Kesin süreye rağmen delil avansı yatırılmayınca ispatlanamayan tazminat davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/2979 E. 2025/5856 K. · · İlk derece: Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Tasfiye kurulu başkanının alacaklıları zarara uğrattığı iddiasının ispatı şirket defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesini gerektiriyorsa, usulüne uygun tebliğ edilen ve yasal sonuçları ihtar edilen kesin süre içinde delil avansı (bilirkişi ücreti) yatırılmadığı takdirde bu delile dayanılamaz ve dava mevcut delil durumuna göre ispatlanamamış sayılarak reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Bilirkişi ücreti için verilen kesin süre içinde delil avansının yatırılmaması ve davanın ispatı → ret
İddia: Davacı, tasfiye kurulu başkanının genel kurulda kararlaştırılan ödeme sırasını ihlal ederek sıra dışı ödemeler yaptığını, alacağını tahsil edemediğinden zarara uğradığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Uyuşmazlığın çözümü, tasfiye kurulu başkanının alacaklıları zarara uğratıp uğratmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirmektedir. Re'sen kurulan iki ayrı ara kararla davacıya kesin süre verilerek bilirkişi ücretinin yatırılması istenilmiş, ancak bilirkişi ücreti yatırılmamıştır. Davacının ısrarla talep ettiği biçimde soru sorma yetkisi bulunmamakta olup, söz konusu soruların cevabı da ancak bilirkişilerin şirketin defter ve kayıtlarını incelemesiyle ortaya çıkacaktır. Dosyadaki mevcut deliller kapsamında davalının şirketi ve alacaklıları zarara uğrattığının ispatı mümkün değildir; bu nedenle dava ispatlanamamıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Yasal sonuçları ihtar edilerek verilen kesin süre içinde delil avansının yatırılmaması hâlinde davanın mevcut delil durumuna göre sonuçlandırılacağı yönündeki holding bakımından emsaldir; Yargıtay onaması nedeniyle bağlayıcı değer taşır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- Bilirkişi incelemesi için delil avansının yatırılması amacıyla yasal sonuçları ihtar edilerek verilen kesin süre içinde avans yatırılmazsa, bu delile dayanılamaz ve dava mevcut delil durumuna göre sonuçlandırılır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiye kurulu başkanının sorumluluğu↗ delil avansı↗ kesin süre↗ ispat yükü↗ bilirkişi incelemesi↗ tasfiyede alacaklılara ödeme sırası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2025/2979 E. , 2025/5856 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/370 Esas, 2024/1963 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/492 E., 2022/1158 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; ... Finans Kurumu A.Ş.'nin faaliyet izninin Bankalar Kurulu kararına istinaden kaldırıldığını ve şirketin tasfiyeye girdiğini, finans kurumuna 2001 yılından önce dolar ve euro yatırdığını, genel kurul toplantısında küçük meblağdan büyük meblağa doğru sırasıyla ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, ödeme sırasının dışına çıkılacak olunur ise tasfiye memurlarının ve münfesih şirketin hukuki ve cezai sorumlulukları olacağının yetkililer tarafından yazılı olarak beyan edildiğini, 2002 yılında 500,00 TL ödeme yapıldığını, daha sonra 19 yıl boyunca başka bir ödeme yapılmadığını, yüzlerce sıra dışı ödemeler yapıldığını, alacağını tahsil edemediğinden zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakkını saklı kalmak kaydıyla Tasfiye Kurulu Başkanının genel kurulda alınan kararları ve tesbit edilen ödeme sırasını ihlal ettiğinin tespitine, 2.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için tasfiye kurulu başkanının alacaklıları zarara uğratıp uğratmadığı hususunda bilirkişi incelemesinin gerektiği, re'sen kurulan 27.05.2022 ve 22.09.2022 tarihli ara kararlar ile davacıya kesin süre verilerek bilirkişi ücretinin yatırılmasının istenildiği, fakat bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, davacı tarafından ısrarla elindeki soruların cevabının verilmesi yönünde ara karar talep edildiği, davacının bu şekilde soru sorma yetkisinin bulunmadığı, zaten söz konusu soruların cevabının ancak bilirkişilerin şirketin defter ve kayıtlarını incelemesi ile ortaya çıkacağı, dosyadaki mevcut deliller kapsamında davalının, şirketi ve alacaklıları zarara uğratığının ispatının mümkün olmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın çözümü için davalı şirket kayıtlarının incelenmesi gerektiği, mahkemece 27.05.2022 ve 22.09.2022 tarihli ara kararlar ile davacıya bilirkişi ücretini yatırması için yasal sonuçları ihtar edilerek kesin süre verildiği, kesin süre ihtarının davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı tarafından delil avansının yatırılmadığı, dosyada mevcut delillerden davalının şirketi ve alacaklıları zarara uğrattığının ispatı mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1175693800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz