6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR taşımasında acente-taşıyıcı ayrımı ve yabancı para tazminatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1038 E. 2024/174 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

CMR Konvansiyonu kapsamındaki uluslararası kara yolu taşımalarında, navlun faturasını düzenleyen ve taşıma organizasyonunu üstlenen taraf, fiili taşımayı bir alt taşıyıcıya yaptırmış olsa da akdi taşıyıcı sıfatını taşır; bu sıfatı ortadan kaldırmak için tarafın acente olduğunu ispat etmesi gerekir, salt fiili irtibat ve organizasyon ilişkisi bu sıfatı değiştirmez. Hasarın, gönderen/taşıtanın emtiaya müdahale edemeyeceği bir aşamada (örn. gümrük incelemesi sırasında) meydana geldiğinin anlaşılması halinde taşıyıcının CMR 17 ve 23. maddeleri gereğince sorumluluğu doğar; ancak bu durum ağır kusur oluşturmaz. Talep yabancı para birimiyle yapıldığında, mahkemenin karar tarihindeki TL karşılığına hükmetmesi TBK 99. maddeye aykırıdır; tazminatın yabancı para birimi üzerinden hükmedilmesi gerekir. CMR 27. madde uyarınca taşıyıcıya yapılan yazılı bildirimin tebliği ispatlanamazsa, taşıyıcının talebi reddettiği tarih faiz başlangıcı olarak esas alınır.

Ele alınan sorunlar

Davalının akdi taşıyıcı mı yoksa acente mi olduğu (pasif husumet) → ret

İddia: Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı yabancı şirketin acentesi olduğunu, doğrudan doğruya acente aleyhine dava açılamayacağını, sadece navlun faturasının acente tarafından düzenlenmiş olmasının taşıyan sıfatı kazandırmayacağını, asıl taşıyıcının fiili taşımayı yapan dava dışı şirket olduğunu ileri sürerek davanın husumet yönünden reddini istemiştir.

Gerekçe: Davalı şirket tarafından navlun faturası düzenlendiği ve emtianın alt taşıyıcı konumundaki başka bir şirkete ait araca yüklenmek üzere davalıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davalının akdi taşıyıcı sıfatıyla hareket ettiği, fiili taşımayı ihbar olunan şirkete yaptırdığı; davalının acente sıfatıyla hareket ettiğini kabule yarar bir delil bulunmamaktadır. Şirketler arasındaki fiili irtibat ve taşıma organizasyonu nedeniyle emtianın yurtdışı şirketin deposuna boşaltılması, o şirkete taşıyıcı sıfatı vermeye yeterli değildir. Bu nedenle davalı vekilinin acente sıfatıyla hareket ettiğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamış, davalının akdi taşıyıcı sıfatını haiz olduğu kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hasarın meydana geliş şekli ve taşıyıcının sorumluluğu → ret

İddia: Davalı vekili, hasarın nasıl ve ne şekilde meydana geldiğinin sabit olmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Emtianın araç boşaltılmadan çekilen resimlerinden, iki palet halinde kolilendiği, paletlerden birinin ambalajının bozularak kolilerin araç içine dağıldığı, kırılabilecek türden şişeler içindeki parfüm emtiasının bu şekilde hasarlandığı anlaşılmaktadır. Sigortalıya gönderilen yazışmalarda, Almanya'daki giriş gümrüğünde numune almak üzere paletin açıldığı, kolilerin korunması olmadığı için Frankfurt yolunda araç içine dağıldığı bildirilmiştir. Hasarın taşıma sürecinde, gönderen veya taşıtanın emtiaya müdahale edemeyeceği bir noktada, istifin gümrük incelemesinde bozulduğunun kabulü ile taşıyıcının sorumlu tutulması gerekmektedir. Ancak davalı taşıyıcı ağır kusurlu olarak kabul edilmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tazminatın yabancı para birimi üzerinden mi yoksa TL üzerinden mi hükmedileceği → kabul

İddia: Davacı vekili, talebin euro cinsinden olmasına rağmen TL üzerinden karar verildiğini, TL miktarının sadece harca esas değer hesabı için zorunlu olarak bildirildiğini ileri sürerek euro üzerinden hüküm kurulmasını istemiştir.

Gerekçe: Mahkemece emtianın kısmen zarar görmesi nedeniyle davalının CMR 23/3 maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk hükümlerine dayalı sorumlu tutulduğu ve davacı tarafça hükmün bu yönüne ilişkin istinaf nedeni ileri sürülmediğinden, dava tarihi itibarıyla davalı taşıyıcının sorumluluğunun yabancı para üzerinden tespiti gerekmektedir. Mahkemece talep yabancı para birimiyle yapıldığı halde karar tarihindeki TL karşılığına hükmedilmesi TBK'nın 99. madde hükmüne aykırı bulunmuştur. Dava tarihi itibarıyla 1 SDR 1,39049 usd olup davalının sorumluluğu (2.652,93 SDR x 1,39049 = 3.688,87 usd : 1,1458 =) Euro karşılığının 3.219,47 Euro olduğu hesaplanmıştır. Davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulü gerekirken, talep olunmayan harca esas değer olarak gösterilen tutarın dava değeri olarak kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Faizin başlangıç tarihi → kısmi kabul

İddia: Davacı vekili, faiz başlangıcının ödeme tarihi (28.09.2018) olması gerekirken dava tarihinden faize hükmedilmesinin taleplerine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR'nin 27. maddesi uyarınca taşıyıcıya yazılı bildirim zorunlu olup, davacı tarafça gönderilen 16.08.2018 tarihli yazı içeriğinin davalıya tebliğ edildiği belirlenememekle birlikte, davalının 19.11.2018 tarihli cevabi ihtar ile tazminat talebini reddettiği anlaşıldığından, bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Navlun faturası düzenleyen tarafın, fiili taşımayı bir alt taşıyıcıya yaptırmış olsa da CMR kapsamında akdi taşıyıcı sıfatını taşıdığına ve yabancı para birimiyle talep edilen tazminatın TL karşılığına değil, doğrudan yabancı para üzerinden hükmedilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmeleri bakımından bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu akdi taşıyıcı acente sınırlı sorumluluk SDR halefiyet temerrüt yabancı para borcu

Atıf yapılan mevzuat: CMR Konvansiyonu — CMR Konvansiyonu 17/1CMR Konvansiyonu 17/2CMR Konvansiyonu 18/2CMR Konvansiyonu 23/3CMR Konvansiyonu 27 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 99 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 105TTK 105/2-3 · 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun — 3095 sayılı Kanun 4/a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1038

KARAR NO 2024/174

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 03/03/2021

NUMARASI 2018/1362 Esas - 2021/205 Karar

DAVA

Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/01/2024

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacı şirket tarafından Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ile sigortalanan, ... A.Ş.'ye ait 1 palet, 62 kutu, 9.043 adet, 987,30 kg. muhtelif parfüm ve dedodorant cinsi emtianın Türkiye'den Hollanda'ya nakliyesi için davalı taşıyıcı tarafından sigortalı firma tesislerinden teslim alınarak araca yüklendiğini, emtiaların davalı taşıyıcının Almanya'daki tesislerine ulaştığında 20 koli emtianın hasarlı olduğunun tespît edilip hasar notu düşüldüğünü, gümrük kontrolü sırasında numune almak ve kolilerin kontrolü için paletin açıldığını, sonrasında yolculuk sırasında koruması olmayan kolilerin araç içerisine dağıldığını ve ağır hasarın oluştuğunu hasarın; nakliyecinin sorumluluğundaki süreçte orijinal paletin açılarak kolilerin birden fazla palet üzerine dağıtılmış olması ve yapılan yükleme sonrasında kolilerin paletler üzerinde gerektiği şekilde sabitlenmesi için uygun tedbirlerin alınmaması sebebiyle araç içerisinde devrilmesi sonucu meydana geldiğini, zarardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu ileri sürerek ödenen 4.233,33-euro tazminatın 28.09.2018 ödeme tarihinden faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davaya konu taşıma belgeleri, hasar belgesi, yazışmalardan açıkça görüleceği üzere davalı şirketin dava konusu taşımada taşıyıcı olmayıp, taşımayı yapan “..." isimli yabancı şirketin acentesi olduğunu, doğrudan doğruya davalı şirket aleyhine dava açılamayacağını, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, yurt dışında yabancı şirketlere izafeten yurt içinde işlem yapana karşı dava açılma olanağı olduğu, bu davada temsilci aleyhine değil ,esas sözleşmede taraf olan firma aleyhine karar tesis edilebileceğini, anılan şirket ile davalı arasında yazılı bir acentelik sözleşmesi yoksa da gerek taşıma belgeleri, hasar belgeleri ve yazışmalardan gerekse müvekkil şirketin fiili olarak yapmış olduğu işlemlerden uygulamalı bir acentelik ilişkisinin olduğunu, acentelik ilişkisinin kurulması için yazılı bir acentelik sözleşmesine zorunluluğunun olmadığını, sadece navlun faturasının acente tarafından düzenlenmiş olmasının taşıyan sıfatını kazandırmayacağını, asıl taşıyıcının dava dışı şirket olduğunu, acenteliğini yaptığı expeditors ınternatıonal gmbh’nin de hasarın oluşmasında herhangi bir kusuru bulunmadığını,taşımanın daha önce bir çok kez taşımayı yapan yeterli donanım ve tecrübeye sahip ...Ltd.

Şti. ile yapıldığını , emtianın fiili taşıması esnasında hasarlandığını bildirerek reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece;uyuşmazlıkta CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı, davalı tarafın pasif husumet itirazı yönünden yapılan incelemede, CMR senedi ile taşıma faturası içerikleri dikkate alındığında davalı tarafın dava dışı sigortalıya Ankara-Hollanda arasındaki taşımaya ilişkin navlun faturası düzenlemesi nedeniyle taşıma sürecini üstlendiği,taşımayı fiilen gerçekleştirmese de taşıma sırasındaki hasardan sorumlu olacağı, hasara ilişkin dosyaya ibraz edilen fotoğraf ve belgeler de incelendiğinde hasarın emtianın sabitlemesi /bağlanması eksikliğinden taşıma sürecindeyken meydana geldiği, CMR'nin 17. maddesi gereğince taşıyıcının, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğranılan ziya ve hasardan mesul olacağı, ziya ve hasar halinde tazminatın hesaplanmasına ilişkin CMR'nin 23.

maddesine göre; emtianın kısmen veya tamamen kaybı halinde tazminat, emtianın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve tarihteki değerine göre hesaplanacağı, kısmi kayıp halinde, sorumluluk miktarının tespitinde kaybedilen kısmın ağırlığına göre taşıyıcının sorumlu olduğu miktar belirleneceği, bu durumda tazminatın, eksik brüt ağırılığın kilogram başına 8,33 SDR tutarını aşamayacağı, zararın emtianın kısmen hasara uğramasından kaynaklandığını, davalının sorumluluğunun CMR 23 /3 md kapsamında sınırlı sorumluluk kapsamında değerlendirildiği, hesaplanan 2.652,93 SDR'nin karar tarihindeki TCMB kur üzerinden (03.03.2021 tarihinde 1SDR:10.5673TL) hesaplamasının yapılarak (Yargıtay 11. HD nin 2018/4837 Esas 2019/6257 Karar) harca esas değerde dikkate alınarak açılan davanın harca esas değeri ile bağlı kalınarak 25.587,93 -TL nin dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davacı vekili taleplerinin 4.233,33- euro yani yabancı para cinsinden olmasına rağmen TL üzerinden karar verildiğini, TL miktarının harca esas değer hesabı için zorunlu olarak bildirildiğini, faiz başlangıcının ödeme tarihi olması gerekirken dava tarihi olmasının da taleplerine aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak Euro üzerinden ödeme tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.

2- Davalı vekili; davalı şirketin dava dışı ... isimli şirketin acentesi olup, doğrudan doğruya müvekkil şirket aleyhine dava açılamayacağını, sadece navlun faturasının acente tarafından düzenlenmiş olmasının davacı şirketin taşıyan sıfatına haiz olduğuna delalet etmeyeceğini,taşıma senedinden de ... isimli şirketin asıl taşıyıcı olduğunun anlaşıldığını, navlun faturasında taşıma senedi CMR'ye atıf yapıldığını, TTK'nun 105. Maddesine göre aracılık yaptığı sözleşmelerden doğan ihtilaflardan dolayı acenta aleyhine doğrudan doğruya dava açılamayacağı gibi TTK'nın 105/2-3. Maddesine göre, acentenin, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceğini, asıl taşıyıcının da hasardan kusuru ve sorumluluğunun olmadığını, taşımayı fiilen ...

Ltd.şirketinin yaptığını, davalı şirketin gereken tüm özeni gösterdiğini , sigorta ekspertiz raporunda ve bilirkişi raporun emtiaların nasıl ve ne şekilde zarar gördüğü hususunun sabit olmadığını,hükme esas alınamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava,uluslarası kara yolu taşıması sırasında zarar gören emtia bedelinin davalı taşıyıcıdan tahsiline ilişkindir. CMR Konvansiyonunun 17/1. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğranılan ziya, gecikme ve hasardan sorumludur. CMR'nin 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, hasar ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz. CMR’nin 18/2 maddesi uyarınca, kayıp, hasar ve gecikmenin 17/2 maddede öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşımacıya aittir.

Davalı şirket tarafından ,27.7.2018 tarihli navlun faturası düzenlendiği, emtianın 25.7.2018 tarihinde Ankara- Hollanda nakliyesini yapmak için alt taşıyıcı konumundaki ...Ltd. Şti. Ne ait ... plakalı araca yüklenmek üzere davalıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davalının akdi taşıyıcı sıfatıyla hareket ettiği ,fiili taşımayı da ihbar olunan şirkete yaptırdığı ,dosyada taşımanın ... tarafından üstlenildiği ,davalının da acente sıfatıyla hareket ettiğini kabule yarar bir delil bulunmamaktadır. Şirketler arasında fiili irtibat ve taşıma organizasyonu nedeniyle emtianın yurtdışı şirketin deposuna boşaltılması anılan şirkete taşıyıcı sıfatı vermeye yeterli olmadığından davalı vekilinin acente sıfatıyla hareket ettiğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamış,akdi taşıyıcı sıfatını haiz olduğu kabul edilmiştir.

Emtianın araç boşaltılmadan çekilen resimlerinden anlaşılacağı üzere emtianın iki palet halinde kolilendiği ,ancak paletlerden birinin ambalajı bozularak kolilerin araç içine dağıldığı ,kırılabilecek türden şişeler içindeki parfüm emtiasının araç içine dağıldığı hasarın bu şekilde meydana geldiği anlaşılmaktadır.Sigortalıya gönderilen 15 ağustos 2018 tarihli @... adresinden bir kısım belgelerde expeditors Frankfurt yetkili müdürü olduğu belirtilen ... tarafından gönderilen mailde " 62 koliden oluşan malzemenin bir palete toplandığı,kolilerde akıntı ve kırık bulunduğu, şöförün ifadesi üzerine ,Almanya'da giriş gümrüğünde kontrol yapıldığı ,gümrüğün numune almak üzere paleti açtırdığı ,kolilerin korunması olmadığı için Frankfurt yolunda kolilerin araç içine dağıldığı ,bu nedenle sigortalı şirket yetkilisine malların depoda teslim edildiği,Hollandaya sigortalının götürdüğü bildirilmektedir.

Ayrıca 20 kolide hasar bulunduğu taşıma senedi üzerinde yazılmıştır.Bu nedenle ; hasarın taşıma sürecinde gönderen veya taşıtanın emtiaya müdahale edemeyeceği bir noktada istifin gümrük incelemesinde bozulduğunun kabulü ile taşıyıcının sorumlu tutulması gerekmektedir.Ancak davalı taşıyıcı ağır kusurlu olarak kabul edilmeyecektir. Davacı sigortacı 28.9.2018 tarihinde 4.233,33 Euro ödeme yaparak , sigortalıdan alacak ve talep haklarını da temlik almıştır.Bu nedenle sigortalının haklarına halef olmuştur. Hasarlı bulunan 20 koli emtianın brüt ağırlığı üzerinden sınırlı sorumluluk miktarının sınırlı sorumluluk üst limitinin 2652,93 SDR olarak tespit edilmiştir.Bu miktar ilk derece mahkemesince karar tarihindeki kur üzerinden TL ye çevrilmekle birlikte aynı zamanda dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.

Davacı vekili faiz başlangıcı yönünden hükmü istinaf etmiş ise de CMR 27 madde uyarınca taşıyıcıya yazılı bildirim zorunlu olup davacı tarafça 16.08.2018 tarihli yazı içeriğinin davalıya tebliğ edildiği belirlenememekte ise de ,davalının 19.11.2018 tarihli cevabi ihtar ile tazminat talebi red edildiğinden bu tarihden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir. Mahkemece emtianın kısmen zarar görmesi nedeniyle davalının CMR 23/3 md uyarınca sınırlı sorumluluk hükümlerine dayalı sorumlu tutulduğu ve davacı tarafça hükmün bu yönüne ilişkin istinaf nedeni ileri sürülmediğinden ,dava tarihi itibariyle davalı taşıyıcının sorumluluğunun yabancı para üzerinden tesbiti gerekmektedir.Ancak mahkemece ;

talep yabancı para birimiyle yapıldığı halde karar tarihindeki TL karşılığına hükmedilmesi TBK nın 99.madde hükmüne aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle ;dava tarihi itibariyle 1 SDR 1.39049 usd olup davalının sorumluluğu ( 2.652,93x 1.39049 = 3.688,87 usd:

1. 1458=) Euro karşılığının 3.219,47 Euro olduğu hesaplanmıştır.Davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulü gerekirken talep olunmayan harca esas değer olarak gösterilen tutarın dava değeri olarak kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Davalı vekilinin istinaf sebebleri yerinde olmadığından reddine ,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yeniden karar verilerek davanın kısmen kabulüne ,fazla istemin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/03/2021 Tarih 2018/1362 Esas - 2021/205 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, 3.219,47 -euro'nun 19.11.2018 temerrüt tarihinden itibaren yıllık %5 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet bankaları tarafından 1 yıllık vadeli Euro mevduata uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanarak davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine"

İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 1.329,29-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 436,98-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 892,31‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 472,88-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 600-TL bilirkişi ücreti ve 118,20-TL posta masrafı olmak üzere toplam 718,20-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 546,19-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 17,900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 6.128,17-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Alınması gereken 1.329,29-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 436,97‬-TL harcın mahsubu ile kalan 892,32‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça yapılan 46,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 35-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 48,50-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 15-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

25/01/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/117700 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.