6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Müteselsil kefilin temerrüdü ve uygulanacak faiz oranının tespiti

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1212 E. 2024/266 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Kredi kartı borcundan sorumlu müteselsil kefillerin temerrüde düşürülmesi için hesap kat ihtarının bizzat kendilerine tebliği zorunludur; asıl borçlu için geçerli olan adres bildirim yükümlülüğüne ilişkin İİK 68/b hükümleri kefiller yönünden uygulanmaz. İhtar kefillere tebliğ edilememişse temerrüt tarihi takip tarihi olarak kabul edilir ve hesap kat tarihinden takip tarihine kadar akdi faiz, temerrüt faizi değil, uygulanır; banka kartlarına ilişkin akdi ve gecikme faizi oranları ise 5464 sayılı Kanun ve TCMB tebliğindeki azami sınırları aşamaz.

Ele alınan sorunlar

Çerçeve sözleşme niteliğindeki genel kredi sözleşmesinin sonraki bankacılık hizmetleri sözleşmesini bağlayıp bağlamadığı → ret

İddia: Davalılar, 24.05.2013 tarihli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde imzalarının bulunmadığını, bu nedenle kredi kartı borcundan sorumlu olmadıklarını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalıların imzaladığı genel kredi sözleşmeleri çerçeve sözleşme niteliğinde olduğundan, 2013 tarihli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi de davalıları bağlar; bu sözleşmede ayrıca imza bulunmaması sonucu değiştirmez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Müteselsil kefillerin temerrüt tarihinin tespiti (hesap kat ihtarının tebliğ edilememesi) → kabul

İddia: Davalılar, hesap kat ihtarının kendilerine tebliğ edilmediğini, temerrüt tarihinin takip tarihi olarak alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK 68/b-2. cümlesine göre, sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi noter aracılığıyla krediyi kullandırana bildirilmediği takdirde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır; ancak bu hüküm asıl borçlu için geçerlidir. Müteselsil kefillerin temerrüde düşürülmesi için kat ihtarının bizzat kendilerine tebliği zorunludur ve İİK 68/b-1 hükmünün kefil bakımından uygulanması mümkün değildir. Kat ihtarı davalı kefillere tebliğ edilemediğinden, kefillerin temerrüdü takip tarihi itibarıyla gerçekleşmiş sayılır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Takip öncesi işlemiş faizin hangi oran üzerinden hesaplanacağı (akdi faiz-temerrüt faizi ayrımı ve azami oran sınırı) → kısmi kabul

İddia: Davacı vekili, takip öncesi işlemiş faizin sözleşmede kararlaştırılan (bankaca uygulanan en yüksek faizin %50 fazlası) temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin bunu gözetmediğini ileri sürmüştür. Davalılar vekili ise uygulanacak azami faiz oranının %30,24 olarak kabulünün hatalı olduğunu, ana para tutarına kat faizinin dahil edilerek bileşik faiz uygulandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kefillerin temerrüdü takip tarihinde gerçekleştiğinden, hesap kat tarihinden takip tarihine kadar olan dönemde temerrüt faizi değil akdi faiz uygulanmalıdır. Genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin bankaca tespit edilen en yüksek kredi faiz oranının yıllık %50 fazlası olacağı düzenlenmiş olsa da, banka kartları 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'na tabi olup TCMB'nin kredi kartlarına uygulanacak akdi ve gecikme faiz oranlarına ilişkin tebliği gereği akdi faiz oranı %24,24'ü, temerrüt faizi ise yıllık %30,24'ü geçemez. Bu nedenle, 16.373,36-TL asıl alacağa hesap kat tarihinden takip tarihine kadar akdi faiz oranı uygulanarak hesaplama yapılması gerekirken, ilk derece mahkemesinin tebliğ edilemeyen ihtarname ile temerrüde düşüldüğünü kabul ederek yazılı şekilde hüküm kurması doğru olmamıştır. Buna göre 16.373,36-TL asıl alacak, 4.494,04-TL işlemiş faiz, 224,70-TL BSMV toplamı 21.092,10-TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatı talebi → kabul

Gerekçe: Alacak likit ve muayyen olduğundan, alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kredi kartı/kredi sözleşmelerinde müteselsil kefillerin temerrüdünün hesap kat ihtarının bizzat kendilerine tebliğ edilmesine bağlı olduğu ve tebliğ edilememesi halinde temerrüt tarihinin takip tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği yönündeki tespit, benzer kefalet/temerrüt uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir. Ayrıca banka kartlarına ilişkin azami akdi ve gecikme faizi sınırının 5464 sayılı Kanun ve ilgili TCMB tebliği çerçevesinde belirlenmesi gerektiği tespiti de emsal değer taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil kefalet temerrüt hesap kat ihtarı çerçeve sözleşme akdi faiz temerrüt faizi icra inkar tazminatı itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu (eBK) — 818 sayılı TBK 487 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 68/b-1İİK 68/b-2 · 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1212

KARAR NO 2024/266

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/03/2021

NUMARASI 2016/988 2021/222

DAVA

İtirazın İptali ( Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/02/2024

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalıların dava dışı borçlu ... Hizm. Ltd, Şti. nin kullandığı kredinin kefili olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesapların kat edilip 4.8.2015 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, borçlu ve kefiller hakkında İstanbul ... İcra müdürlüğü ... sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalılarca itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalılar tarafından cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dava dışı borçlu ile davacı arasında 04.11.2008 Tarihli 10.000-TL, 21.10.2008 tarihli 40.000-TL ve 14.05.2009 tarihil 100.000-TL olmak üzere toplam 150.000-TL limitli GKS düzenlendiği, davalıların müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladıkları, 24.5.2013 tarihinde dava dışı borçlu ile yapılan Bankacılık Hizmetleri sözleşmesi düzenlenerek kredi kartı verildiği, borcun kredi kartı kullanımından kaynaklandığı, kefillerin nakti kredilerden kaynaklanan borcun tamamından sorumlu olduğu, bilirkişi raporunda ihtarname ile temerrüde düşüldüğü kabul edilerek temerrüt tarihine kadar %24,24 akdi, takibe kadar % 30.24 temerrüt faizi uygulaması sureti ile yapılan hesaplamaya dayanılarak davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul ...

İcra müdürlüğü ... sayılı icra takibine yaptıkları itirazın 16.373,36 TL asıl alacak, 5.375,58-TL işlemiş faiz ve 268,78-TL BSMV toplamı 22.017,72-TL yönünden itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden %30.24 temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın % 20'si 4.403,40-TL inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunda takip öncesi işlemiş faiz oranının hatalı tespit edildiğini, asıl alacak konusunda ihtilafın olmadığı ancak takip öncesi işlemiş faize ilişkin sözleşmede kararlaştırılan faiz oranı üzerinden değil doğrudan akdi faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığını, oysa faizin bankanın uyguladığı en yüksek faizin %50 fazlası olması gerektiğini, temlik veren bankaya temerrüt tarihi itibari ile uygulanan en yüksek faiz oranı sorulmadan karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, tebligatların usulsüz olup savunma haklarının kısıtlandığını, adres yetersiz, sokak adı yok denmesine rağmen TK 35'e göre tebligat yapıldığını, davalı ...'ın kefalet sorumluluğunun 24.05.2013 tarihli Bankacılık Hizmet sözleşmesi kapsamında verilmiş kefaletinin olmadığını, TBK 583.

Md deki kefalet şekil şartlarına uyulmadığını, hesap kat ihtarının kendisine tebliğ edilmediğini, mernis adresine tebligat yapılabileceğini, temerrüt tarihinin takip tarihi olarak alınması gerektiğini, uygulanacak en fazla faiz oranının %30.24 olmasının hatalı olduğunu, ana para tutarının hatalı olup takip öncesi işleyen kat faizinin ana paraya dahil edilip tekrar faiz işletilip bileşik faize neden olunduğunu, banka kayıtlarının dosyaya girmediği, kredi kartı ekstraları ya da hesap hareketlerinin yer almadığı, bileşik faiz uygulanıp uygulanmadığının anlaşılamadığı, davanın her iki davalı yönünden kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, kredi kartı borcu için yapılan yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile inkar tazminatı talebine ilişkindir.Davalıların 2008-2009 yıllarında dava dışı asıl borçlu adına düzenlenen toplam 150.000-TL'lik Genel kredi sözleşmelerinde müşterek borçlu müteselsil kefil oldukları, sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı TBK 487. Md uyarınca kefaletlerinin geçerli olduğu, takibe konu alacağın 24.05.2013 tarihli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi gereği verilen ticari kredi kart kullanımından kaynaklandığı, davalılar tarafından bu sözleşmede imzalarının olmadığı itirazında bulunulmuş ise de imzaları olan sözleşmelerin çerçeve sözleşme niteliğinde olması nedeniyle 2013 tarihli sözleşmenin davalıları bağlayacağı, 04.08.2015 tarihinde hesap kat ihtarının çekildiği, adres bırakmadan taşındıkları gerekçesi ile 06.08.2015 tarihinde tebligatların iade edildiği görülmüştür.

İİK'nin 68/b-2. cümlesine göre, sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurmakta olup yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi hâlinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarihin tebliğ tarihi sayılması gerekmektedir. Ancak müteselsil kefillerin temerrüde düşürülmesi için kat ihtarının tebliği zorunludur. İİK'nın 68/b-1. maddesi hükmünün kefil bakımından uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle davalı müteselsil kefillerin temerrüdünün takip tarihi itibariyle gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir. Somut olayda, hesap kat ihtarı 54.624,13-TL üzerinden düzenlenmiş ise de 23.06.2016 takip tarihinde 16.373,36-TL asıl alacak, 10.464,48-TL işlemiş faiz, 369,64-TL faizin %5 gider vergisi toplamı 27.207,48-TL üzerinden takibin yapıldığı, Genel kredi sözleşmesinde Temerrüt Faizinin temerrüt tarihinde bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık % 50 fazlası olduğuna ilişkin düzenlemenin bulunduğu, takipte % 30,24 oranında temerrüt faizi talebinde bulunulduğu, banka kartlarının 5464 sayılı Banka kartları ve Kredi kartları kanununa tabi olup TCMB kredi kartlarına uygulanacak akdi ve gecikme faiz oranlarına ilişkin tebliğ gereği akdi faiz oranının % 24.24, temerrüt faizinin yıllık % 30.24 ü geçemeyeceğinden eldeki davada 16.373,36-TL asıl alacağa 04.08.2018 hesap kat tarihinden 23.06.2016 takip tarihine kadar akdi faiz uygulanmasının gerektiği, buna göre yapılan hesaplamada 16.373,36-TL asıl alacak, 4.494,04-TL işlemiş faiz, 224,70-TL faizin BSMV toplamı 21.092,10-TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken mahkemece tebliğ edilemeyen ihtarname ile temerrüde düşüldüğünün kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın kaldırılarak yeniden karar verilmesine, davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2- Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/988 Esas - 2021/222 Karar sayılı 10/03/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında 16.373,36-TL asıl alacak, 4.494,04-TL işlemiş faiz, 224,70-TL faizin BSMV olmak üzere toplam 21.092,10-TL üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak likit ve muayyen olduğundan alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.218,42-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;

"Alınması gereken 1.440,80-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 464,64-TL harcın mahsubu ile kalan 976,16‬-TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 493,84‬-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 406,10-TL posta masrafı ve 750-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.156,10-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 896,20-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısımın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalılar lehine takdir olunan 6.115,38-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davacı taraftan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalılar tarafından yatırılan 435,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, Davacı tarafından yapılan 45,40-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 35,19-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısımın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalılar tarafından yapılan 50,10-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 11,26-TL'sinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, kalan kısımın davalılar üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

15/02/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/116765 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.