Telif Hakkı Tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/12 E. 2025/4454 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
arabuluculuk başvurusu↗ arabuluculuk↗ muvafakat↗ maddi ve manevi tazminat↗ ihtarname↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/94 E., 2022/97 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babasının 70'e yakın eseri Türkçe'ye çeviren önemli bir çevirmen olduğunu, davaya konu ...'un yazarı olduğu "...." adlı kitabı da 1975 yılında ilk kez Türkçe'ye çeviren kişinin de müvekkilinin babası olduğunu, Fransızca çeviriden çevrilen kitaba ... adı verildiğini, ....'in çevirisi olan kitaplarla ilgili telif haklarının müvekkili ile ... Ajans tarafından temsil edildiğini, davalı Can Yayınlarının ....'un yazarı olduğu "..." adlı kitabı müvekkilinin ... Ajans ile olan sözleşmesi devam ederken Eylül 2018 tarihinde bu kez davalı ... çevirisi ile yayımladığını, davalı yayınevinin ... Ajansla 09.06.2017 tarihinde yaptığı 3 yıl süreli sözleşme devam ederken ....adını kullanarak ... çevirisi ile 131 baskı yaptığını ve akabinde de 22.10.2018 tarihli bildirimle sözleşmeyi feshettiğini, davalıların 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (FSEK) aykırı eylemleri nedeniyle İhtarname keşide edildiğini ve "..." adının kullanılmasına son verilmesinin talep edildiğini, davalıların ihtarnameye cevap vermemeleri ve yayınlarını sürdürmeleri nedeniyle arabulucuk başvurusu yapıldığını, ancak sürecin anlaşmama ile sonlandığını, davalıların eylemlerinin hukuka açıkça aykırı olduğunu belirterek davalıların "...." adını her türlü mecrada kullanmalarının, bu kapsamda önüne ardına eklemeler yaparak kullanmalarının önlenmesine, 1.000,00 TL maddi, 130.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ....Yayınları vekili cevap dilekçesinde; müvekkili yayınevinin 1981 yılında kurulduğunu, dava konusu .... başlıklı çeviri eserin, Türkiye'de çoğaltılıp yayımlanması haklarını tam ruhsat şeklinde hak sahibinden aldığını, kitabı Türkiye'de çoğaltıp yayımlamaya yetkili tek kişi olduğunu, işleme eser sahipliğinin ancak asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak kaydıyla mümkün olduğunu, bir işleme eserin sahibinin kendisine bu sıfatla tanınan mali hakları, işleme hususunun serbest olduğu haller dışında, asıl eser sahibinin müsaade ettiği nispette kullanabildiğini, "...."nın .... tarafından yaratılmış özgün bir ad olmadığını, başlığın ....'e ait bir eser olmadığını, eserin FSEK m.83'te belirtilen yararlanmasının mümkün olmadığını, davacının tedbir, maddi ve manevi tazminat ve dava sonucu taleplerinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; “....” başlığının kitabın orijinal adından farklı olmadığını ve çevirmenin hususiyetini taşımadığını, bu nedenle FSEK hükümleri gereği korumanın gündeme gelmeyeceğini, davacının tazminat taleplerinin de hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile FSEK'in 83/1 hükmü kapsamındaki “Bir eserin ad ve alametleri ile çoğaltılmış nüshaların şekilleri, ilibasa meydan verebilecek surette diğer bir eserde veya çoğaltılmış nüshalarında kullanılamaz” şeklindeki hükümle çeviri eserler için de sağlanan korumanın .. .. çevirisi “.. ..” kitabının adı için yeterli olamayacağı, dolayısıyla davacının murisine ait işlenme eser adının ayrıca bir eser olarak korunamayacağı, davalılar tarafından izinsiz olarak ve tecavüz oluşturacak şekilde kullanımın olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, FSEK hükümleri uyarınca açılmış FSEK'ten kaynaklanan isim kullanımının önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Davacı, murisi olan .. ..'in ....'un yazarı olduğu "..." adlı kitabı Türkçe'ye çevirdiğini, Fransızca'dan çevrilen esere çevirmen tarafından "...." adının verildiğini, kitabın adının eser olarak korunacağından bahisle davalıların kitabın bu ismini kullanılarak basım ve satışının yapılamayacağını iddia ederek kitap adının kullanımının menine ve maddi manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık, "..." kitap isminin eser niteliğinde olup olmadığı, bahse konu kitap adının çevirmenin kişisel yorumuyla oluşturulan yaratıcı bir düşünsel özelliğinin bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır.
Mahkemece iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, bu raporların çoğunluk görüşüne göre çeviri eser adının eser sahibi muvafakatiyle korunabileceği, başlı başına bir eser olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Ancak alınan iki bilirkişi heyet raporundaki dil bilimcilerinin ayrık görüşleri doğrultusunda, çevirilerin hiçbirinde ".." .., ".." iyeliği veya ağaç referansı gibi kitabın özgün isminde yer alan unsurların kullanılmadığı, ilk çeviri yapılırken Portekizceden Türkçe'ye çevirisinde "tatlı" kelimesinin birebir aynısının tercümesi yapılmayıp tatlı kelimesinden daha özgün bir anlatım içeren ".." kelimesinin kullanılması, bu çevirinin özgün olması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19143 E. 2015/2100 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · davadan feragat · feragat · maddi tazminat · ilan · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından «ibraz» edilen çeviri çalışmalarına ilişkin belgeler ile diğer deliller ışığında dava konusu Demiryolu Serserileri adlı kitabın Türkçe çevirisinin davacı tarafından yapıldığı, ... nolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2001/74 esas sayılı dosyasındaki tanık beyanları ile de dava konusu kitabın çevirisinin davacı tarafından yapıldığının teyid edildiği, dava konusu Demiryolu Serserileri adlı kitabın çeviri eser sahibinin davacı olduğu, davalı tarafından bu çevirinin izinsiz olarak kullanıldığı, davacının FSEK 68/1 maddesine göre isteyebileceği «rayiç bedelin» 525 TL olabileceği, bunun 3 katının ise 1.575 TL olduğu gerekçesiyle davalılardan ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından bu davalı hakkında esasa ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne, FSEK 68/1 maddesi gereğince ve taleple bağlı kalınarak takdiren 1.575 TL telif tazminatının ve takdiren 2.500 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsiline, tecavüzün ref' ine, karar kesinleştiğinde «ilanına» karar verilmiştir.
1- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin davalı ... (...) hakkındaki «davadan feragate» ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca …
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dilekçesi ile FSEK’nun 68. maddesi uyarınca 3 kat hesabıyla 1.575,00 TL «maddi tazminat» talep edildiği ve mahkemece de bu meblağa hükmedilip, reddolunan maddi tazminat istemi de bulunmadığı halde hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde fazlaya dair maddi tazminat taleplerinin reddine ve yine hüküm fıkrasının 8 nolu bendinde de reddolunan maddi tazminat yönünden davalı ...lehine 1.650,00 TL «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3059 E. 2014/10666 K.
Ortak:ihtarname · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… feshettiğini, davalıların 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (FSEK) aykırı eylemleri nedeniyle İhtarname keşide edildiğini ve "..." adının kullanılmasına «son» verilmesinin talep edildiğini, davalıların «ihtarnameye» cevap vermemeleri ve yayınlarını sürdürmeleri nedeniyle «arabulucuk başvurusu» yapıldığını, ancak sürecin anlaşmama ile sonlandığını, davalıların eylemlerinin hukuka açıkça aykırı olduğunu belirterek davalıların "...." adını her türlü mecrada …
Benzer bu kararda6/«son» fıkra delaletiyle FSEK md.
Marketing şirketi tarafından işbu davanın açılmasından önce davacıya keşide edilen ve «sözleşmenin feshine» dair 20/11/2010 tarihli «ihtarnamenin» hukuki sonuçları mahkemece tartışılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · cayma hakkı · sözleşmenin feshi · sözleşmeye aykırılık · fesih · taraf ehliyeti · haksız fiil · taşıyan
Benzer bu karardaMarketing şirketince davacıya keşide edilen 20/11/2010 tarihli «fesih» bildiriminin, aynı Kanunun 58. maddesi anlamında gerçekleşen «cayma hakkının» kullanılması ya da 06/03/2009 tarihli devir sözleşmesi hükümleri itibariyle «sözleşmeye aykırılık» halinin varlığı iddiasıyla BK hükümlerine göre geçerli bir fesih niteliğinde olup olmadığı, dolayısıyla davacının 5846 sayılı FSEK 68. maddesine dayalı işbu davada aktif dava «ehliyeti» bulunup bulunmadığı belirlenmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
Marketing şirketi arasındaki işleme hakkı da «dahil» olmak üzere mali hakların davacıya devrine ilişkin 06-03-2009 tarihli sözleşme koşullarının yerine getirilmemesi nedeniyle sözkonusu sözleşmenin adı geçen mali hak sahibi şirket tarafından 20/11/2010 tarihinde feshedildiği, bu nedenle davacının hak sahipliği bulunmadığından 5846 sayılı FSEK 68. maddesine dayalı dava «açma ehliyetine» sahip olmadığı savunulmuştur.
V.. de Lacan” adlı felsefe sözlüğünün, davada çekişmeli kitabın orjinali olduğu, meydana getirenin hususiyetini yansıttığı, bu ürünün Fransızca'dan çevirisinin çevirmeninin hususiyetini «taşıyan», FSEK md.
97 vd. hükümleri ile 6762 sayılı TTK’nin «haksız rekabete» ilişkin 56, 57 ve 58 maddeleri uyarınca manevi tazminat sorumlulukları bulunduğu, haksız rekabetin gerçekleştirilme biçimi, davalıların «kusurlarının» düzeyi, tarafların ekonomik ve sosyal durumuna göre manevi tazminat tutarının 4.000,00 TL olarak belirlendiği ve davalılardan zincirleme alınmasının uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, tespit edilen 3 kat telif tazminatı olan 10.712,25 TL ile takdiren 4.000,00 TL manevi tazminatın «haksız fiilin» işlendiği 16.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2025/12 E. , 2025/4454 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/228 Esas, 2024/1748 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ ... 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/94 E., 2022/97 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babasının 70'e yakın eseri Türkçe'ye çeviren önemli bir çevirmen olduğunu, davaya konu ...'un yazarı olduğu "...." adlı kitabı da 1975 yılında ilk kez Türkçe'ye çeviren kişinin de müvekkilinin babası olduğunu, Fransızca çeviriden çevrilen kitaba ... adı verildiğini, ....'in çevirisi olan kitaplarla ilgili telif haklarının müvekkili ile ... Ajans tarafından temsil edildiğini, davalı Can Yayınlarının ....'un yazarı olduğu "..." adlı kitabı müvekkilinin ... Ajans ile olan sözleşmesi devam ederken Eylül 2018 tarihinde bu kez davalı ... çevirisi ile yayımladığını, davalı yayınevinin ... Ajansla 09.06.2017 tarihinde yaptığı 3 yıl süreli sözleşme devam ederken ....adını kullanarak ...
çevirisi ile 131 baskı yaptığını ve akabinde de 22.10.2018 tarihli bildirimle sözleşmeyi feshettiğini, davalıların 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (FSEK) aykırı eylemleri nedeniyle İhtarname keşide edildiğini ve "..." adının kullanılmasına son verilmesinin talep edildiğini, davalıların ihtarnameye cevap vermemeleri ve yayınlarını sürdürmeleri nedeniyle arabulucuk başvurusu yapıldığını, ancak sürecin anlaşmama ile sonlandığını, davalıların eylemlerinin hukuka açıkça aykırı olduğunu belirterek davalıların "...." adını her türlü mecrada kullanmalarının, bu kapsamda önüne ardına eklemeler yaparak kullanmalarının önlenmesine, 1.000,00 TL maddi, 130.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ....Yayınları vekili cevap dilekçesinde; müvekkili yayınevinin 1981 yılında kurulduğunu, dava konusu .... başlıklı çeviri eserin, Türkiye'de çoğaltılıp yayımlanması haklarını tam ruhsat şeklinde hak sahibinden aldığını, kitabı Türkiye'de çoğaltıp yayımlamaya yetkili tek kişi olduğunu, işleme eser sahipliğinin ancak asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak kaydıyla mümkün olduğunu, bir işleme eserin sahibinin kendisine bu sıfatla tanınan mali hakları, işleme hususunun serbest olduğu haller dışında, asıl eser sahibinin müsaade ettiği nispette kullanabildiğini, "...."nın .... tarafından yaratılmış özgün bir ad olmadığını, başlığın ....'e ait bir eser olmadığını, eserin FSEK m.83'te belirtilen yararlanmasının mümkün olmadığını, davacının tedbir, maddi ve manevi tazminat ve dava sonucu taleplerinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; “....” başlığının kitabın orijinal adından farklı olmadığını ve çevirmenin hususiyetini taşımadığını, bu nedenle FSEK hükümleri gereği korumanın gündeme gelmeyeceğini, davacının tazminat taleplerinin de hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile FSEK'in 83/1 hükmü kapsamındaki “Bir eserin ad ve alametleri ile çoğaltılmış nüshaların şekilleri, ilibasa meydan verebilecek surette diğer bir eserde veya çoğaltılmış nüshalarında kullanılamaz” şeklindeki hükümle çeviri eserler için de sağlanan korumanın .. .. çevirisi “.. ..” kitabının adı için yeterli olamayacağı, dolayısıyla davacının murisine ait işlenme eser adının ayrıca bir eser olarak korunamayacağı, davalılar tarafından izinsiz olarak ve tecavüz oluşturacak şekilde kullanımın olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, FSEK hükümleri uyarınca açılmış FSEK'ten kaynaklanan isim kullanımının önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Davacı, murisi olan .. ..'in ....'un yazarı olduğu "..." adlı kitabı Türkçe'ye çevirdiğini, Fransızca'dan çevrilen esere çevirmen tarafından "...." adının verildiğini, kitabın adının eser olarak korunacağından bahisle davalıların kitabın bu ismini kullanılarak basım ve satışının yapılamayacağını iddia ederek kitap adının kullanımının menine ve maddi manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık, "..." kitap isminin eser niteliğinde olup olmadığı, bahse konu kitap adının çevirmenin kişisel yorumuyla oluşturulan yaratıcı bir düşünsel özelliğinin bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır.
Mahkemece iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, bu raporların çoğunluk görüşüne göre çeviri eser adının eser sahibi muvafakatiyle korunabileceği, başlı başına bir eser olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Ancak alınan iki bilirkişi heyet raporundaki dil bilimcilerinin ayrık görüşleri doğrultusunda, çevirilerin hiçbirinde ".." .., ".." iyeliği veya ağaç referansı gibi kitabın özgün isminde yer alan unsurların kullanılmadığı, ilk çeviri yapılırken Portekizceden Türkçe'ye çevirisinde "tatlı" kelimesinin birebir aynısının tercümesi yapılmayıp tatlı kelimesinden daha özgün bir anlatım içeren ".." kelimesinin kullanılması, bu çevirinin özgün olması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1168889300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz