6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Henüz alınmamış genel kurul kararının iptalinde hukuki yarar yokluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/827 E. 2025/5907 K. ·

Diğer usuli işlemKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

Anonim şirket genel kurulunda henüz bir karar alınmamışsa, yani toplantı gerçekleşmemiş veya karar tarihi itibariyle mevcut değilse, bu kararın durdurulması ve iptali istemiyle açılan davada davacının hukuki yararı bulunmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddedilir; iptal davası ancak genel kurul kararı alındıktan sonra açılabilir.

Ele alınan sorunlar

Henüz alınmamış genel kurul kararının iptali talebinde hukuki yarar yokluğu → ret

İddia: Davacılar, olağanüstü genel kurul toplantısının usulsüz işlemlerle hakim hissedar konumuna gelen kişi tarafından gerçekleştirileceğini, bu nedenle toplantının durdurulması ve alınacak kararların iptali gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava tarihi itibariyle yer, zaman, konu, kişi, eylem unsurlarından biri veya birkaçını içerecek şekilde alınmış herhangi bir genel kurul kararı bulunmadığından, henüz ortaya çıkmamış bir kararın iptalini talep etmek açısından davacıların güncel ve mevcut bir hukuki koruma talep etmelerini gerektirir meşru yararları yoktur; henüz ortaya çıkmamış bir kararın herhangi bir hukuki yaptırım türü kapsamında kalıp kalmayacağı da belli değildir. Genel kurul toplantısı gerçekleştirilip kararlar alındıktan sonra, yasanın vermiş olduğu yetki kapsamında iptal davası açılabilir; iptal şartları dava tarihinde oluşmamıştır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin başka dosyada verilen tedbir kararı nedeniyle konusuz kalması → tartışılmadı

İddia: Davacılar, vefat eden ortağın hisselerine ilişkin intikal işlemi yapılmadığından ve şirket hisseleri ile ilgili davalar devam ettiğinden şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Kayyım atanmasına dair talebin değerlendirilmesine ilişkin taraflar arasında devam eden başka bir dava dosyasının istinaf edilmesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin kararı ile yetkili mahkemenin tensip ara kararında verilen yönetim kayyımı atanması şeklindeki tedbir kararı değiştirilerek davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına karar verildiğinden, bu husustaki istinaf başvurusu konusuz kalmıştır.

Davalının HMK 329 maddesi kapsamındaki haksız tedbir talebine ilişkin istinaf başvurusu → ret

İddia: Davalı vekili, davacıların kötüniyetli olarak tedbir talep ettiğini ileri sürerek HMK'nın 329. maddesinin uygulanmasını istemiştir.

Gerekçe: Davacıların davayı açmakta kötüniyetli olduklarına dair bir kanaat oluşmadığından, davalının HMK'nın 329. maddesinin uygulanmasına dair istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Henüz alınmamış, yani dava tarihinde mevcut olmayan bir genel kurul kararının iptalinin talep edilemeyeceği ve bu durumda hukuki yarar dava şartının bulunmadığı yönündeki tespit, benzer erken açılan iptal davalarında emsal niteliği taşımaktadır. Ancak bu tespit ilk derece mahkemesi gerekçesine dayanmaktadır ve BAM tarafından yerinde görülerek benimsenmiştir.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki yarar dava şartı genel kurul kararının iptali ihtiyati tedbir kayyım atanması konusuz kalma HMK 329

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 329

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2025/827 E.  ,  2025/5907 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/839 Esas, 2024/1879 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2023/54 E., 2023/92 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; şirket aleyhine usul ve yasaya aykırı işlem ve eylemler yapan ve bu hususta hakkında ceza yargılaması devam etmekte olan şirket yönetim kurulu başkanı ... tarafından şirketi zarara sokacak eylemler gerçekleştirildiğini, bu şahsın müteveffa ...'nın imzasını taklit etmek sureti ile genel kurul toplantıları ve şirket sermayesine ilişkin değişiklikler yaparak hakim hissedar konumuna geldiği, bu hususta ceza yargılaması devam ettiğinden toplantının yapılamayacağını, söz konusu hukuka aykırı eylemlerin engellenmesinin gerektiğini ileri sürerek davalı şirketin yapılmak istenen 02.02.2023 tarih 11.00 saatli olağanüstü genel kurul toplantısının tedbiren durdurulmasını, vefat eden şirket ortağı ...'nın şirket hisselerine ilişkin intikal işlemi halen yapılmadığından, şirket hissedarlarının haklarının korunması amacı ile, ayrıca şirket hisseleri ile ilgili açılan davalar devam ettiğinden tedbiren şirkete yönetim kayyımı atanmasını, mevcut şirket yönetim kurulu başkanı ...'nın şirketin mallarını tüm diğer mirasçılardan kaçırma ihtimaline binaen acele olarak şirket malvarlığının üçüncü kişilere devrinin ve malvarlığı üzerinde ayni hak tesisinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili 25.01.2023 tarihli dilekçesinde; iptali ve durdurulması istenilen gelen kurul toplantısının İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/415 E. sayılı dosyasında verilen karara dayandığını, davacının tedbir taleplerinin davanın esasını çözer mahiyette olduğundan reddinin gerektiğini, şirketin halihazırda yönetimi mevcut olduğundan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 364 ve 408. maddesi gereği yönetimi azletme yetkisi münhasıran genel kurula ait bir yetki olduğundan, şirkete yönetim kayyımı atanması taleplerinin kanun maddesine aykırılık taşıdığını, 02.02.2023 tarihli olağanüstü genel kurulun henüz icra edilmediğini, anılan genel kurula karşı ilgililerince genel kurulun iptali davasına konu edilmesi gereken taleplerin tedbir yolu ile istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava tarihi itibariyle henüz yer, zaman, konu, kişi, eylem unsurlarından biri veya birkaçını içerecek şeklinde alınmış herhangi bir genel kurul kararı olmadığı, alınmamış bir kararın iptalini talep etmek açısından davacıların dava tarihi itibariyle güncel ve mevcut bir hukuki koruma talep etmelerini gerektirir meşru yararlarının bulunmadığı, henüz ortaya çıkmamış bir kararın herhangi bir hukuki yaptırım türü kapsamında kalıp kalmayacağının dahi belli bulunmadığı gerekçesi ile davanın, hukuki yararın olmaması ve bu yöne ilişkin dava şartı bulunmaması karşısında dava şartı yokluğundan ve usulden ayrı ayrı reddine karar verilmiş, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu değerlendirilerek her bir davacının usulden red olunan davası için davalı lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücreti takdir edilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kayyım atanmasına dair talebin değerlendirilmesine ilişkin taraflar arasında devam eden başka bir dava dosyasının istinaf edilmesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 18.01.2023 tarihli ve 2023/2272 E., 2024/122 K. sayılı kararı ile; yetkili Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1131 E. sayılı ve 29.11.2023 tarihli tensip ara kararı ile İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/325 D.İş sayılı dosyasında verilen yönetim kayyım atanması şeklindeki tedbir kararının değiştirilerek davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına dair yeniden karar verildiği, bu şekilde istinaf başvurusunun konusuz kaldığı anlaşıldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına kesin olarak karar verildiği, genel kurul toplantısının durdurulması ve iptaline ilişkin davacıların talebi yönünden dava tarihi itibariyle henüz gerçekleşmeyen anonim şirket genel kurulu kararı hakkında dava açılmasında davacıların hukuken korunması gereken yararlarının mevcut olmadığı, genel kurul toplantısı gerçekleştirilip kararlar alındıktan sonra, yasanın vermiş olduğu yetki kapsamında davacılar tarafından iptal davası açılabileceği ve iptal şartlarının oluşmadığı, davacıların davayı açmakta kötüniyetli olduklarına dair kanaat oluşmadığından davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 329.

maddesinin uygulanmasına dair istinaf başvurusunun da yerinde görülmediği gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, anonim şirket genel kurul kararının durdurulması ve iptali talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacılardan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1174158800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.