Haklı fesihte müspet zarar (kar kaybı) talep edilemez; ispatlanamayan harcama reddedilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/1012 E. 2025/5986 K. · · İlk derece: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Sözleşmede kısmi ödemeler ruhsat devri şartına bağlanmamışsa, alıcının vadesinde ödememesi karşı tarafa haklı fesih hakkı verir; haklı feshedilen sözleşmede taraf müspet zarar (kar kaybı) talep edemez ve somut olarak ispatlanamayan iyileştirme/harcama bedelleri reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Sözleşmenin haklı feshi ve müspet zarar (kar kaybı) talebi → ret
İddia: Davacı, bakiye ödemelerin ruhsat devri şartına bağlı olduğunu, davalının muaccel olmayan bir ödemeye dayanarak sözleşmeyi feshinin haksız olduğunu ve kar kaybı ile harcamalarını talep edebileceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Protokolün 3. maddesinde ödeme takviminde ruhsat devri tarihinde kalan ödeme denmişse de, protokolün devam eden maddelerinde ödeme koşulunun ruhsat devrine bağlı olmadığı açıktır. Bu durumda davacının kararlaştırılan 28.05.2018 tarihli taksidi ödememesi sebebiyle davalı sözleşmeyi haklı sebeple feshetmiştir; haklı feshedilen sözleşmede davacı müspet zarar kapsamında kar kaybını talep edemez. İyileştirme bedeli talepleri somut ve sabit olmadığından reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Ödeme koşulunun ruhsat devrine bağlı olmadığı sözleşmede temerrüde düşen tarafa karşı haklı fesih ve haklı feshte müspet zarar talep edilememesi açısından emsaldir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı fesih↗ müspet zarar / kar kaybı↗ temerrüt↗ terditli dava / ıslah↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2025/1012 E. , 2025/5986 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/807 Esas, 2024/1978 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/548 E., 2019/1016 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında maden ruhsatının işletilmesi ve devrine dair 15.01.2018 tarihli sözleşme ve protokol imzalandığını, protokol gereği davalıya ön ödeme olarak elden 30.000,00 USD'nin ödendiğini, davacının tüm harcamaları kendisi karşılayarak maden sahasında arama çalışmaları yaptığını ve maden sahasının şartlarını iyileştirdiğini, davalı şirketin, davacının taleplerine rağmen, sevk fişlerini vermediğini, sonrasında, davalının davacıya çektiği ihtarname ile 28.05.2018 tarihinde ödenmesi gereken 25.000,00 USD'nin ödenmediğini ve 1 gün içerisinde ödemenin yapılmasını aksi halde sözleşmenin feshedileceğini ihtar ettiğini, davalının davacıya çektiği ihtarda talep ettiği ödemenin muaccel olmadığını, 30.000,00 USD ön ödeme haricinde bakiye ödemelerin "ruhsat devri" şartına bağlandığını, davalının, maden ruhsatını davacıya devretmesi gerekirken, maden sahası ve ruhsatının devrine ilişkin başka bir şirketle sözleşme imzaladığını, dava konusu maden ruhsatının davacıya devredilmesi gerektiğini, devrin gerçekleşmesinin mümkün olmaması halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 58.
maddesi uyarınca kişilik haklarının zarara uğraması nedenine dayalı manevi tazminatın ve sözleşmeye konu sahanın iyileştirilmesi nedeniyle harcadığı bedellerin tahsiline hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek sözleşmeye konu işletme ruhsatının davacıya devrine karar verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, verdiği tam ıslah dilekçesi ile terditli olarak ikame edilen davanın konusunun ikinci talepleri olan tazminat ödemesi olarak tam ıslah edildiğini belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; anılan sözleşme uyarınca maden sahasının davacıya devredildiğini, devri gerçekleşene kadar maden sahasının davacı tarafından çalıştırılması ve işletilmesinin sözleşmenin hükümleri arasında olduğunu, ayrıca davacının, davalıya devir bedeli olarak 155.000,00 USD ödeyeceğinin, bu paranın 30.000,00 USD'si 28.01.2018 tarihinde, bakiye 125.000,00 USD'nin ise 28.05.2018 tarihinden itibaren 5 taksit halinde ödeneceğinin de kararlaştırıldığını, ancak davacının devraldığı sahayı daha yüksek bedelle başka bir şirkete devretmeye kalktığını, davalının, davacı tarafından aldatıldığını anladığını, bunun üzerine muaccel hale gelen bakiye ödemeler için davacıya ihtarname keşide ettiğini, ihtarnameden sonuç alınamayınca sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini ve sahanın devri için davacının anlaşmaya çalıştığı şirket ile sözleşme imzalandığını, davalının, davacının sahada kaçak üretim yapıp yapmadığını bilmediğinden aldığı 30.000,00 USD'yi de davacıya iade etmediğini, 30.000,00 USD'nin davacıya verilmesi gerektiğinin kabul edildiğini, davacının sair taleplerinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, sair taleplerinin fahiş ve haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemece verilen kesin süreler içerisinde davacının yaptığı harcamaları ispatlayamadığı, 30.000,00 USD ön ödemenin ise davalı tarafından davacıya verilmediğinin ve davacıya iade edileceğinin ikrar edilmesi nedeniyle kabul edildiği, her ne kadar protokolün 3.maddesinde ödeme takviminde ruhsat devri tarihinde kalan ödeme denmişse de, protokolün devam eden maddelerinde ödeme koşulunun ruhsat devrine bağlı olmadığının açık olduğu, bu durumda davacının protokol uyarınca kararlaştırılan 28.05.2018 tarihli taksidi ödememesi sebebiyle, davalı tarafça sözleşmenin haklı sebeple feshedildiği, bu itibarlada davacının müspet zarar kapsamında kar kaybını talep edemeyeceği, davalının, dava konusu sözleşmenin feshinden sonra ruhsat sahasının devrine ilişkin başka bir şirketle anlaşma yaptığı, davalının bu konuda da kötüniyetli davrandığının ispatlanamadığı, bu nedenlerle davacının başlangıçta ön ödeme olarak ödediği 30.000,00 USD'nin iadesini talep edebileceği, ancak iyileştirme bedeli taleplerinin somut, sabit olmadığı, kar kaybı talebinin de reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 30.000,00 USD'nin harç yatırma tarihinden itibaren işleyecek USD faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, sair tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, maden sahası ve ruhsatının devrine ilişkin davalı ile akdedilen sözleşmenin davalı tarafından feshedilerek maden sahasının başka bir şirkete devredilmesi nedeniyle davacının, davalıya ödediği 30.000,00 USD ön ödemenin ve maden sahasının çalıştırılması ve iyileştirilmesi için yaptığı harcamaların ve uğradığı manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, 30.000,00 USD ön ödeme haricindeki maddi ve manevi zararın tazmini şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1177185300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz