Ticari defterdeki ödeme kaydı, karşı tarafın ödeme iddiası olmadan araştırılmalı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1183 E. 2024/98 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Gerekçe özeti
Bir tarafın ticari defterlerinde borcun ödendiğine ilişkin kayıt bulunması, karşı tarafın borcun ödendiği yönünde bir iddiası bulunmayıp aksine hizmetin verilmediği gerekçesiyle ödeme yapılmadığını açıkça beyan etmesi halinde, tek başına o kaydın esas alınarak davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir; defterdeki kaydın hataya dayalı olup olmadığı ve gerçek bir ödemeye dayanıp dayanmadığı araştırılmalıdır. Ayrıca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek nitelikteki delillerin (okunaklı fatura suretleri, ilgili döneme ait BA beyannameleri, hizmetin verildiğine ilişkin kayıtlar) toplanıp değerlendirilmemiş olması, hükmün kaldırılmasını gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Davacının defterindeki ödeme kayıtlarına dayanılarak davanın reddedilmesinin yerinde olup olmadığı → kabul
İddia: Davacı vekili, dava konusu faturaların ödendiğine ilişkin kayıtların bilirkişi incelemesinde ortaya çıktığını, bu kayıtların müvekkilinin bilgisi dışında muhasebeci tarafından hataya dayalı olarak oluşturulduğunu, müvekkiline davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, kaldı ki davalının da fatura bedelinin ödenmediğini savunduğunu, buna rağmen mahkemenin ödeme kayıtlarına itibar ederek karar vermesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalının borcun ödendiği yönünde bir iddiası bulunmamakta, aksine fatura konusu hizmetlerin verilmediği gerekçesiyle borcun ödenmediğini açıkça beyan etmektedir. Bu durumda davacının defterindeki ödeme kayıtlarının hataya dayalı olarak oluşturulup oluşturulmadığı, gerçek bir ödemeye dayalı olup olmadığı ve bu kayıtların dayanağının ne olduğu araştırılmadan, salt defter kaydına dayanılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Uyuşmazlığın çözümü için gerekli delillerin (okunaklı fatura suretleri, BA beyannameleri, taşıma takip formları) toplanmamış olması → kabul
Gerekçe: Dosyadaki faturalar okunaklı olmadığından bahsi geçen faturaların okunaklı suretlerinin ibrazı sağlanmalı, davalı şirkete ait bu döneme ilişkin BA beyannameleri getirtilmelidir. Bunun dışında davacı tarafından ibraz edilen personel servis taşıma takip formları da incelenmek suretiyle davacının davalıya Ağustos ve Eylül dönemine ilişkin taşıma hizmeti verip vermediği, vermiş olması halinde bu hizmetten kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılması gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ticari defterdeki ödeme kaydına dayalı ret kararlarında, karşı tarafın ödeme iddiası bulunmaması halinde defter kaydının hataya dayalı olup olmadığının araştırılması gerektiğine ilişkin değerlendirme, benzer alacak davalarında defter delilinin değerlendirilmesi açısından yol gösterici niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ cari hesap alacağı↗ ticari defter delili↗ bilirkişi incelemesi↗ BA beyannamesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1183
KARAR NO 2024/98
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/11/2020
NUMARASI 2018/610 Esas - 2020/566 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/01/2024
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile olan iş ilişkisi kapsamında davalının personellerinin servis hizmetini üstlendiğini, taraflar arasında 31/12/2016 tarihli sözleşme imzalandığını, verilen hizmet karşılığında personel servis formlarını düzenlediklerini, tanzim edilen faturaların davalı tarafa gönderildiğini, ancak davalının faturalara itiraz etmediği gibi bunları muhasebe kayıtlarına işlediğini, fakat fatura bedellerinin ödenmediğini, davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğinden takibin durduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptaline, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin turizm otel işletmeciliği yaptığını, müvekkili ile davacı arasında personel servis hizmetine ilişkin bir ticari ilişki bulunduğunu, fatura konusu hizmetlerin müvekkiline verilmediğini, bu nedenle davacıya ödeme yapılmadığını, davacının sözleşmenin süresinin bitmemesine rağmen servis hizmetini bırakarak müvekkillerini ve çalışanlarını mağdur ettiğini belirterek davanın reddine, alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar arasında 31/12/2016 tarihli sözleşmenin bulunduğu, davacı-alacaklı tarafından davalı borçluya cari hesap ekstresi gönderilmediği ve temerrüde düşürülmediği, davacı şirketin defterlerine göre davacının davalıdan 30/09/2017 tarihi itibariyle bakiye herhangi bir alacağının bulunmadığı, davalının kesin süre ihtaratına rağmen defterlerini ibraz etmediği, davacı şirketin defter belge ve kayıtlarına göre davacı şirketin davalıdan bakiye herhangi bir alacağının bulunmadığının kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; dava konusu faturaların ödendiğine ilişkin kayıtların ilk defa bilirkişi incelemesinde ortaya çıktığını, bu faturaların müvekkilinin bilgisi dışında defterlerde ödenmiş gibi gösterildiğini, akabinde bu usulsüzlüğü yapan muhasebeci hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkiline davalı tarafından yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığını, kaldı ki davalının fatura konusu hizmetin verilmemesi nedeniyle fatura bedelinin ödenmediğine yönelik savunmada bulunduğunu, davalının ödeme iddiasının bulunmadığını, bu rağmen mahkemece ödeme kayıtlarına itibar ederek karar verdiğini, davalının delil olarak kendi defterlerine dayanmasına rağmen davetiye tebliğine rağmen defterlerini sunmayan davalı şirket hakkında ara karar tesis etmeden müvekkilinin defterlerine göre karar vermesinin usule aykırı olduğunu, bu hususta davalının da defterlerinin incelenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, personel taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.31/12/2016 tarihli sözleşme ile tarafların davalının personellerinin belirlenen güzergahlarda ulaşımlarının sağlanması için anlaşmaya vardıkları, davacının bu sözleşme kapsamında davalıdan olan bakiye cari hesap alacağının tahsili için icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının defterlerinde faturaların ödendiği, davacının davalıdan alacağının bulunmadığının tespit edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olup, davacı ödeme yapılmadığı halde muhasebecinin hatalı olarak deftere ödeme kaydettiğini, muhasebeci hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürmektedir.Bu durumda uyuşmazlık, davacının fatura konusu hizmetleri verip vermediği, davacının fatura bedellerini ödeyip ödemediği, davacının bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, noktasında toplanmaktadır.Öncelikle her ne kadar mahkemece davacının defterinde kayıtlı bulunan ödemeler nedeniyle davacının davalıdan alacaklı bulunmadığı kabul edilmiş ise de davalının borcun ödendiği yönünde iddiası bulunmadığı, aksine fatura konusu hizmetlerin verilmediği gerekçesiyle açıkça borcun ödenmediğini beyan ettiği dikkate alındığında davacının defterindeki ödeme kayıtların hataya dayalı olarak oluşturulup oluşturulmadığı, gerçek bir ödemeye dayalı olup olmadığı, bu kayıtların dayanağının ne olduğu araştırılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Diğer taraftan, davacı tarafından ibraz edilen hesap ekstreleri incelendiğinde, uyuşmazlığın davacı tarafından düzenlenen 2017 yılı Ağustos ve Eylül ayı faturalardan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Dosyadaki faturalar okunaklı olmadığından, bahsi geçen faturaların okunaklı suretlerinin ibrazı sağlanmalı, davalı şirkete ait bu döneme ilişkin BA beyannameleri getirtilmelidir.Bunun dışında davacı tarafından ibraz edilen personel servis taşıma takip formları da incelenmek suretiyle davacının davalıya Ağustos ve Eylül dönemine ilişkin taşıma hizmeti verip vermediği, vermiş olması halinde bu hizmetinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp, değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/610 Esas - 2020/566 Karar sayılı 16/11/2020 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/117789 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi