6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari alacakta defter kayıtlarının ispat gücü ve teminat mektubuyla ödeme iddiası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1622 E. 2024/302 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Gerekçe özeti

Ticari defterlerde kayıtlı olmayan bir alacak/ödeme iddiası, karşı tarafın defterlerinde de karşılığı bulunmadığı ve dayanağına ilişkin delil sunulmadığı takdirde ispatlanmış sayılmaz. Teminat mektubu, kıymetli evrak niteliğinde olmadığından ve muhatabı belirli bir kurum/ihale olduğundan, başka bir borca karşılık ödeme aracı olarak kullanılamaz; bu yöndeki savunma, mektubun lehdarına teslimine ilişkin talimat verilmiş olsa da kabul görmez. Alacağın defter kayıtlarına dayalı ve belirlenebilir nitelikte olması halinde icra inkâr tazminatına hükmedilmesi isabetlidir.

Ele alınan sorunlar

Davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 'nakliye bedeli' faturalarına ilişkin alacak iddiasının ispatı → ret

İddia: Davalı, teminat mektubu ve nakliye bedeli ödemelerine ilişkin banka kayıtlarının araştırılmadığını, ilgili kişilerin tanık olarak dinlenmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Davalının defterlerinde kayıtlı olan faturalar yönünden akdi ilişki ve mal teslimi olgusu sabit olmakla birlikte, davalının defterlerindeki 'nakliye bedeli' açıklamalı toplam 7.400-TL bedelli kayıtların dayanağına ilişkin bir delil ibraz edilmediği gibi bu kayıtlar davacının defterlerinde de yer almamaktadır. Bu nedenle davalı, bu kayıtlara dayalı alacağını ispatlayamamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Teminat mektubunun davacının borcuna karşılık ödendiği iddiasının değerlendirilmesi → ret

İddia: Davalı, davacının borcuna karşılık 34.790-TL'lik teminat mektubunun ödendiğini, bu hususta banka kayıtlarının araştırılması ve ilgili kişinin tanık olarak dinlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Teminat mektubunun muhatabının Orman İşletme Müdürlüğü olduğu, davalı şirketin katıldığı bir ihale nedeniyle geçici teminatını teşkil etmek üzere düzenlendiği anlaşılmakta olup, bu teminat mektubunun başkaca bir borç için paraya çevrilmesi mümkün değildir. Davalı şirket tarafından teminat mektubunun üçüncü bir kişiye teslim edilmesine dair bankaya talimat verilmesi de, teminat mektubunun davacının borcu için kullanılmasını mümkün kılmaz; zira teminat mektubu kıymetli evrak niteliğinde değildir ve lehdarı tarafından ödenmesi talep edilebilir. Bu nedenle davacıya olan borcun teminat mektubu verilerek ödendiği savunması yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkâr tazminatına hükmedilmesinin isabetli olup olmadığı → ret

İddia: Davalı, alacağın likit olmadığını, bu nedenle icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Alacak, davalının defterlerinde yer alan faturalara dayalı olup likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan, davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Teminat mektubunun kıymetli evrak niteliğinde olmadığı, muhatabı belirli bir kurum olan teminat mektubunun başka bir borca karşılık ödeme aracı olarak kullanılamayacağı ve ticari defterlerde karşılıksız kayıtların ispat gücü bulunmadığı yönündeki tespitler bakımından emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ticari defter kaydı ispat yükü teminat mektubu kıymetli evrak icra inkâr tazminatı likit alacak

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1622

KARAR NO 2024/302

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/05/2021

NUMARASI 2019/697 Esas - 2021/448 Karar

DAVA

İtirazın İptali

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; ... Ürünleri adı altında orman ürünleri satan müvekkilinin 2017 yılının ilk aylarından itibaren davalı ile düzenli aralıkla alışveriş yaptığını, davalının çek ve nakit şeklinde kısmi ödemeleri sonrası kalan bakiye borcunu zamanında ödemediğini, borca karşılık düzenlenen fiyat farkı faturasının tebliğ edildiğini, TTK'nın 21/2. Maddesine göre 8 gün içerisinde itiraza uğramayan fatura içeriğinin kesinleştiğini, davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı tarafın %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı tarafın vade farkı faturası ve bir takım malzeme faturası adı altında müvekkiline fatura gönderdiğini ve işbu davayı açtığını, müvekkil ile davacı arasındaki ticarette herhangi bir vade farkı faturası kesileceğine dair bir sözleşme veya alışagelmiş bir uygulama olmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının kestiği faturalardaki malları teslim etmediğini belirterek davanın reddine, davacının %20 oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacının defterinde kayıtlı olan 01/12/2017 tarihli 8.968,59-TL bedelli faturaya ilişkin malın teslim edildiğine dair belge sunulmaması ve karşı tarafın defterlerinde bu faturanın kayıtlı olmaması nedeniyle söz konusu faturadan dolayı alacak iddiasının yerinde olmadığı, davacı tarafından fiyat farkı açıklamasıyla düzenlenen 19.942-TL bedelli faturanın dayanağı olan ödemelerin çekle kabul edilmesi nedeniyle davacının söz konusu faturanın haksız olarak düzenlendiği, davalı kayıtlarından davacı aleyhine düzenlenen 7.400-TL bedelli nakliye bedeline ilişkin faturanın dayanaksız olması ve davacın borcuna karşılık ödendiği iddia edilen 34.790-TL'lik teminat mektubunun davacının borcuna karşı ödendiğine ilişkin yazılı belge sunulmadığından davalı kayıtlarında bulunan davacı aleyhine düzenlenen bu kayıtlara itibar edilmeyeceği, bu durumda davacının davalıdan 42.153,54-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Küçükçekmece ...

İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasında itirazının 42.153,54-TL asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 8.430,70-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; müvekkilinin 01/12/2017 tarihli 8.968,59-TL ve 29/12/2017 tarihli 19.942-TL bedelli faturalar nedeniyle borcu bulunmadığını, mahkemece bu faturalar yönünden kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davacının borcu için verilen teminat mektubunun banka kayıtları ile sabit olduğunu, ancak bu hususla ilgili gerekli araştırma yapılmadığını, davacının ...'ye olan borcu nedeniyle teminat mektubunun ...'ye teslim edildiğini, bu hususla ilgili ...'nin tanık olarak dinlenilmesi gerektiği halde dinlenilmediğini, bunun dışında davacının işlerini fiilen ve vekaleten yürüten ...'nın da dinlenilmesi gerektiğini, alacak likit olmadığı halde icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taraflar arasında ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davacı, faturaya dayalı olarak başlattığı icra takibinde bakiye 72.051,04-TL asıl ve 987,11-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 73.038,15-TL alacağın tahsilini talep ettiği, davalının süresinde yaptığı itirazın iptali için eldeki davayı açtığı, mahkemece her iki tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı tarafından düzenlenen ancak davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 01/12/2017 tarihli 8.968,59-TL bedelli fatura ile fiyat farkı açıklamasıyla düzenlenen 29/12/2017 tarihli 19.942-TL bedelli fatura yönünden davacının alacağını ispat edemediği, davalının ise 7.400-TL nakliye ödemesi ile 34.790-TL'lik teminat mektubunun davacının borcuna karşı ödendiğine yönelik iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile 42.153,54-TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verildiği, hükmün davalı tarafça istinaf edildiği anlaşılmaktadır.

01/12/2017 tarihli 8.968,59-TL bedelli fatura ile 29/12/2017 tarihli 19.942-TL bedelli faturanın dışındaki faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş olup davalının defterlerinde kayıtlı olan faturalar yönünden akdi ilişki ve mal teslim olgusu sabittir. İstinaf önüne gelen ihtilaf davalının defterlerinde yer alan, ancak davacının defterlerinde karşılığı bulunmayan 15/01/2017, 22/01/2017, 30/01/2017, 07/03/2017, 19/03/2017 tarihli olmak üzere toplam 7.400-TL "nakliye bedeli" açıklamalı kayıt ile davacı lehine yapıldığı iddia edilen 34.790-TL'lik teminat mektubu ödemesinden kaynaklanmaktadır. Davalının defterlerindeki "nakliye bedeli" açıklamalı toplam 7.400-TL bedelli kayıtların dayanağı ile ilgili bir delil ibraz edilmediği gibi bu kayıtlar davacının defterlerinde de yer almamaktadır.

Davalı, "nakliye bedeli" açıklaması ile düzenlenen faturalarla ilgili alacağını ispatlayamamıştır. Yine davalı tarafça, davacı lehine teminat mektubu ödemesi yapıldığı ileri sürülmekte ise de bu teminat mektubunun muhatabının ..., ... İşletme Müdürlüğü olduğu, davalının katıldığı bir ihale nedeniyle Orman İdaresine karşı davalı şirketin geçici teminatını teşkil etmek üzere düzenlendiği anlaşılmakta olup, bahsi geçen teminat mektubunun başkaca bir borç için paraya çevrilmesi de mümkün bulunmamaktadır. Davalı şirket tarafından teminat mektubunun ...'ye teslim edilmesine dair bankaya talimat verilmesi de, teminat mektubunun ... veya Davacının borcu için kullanılmasını mümkün kılmaz. Teminat mektubu kıymetli evrak niteliğinde değildir.

Lehdarı tarafından ödenmesi talep edilebileceğinden davacıya borcun teminat mektubu verilerek ödendiği savunması yerinde görülmemiştir. Bunun dışında alacak davalının defterlerinde yer alan faturalara dayalı olup likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.879,50-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 719,92-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.159,58‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 11-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/02/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/116907 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.