6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fatura konusu malın tesliminin BA formu beyanıyla kanıtlanması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/870 E. 2023/1994 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında, fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir ve bu husus yazılı delille kanıtlanmalıdır. Ancak doğrudan teslimi gösteren irsaliye gibi bir belge sunulmamış olsa da, davalının fatura tutarı ve sayısıyla uyumlu miktarda mal alışını vergi dairesine BA formuyla beyan etmiş olması, malların teslim edildiğinin kabulü için yeterli bir delil oluşturur.

Ele alınan sorunlar

Fatura konusu malların davalıya teslim edildiğinin ispatı → ret

İddia: Davalı, fatura konusu malların tek bir araçla teslim edilmiş gibi gösterildiğini, bu kadar malın tek araçla taşınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, teslime ilişkin araç plakası ve ücretli yol geçişlerinin araştırılmadığını, davacı yevmiye defterinin kapanış onayı bulunmadığından sahibi lehine delil olamayacağını, mutabakat mektubundaki imza ve kaşenin kendisine ait olmadığını, BA formlarının tek başına ispat için yeterli olmadığını ileri sürerek malların tesliminin kanıtlanamadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, dayanak faturaların davalıya tebliğ veya teslimine ilişkin herhangi bir kayıt ya da sevk irsaliyesi sunmamıştır. Davalı ticari ilişkiyi kabul etmekle birlikte malların teslim edilmediğini savunmaktadır. Davalının ticari defter ibrazından kaçınması nedeniyle defter kayıtları üzerinden bir tespit yapılamamıştır. Ancak davalı şirkete ait BA formlarına göre, davalının belirli yıllarda davacıdan yaptığı mal alışlarını vergi dairesine beyan ettiği, beyan edilen toplam tutarın KDV'li karşılığının davacının dayanak faturalarının toplamına (küçük bir farkla) karşılık geldiği ve beyan edilen belge sayısının da fatura sayısıyla uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, irsaliye gibi doğrudan teslimi kanıtlayan bir belge sunulmamış olsa da, davalının fatura miktarınca davacıdan mal aldığını vergi dairesine beyan etmiş olması karşısında, faturalar konusu malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. Davalı, teslim aldığı malların bedelini ödemekle yükümlüdür; malların iade edildiği veya bedelin ödendiğine dair herhangi bir iddia ve delil ileri sürülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hükümde 'kısmen iptaline' ifadesinin maddi hata niteliği → tartışılmadı

Gerekçe: Mahkemece gerekçe ve hükümde davanın kabulüne karar verildiği belirtildikten sonra, davalının takibe yönelik itirazının 'kısmen iptaline' şeklinde hüküm kurulmuş ise de, fazlaya dair istemin reddine karar verilmediğine göre, söz konusu hatanın mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Fatura konusu malın teslimine ilişkin doğrudan belge (irsaliye vb.) bulunmasa da, davalının vergi dairesine sunduğu BA formundaki beyanların fatura tutar ve sayısıyla örtüşmesinin teslim karinesi oluşturabileceğine ilişkin tespit içerdiğinden emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ispat yükü BA formu sevk irsaliyesi ticari defter maddi hata

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/870

KARAR NO 2023/1994

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/03/2021

NUMARASI 2019/271 Esas - 2021/231 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/12/2023

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalının sünger üretimi yapan bir firma olup müvekkilinden kimyevi madde satın aldığını, ancak tüm uyarılara rağmen ürünlerin bedelini ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, ürün satışından önce davalının siparişleri nedeniyle karşılıklı imzalarla sipariş formları düzenlendiğini, ürünlerin sevk irsaliyeleri kesilerek ürünler ile birlikte davalıya teslim edildiğini, davalının faturalara bir itirazının bulunmadığını, yapılan ticaretin fatura, sevk irsaliyesi ve BA BS formlarıyla kayıt altına alındığını belirterek, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;davacı tarafça iddia edilen alım satımın gerçek dışı olduğunu, davacıya göre dava konusu malların müvekkiline tek bir araç ile teslim edildiğini, ancak bu kadar malın tek bir araç ile teslim edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının borçtan kurtulmak amacıyla malları teslim edilmiş gibi gösterdiğini, bu nedenle teslime ilişkin araç plakasının ve malların tesliminin gerçekleştiği tarihte ücretli yollardan geçip geçmediğinin araştırılması gerektiğini, müvekkilinden kendisine teslim edilmeyen malların ücretini ödemesinin beklenemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı tarafından dosyaya sunulan faturaların toplam 3.166.386,73-TL tutarında olduğu, ancak sevk irsaliyelerinin ibraz edilmediği, davalının ise ürünlerin teslimine ilişkin itirazı bulunduğu, salt fatura düzenlenmesinin, adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmayacağı, davacı tarafından dosyaya sunulan 28.03.2018 tarihli mutabakat mektubunda, davalının 2 adet faturadan (KDV hariç) 28.03.2018 tarihi itibarı ile 354.951,64-TL borçlu olarak göründüğü, işbu mutabakat mektubunda her iki yana ait imza ve kaşe bulunduğu, davalıya ait sunulan 2017 ve 2018 yılı BA formları üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacıdan yapılan alımların 2017 yılına ait 7 adet belge ile 1.747.062-TL, 2018 yılına ait 5 adet belge ile 936.324-TL olmak üzere toplam 2.683.386-TL olarak beyan edildiği, işbu tutara %18 KDV ilave edilmesi halinde, fatura toplamının 3.166.386,73-TL tutara isabet ettiği, davalının bahse konu faturaları tebellüğ ederek beyan etmiş olduğu, ancak ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle defterlerine kaydedip etmediğinin tespit edilemediği, faturaların tebellüğ edilmesine karşın iade edildiğine dair de belge sunulmadığı, davacının ticari defterlerinde davalıdan 31.12.2018 tarihi itibarı ile 764.845,17-TL alacaklı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının icra takibine yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 694.845-TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa avans faizi uygulanmasına, alacağın %20'si oranda icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili;taraflar arasında müvekkilinin alacaklı davacının borçlu olduğu icra dosyası bulunduğunu, davacı tarafça iddia edilen alım satımın gerçek dışı olduğunu, davacıya göre fatura ve irsaliyelerden görüleceği üzere satım konusu malların müvekkiline tek bir araç ile teslim edildiğini, ancak bu kadar malın tek bir araç ile tesliminin mümkün olmadığını, davacının borçtan kurtulmak amacıyla malları teslim edilmiş gibi gösterdiğini,teslime ilişkin araç plakasının ve teslim tarihinde ücretli yollardan geçip geçmediğinin araştırılması gerektiğini, ancak mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadığını, davacının yevmiye defterinin kapanış onayının bulunmaması nedeniyle sahibi lehine delil olamayacağını, mutabakat mektuplarında bulunan imza ve kaşe müvekkiline ait olmadığından mutabakat mektubunu kabul etmediklerini, sadece BA formlarının ispat açısından yeterli olmadığını, bu nedenle fatura konusu malların tesliminin kanıtlanamadığını, bu nedenle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Somut olayda; davacı tarafından toplam 694.845-TL alacağın tahsili istemiyle davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, davacının toplam tutarı 3.165.792,68-TL olan 12 adet satış faturasına dayandığı, dayanak faturaların davalıya tebliğ veya teslimine ilişkin bir kayıt sunulmadığı, yine davacı tarafça faturalar konusu malların davalıya teslimine ilişkin herhangi bir sevk irsaliyesi veya başkaca bir yazılı delil sunulmadığı anlaşılmaktadır.

Davalı ticari ilişkiyi kabul etmekle birlikte, faturalar konusu malların teslim edilmediğini savunmakta olup, uyuşmazlık, faturalar konusu malların davalıya teslim edilip edilmediğine ilişkindir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 764.845,17-TL alacaklı olduğu, usulüne uygun ihtara rağmen davalının ticari defter ibrazından kaçınması nedeniyle davalı şirketin ticari defterlerine ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı belirlenmiştir. Ancak mahkemece getirtilen davalı şirkete ait BA formlarına göre, davalı tarafça 2017 yılında 7 belge ile KDV hariç toplam 1.747.062-TL ve 2018 yılında 5 adet belge ile KDV hariç 936.324-TL olmak üzere toplam 2.683.386-TL davacıdan mal alışının vergi dairesine beyan edildiği anlaşılmaktadır.

Beyan edilen mal alış toplamının KDV'li tutarı ise 3.166.395,48-TL'ye karşılık gelmektedir. Bu tutar ise 602,80-TL farkla davacının dayanak 12 adet fatura toplamına karşılık gelmekte olup, beyan edilen fatura toplamı da 12 adet olan davacının fatura sayısıyla uyumludur. Bu durumda her ne kadar faturalar konusu malların davalıya teslimine dair irsaliye gibi teslimi kanıtlayan bir belge sunulmamış olsa da, davalının, davacı tarafça düzenlenen faturalar miktarınca davacıdan mal aldığını vergi dairesine beyan etmiş olması karşısında, faturalar konusu malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir. Davalı, teslim aldığı malların bedelini ödemekle yükümlü olup, davalı tarafça malların iade edildiği veya bedelin ödendiğine dair herhangi bir iddia ve delil de ileri sürülmemiştir.

Bu nedenle davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Diğer yandan mahkemece gerekçe ve hükümde davanın kabulüne karar verildiği belirtildikten sonra, davalının takibe yönelik itirazının "kısmen iptaline" şeklinde hüküm kurulmuş ise de, fazlaya dair istemin reddine karar verilmediğine göre, söz konusu hatanın mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 47.464,86-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 11.866,22-TL harcın mahsubu ile bakiye 35.598,64‬‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/117291 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.