6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Mevduat zamanaşımı: bildirim yükümlülüğü sınırı altında kalan mevduat

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1138 E. 2024/187 K. ·

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalZamanaşımı

Gerekçe özeti

Mevduatın zamanaşımı süresinin dolduğu tarih itibariyle hesaptaki paranın (faiziyle birlikte) ulaştığı değer, yürürlükteki Bankalar Kanunu'nda öngörülen bildirim ve ilan yükümlülüğü sınırının altında kalıyorsa, bankanın mevduat sahibine veya mirasçılarına bildirim ve ilan yükümlülüğü doğmaz; bu durumda mevduat zamanaşımına uğramış sayılır ve bankanın saklama yükümlülüğü de zamanaşımı süresiyle sınırlıdır. Ayrıca, elbirliği mülkiyetine tabi bir tereke alacağına ilişkin davada, mirasçılardan birinin yaptığı istinaf başvurusu, aynı hükme karşı istinaf başvurusunda bulunmamış diğer mirasçılar yönünden de sonuç doğurur.

Ele alınan sorunlar

Elbirliği mülkiyeti nedeniyle diğer mirasçıların istinaf başvurusundan yararlanması → kabul

Gerekçe: Muris adına açılan hesaba ilişkin dava, terekenin tamamı adına açılmış sayılması gerektiğinden, TMK'nın 640. maddesi uyarınca mirasçılar arasında terekedeki haklar üzerinde elbirliği (miras ortaklığı) hükümleri geçerlidir; miras ortaklığının tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti bulunmadığından davanın bütün mirasçılar tarafından birlikte yürütülmesi esastır. Bu nedenle, asıl davada davacılar vekiline yapılan tebligata karşı istinaf başvurusu yapılmamış olsa da, elbirliği mülkiyeti hükümleri gereğince birleşen davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusundan diğer mirasçıların da yararlanacağı kabul edilerek, asıl dava yönünden verilen hükme ilişkin istinaf incelemesi de yapılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hesapta ayrı bir ABD Doları hesabının bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Bilirkişi raporlarına yönelik itirazlar dikkate alınmadan hesapta ABD Doları bulunmadığını belirten rapora itibar edilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Davacıların murisi tarafından davalı bankada açılan Türk Lirası hesabı bulunmakta olup ayrı bir ABD Doları hesabı bulunmadığı; kaldı ki 1983 yılı öncesi dönemde bankalarda gerçek kişiler adına döviz hesabı açılmasının da mümkün olmadığı tespit edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Mevduatın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve bankanın bildirim/ilan yükümlülüğü → ret

İddia: Zamanaşımına uğradığı tarihte paranın 242.828,83-TL olduğu belirtildiğine göre, bankanın ihbar yükümlülüğü bulunmasına rağmen paradan altı sıfır atılması nedeniyle paranın 0,24-TL'ye düşmesinden bankanın sorumlu olup olmadığı hususunda rapor alınması talep edilmiş, bu talep kabul edilmeden bankanın sorumluluğunun bulunmadığına karar verilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Hesap 31.03.1980 tarihinde 900.000-ETL bakiye ile açılmış, muhtelif para yatırma-çekme işlemleri ve bankaca işletilen %5 oranındaki yıllık faiz sonucunda son işlem tarihi olan 19.10.1981 itibariyle hesap bakiyesi 2.231,14-ETL olarak tespit edilmiştir. Muris adına hesabın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 7129 sayılı kanun ile sonrasında yürürlüğe giren 3182 ve 4389 sayılı kanunlarda mevduatın zamanaşımı süresi 10 yıl olarak öngörülmüştür. Son işlem tarihi 19.10.1981 olduğundan, bu tarihten itibaren işleyen 10 yıllık zamanaşımı süresi 19.10.1991 tarihinde dolmuştur. Zamanaşımının dolduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun 36. maddesinde öngörülen mevduat sahibine bildirim ve ilan yükümlülüğü sınırı 5.000-ETL'dir. Dava konusu mevduatın bu sınırın altında olup olmadığının tespiti için, zamanaşımının dolduğu tarih itibariyle hesaptaki paranın ulaştığı değerin tespit edilmesi gerekmektedir; bu tespit için bankaca uygulanan faiz oranı esas alınır, tespit edilememesi halinde avans faizi oranlarına (avans faizi bulunmayan dönemler için TCMB mevduat faizi) göre hesap yapılır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda murisin hesabına davalı bankaca yıllık %5 oranında faiz işletildiği tespit edilmiş, bu orana göre yapılan hesaplamada 19.10.1991 tarihi itibariyle hesapta bulunan paranın faiziyle birlikte 4.188,09-ETL olduğu belirlenmiştir. Bu tutar yasal bildirim sınırının altında olduğundan, davalı bankanın mevduat sahibi mirasçılara bildirim yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bankanın saklama yükümlülüğü de 10 yıl ile sınırlı olduğundan, mevduat zamanaşımına uğramıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Mevduat zamanaşımı süresinin dolduğu tarih itibariyle hesaptaki paranın ulaştığı değerin, yürürlükteki bildirim/ilan yükümlülüğü sınırının altında kalması halinde bankanın bildirim yükümlülüğünün doğmayacağına ve bu durumun mevduatın zamanaşımına uğramasına yol açacağına ilişkin hesap yöntemi ve sonucu açısından emsal niteliktedir; ayrıca elbirliği mülkiyetine tabi tereke davasında mirasçılardan birinin istinaf başvurusunun diğer mirasçılara etkisi bakımından da örnek oluşturmaktadır.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun mevduatta zamanaşımı hükümleri uyarınca, her türlü mevduatta son talep, işlem veya mudiin yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl geçtiği halde sahipleri tarafından aranmamış olan mevduat zamanaşımına uğrar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat zamanaşımı elbirliği mülkiyeti (miras ortaklığı) terekeye temsilci tayini bildirim ve ilan yükümlülüğü Merkez Bankasına devir avans faizi

Atıf yapılan mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — 4721 sayılı TMK 640 · 3182 sayılı Bankalar Kanunu — 3182 sayılı Bankalar Kanunu 36 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1138

KARAR NO 2024/187

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

DAVA

Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/02/2024

Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin kararın birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili; davacıların muris babaları ...'nin 1981 yılında davalının İstanbul Yeni Cami Şubesi nezdinde hesap açtığını ve hesap cüzdanı aldığını, ...'nin hesabı açtıktan yaklaşık 1 yıl sonra vefat ettiğini, söz konusu hesapta hesap cüzdanına işlenmiş 800.000-TL ve 2.231,14-TL ABD Doları para bulunduğunu, ilgili banka tarafından müvekkillerine paranın varlığına dair bir ihbar yapılmadığını, yaklaşık iki ay kadar önce davacıların babasının evinde yapılan tadilat esnasında babalarının gizli kasasında hesap cüzdanının bulunduğunu, mevduatın zamanaşımına uğraması için ilan ve hak sahiplerine bildirim yapılması gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100-TL'nin ABD Doları bakımından 19/10/1981 tarihinden ve Türk Lirası bakımından 12/10/1981 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, yapılan araştırmada davacıların murisi adına açılmış bir hesaba rastlanmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA: Davacı ... vekili; müvekkilinin babasının 1981 tarihinde davalı banka şubesinde hesap açtığını ve hesabı açtıktan yaklaşık 1 yıl sonra sonra vefat ettiğini, murisin hesap cüzdanına işli 800.000-TL ve 2.231,14-USD hesap bakiyesinin bulunduğunu, davalı banka tarafından hesaptaki bakiyenin ve 10 yıllık zamanaşımının uygulanacağını bildirir bir tebligat yapılmadığını, müvekkilinin evin tadilatı sırasında hesap cüzdanının varlığından haberdar olduğunu, davalı banka tarafından bir tebligat yapılmadığından paranın müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek, döviz hesabına 19.10.1981 tarihinden, Türk Lirası hesabına ise 12.10.1981 tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek 1.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacıların murisine ait hesapta bulunan 19/10/1981 tarihi itibariyle 2.231,14-TL olan tutarın 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu tarih olarak kabul edilen 19/10/1991 tarihi itibariyle ulaştığı tutarın 242.828,83-ETL olarak hesaplandığı, bu tutarın yeni para değerinin ise 0,24-TL olduğunun tespit edildiği, bankanın 5.000-TL altındaki tutarlarda hesap sahiplerine bildirimde bulunma yükümlülüğünün bulunmadığı, dolayısıyla davalı bankanın işlemlerden dolayı herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ayrıca davacıların murisinin davalı banka nezdinde Amerikan Doları üzerinden açılmış herhangi bir yabancı para hesabının da bulunmadığı, netice itibariyle davacıların talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Birleşen davada davacı ... vekili; bilirkişi raporlarına yönelik itirazları dikkate alınmadan hesapta ABD Doları bulunmadığını belirten rapora itibar edilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, paranın zamanaşımına uğradığı tarihte paranın 242.828,83-TL olduğu belirtilmesine göre bankanın ihbar yükümlülüğü bulunmasına rağmen, paradan altı sıfır atılması nedeniyle paranın 0,24-TL'ye düşmesinden bankanın sorumlu olup olmadığı hususunda rapor alınmasını talep etmelerine rağmen bu talepleri kabul edilmeden bankanın sorumluluğunun bulunmadığına karar verilmesinin yasal olmadığını, mahkemeye sundukları hesap cüzdanına ait hesap hareketlerinin bilirkişilerce yerinde incelenmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava, davalı banka şubesine davacıların murisi tarafından yatırılan mevduatın tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece daha önce davanın reddine ilişkin olarak verilmiş olan 13.03.2018 tarihli kararın istinafı üzerine Dairemizin 2018/1029 esas 2019/611 karar sayılı ilamıyla; murisin davacılar dışında bir mirasçısının daha bulunduğu, murisin mirasçılarının bir kısmının davacı olduğu işbu davanın, murisin terekesi adına açıldığının kabulünün gerektiği, 4721 sayılı TMK'nın 640. maddesi uyarınca birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geldiği, sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri, miras ortaklığının tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti bulunmadığından, miras ortaklığının tümüne ilişkin davaların bütün mirasçılar tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçıların da davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda muvafakatinin alınması veya terekeye temsilci tayin ettirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiş, bu karar doğrultusunda murisin diğer mirasçısı ...

tarafından açılan davanın işbu dava ile birleştirilmesi suretiyle bu eksiklik giderilmiştir. Asıl davada davacılar vekiline gerekçeli karar 21.04.2021 tarihinde Tebligat Kanununun 17. maddesine göre iş yerinde sürekli çalışan ...imzasına tebliğ edilmiştir. Davacılar vekilince 06.03.2023 tarihli dilekçeyle tebligatın usulsüz olduğu ileri sürülmüşse de, bu tarih itibariyle tebligattan haberdar olmasına rağmen davacılar vekilince usulüne uygun olarak eski hale getirme talep edilmediği gibi karara karşı istinaf başvurusu da yapılmamıştır. Ancak yukarıda da açıklandığı üzere davacılar arasındaki elbirliği mülkiyeti hükümleri gereğince davacı ... vekilinin başvurusundan diğer mirasçıların da yararlanacağının kabulü gerekmektedir.

Dairemizce birleşen dava ile birlikte asıl dava yönünden verilen hükme yönelik olarak da istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda; davacıların murisi tarafından davalı bankanın Yenicami İstanbul şubesinde açılan Türk Lirası hesabı bulunmakta olup, ayrı bir ABD Doları hesabı bulunmadığı, kaldı ki 1983 yılı öncesi dönemde bankalarda gerçek kişiler adına döviz hesabı açılmasının da mümkün olmadığı, hesabın 31.03.1980 tarihinde 900.000-ETL bakiye ile açıldığı, hesap cüzdanına göre murisin muhtelif tarihlerdeki para yatırma-çekme işlemleri sonucunda 2.000-ETL bakiye kaldığı, bankaca bakiyeye yıl sonunda işletilen %5 oranındaki faiz tutarı olan 231,14-ETL'nin de eklenmesiyle hesap bakiyesinin 2.231,14-ETL olduğu, hesap cüzdanına göre son işlem tarihinin 19.10.1981 olduğu tespit edilmiştir.

Muris adına hesabın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve 02/05/1985 tarihine kadar yürürlükte kalan 7129 sayılı kanun ile sonrasında yürürlüğe giren 3182 sayılı ve 4389 sayılı kanunlarda, mevduatın zamanaşımı süresi 10 yıl olarak öngörülmüş olup, son talep, işlem veya mudiin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl geçtiği halde sahipleri tarafından aranmamış olan mevduatın zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.Murisin son işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 3182 sayılı Bankalar Kanununun mevduatta zamanaşımı başlıklı 36. maddesinde; her türlü mevduattan son talep, işlem veya mudiin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl geçtiği halde sahipleri tarafından aranmamış olanlardan 5.000 (2.500.000) lirayı aşan mevduatların sahiplerinin mevcut adreslerine bir mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle Merkez Bankasına devredileceği, Merkez Bankasına devredilen mevduat, emanet ve alacaklardan tutarı veya değeri 5.000 (2.500.000) lirayı aşmayanların bankaca TMSF'ye intikal ettirileceği, 5.000 (2.500.000) lirayı aşanların ise Resmi Gazete ile ilan edileceği, ilandan itibaren l yıl içinde sahip veya mirasçıları tarafından aranmayan mevduat, emanet ve alacakların, bu sürenin bitiminde TMSF'ye gelir kaydedileceği düzenlenmiştir.

Davaya konu hesabın son işlem tarihi 19.10.1981 olduğundan, bu tarihten itibaren işleyen 10 yıllık zamanaşımı süresi 19.10.1991 tarihinde dolmuştur. Zamanaşımının dolduğu bu tarih itibariyle 3182 sayılı kanunun 36. maddesinde öngörülen mevduat sahibine bildirim ve ilan yükümlülüğü sınırı 5.000-ETL'dir. Dava konusu mevduatın yasal bildirim sınırı altında olup olmadığının tespiti için, zamanaşımının dolduğu tarih itibariyle hesaptaki paranın ulaştığı değerin tespiti gerekmektedir. Bunun için bankaca söz konusu mevduata uygulanan faiz tespit edilmesi halinde bu orana göre, bunun tespit edilememesi halinde ise avans faizi oranlarına (avans faizi bulunmayan dönemler için TCMB mevduat faizi) göre faiz hesabı yapılarak, faiz anaparaya eklenmek suretiyle hesaptaki paranın ulaştığı paranın tespiti gerekmektedir.

Somut olayda mahkemece alınan 01.02.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, murisin hesabında bulunan paraya davalı bankaca yıllık %5 oranında faiz işletildiği tespit edilmesine göre, zamanaşımının dolduğu tarih itibariyle paranın ulaştığı değerin, mevduata uygulanan bu faiz oranına göre hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece bu doğrultuda alınan 25.11.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda, 19.10.1991 tarihi itibariyle hesapta bulunan paranın faiziyle birlikte 4.188,09-ETL olduğu tespit edilmiştir. Bu suretle tespit edilen tutar, yasal bildirim sınırının altında olup, bu nedenle davalı bankanın mevduat sahibi mirasçıları olan davacılara bildirim yükümlülüğü bulunmamaktadır. Davalı bankanın saklama yükümlülüğü de 10 yıl ile sınırlıdır.

Bu nedenle mevduat zamanaşımına uğramış olup, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Birleşen davada davacı vekilinin asıl ve birleşen davada verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Asıl ve birleşen davada davacılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/02/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/116893 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.