Kuruluşun muvazaa nedeniyle iptali davasında aktif husumet yokluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/805 E. 2025/5355 K. · · İlk derece: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Şirketin kuruluş işleminin muvazaa nedeniyle iptali ve bir gerçek kişinin ortak/yönetici olduğunun tespiti istemiyle açılan davada, davacının aktif husumeti (dava açma sıfatı) bulunmuyorsa dava esasa girilmeksizin reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Şirket kuruluş işleminin muvazaa nedeniyle iptali ve ortaklık sıfatının tespiti isteminde aktif husumet → ret
İddia: Davacı, kesinleşen kamu alacağının tahsil edilemediğini, vergi müfettişi raporunda davalı şirketin haksız KDV iadesi almak amacıyla paravan olarak kurulduğunun tespit edildiğini, kuruluş işleminin muvazaalı olduğunu ileri sürerek kuruluşun iptali ile davalı gerçek kişinin ortak ve yönetici olarak tesciline karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Gerekçe: Davanın esasına girilmemiş, davacının aktif husumetinin (dava açma sıfatının) bulunmadığı saptanarak dava reddedilmiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Şirket kuruluşunun muvazaa nedeniyle iptali ve ortaklık sıfatının tespiti isteminde davacının aktif husumetinin bulunmaması hâlinde davanın esasa girilmeden reddedileceği yönündeki kapı-holding'i bakımından emsaldir; Yargıtay onaması nedeniyle bağlayıcı içtihat değeri taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- aktif husumet (taraf sıfatı)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet↗ muvazaa↗ anonim şirket kuruluş işleminin iptali↗ gizli ortaklık↗ amme alacağının tahsili↗ müteselsil sorumluluk↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2025/805 E. , 2025/5355 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/1863 Esas, 2024/1791 Karar
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/757 E., 2024/139 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; vergi mükellefi davalı ... Konf. San. İç ve Dış Tic. A.Ş.’nin kesinleşen borçlarının tahsili için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun (6183 sayılı Kanun) kapsamında takibat başlatılmış ise de şirketin borcunu ödemediğini, borçlarını karşılayacak mal varlığının olmaması nedeniyle kamu alacağının tahsil edilemediğini, şirketin ortak/ yöneticileri hakkında da takibata geçildiğini, şirket hakkında vergi müfettişlerinin düzenlediği raporda davalı ... tarafından şirketin haksız KDV iadesi almak amacıyla paravan olarak kurulduğunun tespit edildiğini, şirket adına kesinleşen tüm borçların talep ve takibinin 6183 sayılı Kanun hükümlerince müteselsil sorumlu olarak davalı ...’dan aranması gerektiğinin belirtildiğini, tarh ve tahakkuk ederek kesinleşen kamu alacağı için ...
adına ödeme emirleri tanzim ve tebliğ edildiğini, ancak bu ödeme emirlerinin ... Vergi Mahkemesince ile iptaline karar verildiğini, dosyanın Danıştay’da bulunduğunu, davalı ... ... tarafından yapılan kuruluş işleminin muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalı ... ... tarafından yapılan kuruluş işleminin iptaliyle ...'ın da davalı şirketin ortak yöneticisi olarak tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ve davalı şirket vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemişlerdir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sermaye şirketlerinde gizli ortaklık kavramının kabul edilmediği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Kanun çerçevesinde kayıtlı ortakların muhatap tutulabileceği, davalı gerçek kişinin davalı şirketin kayıtlı ortağı olmadığı, davanın dinlenebilir nitelik taşılmadığı, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirketin kuruluş işleminin muvazaalı olduğundan iptali ile davalı ...'ın davalı şirketin ortağı ve yöneticisi olduğunun tespiti ve tescili istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 15.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1173528700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz