6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Distribütörlük Sözleşmesinin Feshi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/620 E. 2025/4811 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken fesih denkleştirme (portföy) tazminatı tek satıcılık sözleşmesi iskonto menfi zarar distribütörlük sözleşmesi tek satıcılık müspet zarar haksız fesih kar kaybı sözleşmenin ihlali i̇i̇k 194 kâr mahrumiyeti satış sözleşmesi sözleşmenin feshi mevduat hesabı münhasırlık ara karar acentelik iş bölümü ifa garantörlük mahsup fesih komisyon kâr kaybı kâr dağıtımı ihtar ıslah ihtarname dosya masrafı ilan dava sebebi cy/cy kaydı dahili dava temerrüt e-defter i̇i̇k 72/son

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ile duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 01.07.2025 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat .. ..., Avukat ... .. ile davalı vekilleri Avukat ..., Avukat .. ... .., Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında müvekkilinin dağıtıcı, davalının imalatçı tayin edildiği 10.01.2010 tarihli 3 yıl süreli Distribütörlük Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede müvekkilinin "Türkiye" bölgesinde münhasır tek yetkili satıcı olarak yetkilendirildiğini, buna göre bölgede imalatçının motorlu yat ürünlerini yalnızca davacının tespit ve tayin edeceği nihai alıcılara satmak üzere üreteceğini, davacının da bu ürünleri nihai alıcılara satacağını, davalıya doğrudan bir talep gelse bile imalatçının bunu müvekkiline yönlendirmesi gerektiğini, davalının 2010 yılı liste fiyatları üzerinden ürün modeline göre %20, %23, %25 indirim yapmayı kabul ettiğini, münhasırlığı ihlal edip Türkiye’deki alıcılara doğrudan satış yaptığı halde davalının 07.04.2011 tarihli ihtarı ile sözleşmeyi asgari hedeflere ulaşılamadığı yönündeki gerçeğe aykırı gerekçelerle feshettiğini, oysa tek bir satışta bile müvekkilinin hedefi tutturduğunu, bir Türk alıcı olan “... International” firmasına satışı sürecinde müvekkilinin birebir yer aldığını, işbu satış kapsamında davacıya 87.500,00 euro bayi komisyonu ödeneceği kararlaştırıldığı halde bu ödemenin de yapılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin uygulanması halinde davacının 175.000,00 euro distribütörlük geliri kazanacağını, ancak davalının hakim konumunu kullandığını, sözleşmeyi ihlal ettiğini, müvekkilinin tek satıcılık gelirinin sadece bu satış bakımından acentelerin elde ettiği provizyon (komisyon) gelirine dönüştüğünü, 05.05.2010 tarihli bu satışın davacının asgari sipariş yükümüne dahil olduğunu, davacının halen distribütörlüğünün devam ettiği dönemde tayin ve tespit ettiği ve Türk firması olan ... A.Ş.’ye davalının haber vermeden 22.10.2010 tarihinde münhasırlığı ihlal edip doğrudan yine ihraç eder gibi tekne sattığını, ancak sözleşmenin uygulanması halinde bu teknenin de önce davalının müvekkiline, davacının da alıcıya satacağını, ancak davalının bu sözleşmeyi davacıya tanıdığı indirimin çok altında bir bedelle doğrudan sattığını, davacının 1.200.000,00 euro zarara uğradığını, bu iki satıştan uğranılan zararın 1.287.500,00 euro’ya ulaştığını, yine davalının 21.07.2010 tarihinde ... ... Limited firmasına “... 78 Fly” model tekneyi öncelikle %23 indirimi ile müvekkiline satması gerekirken münhasırlığın ihlal edilip doğrudan satış yaptığını, bu işten davacının 547.400,00 euro kâr kaybettiğini, yine “... HT 78” modelindeki teknenin münhasırlık ihlal edilerek 1.500.000,00 euroya ... 05 L.L.C’ye satıldığını, davacının bu işten de 501.400,00 euro zarar gördüğünü, bu kapsamdaki toplam zararın 2.336.300,00 euroya denk geldiğini, müvekkilinin distribütörlük sözleşmesini ifa adına ofis kiraladığını, çeşitli reklam giderleri yaptığını, erken fesih sebebiyle bu yatırım ve harcamalar nedeniyle zarar gördüğünü, haksız erken fesih sebebiyle müvekkilinin denkleştirme tazminatına hak kazandığını ileri sürerek tespit edilen satışlar sebebiyle şimdilik 5.000,00 euro fiili kâr kaybının, henüz tespit edilmeyen, davalının defter ve kayıtları incelenerek bulunacak, doğrudan yapılan satışlar sebebiyle uğranılan fiili kâr kaybından 1.000,00 euronun, 5.000,00 TL yatırım maliyetinin, 1.000,00 TL denkleştirme tazminatının 25.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 27.04.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile davalının münhasırlık hükmüne aykırı olarak doğrudan gerçekleştirdiği satışlar neticesinde müvekkilinin mahrum kaldığı kâr kaybının 2.493.550,00 euro olarak tespitini, fazlaya ilişkin saklı kalmak kaydı ile tespit edilen zararın şimdilik 1.200.000,00 euro tutarındaki kısmının 25.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Daha sonra verdiği açıklama dilekçesi ile toplam zararının 2.493.550,00 euro olduğunun tespitini,... ... Ltd. Şti.'ne yapılan satış için 1.196.500,00 euro, ... ... satışı için 2.000,00 euro, ... ... satışı için 750,00 euro, ... ... satışı için 750,0 euro olmak üzere toplam 1.200.000,00 euro zararın ıslah dilekçesi doğrultusunda davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 10.01.2010 tarihinde 3 yıl süreli tek satıcılık sözleşmesinin aktedildiğini, davacının asgari satış hedefini tutturamadığından ve diğer bir kısım yükümlülükleri yerine getirmediğinden müvekkilinin 07.04.2011 tarihinde tek taraflı ve haklı nedenle sözleşmeyi feshettiğini, davacının 2.5 Milyon euro ürünü kendi nam ve hesabına alması gerekirken 10.01.2010 ila 10.02.2011 tarihleri arasında herhangi bir alım yapmadığını, dava dilekçesinde belirtilen satışların tamamının Türkiye dışına gerçekleştirildiğini, ihracat satışlı bu teknelerin hiçbirine Türk Bayrağı çekilmediğini, davacının bu satışlarda kendi nam ve hesabına işlem yapmadığını, sadece ... satışında aracılık yapan davacıya komisyon ödendiğini, bu satışın sözleşme kapsamı dışında kaldığını, davacının kendi nam ve hesabına hareket etmediğini, davacının komisyonu müşteriden tahsil ettiğini, fesih haklı olduğundan müvekkilinin denkleştirme tazminatı, yatırım bedeli veya her ne isim altında olursa olsun bir ödeme yükümünün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, ...-RPH kodlu teknenin müşteri kabul formunda adı ... ... ... şeklinde belirtilen dava konusu satışın davacının münhasır satıcılık hakkının ihlal ettiği, davalının sözlemeyi haksız fesih ettiği, söz konusu tekne ile ilgili yapılan satışların tarihinin taraflar arasındaki 10.01.2010 tarihli distiribitörlük sözleşmesinin yürürlükte olduğu döneme denk geldiği, davalının sözleşmeye uygun davranmış olması halinde tekne için sözleşmede belirtilen fiyatın 6.000.000,00 euro olup sözleşmede indirim oranının %20 olarak belirlenmesi nedeniyle, davacının bu satıştan mahrum kaldığı miktarın 6.000.000,00 euronun %20'si olan 1.200.000,00 euro olduğunu, sözleşmenin 2.4, 3.3 ve 9.3 maddelerinin dava konusu satışa uygulanamayacağı, sözleşmenin 7. maddesinin tanıtım, reklam yapma ve fuarlar başlıklığını taşıdığı, sözleşmede Ek-4 bölüm no:8'de yer alan reklam yapma ve boat showa yönelik düzenlemeler bulunduğu, sözleşmenin fesih gerekçesinde imalatçı tarafından dağıtıcının söz konusu tanıtım, pazarlama, ilan, reklam gibi konularda kendisine verilen görev ve sorumlulukları yerine getirmediği ihmalinin bulunduğu hususunda iddia ileri sürmediği, dava dosyasına da bu hususta yansıyan bir dilekçe bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde yer alan fuarların distiribitörlük faaliyetlerinin ön önemli tanıtım alanı olduğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 2010-2011 yılında fuar stand ücretinin 5.000,00 euro nisbetinde olduğunu, fuarların yılda ortalama 3 defa gerçekleştiği, 1 yıllık fuar masrafının 15.000,00 euro olduğu, 1 yıllık işletme giderinin ise (2.000,00 euro X 12 =) 24.000‬,00 euro olduğu, 1 yıllık toplam masraf bedelinin 39.000,00 euro olduğu, davacının ... ... yapılan satış kapsamında dava dilekçesinde talep miktarını 2.500,00 euro olarak belirlediği, ıslah dilekçesi ile talebini 1.194.000,00 euroya artırdığı, mahkemece alınan ara karar kapsamında sunduğu 21.12.2023 tarihli dilekçesinde ıslah dilekçesi ile artırdığı kısmın tamamının ... ... satış ile ilgili olduğunu beyan ettiği, aynı hususta son duruşmada da beyanda bulunduğu, Yargıtay bozma ilamı kapsamında alınan rapor ve ek rapor kapsamında davacının söz konusu tekne ile ilgili olarak kar kaybının 1.200.000,00 euro olduğu; ancak davacı tarafça bu tekne ile ilgili talep miktarının 1.196.500,00 euro olduğu, 1.196.500,00 eurodan davacının yapmaktan kurtulmuş olduğu gider toplamı olan 39.000,00 euro mahsup edildiğinde davacının isteyebileceği miktarın 1.157.500,00 euro olduğunun tespit edildiği, davacının davalıya gönderdiği 20.05.2011 tarihli ihtarnamede söz konusu miktarın ödenmesi için ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 iş günü süre verildiği, ihtarnamenin davalıya 20.05.2011 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 04.06.2011 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının bir diğer talebi de karşılıksız kalan yatırımlar nedeniyle 5.000,00 TL olup bozma ilamından önce alınan 08.01.2013 ve 15.08.2013 tarihli bilirkişi heyet raporlarında da belirtildiği üzere, davacının tekne satışından dolayı kar kaybı talebi müspet zarar istemine ilişkin olup karşılıksız kalan yatırımlar nedeniyle talep edilen tazminatın ise menfi zarar kapsamında kaldığı, müspet ve menfi zararın birlikte istenilmesi mümkün olmadığından karşılıksız kalan yatırımlardan kaynaklanan tazminat talebinin reddi gerektiği, davacının denkleştirme tazminatı talebi de bulunmakta ise de çok sınırlı bir kitleye hitap eden ve sözleşmenin yürürlükte kaldığı yaklaşık 15 ay boyunca bozma ilamında da belirtildiği üzere münhasır satıcılık hakkının ihlali niteliğinde olan sadece 1 tekne (...-RPH kodlu tekne) satışı yapıldığından, satışı yapılan 1 adet tekne nedeniyle ve aynı kişiye (alıcıya) sözleşmenin geri kalan bölümünde tekrar tekne satışı yapılması pek imkan dahilinde bulunmadığından denkleştirme tazminatı talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.157.500,00 euronun 04.06.2011 tarihinden itibaren devlet bankalarınca euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenecek en yüksek faiz oranının uygulanması suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilemesine, davacının fazla taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, tek satıcılık sözleşmesine dayalı tazminat ve alacak istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere taraflar arasında, davacının dağıtıcı, davalının imalatçı tayin edildiği 10.01.2010 tarihli 3 yıl süreli Distribütörlük Sözleşmesi imzalanmış, davacı, Türkiye'de münhasır tek yetkili satıcı olarak yetkilendirilmiştir. Sözleşme hükümlerine bakıldığında, davacı dağıtıcı, satışını gerçekleştireceği ürünleri davalı imalatçıdan belirlenen oranlarda indirimli fiyatıyla satın alacaktır.

Davacı vekili, davalının münhasırlığı ihlal edip Türkiye’deki alıcılara doğrudan satış yaptığı halde 07.04.2011 tarihli ihtarla sözleşmeyi haksız feshettiğini, davalının, müvekkiline tanınmış olan münhasırlığı ihlal ederek Türkiye bölgesindeki alıcılara doğrudan satış yaparak sözleşme ile müvekkiline tanınan kâr gelirlerinden mahrum kalmasına neden olunduğunu ileri sürerek dava dilekçesinde belirtilen diğer tekneler dışında dava konusu ... RPH kodlu teknenin de münhasırlık ihlal edilerek satıldığı ve müvekkilinin zarara uğradığını iddia etmiştir.

Dava konusu ... RPH kodlu tekne için taraflar arasındaki listede belirlenen fiyat 6.000.000,00 euro, temel indirim oranı %20 olarak görülmektedir. Bu fiyat ve indirim oranı tarafların bu sözleşmeye uygun davranması halinde kararlaştırılmış fiyattır. Ancak Dairemizin 06.03.2023 tarihli bozma ilamında kabul edildiği üzere davalının ... RPH kodlu teknenin müşteri kabul formunda adı ... ... ... olarak belirtilen firmaya satışı, davacının münhasır satıcılık hakkını ihlal etmiştir ve davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğu belirlenmiştir.

Bu durumda Mahkemece, davacının zararı belirlenirken davalı ile dava dışı kişiler arasındaki satış sözleşmesi uyarınca düzenlenen faturaya yansıyan satış bedelinin hükme esas alınmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Sözleşme şartlarına uyulması halinde dava konusu tekne ile ilgili iskonto oranı %20 olarak gösterilmiştir. Ancak bu iskonto oranı davacının mutlak kâr oranı anlamına gelmeyip sözleşme koşullarına uyularak yapılacak olan satışta kâr oranında hareket alanı sağlamak içindir. Yoksa söz konusu fiyatı garanti ettiğinden söz edilemeyecektir. Bu durumda Mahkemece, bilirkişi heyetince satış tarihi itibariyle dava konusu ... RPH kodlu teknenin ortalama rayiç satış değeri tespit ettirilerek iskonto oranı ile rayiç satış bedeli arasındaki farkın kar oranı olarak belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2.Bozma sebebine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5786 E. 2023/1357 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2025/620 E.  ,  2025/4811 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2023/602 Esas, 2024/874 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili ile duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 01.07.2025 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat .. ..., Avukat ... .. ile davalı vekilleri Avukat ..., Avukat .. ... .., Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında müvekkilinin dağıtıcı, davalının imalatçı tayin edildiği 10.01.2010 tarihli 3 yıl süreli Distribütörlük Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede müvekkilinin "Türkiye" bölgesinde münhasır tek yetkili satıcı olarak yetkilendirildiğini, buna göre bölgede imalatçının motorlu yat ürünlerini yalnızca davacının tespit ve tayin edeceği nihai alıcılara satmak üzere üreteceğini, davacının da bu ürünleri nihai alıcılara satacağını, davalıya doğrudan bir talep gelse bile imalatçının bunu müvekkiline yönlendirmesi gerektiğini, davalının 2010 yılı liste fiyatları üzerinden ürün modeline göre %20, %23, %25 indirim yapmayı kabul ettiğini, münhasırlığı ihlal edip Türkiye’deki alıcılara doğrudan satış yaptığı halde davalının 07.04.2011 tarihli ihtarı ile sözleşmeyi asgari hedeflere ulaşılamadığı yönündeki gerçeğe aykırı gerekçelerle feshettiğini, oysa tek bir satışta bile müvekkilinin hedefi tutturduğunu, bir Türk alıcı olan “...

International” firmasına satışı sürecinde müvekkilinin birebir yer aldığını, işbu satış kapsamında davacıya 87.500,00 euro bayi komisyonu ödeneceği kararlaştırıldığı halde bu ödemenin de yapılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin uygulanması halinde davacının 175.000,00 euro distribütörlük geliri kazanacağını, ancak davalının hakim konumunu kullandığını, sözleşmeyi ihlal ettiğini, müvekkilinin tek satıcılık gelirinin sadece bu satış bakımından acentelerin elde ettiği provizyon (komisyon) gelirine dönüştüğünü, 05.05.2010 tarihli bu satışın davacının asgari sipariş yükümüne dahil olduğunu, davacının halen distribütörlüğünün devam ettiği dönemde tayin ve tespit ettiği ve Türk firması olan ...

A.Ş.’ye davalının haber vermeden 22.10.2010 tarihinde münhasırlığı ihlal edip doğrudan yine ihraç eder gibi tekne sattığını, ancak sözleşmenin uygulanması halinde bu teknenin de önce davalının müvekkiline, davacının da alıcıya satacağını, ancak davalının bu sözleşmeyi davacıya tanıdığı indirimin çok altında bir bedelle doğrudan sattığını, davacının 1.200.000,00 euro zarara uğradığını, bu iki satıştan uğranılan zararın 1.287.500,00 euro’ya ulaştığını, yine davalının 21.07.2010 tarihinde ... ... Limited firmasına “... 78 Fly” model tekneyi öncelikle %23 indirimi ile müvekkiline satması gerekirken münhasırlığın ihlal edilip doğrudan satış yaptığını, bu işten davacının 547.400,00 euro kâr kaybettiğini, yine “...

HT 78” modelindeki teknenin münhasırlık ihlal edilerek 1.500.000,00 euroya ... 05 L.L.C’ye satıldığını, davacının bu işten de 501.400,00 euro zarar gördüğünü, bu kapsamdaki toplam zararın 2.336.300,00 euroya denk geldiğini, müvekkilinin distribütörlük sözleşmesini ifa adına ofis kiraladığını, çeşitli reklam giderleri yaptığını, erken fesih sebebiyle bu yatırım ve harcamalar nedeniyle zarar gördüğünü, haksız erken fesih sebebiyle müvekkilinin denkleştirme tazminatına hak kazandığını ileri sürerek tespit edilen satışlar sebebiyle şimdilik 5.000,00 euro fiili kâr kaybının, henüz tespit edilmeyen, davalının defter ve kayıtları incelenerek bulunacak, doğrudan yapılan satışlar sebebiyle uğranılan fiili kâr kaybından 1.000,00 euronun, 5.000,00 TL yatırım maliyetinin, 1.000,00 TL denkleştirme tazminatının 25.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili 27.04.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile davalının münhasırlık hükmüne aykırı olarak doğrudan gerçekleştirdiği satışlar neticesinde müvekkilinin mahrum kaldığı kâr kaybının 2.493.550,00 euro olarak tespitini, fazlaya ilişkin saklı kalmak kaydı ile tespit edilen zararın şimdilik 1.200.000,00 euro tutarındaki kısmının 25.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Daha sonra verdiği açıklama dilekçesi ile toplam zararının 2.493.550,00 euro olduğunun tespitini,... ... Ltd. Şti.'ne yapılan satış için 1.196.500,00 euro, ... ... satışı için 2.000,00 euro, ... ... satışı için 750,00 euro, ... ... satışı için 750,0 euro olmak üzere toplam 1.200.000,00 euro zararın ıslah dilekçesi doğrultusunda davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 10.01.2010 tarihinde 3 yıl süreli tek satıcılık sözleşmesinin aktedildiğini, davacının asgari satış hedefini tutturamadığından ve diğer bir kısım yükümlülükleri yerine getirmediğinden müvekkilinin 07.04.2011 tarihinde tek taraflı ve haklı nedenle sözleşmeyi feshettiğini, davacının 2.5 Milyon euro ürünü kendi nam ve hesabına alması gerekirken 10.01.2010 ila 10.02.2011 tarihleri arasında herhangi bir alım yapmadığını, dava dilekçesinde belirtilen satışların tamamının Türkiye dışına gerçekleştirildiğini, ihracat satışlı bu teknelerin hiçbirine Türk Bayrağı çekilmediğini, davacının bu satışlarda kendi nam ve hesabına işlem yapmadığını, sadece ...

satışında aracılık yapan davacıya komisyon ödendiğini, bu satışın sözleşme kapsamı dışında kaldığını, davacının kendi nam ve hesabına hareket etmediğini, davacının komisyonu müşteriden tahsil ettiğini, fesih haklı olduğundan müvekkilinin denkleştirme tazminatı, yatırım bedeli veya her ne isim altında olursa olsun bir ödeme yükümünün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, ...-RPH kodlu teknenin müşteri kabul formunda adı ... ... ... şeklinde belirtilen dava konusu satışın davacının münhasır satıcılık hakkının ihlal ettiği, davalının sözlemeyi haksız fesih ettiği, söz konusu tekne ile ilgili yapılan satışların tarihinin taraflar arasındaki 10.01.2010 tarihli distiribitörlük sözleşmesinin yürürlükte olduğu döneme denk geldiği, davalının sözleşmeye uygun davranmış olması halinde tekne için sözleşmede belirtilen fiyatın 6.000.000,00 euro olup sözleşmede indirim oranının %20 olarak belirlenmesi nedeniyle, davacının bu satıştan mahrum kaldığı miktarın 6.000.000,00 euronun %20'si olan 1.200.000,00 euro olduğunu, sözleşmenin 2.4, 3.3 ve 9.3 maddelerinin dava konusu satışa uygulanamayacağı, sözleşmenin 7.

maddesinin tanıtım, reklam yapma ve fuarlar başlıklığını taşıdığı, sözleşmede Ek-4 bölüm no:8'de yer alan reklam yapma ve boat showa yönelik düzenlemeler bulunduğu, sözleşmenin fesih gerekçesinde imalatçı tarafından dağıtıcının söz konusu tanıtım, pazarlama, ilan, reklam gibi konularda kendisine verilen görev ve sorumlulukları yerine getirmediği ihmalinin bulunduğu hususunda iddia ileri sürmediği, dava dosyasına da bu hususta yansıyan bir dilekçe bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde yer alan fuarların distiribitörlük faaliyetlerinin ön önemli tanıtım alanı olduğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 2010-2011 yılında fuar stand ücretinin 5.000,00 euro nisbetinde olduğunu, fuarların yılda ortalama 3 defa gerçekleştiği, 1 yıllık fuar masrafının 15.000,00 euro olduğu, 1 yıllık işletme giderinin ise (2.000,00 euro X 12 =) 24.000‬,00 euro olduğu, 1 yıllık toplam masraf bedelinin 39.000,00 euro olduğu, davacının ...

... yapılan satış kapsamında dava dilekçesinde talep miktarını 2.500,00 euro olarak belirlediği, ıslah dilekçesi ile talebini 1.194.000,00 euroya artırdığı, mahkemece alınan ara karar kapsamında sunduğu 21.12.2023 tarihli dilekçesinde ıslah dilekçesi ile artırdığı kısmın tamamının ... ... satış ile ilgili olduğunu beyan ettiği, aynı hususta son duruşmada da beyanda bulunduğu, Yargıtay bozma ilamı kapsamında alınan rapor ve ek rapor kapsamında davacının söz konusu tekne ile ilgili olarak kar kaybının 1.200.000,00 euro olduğu; ancak davacı tarafça bu tekne ile ilgili talep miktarının 1.196.500,00 euro olduğu, 1.196.500,00 eurodan davacının yapmaktan kurtulmuş olduğu gider toplamı olan 39.000,00 euro mahsup edildiğinde davacının isteyebileceği miktarın 1.157.500,00 euro olduğunun tespit edildiği, davacının davalıya gönderdiği 20.05.2011 tarihli ihtarnamede söz konusu miktarın ödenmesi için ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 iş günü süre verildiği, ihtarnamenin davalıya 20.05.2011 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 04.06.2011 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının bir diğer talebi de karşılıksız kalan yatırımlar nedeniyle 5.000,00 TL olup bozma ilamından önce alınan 08.01.2013 ve 15.08.2013 tarihli bilirkişi heyet raporlarında da belirtildiği üzere, davacının tekne satışından dolayı kar kaybı talebi müspet zarar istemine ilişkin olup karşılıksız kalan yatırımlar nedeniyle talep edilen tazminatın ise menfi zarar kapsamında kaldığı, müspet ve menfi zararın birlikte istenilmesi mümkün olmadığından karşılıksız kalan yatırımlardan kaynaklanan tazminat talebinin reddi gerektiği, davacının denkleştirme tazminatı talebi de bulunmakta ise de çok sınırlı bir kitleye hitap eden ve sözleşmenin yürürlükte kaldığı yaklaşık 15 ay boyunca bozma ilamında da belirtildiği üzere münhasır satıcılık hakkının ihlali niteliğinde olan sadece 1 tekne (...-RPH kodlu tekne) satışı yapıldığından, satışı yapılan 1 adet tekne nedeniyle ve aynı kişiye (alıcıya) sözleşmenin geri kalan bölümünde tekrar tekne satışı yapılması pek imkan dahilinde bulunmadığından denkleştirme tazminatı talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.157.500,00 euronun 04.06.2011 tarihinden itibaren devlet bankalarınca euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenecek en yüksek faiz oranının uygulanması suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilemesine, davacının fazla taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, tek satıcılık sözleşmesine dayalı tazminat ve alacak istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere taraflar arasında, davacının dağıtıcı, davalının imalatçı tayin edildiği 10.01.2010 tarihli 3 yıl süreli Distribütörlük Sözleşmesi imzalanmış, davacı, Türkiye'de münhasır tek yetkili satıcı olarak yetkilendirilmiştir. Sözleşme hükümlerine bakıldığında, davacı dağıtıcı, satışını gerçekleştireceği ürünleri davalı imalatçıdan belirlenen oranlarda indirimli fiyatıyla satın alacaktır.

Davacı vekili, davalının münhasırlığı ihlal edip Türkiye’deki alıcılara doğrudan satış yaptığı halde 07.04.2011 tarihli ihtarla sözleşmeyi haksız feshettiğini, davalının, müvekkiline tanınmış olan münhasırlığı ihlal ederek Türkiye bölgesindeki alıcılara doğrudan satış yaparak sözleşme ile müvekkiline tanınan kâr gelirlerinden mahrum kalmasına neden olunduğunu ileri sürerek dava dilekçesinde belirtilen diğer tekneler dışında dava konusu ... RPH kodlu teknenin de münhasırlık ihlal edilerek satıldığı ve müvekkilinin zarara uğradığını iddia etmiştir.

Dava konusu ... RPH kodlu tekne için taraflar arasındaki listede belirlenen fiyat 6.000.000,00 euro, temel indirim oranı %20 olarak görülmektedir. Bu fiyat ve indirim oranı tarafların bu sözleşmeye uygun davranması halinde kararlaştırılmış fiyattır. Ancak Dairemizin 06.03.2023 tarihli bozma ilamında kabul edildiği üzere davalının ... RPH kodlu teknenin müşteri kabul formunda adı ... ... ... olarak belirtilen firmaya satışı, davacının münhasır satıcılık hakkını ihlal etmiştir ve davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğu belirlenmiştir.

Bu durumda Mahkemece, davacının zararı belirlenirken davalı ile dava dışı kişiler arasındaki satış sözleşmesi uyarınca düzenlenen faturaya yansıyan satış bedelinin hükme esas alınmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Sözleşme şartlarına uyulması halinde dava konusu tekne ile ilgili iskonto oranı %20 olarak gösterilmiştir. Ancak bu iskonto oranı davacının mutlak kâr oranı anlamına gelmeyip sözleşme koşullarına uyularak yapılacak olan satışta kâr oranında hareket alanı sağlamak içindir. Yoksa söz konusu fiyatı garanti ettiğinden söz edilemeyecektir. Bu durumda Mahkemece, bilirkişi heyetince satış tarihi itibariyle dava konusu ... RPH kodlu teknenin ortalama rayiç satış değeri tespit ettirilerek iskonto oranı ile rayiç satış bedeli arasındaki farkın kar oranı olarak belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2.Bozma sebebine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

V. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1177423500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.