Çekin avans olarak verildiğinin ispat yükü davacıdadır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1631 E. 2024/261 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Çekin Avans Olarak Verildiği İddiası ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Kıymetli evrak (kambiyo)
Gerekçe özeti
Satış sözleşmelerinde aksi kararlaştırılmadıkça tarafların edimlerini eş zamanlı ifa etmeleri kural olduğundan (peşin satış karinesi), malı teslim almadan avans olarak çek verdiğini iddia eden taraf bu iddiasını yazılı delille ispat etmekle yükümlüdür. Çek, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğundan, çekin bedelsiz/avans mahiyetinde olduğunu ileri süren taraf bu hususu da yazılı delille kanıtlamak zorundadır; salt ticari ilişkinin varlığı veya cari hesap ilişkisi bu ispatı karşılamaz.
Ele alınan sorunlar
Çekin avans olarak verilip verilmediğinin ve bedelsizlik iddiasının ispatı → ret
İddia: Davacı vekili, çeklerin verildiği tarihte davalıya borçlarının bulunmadığını, bunun çekin avans olarak verildiğine karine teşkil ettiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, ticari defter kayıtlarında fatura/irsaliye bulunmadığını ve cari hesap borcunun kambiyo senedinden borçlu olunduğu anlamına gelmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TBK 207 uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda ifa etmeleri esastır. Bu nedenle, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı bu iddiasını ispat yükü altındadır; peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde çek ile ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Ayrıca çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bir ödeme aracıdır ve çekin avans olarak verildiğini ispat yükü de davacı üzerindedir. Diğer yandan çek, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olup bir illete bağlı olması gerekmez; kural olarak ispat yükü çekin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Somut olayda davacı, lehtarı olduğu çekleri davalıdan aldığı malların avansı olarak verdiğini, ancak malların teslim edilmediğini ileri sürmüş; davacı keşideci, davalı lehtardır. Mal alımına ilişkin yazılı bir sözleşme, sipariş formu vs. yazılı delil ibraz edilmemiştir. Taraflar arasında süregelen ticari ilişki davalının da kabulünde ise de, çekin avans olarak verildiğine ilişkin yazılı delil ibraz edilmediğinden davacının iddiasını ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Çekin avans olarak verildiği veya bedelsiz olduğu iddiasına dayalı menfi tespit davalarında, peşin satış karinesi gereği ispat yükünün davacıda olduğu ve bu iddianın yazılı delille kanıtlanması gerektiği yönünde bölgesel ikna edici bir uygulama örneği oluşturmaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ avans↗ peşin satış karinesi↗ çekin bedelsizliği↗ ispat yükü↗ kambiyo senedi↗ borç ikrarı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1631
KARAR NO 2024/261
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/05/2021
NUMARASI 2020/147 Esas - 2021/317 Karar
DAVA
Menfi Tespit
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı tarafa ticari ilişki için avans olarak verilen ... İstoç Şubesi'nin 21.06.2019 tarih ... seri numaralı 100.000-TL bedelli çekin davalının edimlerini yerine getirmediğinden bedelsiz kaldığını, davalı taraftan muhtelif zamanlarda çekin iadesi talep edilmişse de çekin iade edilmediğini, bu çekin davalı tarafça Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, talep olunan faize ilişkin Bakırköy 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1184 E. sayılı dosyası ile itiraz edildiğini belirterek çekten dolayı davalıya borç olmadığının tespiti ile çekin taraflarına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin davacıya iplik sattığını, sattığı ipliklerin tümünü teslim ettiğini, karşılığında çek ve senetler aldığını, son dönemde davacı firmanın verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını ve davacı firma yetkilisi hakkında karşılıksız çek keşide etmekten dolayı davalar açıldığını, açılan davaların akabinde davacının sırf süreci uzatmak gayesiyle ipliklerin teslim edilmediğine yönelik asılsız iddialarda bulunduğunu, müvekkilinin elinde farklı tarihlerde teslim alınmış ve vadeleri farklı olan 36 adet çek ile 15 adet senedin mevcut olduğunu, davacının ödenmeyen çek ve senetlerden ve cari hesaptan kaynaklanan borcunun 7.000.000-TL'nin üzerinde olduğunu, davacı tarafça müvekkilinin yerine getirmediği edimin ne olduğu hususunda herhangi bir açıklama yapılmadığını, çekin vadesi ile dava tarihi arasında 7 ay zamanın geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR
Mahkemece; davacı borçlunun çekin avans olarak verildiğini, edimin yerine getirilmediğini ve çekin bedelsizliğini usul hükümleri gereğince yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre hangi edimlerin yerine getirilmediği ve çekin avans olarak verildiği iddialarının davacı tarafından somutlaştırılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; çeklerin verildiği tarih itibariyle davalıya borçlarının bulunmadığını, bu hususun çekin avans olarak verildiğine karine teşkil ettiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, tarafların ticari defterlerine göre çek kayıt ve teslim tarihlerinde karşılık olarak herhangi bir mal alınmadığını, kayıtlarda fatura ve irsaliye bulunmadığını, cari hesap borcunun bulunmuş olmasının kambiyo senedinden dolayı borçlu olduğu anlamına gelmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, avans olarak verildiği iddia edilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır.
Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde çek ile ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Ayrıca çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bir ödeme aracı olup, çekin de avans olarak verildiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Diğer yandan çek, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü, çekin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Somut olayda davacı, lehtarı olduğu dava konusu çekleri davalıdan aldığı malların avansı olarak davalıya verdiğini, ancak davalı tarafından malların teslim edilmediğini belirterek bedelsizliğe dayalı menfi tespit isteminde bulunmuştur.
Dava konusu çekin incelenmesinde davacının keşideci, davalının lehtar olduğu görülmektedir. Davacı tarafından mal alımına ilişkin yazılı bir sözleşme, sipariş formu vs.yazılı delil ibraz edilmemiştir. Taraflar arasında süregelen ticari ilişki davalının da kabulünde ise de davacı tarafından bahsi konu çekin avans olarak verildiğine ilişkin yazılı delil ibraz edilmemiştir. Bu durumda davacının çeki avans olarak verdiğini ispatlayamadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/02/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/116769 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi