6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Telif Hakkı Tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/12 E. 2025/4454 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
arabuluculuk başvurusu arabuluculuk muvafakat maddi ve manevi tazminat ihtarname fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi temsil i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · FSEK — FSEK 83

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/94 E., 2022/97 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babasının 70'e yakın eseri Türkçe'ye çeviren önemli bir çevirmen olduğunu, davaya konu ...'un yazarı olduğu "...." adlı kitabı da 1975 yılında ilk kez Türkçe'ye çeviren kişinin de müvekkilinin babası olduğunu, Fransızca çeviriden çevrilen kitaba ... adı verildiğini, ....'in çevirisi olan kitaplarla ilgili telif haklarının müvekkili ile ... Ajans tarafından temsil edildiğini, davalı Can Yayınlarının ....'un yazarı olduğu "..." adlı kitabı müvekkilinin ... Ajans ile olan sözleşmesi devam ederken Eylül 2018 tarihinde bu kez davalı ... çevirisi ile yayımladığını, davalı yayınevinin ... Ajansla 09.06.2017 tarihinde yaptığı 3 yıl süreli sözleşme devam ederken ....adını kullanarak ... çevirisi ile 131 baskı yaptığını ve akabinde de 22.10.2018 tarihli bildirimle sözleşmeyi feshettiğini, davalıların 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (FSEK) aykırı eylemleri nedeniyle İhtarname keşide edildiğini ve "..." adının kullanılmasına son verilmesinin talep edildiğini, davalıların ihtarnameye cevap vermemeleri ve yayınlarını sürdürmeleri nedeniyle arabulucuk başvurusu yapıldığını, ancak sürecin anlaşmama ile sonlandığını, davalıların eylemlerinin hukuka açıkça aykırı olduğunu belirterek davalıların "...." adını her türlü mecrada kullanmalarının, bu kapsamda önüne ardına eklemeler yaparak kullanmalarının önlenmesine, 1.000,00 TL maddi, 130.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ....Yayınları vekili cevap dilekçesinde; müvekkili yayınevinin 1981 yılında kurulduğunu, dava konusu .... başlıklı çeviri eserin, Türkiye'de çoğaltılıp yayımlanması haklarını tam ruhsat şeklinde hak sahibinden aldığını, kitabı Türkiye'de çoğaltıp yayımlamaya yetkili tek kişi olduğunu, işleme eser sahipliğinin ancak asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak kaydıyla mümkün olduğunu, bir işleme eserin sahibinin kendisine bu sıfatla tanınan mali hakları, işleme hususunun serbest olduğu haller dışında, asıl eser sahibinin müsaade ettiği nispette kullanabildiğini, "...."nın .... tarafından yaratılmış özgün bir ad olmadığını, başlığın ....'e ait bir eser olmadığını, eserin FSEK m.83'te belirtilen yararlanmasının mümkün olmadığını, davacının tedbir, maddi ve manevi tazminat ve dava sonucu taleplerinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; “....” başlığının kitabın orijinal adından farklı olmadığını ve çevirmenin hususiyetini taşımadığını, bu nedenle FSEK hükümleri gereği korumanın gündeme gelmeyeceğini, davacının tazminat taleplerinin de hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile FSEK'in 83/1 hükmü kapsamındaki “Bir eserin ad ve alametleri ile çoğaltılmış nüshaların şekilleri, ilibasa meydan verebilecek surette diğer bir eserde veya çoğaltılmış nüshalarında kullanılamaz” şeklindeki hükümle çeviri eserler için de sağlanan korumanın .. .. çevirisi “.. ..” kitabının adı için yeterli olamayacağı, dolayısıyla davacının murisine ait işlenme eser adının ayrıca bir eser olarak korunamayacağı, davalılar tarafından izinsiz olarak ve tecavüz oluşturacak şekilde kullanımın olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, FSEK hükümleri uyarınca açılmış FSEK'ten kaynaklanan isim kullanımının önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Davacı, murisi olan .. ..'in ....'un yazarı olduğu "..." adlı kitabı Türkçe'ye çevirdiğini, Fransızca'dan çevrilen esere çevirmen tarafından "...." adının verildiğini, kitabın adının eser olarak korunacağından bahisle davalıların kitabın bu ismini kullanılarak basım ve satışının yapılamayacağını iddia ederek kitap adının kullanımının menine ve maddi manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Somut olayda uyuşmazlık, "..." kitap isminin eser niteliğinde olup olmadığı, bahse konu kitap adının çevirmenin kişisel yorumuyla oluşturulan yaratıcı bir düşünsel özelliğinin bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır.

Mahkemece iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, bu raporların çoğunluk görüşüne göre çeviri eser adının eser sahibi muvafakatiyle korunabileceği, başlı başına bir eser olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Ancak alınan iki bilirkişi heyet raporundaki dil bilimcilerinin ayrık görüşleri doğrultusunda, çevirilerin hiçbirinde ".." .., ".." iyeliği veya ağaç referansı gibi kitabın özgün isminde yer alan unsurların kullanılmadığı, ilk çeviri yapılırken Portekizceden Türkçe'ye çevirisinde "tatlı" kelimesinin birebir aynısının tercümesi yapılmayıp tatlı kelimesinden daha özgün bir anlatım içeren ".." kelimesinin kullanılması, bu çevirinin özgün olması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19143 E. 2015/2100 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3059 E. 2014/10666 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2025/12 E.  ,  2025/4454 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/228 Esas, 2024/1748 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ ... 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2021/94 E., 2022/97 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babasının 70'e yakın eseri Türkçe'ye çeviren önemli bir çevirmen olduğunu, davaya konu ...'un yazarı olduğu "...." adlı kitabı da 1975 yılında ilk kez Türkçe'ye çeviren kişinin de müvekkilinin babası olduğunu, Fransızca çeviriden çevrilen kitaba ... adı verildiğini, ....'in çevirisi olan kitaplarla ilgili telif haklarının müvekkili ile ... Ajans tarafından temsil edildiğini, davalı Can Yayınlarının ....'un yazarı olduğu "..." adlı kitabı müvekkilinin ... Ajans ile olan sözleşmesi devam ederken Eylül 2018 tarihinde bu kez davalı ... çevirisi ile yayımladığını, davalı yayınevinin ... Ajansla 09.06.2017 tarihinde yaptığı 3 yıl süreli sözleşme devam ederken ....adını kullanarak ...

çevirisi ile 131 baskı yaptığını ve akabinde de 22.10.2018 tarihli bildirimle sözleşmeyi feshettiğini, davalıların 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (FSEK) aykırı eylemleri nedeniyle İhtarname keşide edildiğini ve "..." adının kullanılmasına son verilmesinin talep edildiğini, davalıların ihtarnameye cevap vermemeleri ve yayınlarını sürdürmeleri nedeniyle arabulucuk başvurusu yapıldığını, ancak sürecin anlaşmama ile sonlandığını, davalıların eylemlerinin hukuka açıkça aykırı olduğunu belirterek davalıların "...." adını her türlü mecrada kullanmalarının, bu kapsamda önüne ardına eklemeler yaparak kullanmalarının önlenmesine, 1.000,00 TL maddi, 130.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ....Yayınları vekili cevap dilekçesinde; müvekkili yayınevinin 1981 yılında kurulduğunu, dava konusu .... başlıklı çeviri eserin, Türkiye'de çoğaltılıp yayımlanması haklarını tam ruhsat şeklinde hak sahibinden aldığını, kitabı Türkiye'de çoğaltıp yayımlamaya yetkili tek kişi olduğunu, işleme eser sahipliğinin ancak asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak kaydıyla mümkün olduğunu, bir işleme eserin sahibinin kendisine bu sıfatla tanınan mali hakları, işleme hususunun serbest olduğu haller dışında, asıl eser sahibinin müsaade ettiği nispette kullanabildiğini, "...."nın .... tarafından yaratılmış özgün bir ad olmadığını, başlığın ....'e ait bir eser olmadığını, eserin FSEK m.83'te belirtilen yararlanmasının mümkün olmadığını, davacının tedbir, maddi ve manevi tazminat ve dava sonucu taleplerinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; “....” başlığının kitabın orijinal adından farklı olmadığını ve çevirmenin hususiyetini taşımadığını, bu nedenle FSEK hükümleri gereği korumanın gündeme gelmeyeceğini, davacının tazminat taleplerinin de hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile FSEK'in 83/1 hükmü kapsamındaki “Bir eserin ad ve alametleri ile çoğaltılmış nüshaların şekilleri, ilibasa meydan verebilecek surette diğer bir eserde veya çoğaltılmış nüshalarında kullanılamaz” şeklindeki hükümle çeviri eserler için de sağlanan korumanın .. .. çevirisi “.. ..” kitabının adı için yeterli olamayacağı, dolayısıyla davacının murisine ait işlenme eser adının ayrıca bir eser olarak korunamayacağı, davalılar tarafından izinsiz olarak ve tecavüz oluşturacak şekilde kullanımın olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, FSEK hükümleri uyarınca açılmış FSEK'ten kaynaklanan isim kullanımının önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Davacı, murisi olan .. ..'in ....'un yazarı olduğu "..." adlı kitabı Türkçe'ye çevirdiğini, Fransızca'dan çevrilen esere çevirmen tarafından "...." adının verildiğini, kitabın adının eser olarak korunacağından bahisle davalıların kitabın bu ismini kullanılarak basım ve satışının yapılamayacağını iddia ederek kitap adının kullanımının menine ve maddi manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Somut olayda uyuşmazlık, "..." kitap isminin eser niteliğinde olup olmadığı, bahse konu kitap adının çevirmenin kişisel yorumuyla oluşturulan yaratıcı bir düşünsel özelliğinin bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır.

Mahkemece iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, bu raporların çoğunluk görüşüne göre çeviri eser adının eser sahibi muvafakatiyle korunabileceği, başlı başına bir eser olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Ancak alınan iki bilirkişi heyet raporundaki dil bilimcilerinin ayrık görüşleri doğrultusunda, çevirilerin hiçbirinde ".." .., ".." iyeliği veya ağaç referansı gibi kitabın özgün isminde yer alan unsurların kullanılmadığı, ilk çeviri yapılırken Portekizceden Türkçe'ye çevirisinde "tatlı" kelimesinin birebir aynısının tercümesi yapılmayıp tatlı kelimesinden daha özgün bir anlatım içeren ".." kelimesinin kullanılması, bu çevirinin özgün olması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1168889300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.