Bayilik ilişkisinde el konulduğu iddia edilen damacana bedeli talebinde ispat yükü
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1433 E. 2024/314 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Bayilik Sözleşmesi Kaynaklı Depozito Bedeli Talebi ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari işletme (sicil / unvan / defter / cari hesap / acente)
bayilik (acente-kıyas)
Gerekçe özeti
Bayilik ilişkisi sonrasında karşı tarafa dolum için gönderilen emtiaya haksız olarak el konulduğu iddiasıyla açılan alacak/itirazın iptali davasında, el koyma iddiasını ispat yükü bu iddiayı ileri süren taraf üzerindedir. Taraflardan birinin ticari defterlerini ibraz etmemesi veya ilgili kalemlerin ayrı bir hesapta takip edilmemesi nedeniyle defter kayıtlarından sonuca gidilemiyorsa, sevk irsaliyesi, fatura ve istek formu gibi belgeler birlikte değerlendirilerek malın teslim edilip edilmediği tespit edilir; teslimat sabit olduğunda el konulduğu iddiası ispatlanamamış sayılır. Ayrıca uyuşmazlık konusu miktar belirli bir eşiği aştığında, bu iddianın tanık delili ile ispatı da mümkün değildir.
Ele alınan sorunlar
Davalıya dolum için gönderilen damacanalara haksız el konulduğu iddiasının ispatı → ret
İddia: Davacı vekili, davalı tarafça sözleşmenin haksız olarak feshedilerek müvekkiline ait damacanalara el konulduğunun tanık beyanları ile ispatlandığını, mahkemenin tanık beyanlarının delil niteliği taşımadığı yönündeki gerekçesinin ve sevk irsaliyesinin davalı tarafından imzalanmamasının dikkate alınmadığının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı tarafça uyuşmazlık konusu damacanaların davalıya gönderildiği ve davalı tarafça el konularak iade edilmediği ileri sürüldüğüne göre, ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı tarafça ticari defter kayıtları ibraz edilmemiş olup, davalının ticari defterlerinde de damacana kayıtlarının ayrı bir hesapta takip edilmemesi nedeniyle ticari defter kayıtlarından bir sonuca gidilmesi mümkün değildir. Davacının düzenlediği 02.11.2015 tarihli sevk irsaliyesinde yer alan damacana, sepet, palet ve seperatör miktarlarına ilişkin faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça düzenlenen 02.11.2015 tarihli istek formunda da aynı miktarların yazılı olduğu, davalının 03.11.2015 tarihli irsaliyeli faturasında malların davacıya teslim edildiğine dair teslim alan imzasının bulunduğu, istek formunda kayıtlı hurda/yabancı damacana sayılarının davacının el konulduğunu iddia ettiği sayılardan çıkarılması halinde davalının irsaliyeli faturasındaki sayılara ulaşıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda davacı tarafça dolum için gönderilen damacanaların davalı tarafça dolumu yapılarak davacıya teslim edildiği sabittir. Uyuşmazlık miktarı itibariyle iddianın tanık delili ile ispatı da mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Bayilik ilişkisinde teslim/el koyma iddialarının ispatında ticari defter kayıtlarının yetersiz kalması halinde sevk irsaliyesi, fatura ve istek formu gibi ticari belgelerin birlikte değerlendirilmesi ile uyuşmazlık miktarının tanıkla ispat sınırını aşması durumunda bu yola başvurulamayacağı yönündeki değerlendirme, benzer bayilik/ticari ilişki kaynaklı ispat yükü uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ispat yükü↗ ticari defter kaydının delil niteliği↗ sevk irsaliyesi↗ tanıkla ispat sınırı↗ bayilik sözleşmesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1433
KARAR NO 2024/314
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/02/2020
NUMARASI 2017/162 Esas 2020/118 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/02/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 01/04/2014 tarihinden itibaren davalının bayiliğini yaptığını, 19/11/2015 tarihinde davalıya dolum için gönderdiği 1198 adet polikarbon ve 90 adet cam damacana ile 90 adet damacana sepetine davalı tarafça bildirim yapılmadan bayilik sözleşmesi haksız olarak feshedilerek el konulduğunu, müvekkilince keşide edilen 16/12/2015 tarihli ihtarname ile 19/11/2015 tarihinde el konulan emtiaların iadesinin talep edildiğini, ancak sonuç alınamadığını, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığının davalı tarafından da kabul edildiğini, davalıya keşide edilen 30/06/2016 tarihli ihtarname ile el konulan emtiaların bedeli olan 18.518,40-TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, bunun üzerine malların depozito bedelinin tahsili için davalı aleyhine İstanbul ...
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin davacı tarafın sözleşmeye aykırı davranışları sonucu 03/12/2015 tarihli yazı ile feshedildiğini, davacının sözleşmenin başından itibaren ödemelerini aksattığını, ayrıca davacının müvekkiline ait şişelere kaçak dolum yaptığının tespit edildiğini, bu nedenle bayilik sözleşmesinin 03.12.2015 tarihli yazı ile feshedildiğini, iddia edildiği gibi 1188 adet polikarbon, 90 adet cam damacana ve sepetlerinin 20/11/2015 değil 02/11/2015 tarihinde müvekkiline gönderildiğini ve aynı tarihde dolum yapılarak geri gönderilediğini, bu tarihten sonra taraflar arasında hiçbir işlem olmadığını, bu ürünlerin müvekkile iadesinin gerektiğini, bunun için davacı tarafa 29/08/2016 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; dava dosyasına sunulan ... seri-sıra numaralı, 03/11/2015 düzenleme tarihli ve 03/11/2015 fiili sevk tarihli irsaliyeli faturadan, davacıya 83 adet 15 litre su, 1183 adet 19 litre su, 24 adet ahşap palet ve 44 adet seperatörün teslim edildiği, alınan bilirkişi raporunda davalının, davacıdan davaya konu emtiaları teslim aldığı ve el koyduğunun anlaşılamadığı ve davacı tarafından, davalıya depozito bedeli ödendiğine ilişkin bir kayıt olmadığı göz önünde bulundurularak, davacı tarafından dava değeri kadar depozito bedelinin ödendiği ve depozitoya konu damacanalara ve sepetlere davalı tarafından el konulduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; davacının delil niteliği taşımayan ticari defter kayıtlarının dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafça sözleşmenin haksız olarak feshedilerek müvekkiline ait mallara el konulduğunun tanık beyanları ile ispatlandığını, mahkemenin tanık beyanlarının delil niteliği taşımadığı yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu, davalı tarafından müvekkiline gönderilen 03.12.2015 tarihli yazıda müvekkilinin elinde bulunan emtiaların iadesinin istenildiğini, ancak davalı tarafından malların iadesi için hukuki yollara başvurulmadığını, zira damacanalara el konulduğunu, 19.11.2015 tarihinde söz konusu emtialar için müvekkilince sevk irsaliyesi düzenlendiğini, ancak davalının mallara el koyarak sevk irsaliyesini imzalamadığını, ancak mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, malları götüren kamyon sürücüsünün orada bir tutanak tutmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin elinde olmayan sebeplerle senet temin etmesinin mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin sona ermesi sonucunda, davalı tarafça haksız olarak el konulduğu ileri sürülen damacanaların depozito bedelinin tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça, bayilik sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği, müvekkilinin davalıya borcu bulunmamasına rağmen müvekkilince dolum için davalıya gönderilen 1198 adet polikarbon damacana, 90 adet cam damacana ve 90 adet damacana sepetine davalı tarafından haklı bir neden olmaksızın el konulduğu ileri sürülerek, damacanaların bedeli talep edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerini inceleme için ibraz etmediği, davalının ticari defter kayıtlarının delil niteliği taşımadığı, dava konusu damacanaların ayrı hesapta takip edilmediği, davacının da ticari defterlerini sunmaması nedeniyle davalının el koyduğu iddia edilen tespitinin mümkün olmadığı, dosyada mevcut delillere göre davacının 02/11/2015 tarihinde damacanaları yolladığı, davalının da 03/11/2015 tarihinde damacanaları doldurarak davacıya yolladığı, bu nedenle davacının davaya konu emtiaların bedellerini talep etmesinin makul olmadığı bildirilmiştir.
Davacı tarafça uyuşmazlık konusu damacanaların davalıya gönderildiği ve davalı tarafça el konularak iade edilmediği ileri sürüldüğüne göre, ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı tarafça ticari defter kayıtları ibraz edilmemiş olup, davalının ticari defterlerinde de damacana kayıtlarının ayrı bir hesapta takip edilmemesi nedeniyle ticari defter kayıtlarından bir sonuca gidilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça düzenlenmiş olan 02.11.2015 tarihli ... no'lu sevk irsaliyesinde 1.188 adet polikarbon damacana, 90 adet cam damacana, 90 adet damacana sepeti, 24 adet tahta palet ve 44 adet ara seperatör kayıtlıdır. Davacının düzenlediği aynı tarihli olup irsaliyede geçen palet ve seperatörlere ilişkin ...
no'lu faturası davalı defterlerinde kayıtlıdır. Davacının aynı tarihli bir kısım damacana ve cam şişeye ilişkin ... ve ... no'lu faturaları da davalının ticari defterlerinde yer almaktadır. Davalı tarafça düzenlenmiş olan 02.11.2015 tarihli istek formunda davacının dava konusu ettiği damacana miktarları yazılıdır. Yine davalı tarafça düzenlenmiş olan 03.11.2015 tarihli irsaliyeli faturada 83 adet 15 litre su, 1183 adet 19 litre su, 24 palet ve 44 seperatör kayıtlı olup, irsaliyede söz konusu malların davacıya teslim edildiğine dair teslim alan imzası bulunmaktadır. İş istek formunda hurda ve yabancı damacana olarak polikarbon (19 lt) 5 adet, cam ise (15 lt) 7 adet olarak kayıtlıdır. Bu sayıların davacının el konulduğunu iddia ettiği 1188 ve 90 sayılarından çıkarılmasıyla da davalının 03.11.2015 tarihli irsaliyeli faturasında yer alan 1183 polikarbon ve 83 cam damacana sayılarına ulaşılmaktadır.
Bu durumda davacı tarafça dolum için gönderilen damacanaların davalı tarafça dolumunun yapılarak davacıya teslim edildiği sabittir. Uyuşmazlık miktarı itibariyle iddianın tanık delili ile ispatı da mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta olup, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf sebebleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/02/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/116918 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi