Ayıplı parça satışında sözleşme dışı üçüncü kişiye husumet
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1605 E. 2023/2002 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Ayıplı bir malzemenin, zarar gören tarafça değil, onarım/bakım hizmeti veren üçüncü bir kişi tarafından satıcıdan satın alınıp zarar görenin malına monte edilmesi halinde, zarar gören ile malzeme satıcısı arasında akdi bir ilişki bulunmadığından, sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca zarar gören, ayıplı satışa dayanarak doğrudan satıcıya karşı tazminat talebinde bulunamaz; bu durumda dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Davacı ile davalı arasında akdi ilişki bulunmaması nedeniyle pasif husumet → kabul
İddia: Davalı vekili, zararın davalıdan satın alınan silindir kapağından kaynaklandığının somut olarak ispatlanamadığını ve kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe: Ayıplı olduğu ileri sürülen silindir kapağı davalı tarafından davacıya değil, dava dışı onarım şirketine satılmıştır. Bu şirketin davacı adına düzenlediği faturalarda yedek parça ve işçilik bedeli birlikte yer almaktadır; yedek parça temininin onarım şirketine ait olduğuna, aksine bir kararlaştırmanın bulunmadığına, ayıplı parçanın da işçilik bedelleriyle birlikte davacıya fatura edildiğine ilişkin belge sunulmamıştır. Davalının üretici firma olmadığı ve davacı ile davalı arasında akdi ilişki bulunmadığı; davacının, kendisinin taraf olmadığı bir satış sözleşmesine dayanarak doğrudan davalıya yönelemeyeceği; sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca sözleşmelerin hüküm ve sonuçlarının ancak tarafları arasında doğacağı gözetilerek, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesinin davayı kabul etmesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Diğer istinaf sebeplerinin (ayıp ihbarı süresi, zamanaşımı, bilirkişi raporu, tazminat kalemleri vb.) incelenmesi → tartışılmadı
İddia: Davalı vekili; TTK 23 maddesindeki ihbar süresine uyulmadığını, gizli ayıp bulunmadığını, hükme esas alınan raporun yetersiz olduğunu, hasar ve kazanç kaybı kalemlerinin fahiş ve ispatsız olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kaldırma sebebine göre sair istinaf sebepleri ile ilgili değerlendirme yapılmasına ve yeniden yargılamaya gerek görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Zarar görenin, ayıplı ürünü kendisinin değil onarım hizmeti veren üçüncü bir kişinin satın aldığı hallerde, satıcıya karşı doğrudan dava açamayacağına; sözleşmelerin nispiliği ilkesinin pasif husumet yokluğu sonucunu doğurduğuna ilişkin tespit, benzer üçlü ilişkili ayıplı mal davalarında emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- pasif husumet (taraf sıfatı) yokluğu
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet↗ sözleşmelerin nispiliği ilkesi↗ ayıplı mal↗ gizli ayıp↗ akdi ilişki↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1605
KARAR NO 2023/2002
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 06/07/2021
NUMARASI 2020/42 Esas - 2021/608 Karar
DAVA
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/12/2023
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, ... plakalı çekici kamyonun 3.7.2018 tarihinde genel bakım, onarım ve arızalarının giderimi için dava dışı ... şirketine teslim edildiğini, motor sorunu nedeniyle davalı şirketten komple montajlı olarak tedarik edilen parçaların motor kısmına takıldığını, aracın çalıştırılmasından kısa süre sonra sesler gelmeye başlayıp aracın gidemez hale geldiğini, tamir eden şirket tarafından motor blok kapağının çatladığının ve motorun yandığının tespit edildiğini, arızanın davalıdan komple temin edilen silindir kaynaklı olduğunu, Makine Mühendisleri Odası Bursa şubesi tarafından atanan makine mühendisince yapılan teknik incelemede 12.7.2018 tarih ... sayılı bilirkişi raporu ile de silindir kapağında subap yuvasında boşluk toleransının düşük olması ve sürtünme ile meydana gelen sıcaklık nedeniyle sıkışarak sarması nedeniyle arızanın olduğu, bunun montajı önceden yapılmış valf ve emisyon parçalarının hatalı üretiminden kaynaklandığı, döküm kalıplarındaki imalat hataları nedeniyle motorun yanmasına sebep olunduğunu ileri sürerek 42.609,80 -TL hasar bedeli ile 1.000- TL kazanç kaybı bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
ISLAH Davacı vekili 1.6.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000- TL kazanç kaybını 19.859- TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, 8 günlük süre içinde ihbarda bulunulmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, zararın satın alınan silindir kapağından kaynaklanmayıp ateşleme sisteminden kaynaklanmış olabileceğinin ürünü satan üretici firma ... tarafından yapılan incelemede tespit edildiğini, zarar ile aradaki illiyet bağını davacının ispatlaması gerektiğini, davacı tarafça satın alınan parça bedelinin 5.511- TL olduğunun ileri sürüldüğünü ancak buna ilişkin belge sunulmadığını, dava dışı ... Ltd. Şti ye 3.7.2021 tarihinde 807,12-TL bedelli 1 adet silindir kapağı satıldığını, 42.609,80-TL tamir rakamının fahiş olduğunu, kazanç kaybı isteyemeyeceğini, bununla ilgili bir delil de sunulmadığını, kendilerinin üretici firma olmadığını, zararın ne zaman meydana geldiği ve sattıkları parçalar nedeniyle olduğunu ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddi ile üretici firma ...
Ltd. Şti ye davanın ihbarını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece bilirkişi incelemesi ile arızanın silindir kapağının ayıplı olması ve egzoz supabının supab yuvasına sıkışması sonucu meydana geldiği, gizli ayıp olduğu, TBK 231 md uyarınca zamanaşımı süresinin dolmadığı, , araca takılan bir adet dolu silindir kapağının dava dışı ... firmasınca davalıdan temin edilerek sadece montajının yapıldığı, gizli ayıptan davalının sorumlu olduğunu , hasar boyunca çalışamaması nedeniyle kazanç kaybı olduğu gözetilerek ıslah talebi doğrultusunda davanın kabulüne, 42.609,80- TL hasar bedeli, 19.859- TL kazanç kaybı bedeli toplam 62.462,80 -TL nin dava tarihinden avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; TTK 23. Maddedeki ihbar sürelerinin değerlendirilmediğini , 8 gün içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, gizli ayıp olduğu iddiasını kabul etmediklerini, hükme esas alınan raporun bilimsel ve teknik değerlendirme içermediğini, kabul anlamına gelinmemesi koşulu ile silindir kapağının araca monte edilmeden önce hasara uğrayıp uğramadığının tespitinin gerektiğini, aracın zaten motoru ile ilgili sorunları olduğu için tamire verildiğini, kendilerinden bir adet silindir kapağı satın alındığını, zararın eski parçalar sökülürken veya kapak monte edilirken meydana gelmesi sırasında olup olmadığının tespiti gerektiğini, 21.4.2021 Tarihli rapordaki kapağın küflü ve eski olduğunu ,kendilerinden 1 adet kapak alındığını, zararın silindir kapağından olduğunun somut olarak ispatlanamadığını, parça ve işçilik bedelinin fahiş olduğunu, sökülen parçaların ekonomik ömür ve değerlerinin tespit edilmediğini, aracın arızası nedeniyle zaten çalışamayacağını, kazanç kaybı talebinin yasal olmadığını, tamir süresine ilişkin belge sunulmadığını, raporda esas alınan aylık kiralama ücretinin fahiş olup 2-3 aylık kiralama ücreti ile benzer bir araç satın alınabileceğini , 2 günde tamir edilebilmesi mümkün iken 15 gün tamir süresine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ayıplı malzeme nedeniyle araçta oluşan zararın tazmini talebine ilişkindir. Davacı tarafça dava dışı ... Tic Ltd Şti ne onarım ve bakım için davacıya çekicinin bırakıldığı, ... şirketi tarafından davalı şirketten satın alınan silindir kapağının sadece yerine monte edildiği, malzemenin ayıplı olması nedeniyle ilk sürüşte motor bloğunun çatladığı, ... şirketince çekicinin yeniden tamir edildiği, ödenen onarım bedeli ile kazanç kaybı için eldeki davanın açıldığı, uzman bilirkişi raporu ve mahkemece alınan bilirkişi raporundan arızanın davalı tarafça dava dışı ... şirketine satılan silindir kapağının ayıplı olmasından kaynaklandığının ve onarımı yapan şirketin zarar arttırıcı katkısının saptanmadığının tespit edildiği görülmüştür.
Davalıdan malzeme alımını 3.7.2018 tarihli fatura ile dava dışı ... şirketinin yaptığı anlaşılmaktadır.Ayıplı olduğu ileri sürülen silindir kapağı davalı tarafından davacıya değil ,davadışı ... şirketine satılmıştır. ... şirketinin davacı adına düzenlediği faturalarda yedek parça ve işçilik bedeli de bulunmaktadır.Buna göre yedek parça temininin dava dışı ... şirketine ait olduğu, aksine bir kararlaştırmanın bulunduğuna ilişkin belgenin sunulmadığı gibi ayıplı parçanın da bulunduğu faturanın yine işçilik bedelleri ile birlikte davacıya fatura edildiği anlaşılmaktadır.Davalının üretici firma olmadığı, davacı ile davalı arasında akdi ilişkinin bulunmadığı bu nedenle davacının kendisinin taraf olmadığı ayıplı ürün satışına dayanarak doğrudan davalıya gidemeyeceği,sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca sözleşmelerin hüküm ve sonuçlarının ancak tarafları üzerinde sonuç doğuracağı, hal böyle olunca davacının tazminat talebini davalıya yöneltemeyeceği gözetilerek davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle ;davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde olduğundan kararın kaldırılmasına , kaldırma sebebine göre sair istinaf sebepleri ile ilgili değerlendirme yapılmasına ve yeniden yargılamaya gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/42 Esas - 2021/608 Karar sayılı 06/07/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın pasif husumet nedeniyle reddine"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 1.068,52-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 798,67-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,"Davalı tarafından yatırılan 1.067,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 43-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
21/12/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/117629 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi