Rakibi kötüleyen ve yanıltıcı reklam haksız rekabet oluşturur
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/132 E. 2025/4946 K. · · İlk derece: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bir reklamda rakiplerin reklamlarında kullandıkları bilgilendirme uygulamaları alaya alınarak değersizleştiriliyor, bu yolla rakiplerin hem reklamlarına hem hizmet ve iş ürünlerine negatif algı yükleniyor ve reklam veren kendi hizmetini bu suretle üstün gösteriyorsa, rakibin adı anılmasa dahi sektördeki firma sayısı ve konumlar itibarıyla rakip reklamın açık hedefi kabul edilir ve TTK 55/(1)-a-1 anlamında kötüleme yoluyla haksız rekabet doğar. Reklamdaki üstünlük iddiası, yöntemi yeterince açıklanmayan, nesnelliği kanıtlanabilir olmayan ve başka kullanıcı ve bölgelere genelleştirilemeyen bir ölçüme dayandırılıyor ve vaat edilen edimin çevresel etkenlere göre değişebileceği bilgisi ortalama tüketicinin algılayabileceği süre ve biçimde verilmiyorsa, karşılaştırmalı reklam TTK 55/(1)-a-5 uyarınca yanıltıcılık nedeniyle haksız rekabet oluşturur.
Ele alınan sorunlar
Rakiplerin reklam uygulamalarını değersizleştiren söylemin kötüleme yoluyla haksız rekabet oluşturması → kabul
İddia: Davalı, reklamda davacının ya da başka bir şirketin unvanına, markasına, marka rengine, poster görseline, testine veya spesifik bir ifadesine yer verilmediğini, davacının kötülenmediğini, reklamın tüketiciyi ikna etmeye yönelmediğini savunmuştur.
Gerekçe: Reklam filminin uzun versiyonunda, iddialı reklamlarda kullanılan alt yazı ve test bilgilendirmelerine gönderme yapılıp bu uygulamaların 'bıdı bıdı' söylemiyle karşılanması, rakiplerin reklamlarındaki bu türden bilgilendirme kullanımlarına yönelik negatif algı yaratır. Sektörde üç büyük firmanın faaliyet göstermesi ve davalının iki büyük rakibinden birinin davacı olması karşısında, adı anılmasa da davacının reklamın açık hedefi olduğu kabul edilmelidir. Söylem yalnız rakip reklamlarına değil, rakiplerin sunduğu hizmet ve iş ürünlerine de negatif algı yüklemekte ve reklam veren kendi hizmet ve iş ürünlerini daha iyi göstermek amacıyla kötüleme yapmaktadır; bu nedenle reklamın uzun versiyonu TTK 55/(1)-a-1 uyarınca kötüleme unsurları barındırdığından haksız rekabet oluşturur. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Yöntemi açıklanmayan ölçüme dayandırılan üstünlük iddiasının yanıltıcı reklam sayılması → kabul
İddia: Davalı, reklama konu hız testi sonuçlarının kendi bilgisi ve kontrolü olmaksızın milyonlarca tüketici tarafından gerçekleştirilip kamuoyuyla paylaşıldığını, reklamın tüketicide beklenti uyandırma amacı taşımadığını savunmuştur.
Gerekçe: Reklamdaki 'Türkiye'nin en hızlı interneti' iddiası bir hız testi firmasının ölçümüne dayandırılmıştır. Bu ölçüm metodolojisinde hız, o anda ölçüm yapılan lokasyona en yakın lokasyona olan mesafeye bağlı olarak belirlenmekte; ölçüm yöntemiyle ilgili yeterince bilgi verilmediğinden ölçümlerin nesnel olduğu iddiası kanıtlanabilir olmamakta ve ölçümler pek çok unsurdan etkilenmeye açık olduğundan başka kullanıcılara ve başka bölgelere genelleştirilememektedir; dolayısıyla test sonuçları dayanak gösterilerek üstünlük ifadesi kullanılamaz ve reklamdaki iddia bilimsel geçerliliğe sahip olmayan bir hız testiyle kanıtlanamaz. Ayrıca vaat edilen hızın veya kapsama alanının altyapı, coğrafi şartlar, şebeke yoğunluğu, kullanılan cihaz ve bina konumu gibi etkenlere bağlı olarak değişebileceği bilgisi ortalama tüketicinin algılayabileceği süre ve biçimde verilmemiştir. Bu nedenle karşılaştırmalı reklam tüketicileri yanıltıcı niteliktedir ve TTK 55/(1)-a-5 uyarınca haksız rekabet oluşturur. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Rakip adı anılmaksızın rakip reklam uygulamalarını değersizleştiren söylemin kötüleme sayılması ile üstünlük iddiasının yöntemi açıklanmayan ve genelleştirilemeyen bir ölçüme dayandırılmasının yanıltıcılık oluşturması bakımından bağlayıcı Yargıtay içtihadı niteliğinde emsal değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet↗ kötüleme↗ karşılaştırmalı reklam↗ yanıltıcı reklam↗ reklamın hedefi olan rakip↗ ölçüm metodolojisinin denetlenebilirliği↗ ortalama tüketici algısı↗ manevi tazminat↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2025/132 E. , 2025/4946 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/217 Esas, 2024/1599 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/204 E., 2021/752 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait reklam filminde "Milyonlar ... hız testi yapmış Türkiye'nin en hızlı interneti ... ki çıkmış" ifadesine yer verildiğini, anılan reklamla tüketicilerin değil, rakip operatörlerin hedef alındığını, reklamdaki amacın rakip operatörlerin reklamlarını itibarsızlaştırmak ve kötülemek olduğunu, reklamın mevcut formatında anılan şekilde somut, bağımsız ve denetlenebilir hiçbir veriye atıfta bulunulmadığını, bu kapsamda reklamın yeterli bilgi vermediğini ve bilgilerin çarpıtılarak tüketicilerin aldatıldığını, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 5/a maddesine göre reklamların yasalara, genel ahlaka uygun, doğru ve dürüst olması gerektiğini ileri sürerek davalıya ait reklamın haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 100.000,00 TL tutarında manevi tazminatın davalıdan tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Reklam Özdenetim Kurulunca verilen karar sonrasında davaya konu reklamın düzenlenerek kısa halinin yayınlandığını, reklamın düzenlenen halinin haksız rekabet eylemi içermediğini, davacının kötülenmediğini, davacıya ait ürün ve hizmetlerle ile ilgili en ufak bir gönderme ve sataşma dahi yer almadığını, reklamın tüketicide herhangi bir beklenti uyandırma amacı bulunmadığı gibi tüketicinin herhangi bir şeye ikna edilmeye de çalışılmadığını, dava konusu reklam ile müvekkil şirketin bilgisi, kontrolü olmaksızın milyonlarca tüketici tarafından gerçekleştirilen hız testinin sonuçlarının kamuoyu ile paylaşıldığını, kaldı ki dava konusu reklam filminde, davacının ya da başka herhangi bir şirketin unvanına, markasına, markasında bulunan renge, reklamında geçen bir poster çalışması görseline, reklamda kullanılan bir teste, yayınladığı bir test sonucuna, reklamında kullandığı spesifik bir ifadeye veya benzeri herhangi bir unsura yer verilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının Türkiye En Hızlı İnterneti Seçti" başlıklı reklam filminin uzun versiyonunda "... ..." karakteri tarafından aktarılan "Güzel, yalnız bir husus dikkatimi çekti Zeki! Bu nevi iddialı reklamlarda hep alttan bir yazı akar. Hani testi şurda yaptık da, şu kadar yüz kişiyle yaptık da... Ama bu reklamda bakıyorum yok, bakıyorum yok." ifadeleriyle ".. ..." karakteri tarafından aktarılan "Çünkü bu testi vatandaşın kendisi yaptı, üstelik birkaç yüz kişi değil, hem de milyonlarca kişi" ifadesi üzerine tekrar ".. ..." karakteri tarafından söylenen "Anladım, racon styla... Alt yazı yok, bıdı bıdı yok, gerçekler var." şeklinde aktarımlar olduğu, bu söylemlerin reklamlarda alt yazı kullanılmasına ve test yapılmasına yönelik rakiplerini hedef alan gönderme niteliğinde olduğu, bu türden bir bilgilendirmenin mevcut reklamda yapılmıyor oluşunun ve reklamlarda bilgilendirme amaçlı kullanılan gerek alt yazı gerek buna benzer uygulamaların "bıdı bıdı" şeklinde yansıtılmasının rakiplerin reklamlarındaki kullanımlarına yönelik negatif algı yarattığı, sektörde üç büyük firmanın faaliyet gösterdiği, davalının iki büyük rakibinden birinin davacı olduğu dikkate alındığında davacının reklamın açık hedefi olduğunun kabul edilmesi gerektiği, ayrıca içerik itibariyle rakiplerin reklamlarının yanı sıra sundukları hizmet ve iş ürünlerine yönelik de negatif bir algı yarattığı ve bu suretle kendi hizmet ve iş ürünlerini daha iyi göstermek amacıyla kötüleme yapıldığı, dava konusu "Türkiye En Hızlı İnterneti Seçti" başlıklı reklamın uzun versiyonunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(TTK) 55/(1)-a-1 hükmü uyarınca kötüleme unsurları barındırması nedeniyle haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varıldığı, ayrıca, dava konusu reklamda davalının, Türkiye'nin en hızlı İnternet'inin kendisine ait olduğu yönündeki iddiasını ../SpeedTest firmasının hız testine dayandırıldığı, bu ölçüm metodolojisinde, firmanın, o anda ölçüm yapılan lokasyona en yakın lokasyona göre olan mesafeye bağlı bir hız ölçümü yapıldığı, hız ölçüm yöntemiyle ilgili yeterince bilgi verilmediği için ölçümlerin nesnel olduğu iddiasının kanıtlanabilir olmadığı, bu ölçümler pek çok unsurdan etkilenmeye açık oldukları için başka kullanıcılara ve başka bölgelere genelleştirilebilir olmadığı, dolayısıyla test sonuçlarını dayanak göstererek “Türkiye En Hızlı İnternetini Seçti” ifadesinin kullanılamayacağı, dolayısıyla reklamda yer alan iddianın bilimsel geçerliliğe sahip olmayan ..
hız testi ile kanıtlanamayacağı, ayrıca dava konusu reklamda vaat edilen hızın veya kapsama alanının altyapı, coğrafi şartlar, şebeke yoğunluğu, kullanılan cihaz, bina konumu gibi etkenlere bağlı olarak değişebileceği bilgisinin ortalama tüketicinin algılayabileceği süre ve biçimde verilmediği, dava konusu karşılaştırmalı reklamın tüketicileri yanıltıcı nitelikte olduğu ve "Türkiye En Hızlı İnterneti Seçti" başlıklı reklamın uzun versiyonunun TTK'nın m.55/(1)-a-5 hükmü uyarınca yanıltıcı unsurlar barındırması nedeniyle de haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu "Türkiye En Hızlı İnterneti Seçti" başlıklı reklamın uzun versiyonunun TTK'nın 55/1-a-1,5 hükümleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin ortadan kaldırılmasına ve önlenmesine, manevi tazminat isteminin TTK'nın 56.
maddesi uyarınca kabulüne, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar özetinin ilanına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, meni ile manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1178058300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz