6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kesinlik sınırı altındaki BAM kararı temyiz edilemez; dilekçe miktardan reddedilir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/2946 E. 2025/4868 K. · · İlk derece: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Temyiz istemi usulden reddedildiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi nihai kararları HMK 362 uyarınca temyiz edilemez; temyize konu miktar Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki kesinlik sınırının altında kalıyorsa HMK 366 atfıyla 352/1-b uyarınca temyiz dilekçesi miktardan reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Temyize konu miktarın kesinlik sınırının altında kalması → ret

Gerekçe: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar HMK 362. madde uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktar kesinlik sınırının altında kaldığından, HMK 366. maddenin atfıyla HMK 352/1-(b) uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekir; somut olayda reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki kesinlik sınırının altında kalmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kesinlik sınırının altındaki uyuşmazlıklarda temyiz yolunun kapalı olması ve dilekçenin miktardan reddi usulü açısından emsaldir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesinlik sınırı temyiz edilebilirlik miktardan ret

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 362HMK 366HMK 352/1-(b)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2025/2946 E.  ,  2025/4868 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/883 Esas, 2025/386 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/308 E., 2022/51 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 145.821,09 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.

KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1177621700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Temyiz istemi usulden reddedildi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/883 E. 2025/386 K.

Kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin fiilen uygulanan akdi faize göre hesaplanması

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin, sözleşmede öngörülen en yüksek kredi faiz oranının belli bir yüzde ilavesiyle hesaplanacağı düzenlenmişse, bu en yüksek oran olarak bankanın TCMB'ye bildirdiği oran değil, krediye fiilen uygulanan ve belgelenen akdi faiz oranı esas alınır; banka tarafından TCMB'ye bildirilen ancak müşteriye fiilen uygulanmayan daha yüksek oranlar temerrüt faizinin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Ayrıca aynı taraflar arasında birden fazla genel kredi sözleşmesi mevcutsa, dava ve takip konusu kredinin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı tespit edilerek, o sözleşmedeki hükümler uygulanır.

Emsal değeri

Genel kredi sözleşmelerinde temerrüt faizi hesabında esas alınacak 'en yüksek kredi faiz oranı'nın, bankanın TCMB'ye bildirdiği oran değil, krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranı olduğu yönündeki tespit, benzer banka alacağı davalarında yol gösterici niteliktedir; kararda bu husus Yargıtay 11. ve kapatılan 19. Hukuk Daireleri ile Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik uygulamalarına atfen benimsenmiştir.

Kavramlar: genel kredi sözleşmesi hesabın kat edilmesi temerrüt faizi akdi faiz itirazın iptali icra inkar tazminatı TCMB bildirim oranı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/883

KARAR NO 2025/386

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/01/2022

NUMARASI 2020/308 Esas 2022/51 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/03/2025

Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili banka müşterisi olan davalı şirkete krediler kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek keşide edilen Gebze ... Noterliğinin 13/08/2018 tarihli ihtarnamesinin muhataplara tebliğine rağmen borcun yine ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, davalının yetki itirazı yerinde olmayıp mahkemenin yetkili olduğunu, davalının konkordato davasında kesin mühlet talebi reddedilerek tedbirin kaldırıldığını, bu nedenle davalı hakkında takip işlemleri yapılmasına bir engel bulunmadığını, hesabın kat edilmesiyle alacağın muaccel hale geldiğini, genel kredi sözleşmeleri gereğince hesaplanan faiz oranlarının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davalının icra takibine itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; sözleşmede yer alan yetki hükmü uyarınca İstanbul mahkemeleri yetkili olup mahkemenin yetkisiz olduğunu, kat ihtarında verilen bir günlük ödeme süresinin makul olmadığını, buna bağlı olarak temerrüt şartlarının gerçekleşmediğini, müvekkilinin konkordato talebi reddedilmiş ise de kararın istinaf edildiğini, bu nedenle söz konusu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı banka ile davalı kredi lehtarı şirket arasında toplam 6.200.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedilmiş olduğu, sözleşmenin 11. maddesi hükmü uyarınca, Gebze ... Noterliğinin 10.08.2018 tarihli ihtarnamesi ile kredi cari hesabının 10.08.2018 tarihi itibariyle kesildiği ve kat edildiği, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 24 saat içinde kredi borcunun ödenmesinin ihtar edildiği, kat ihtarının davalı şirket çalışanına 15.08.2018 tarihinde tebliğ edildiği, alacağın muaccel hale gelmesi için kredi hesabının kat edilmesi yeterli olup, ayrıca hesabın katına ilişkin ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliğinin zorunlu olmadığı, takip ve dava konusu krediye en son fiilen uygulanan akdi faiz oranının %28 olduğu, sözleşmenin temerrütü düzenleyen 11.b fıkrası uyarınca en yüksek akdi faizin %30 fazlası mertebesinde 36,40 oranında temerrüt faizi belirlendiği, davacı %48 oranındaki akdi faizi hangi krediye fiilen uyguladığını gösteren somut bir müşteri ekstresi ya da sistem raporu sunmadığından, bilirkişi tarafından belirtilen %36,40 oranındaki temerrüt faiz oranına itibar edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 1.881.127,81-TL asıl alacak, 7.112,21-TL işlemiş akdi faiz, 195.101,30-TL işlemiş temerrüt faizi, 10.260,14-TL BSMV ve 409,16-TL ihtarname msrafı olmak üzere toplam 2.094.010,62-TL alacak üzerinden devamına, asıl alacağa %36,40 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 BSMV uygulanmasına, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin infazda dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 418.802,12-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; davalı ile müvekkili arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri gereğince hesaplanan temerrüt faiz oranının usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkili ile borçlu arasında imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmelerinin 11. maddesinde, temerrüt halinde kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın bankanın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına bu oranın %30 ilavesi ile bulunacak oranda üzerinden temerrüt faizi uygulanacağının düzenlendiğini, TTK’nın 8. maddesi ile ticari işlerde faiz miktarının serbestçe kararlaştırılacağının, TBK'nın 26. maddesi ile de akit serbestisi kuralının kabul edildiğini, bu nedenle talep edilen işlemiş ve işleyecek faiz tutarı ile faiz oranında yasa ve sözleşmeye aykırılık bulunmadığını, müvekkili tarafından TCMB’ye 02/08/2018 tarihli bildirim formu ile bildirilen en yüksek kredi faiz oranı %48 olup, bu oranın %30 ilavesi olarak %62,40 temerrüt faizi talep edildiğini, buna karşılık yerel mahkemenin alacak konusu krediye uygulanan %28 oranındaki akdi faiz oranının %30 ilavesi ile %36,40 oranında temerrüt faizi tespitinin, sözleşme hükümlerine ve sözleşme serbestisi ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı banka ile davalı ... arasında 26.02.2015 ve 31.03.2017 tarihli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davacı bankaca davalıya 11.05.2017 tarihinde 2.000.000-TL kredi kullandırıldığı, kredi geri ödemesinin yapılmaması nedeniyle hesabın 10.08.2018 tarihi itibariyle kat edildiği, kat ihtarının 15.08.2018 olan tebliğ tarihine göre davalının 17.08.2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacı tarafından dava ve takip talebinde 1.881.127,81-TL asıl alacak, 7.112,21-TL işlemiş akdi faiz, 334.459,37-TL %62,40 üzerinden işlemiş temerrüt faizi, 16.722,96-TL BSMV, 409,16-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 2.239.831,51-TL alacak ve asıl alacağa takip tarihinden %62,40 oranında temerrüt faizi işletilmesinin talep edildiği, davalının itirazı üzerine açılan işbu davada ise mahkemece bilirkişi tarafından krediye fiilen uygulanan %28 akdi faiz üzerinden sözleşme hükmü gereği %30'unun ilavesi ile bulunan %36,40 temerrüt faiz oranı esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda tespit edilen 1.881.127,81-TL asıl alacak, 7.112,21-TL işlemiş akdi faiz, 195.101,30-TL işlemiş temerrüt faizi, 10.260,14-TL BSMV, 409,16-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 2.094.010,62-TL alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

İstinaf konusu uyuşmazlık, somut olayda davacı alacağına uygulanması gereken temerrüt faizi oranı ve buna bağlı olarak alacağın miktarına ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan 26.02.2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin 11/b maddesinde, müşterinin, temerrüt halinde vadeli borçlarda vade tarihinden, kat ile muaccel olan alacaklarda ise kat tarihinden itibaren tüm kredilere bankaca uygulanan kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihi itibariyle en yüksek olan kredi faiz oranına, bu oranın %50 ilavesiyle bulunacak oranda temerrüt faizi uygulanacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiği düzenlenmiştir.

31. 03.2017 tarihli genel kredi sözleşmesinin 11/b maddesinde ise, müşterinin, temerrüt halinde vadeli borçlarda vade tarihinden, kat ile muaccel olan alacaklarda ise kat tarihinden itibaren tüm kredilere bankanın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %30 ilavesiyle bulunacak oranda temerrüt faizi uygulanacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiği belirtilmiştir. Taraflarca akdedilen 26.02.2015 tarihli sözleşme gereği herhangi bir kredi kullandırımı olmamıştır. Dava ve takip dayanağı borca esas kredi ise 31.03.2017 tarihli ikinci genel kredi sözleşmesinin imzasından sonra 11.05.2017 tarihinde kullandırılmıştır.

Bu durumda dava ve takip konusu kredi alacağına uygulanacak temerrüt faizinin tespiti bakımından 31.03.2017 tarihli ikinci sözleşmenin 11/b maddesindeki düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir. Yargıtay 11 ve kapatılan 19. Hukuk Daireleri ile HGK'nın yerleşik uygulamaları gereğince; temerrüt faizine esas alınacak faiz oranı, banka tarafından müşterilerine fiilen uygulanan faiz oranı olup, bankanın talep ettiği oranda temerrüt faizi işletilebilmesi için TCMB'ye bildirilen oranın değil, belgelenmesi halinde bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz oranlarının esas alınması gerekmektedir. Bankalar tarafından TCMB'ye uygulanacağı bildirilen, ancak müşterilerine uygulamadıkları en yüksek faiz oranları, temerrüt faizinin belirlenmesine esas alınmamaktadır.

Somut olayda dava konusu krediye en son yıllık %28 oranında akdi faiz uygulandığı tespit edilmiştir. Bu orana sözleşmenin 11.b maddesine göre %30 ilavesiyle bulunan temerrüt faizi oranı yıllık %36,40 olarak tespit edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da yıllık %36,40 oranı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Bu durumda davacı banka tarafından krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranına göre sözleşme gereği tespit edilen temerrüt faizine itibar edilerek karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 11/03/2025

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.