedeniyle eser sözleşmesine dayalı davaya bakma görevinin Denizcilik İhtisas Mahkemelerine değil, genel görevli asliye ticaret mahkemelerine ait olduğunu, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesi ile mahkemenin yetkisine yönelik itirazda bulunulmuş ise de davalı tarafın yetki itirazında HMK 19/2 maddesi gereği seçtiği yetkili mahkemeyi bildirmediğinden yetki itirazının geçerli olmadığı, davacının eldeki davayı sigortalısının haklarına halef olarak açtığı, halefiyet ilkesi gereğince davacı sigorta şirketinin sigortalısının yaptığı tahkim anlaşmasının onun halefi olan sigorta şirketini de bağlayacağı, sözleşmenin 23.

maddesine göre sözleşmeden kaynaklanan veya sözleşmeyle bağlı olarak ortaya çıkan tüm anlaşmazlıkların İstanbul Tahkim Merkezinde uluslararası tahkim kurallarına uygun olarak tahkim yoluyla çözüleceğinin belirtildiği, davacı tarafça söz konusu sözleşmeye ilişkin tahkim konusunda kesin irade mutabakatını gösterir imzalı bir sözleşme bulunmadığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de tahkim şartının geçerliliği için yazılı olmasının yeterli olduğu, dava konusu eser sözleşmesinin kurulması ve geçerli olması için imzalı olmasının şart olmadığı, davalı tarafça sunulan belgeler ile davacının sigortalısı ile davalı şirket arasındaki e-posta yazışmaları ile sözleşmenin kurulduğu, davacının sigortalısının davalının sunduğu sözleşme ve teklife onay vermesi ve gemiyi davalıya teslim etmesi ile de sözleşmenin geçerli şekilde kurularak sigortalı tarafından kabul edildiği, bu haliyle sözleşmenin geçerli olduğu ve tahkim şartının da yazılı yapılmış olması nedeniyle tarafları bağladığı, davalı tarafça süresinde sunulan cevap dilekçesi ile geçerli tahkim ilk itirazında bulunulduğu gerekçesiyle davanın tahkimde çözülmesi gerektiğinden usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkilinin sigortalısının ... şirketi olduğunu, ekspertiz raporunda sigortalı donatan olarak ...Ltd adlı ... siciline kayıtlı yabancı şirketin gösterildiğini, müvekkilinin de hasar bedelini bu firmaya ödediğini, oysa mahkemenin kabul ettiği sözleşmenin davalı ile ... arasında yapıldığını, müvekkilinin sigortalısı ile davalı arasında yapılan bir sözleşme bulunmadığını,zararın haksız fiilden ileri geldiğini, bu nedenle sigortalıya davalı tarafından gönderilen genel hükümlerin uygulama alanı bulamayacağını, söz konusu sözleşmenin 805 sayılı kanun uyarınca da geçersiz olduğunu, sözleşmenin tarafları olan davalı ile ... firmalarının Türk şirketi olduğunu, davalıya ait genel koşullara atıf yapan ana sözleşmenin yabancı dilde düzenlendiğini, bir sözleşmede yer alan tahkim kaydının ana sözleşmeden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini,sözleşmedeki tahkim şartının bu sözleşmeden ayrı değerlendirilerek Kanunda belirtilen şekil koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini, bu hususun HMK'nın 422.

maddesinde açıkça düzenlendiğini, taraflar arasında yazılı şekilde yapılmış bir tahkim anlaşması bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, tekne ve makine sigorta poliçesi ile sigortalanan geminin onarım sırasında hasara uğraması nedeniyle davacı tarafından sigortalıya ödenen bedelin, tersane işleticisi davalı şirketten rücuen tazmini istemine ilişkindir. Davacıya sigortalı ... IMO numaralı ... gemisinin bakım onarım işlemlerinin yapılması için davalıya ait tersaneye teslim edildiği, tersanede bakım ve onarım işleri devam ederken geminin hava muhalefeti nedeniyle yanaşık vaziyette bulunduğu beton iskelede rüzgâr ve dalgaların etkisiyle hasar görmeye ve su almaya başladığı, 30° yan yatarak su hattı çizgisine kadar denize battığı ve deniz dibine oturduğu, davacı şirketin sigortalısının zararını tazmin ettiği anlaşılmakta olup 2.008.397,00-USD ve 656.497,33-TL tutarındaki ödemelerin davalıdan rücuen tahsilini talep etmektedir.

Davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile tahkim ilk itirazında bulunması üzerine, mahkemece davalının tahkim ilk itirazı yerinde görülerek davanın usulden reddine karar verilmiştir. Halefiyet ilkesi gereğince davacı sigorta şirketi sigortalısının koşullarına tabi olup, sigortalının yaptığı tahkim anlaşması, onun halefi olan sigorta şirketini de bağlayıcıdır. Somut olayda sigortalı gemi Panama bandıralı olup Türkiye'de tahkim öngörüldüğünden taraflar arasında geçerli bir tahkim şartı bulunup bulunmadığı MTK'ye göre belirlenecektir. Tarafların sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının veya bir kısmının çözümünü hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmalar tahkim sözleşmesi olarak adlandırılmakta olup yalnızca iki tarafın iradeleriyle tasarrufta bulunabilecekleri konularda tahkim sözleşmesi yapılabilir.

İster bağımsız bir tahkim sözleşmesi şeklinde isterse bir tahkim şartı şeklinde yapılsın tahkim sözleşmesinin geçerliliği için aranan temel unsurlar geçerli bir tahkim iradesinin varlığı ve yazılı şekil şartıdır. MTK'nın 4/2. Maddesi gereğince yazılı şekil şartının yerine getirilmiş sayılması için, tahkim anlaşmasının taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye veya taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması ya da dava dilekçesinde yazılı bir tahkim anlaşmasının varlığının iddia edilmesine davalının verdiği cevap dilekçesinde itiraz edilmemiş olması gerekir. Bunun dışında asıl sözleşmenin bir parçası hâline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması hâlinde de geçerli bir tahkim anlaşması yapılmış sayılır.

Sigortalı gemi ile davalı arasındaki bakım ve onarım için yapılan sözleşme görüşmeleri dava dışı ...A.Ş. ile davalı arasında yapılmıştır. Davalı şirket tarafından 20/10/2021 tarihli e-posta ile davalıya fiyat bildirildiği, aynı zamanda e-posta ekinde ... Genel Şartları ve Koşullarına yer verildiği, dava dışı ...A.Ş. adına ... tarafından gönderilen 22/10/2021 tarihli e-posta ile taraflar arasındaki sözleşmenin kurulduğu ve geminin öngörülen tarihte bakım ve onarım için davalıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. ... Genel Şartları ve Koşulları'nın "İhtilaf" başlıklı sözleşme hükmünde anlaşmazlıkların nihai olarak İstanbul Tahkim Merkezi nezdinde tahkim kurallarına uygun olarak tahkim yoluyla çözüleceği kararlaştırılmıştır.

Her ne kadar davalı tarafça uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, bu nedenle tahkim kaydının uygulanamayacağı ileri sürülmekte ise de davanın sigortalı ile davalı arasındaki sözleşmeye aykırılığa dayalı olarak açıldığı, tahkim şartının somut uyuşmazlık için de geçerli olduğu açıktır.Bunun dışında davacı, taraflar arasında imzalı bir sözleşme bulunmadığını ileri sürmektedir. MTK'nın 4/2 maddesi uyarınca tahkim anlaşmasının yazılı olması şart ise de aynı hükümde tahkim sözleşmesinin elektronik ortamda yapılmasına imkan tanınmıştır. Ayrıca tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması hâlinde de geçerli bir tahkim anlaşmasının yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir. Somut olayda taraflarca aksi iddia edilmeyen e-posta yazışmalarına göre taraflar arasında sözleşmenin karşılıklı e-posta ile gerçekleştiği, sözleşme ilişkisinin sigortalıya e-posta ekinde gönderilen tahkim şartı içeren ...

Genel Şartları üzerinden kurulduğu, bu durumda tahkim sözleşmesinin geçerliliği için aranan yazılılık şartının gerçekleştiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca davacı, tahkim şartı içeren sözleşmenin sigortalı ile değil dava dışı ...A.Ş. ile yapıldığını, sözleşmenin sigortalıyı bağlamayacağını, bu nedenle geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunmadığını iddia etmiş ise de ...A.Ş.'nin sigorta poliçesinde sigorta ettiren sıfatına sahip olduğu,poliçenin ...A.Ş. tarafından düzenlettirildiği, ..A.Ş. ile davalı arasındaki sözleşme görüşmelerinden sonra geminin sözleşme doğrultusunda davalıya onarım için teslim edildiği hususları dikkate alındığında ...A.Ş.'nin gemi üzerinde menfaati bulunduğu, dolayısıyla sözleşmenin sigortalı gemiyi bağladığı kabul edilmiştir.

.Yine davacı ... Genel şartlarına atıf yapan 20/10/2021 tarihli sözleşme metninin İngilizce dilinde olması nedeniyle 805 sayılı Kanun uyarınca geçersiz olduğunu ileri sürmekte ise de bahsi geçen metnin fiyat teklifi olduğu ve davalı tarafından Türkçe olarak gönderilen 20/10/2021 tarihli e-posta metninde sözleşme genel koşullarına ayrıca vurgu yapıldığından, davacının aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde görülmemiştir.Bu halde sözleşmedeki tahkim şartının geçerli olduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın tahkim şartı nedeniyle usulden reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esasta reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85‬-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2024

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.