6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kuruluşun muvazaa nedeniyle iptali davasında aktif husumet yokluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/805 E. 2025/5355 K. · · İlk derece: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Şirketin kuruluş işleminin muvazaa nedeniyle iptali ve bir gerçek kişinin ortak/yönetici olduğunun tespiti istemiyle açılan davada, davacının aktif husumeti (dava açma sıfatı) bulunmuyorsa dava esasa girilmeksizin reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Şirket kuruluş işleminin muvazaa nedeniyle iptali ve ortaklık sıfatının tespiti isteminde aktif husumet → ret

İddia: Davacı, kesinleşen kamu alacağının tahsil edilemediğini, vergi müfettişi raporunda davalı şirketin haksız KDV iadesi almak amacıyla paravan olarak kurulduğunun tespit edildiğini, kuruluş işleminin muvazaalı olduğunu ileri sürerek kuruluşun iptali ile davalı gerçek kişinin ortak ve yönetici olarak tesciline karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Gerekçe: Davanın esasına girilmemiş, davacının aktif husumetinin (dava açma sıfatının) bulunmadığı saptanarak dava reddedilmiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Şirket kuruluşunun muvazaa nedeniyle iptali ve ortaklık sıfatının tespiti isteminde davacının aktif husumetinin bulunmaması hâlinde davanın esasa girilmeden reddedileceği yönündeki kapı-holding'i bakımından emsaldir; Yargıtay onaması nedeniyle bağlayıcı içtihat değeri taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
aktif husumet (taraf sıfatı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet muvazaa anonim şirket kuruluş işleminin iptali gizli ortaklık amme alacağının tahsili müteselsil sorumluluk

Atıf yapılan mevzuat: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun · 213 sayılı Vergi Usul Kanunu

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2025/805 E.  ,  2025/5355 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2024/1863 Esas, 2024/1791 Karar

HÜKÜM

İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2023/757 E., 2024/139 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; vergi mükellefi davalı ... Konf. San. İç ve Dış Tic. A.Ş.’nin kesinleşen borçlarının tahsili için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun (6183 sayılı Kanun) kapsamında takibat başlatılmış ise de şirketin borcunu ödemediğini, borçlarını karşılayacak mal varlığının olmaması nedeniyle kamu alacağının tahsil edilemediğini, şirketin ortak/ yöneticileri hakkında da takibata geçildiğini, şirket hakkında vergi müfettişlerinin düzenlediği raporda davalı ... tarafından şirketin haksız KDV iadesi almak amacıyla paravan olarak kurulduğunun tespit edildiğini, şirket adına kesinleşen tüm borçların talep ve takibinin 6183 sayılı Kanun hükümlerince müteselsil sorumlu olarak davalı ...’dan aranması gerektiğinin belirtildiğini, tarh ve tahakkuk ederek kesinleşen kamu alacağı için ...

adına ödeme emirleri tanzim ve tebliğ edildiğini, ancak bu ödeme emirlerinin ... Vergi Mahkemesince ile iptaline karar verildiğini, dosyanın Danıştay’da bulunduğunu, davalı ... ... tarafından yapılan kuruluş işleminin muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalı ... ... tarafından yapılan kuruluş işleminin iptaliyle ...'ın da davalı şirketin ortak yöneticisi olarak tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... ve davalı şirket vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemişlerdir.

2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sermaye şirketlerinde gizli ortaklık kavramının kabul edilmediği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Kanun çerçevesinde kayıtlı ortakların muhatap tutulabileceği, davalı gerçek kişinin davalı şirketin kayıtlı ortağı olmadığı, davanın dinlenebilir nitelik taşılmadığı, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, anonim şirketin kuruluş işleminin muvazaalı olduğundan iptali ile davalı ...'ın davalı şirketin ortağı ve yöneticisi olduğunun tespiti ve tescili istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 15.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1173528700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1863 E. 2024/1791 K.

Şirket kuruluşunun muvazaalı olduğu iddiasıyla ortaklık tescili talebi

Gerekçe özeti

Türk hukukunda sermaye şirketlerinde gizli ortaklık kavramı kabul edilmediğinden, VUK ve 6183 sayılı Kanun çerçevesinde muhatap alınacak kişiler şirketin sicile kayıtlı ortaklarıdır. Şirketin kayıtlı ortağı olmayan bir gerçek kişinin gerçekte ortak/yönetici olduğunun tespiti ve tescili istemiyle açılan davanın, bu istemi ileri süren tarafın dava açma hakkı bulunmadığından dinlenebilir olmadığı kabul edilir.

Emsal değeri

Kararda, sermaye şirketlerinde gizli ortaklığın kabul edilmediği ve VUK/6183 sayılı Kanun çerçevesinde muhatap alınacak kişilerin şirketin kayıtlı ortakları olduğu ilkesi vurgulanmış, kayıtlı ortak olmayan kişinin ortaklığının tespiti istemiyle açılan davada dava açma hakkının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu husus benzer vergi alacağı tahsiline yönelik ortaklık tescili davaları için yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: gizli ortaklık muvazaa aktif husumet dava açma hakkı kayıtlı ortak

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1863

KARAR NO 2024/1791

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/02/2024

NUMARASI 2023/757 Esas 2024/139 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Kuruluşun Hükümsüzlüğüne Dayalı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/12/2024

Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı şirketin kesinleşen borçlarının tahsili için takibat başlatıldığını, yapılan takibata rağmen kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine şirket ortak/yöneticileri hakkında da takibata geçildiğini, kesinleşen kamu alacağı için ... adına ödeme emirlerinin tanzim ve tebliğ edildiğini, düzenlenen ödeme emirlerinin Tekirdağ Vergi Mahkemesi tarafından verilen karar ile iptal edildiğini, ... tarafından yapılan kuruluş işleminin muvazaalı olduğundan iptaliyle ...'ın da ... A.Ş.'nin şirket ve ortak yöneticisi olarak tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı şirket vekili,...'ın davalı şirketi ...'den 2017 yılında devir aldığını, kamu borçlarının tahsili için ... adına 14/06/2018 - 13/03/2020 tarihlerinde şirketin vergi borçları için ödeme emri düzenlendiğini, ödeme emirlerinin kesinleşmesi beklenmeden malvarlığına ve banka hesaplarına hacizler uygulandığını, ..., davalı şirketin SGK, Tekirdağ Vergi Dairesi ve Merter Vergi Dairesi’ne olan kamu borçlarını 7256--7356 sayılı yasalardan yararlanarak geçmiş dönemler dahil olmak üzere tüm borçlarını yapılandırdığını, bir buçuk yıldır aylık 80.000-TL tutarlı taksitler halinde borcunu ödediğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; davacı idarenin belirttiği kamu borçlarının tahsili için ...

şirketi temsilcisi ... adına vergi borçları için ödeme emri düzenlendiğini, şirketin SGK'na, Tekirdağ Vergi Dairesi ve Merter Vergi Dairesi’ne olan kamu borçlarını 7256--7356 sayılı yasalardan yararlanarak geçmiş dönemler dahil olmak üzere tüm borçlarının yapılandırıldığını, aylık 80.000-TL tutarlı taksitler halinde tüm borçların ödendiğini, ödenmeyen / yapılandırılmayan bir borç bulunmadığından iş bu davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini, davanın vergi tekniği raporu uyarınca müteselsil sorumlu sıfatıyla ...'dan aranması gerektiğinden bahisle açıldığını, ....borcu bulunmadığından müvekkilin olmayan bir borçtan müteselsil sorumlu tutulacak olması hukuken mümkün olmamakla beraber dosyada mübrez bulunan Vergi Tekniği Raporu'nun hukuken geçerli ve delil niteliği olan bir belge olmadığını, davalı ...'ın olmayan borçtan dolayı ...

şirketine ortak ve yöneticisi olarak tescili mümkün olmadığını,Anayasal haklara da aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece;... şirketinin sicile tescil başvurusunun davalı ... (...) tarafından yapıldığı ve temsile yetkili kişi olarak ...'ın atandığı, şirket yetkilisi ...'ın davalı ...'a verdiği Bakırköy ... Noterliğince 23/02/2017 tarih ... yevmiye sayılı vekaletname verildiği, dava dilekçesinde davalı ...'ın şirketi sevk ve idare ettiğinin ileri sürüldüğü, davalı ...'ın şirket adına yaptığı işlemleri müdür sıfatı var ise TTKnın 367 maddesi ile atanan müdürün sorumluluğu hükümlerinin uygulanması gerektiği ancak bu hususunda şirket ortağı tarafından ileri sürülebilineceği, davalı ...'ın davalı şirketin yetkilisi olarak atanmasını talep edemeyeceği gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

GEREKÇE

Dava, anonim şirketin kuruluş işleminin muvazaalı olduğundan iptali ile şirketi sahte fatura işlemlerinde sevk ve idare ettiği vergi tekniği raporu ile belirlenen davalı ...'ın şirket ortak ve yöneticisi olarak tescili istemine ilişkindir. Davalı ... tarafından dosya davacısı aleyhine açılan Tekirdağ Vergi Mahkemesi'nin 2018/347 Esas, 2019/68 Karar sayılı 04/02/2019 tarihli kararı ile; davacı ...'ın şirketin ortak ve yöneticisi olmadığı, ödeme emri tanzimi için ya davacının iştigal ettiği sahte fatura işi için adına mükellefiyet tesisi gerektiği yada şirketin kuruluşunun muvazaalı olduğunun tespiti için asliye ticaret mahkemesine dava açılarak şirket hisselerinin adına tescili kararı alındıktan sonra ödeme emri tanzim edilebileceği gerekçesi ile ödeme emirlerinin iptaline karar verildiği, kararın istinafı üzerine dosyanın İstanbul BİM 6 Vergi Dava Dairesi'nin 25/06/2019 tarih 2019/1162 Esas, 2019/1885 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, temyiz üzerine, Danıştay 3.

Dairesi'nin 30/12/2021 tarih 2019/6707 Esas 2021/6674 Karar sayılı ilamı ile temyiz isteminin reddine, kararın onanmasına karar verilmesi üzerine,şirket hisselerinin davalı ...'a ait olduğunun tespiti ve tescili için Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından eldeki dava açılmıştır.Hukukumuzda sermaye şirketlerinde gizli ortaklık kavramı kabul edilmiş değildir. VUK ve 6183 sayılı kanun çerçevesinde muhatap olunacak kişiler şirketin kayıtlı ortaklarıdır. Davalı gerçek kişinin davalı şirketin kayıtlı ortağı olmayıp dava dinlenebilir değildir. (Yargıtay 11.HD nin 2015/1053 esas ve 2015/2687 karar sayılı ilamı ) Açıklanan nedenlerle ;davacının dava açma hakkı bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/12/2024

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.