Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/673 E. 2025/4474 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişli rapor↗ ara karar↗ denetime elverişlilik↗ marka hakkına tecavüz↗ bilirkişi incelemesi↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan Dairemizin 07.12.2023 tarih ve 2022/3333 E. ve 2023/7179 K. sayılı kararında ".. Mahkemece, tensiben verilen ara kararla yapılan bilirkişi incelemesinden sonra ibraz edilen 27.07.2017 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda davalının işlettiği internet sitesinde "internet siteleri ve sosyal medya hesapları oluşturma, arama motoru optimizasyonu (seo) ve online reklamcılık" konularında faaliyet gösterdiği belirtilmiş, davalının internet sitesi üzerinden tanıtımı yapılan işlerin 42. sınıf bilgisayar hizmetleri ile tasarım hizmetleri kapsamında kaldığı, ancak davalının cevap dilekçesi dosyada bulunmadığından yalnızca mevcut durum hakkında detaylıca bilgi toplanarak arz edildiği, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları karşısında herhangi bir değerlendirmeye girilmediği ifade edilmiş, Mahkemece de bu tespite itibar edilerek karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi bilirkişi raporundaki değerlendirme de denetime elverişli değildir.
Davalı, internet sitesindeki içeriklerin farklılık arz ettiğini savunmuş, kendisinin dijital reklam ve tanıtım alanında faaliyet gösterdiğini ileri sürmüştür. Bu durumda Mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davalının internet sitesindeki faaliyetlerinin Türkpatent marka sınıflandırma sistemine göre hangi sınıftaki hangi hizmetlerin kapsamında kaldığının belirlenmesi, davalının verdiği bu hizmetlerin davacının hangi markası kapsamında yer aldığının tespiti, bu markayı oluşturan işaret ile davalının markasal kullanım gerçekleştirdiği işaretin karşılaştırılması, bir tecavüzün bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesince davalı şirketin www...com isimli alan adının iptaline de karar verilmişse de davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesine gönderdiği 29.09.2020 tarihli dilekçesinde müvekkilinin "... digital" markasına ait marka tescil belgesinin de Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından verildiğini belirtmiş, tescil belgesini de dilekçe ekine eklemiştir. Sunulan marka tescil belgesine göre 2018/... sayılı "... Digital" ibareli markanın 35. sınıf "Reklamcılık ve pazarlama ile ilgili hizmetler, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri" için davalı şirket yetkilisi ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu alan adı da www...com şeklinde olup marka ile uygunluk içermektedir. İlk Derece Mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi ise site üzerinde tanıtımı yapılan işlerin 42. sınıfta bilgisayar hizmetleri ile tasarım hizmetleri kapsamında kaldığını bildirmiştir. Bu durumda Türkpatent'ten 2018/... sayılı "... Digital" ibareli marka ile ilgili işlem dosyasının getirtilmesi, davalının internet sitesindeki kullanımının davacı adına tescilli markalar kapsamında bulunan 42. sınıf hizmetleri mi yoksa 2018/... sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıf hizmetleri mi içerdiğinin belirlenmesi, belirtilen tüm bu hususlarda konusunda uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli bir rapor alınması, ardından 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin de değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir." hükmolunmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış olmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, TÜRKPATENT'ten getirtilen 2018/... sayılı "... Digital" ibareli marka ile ilgili işlem dosyası incelenmeden, davalının internet sitesindeki kullanımının davacı adına tescilli markalar kapsamında bulunan 42. sınıf hizmetleri mi yoksa 2018/... sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıf hizmetleri mi içerdiği tespit edilmeden, 6769 sayılı Kanun'un 155. maddesinin de değerlendirilmesi yapılmadan, bozma gereklerini karşılamayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olup, eksik incelemeye dayalı olarak ve davalının usulü müktesep hakları gözönüne alınmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3333 E. 2023/7179 K.
Ortak:ara karar · denetime elverişlilik · marka hakkına tecavüz · bilirkişi incelemesi · haksız rekabet · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tensiben verilen «ara» kararla yapılan «bilirkişi incelemesinden» sonra «ibraz» edilen 27.07.2017 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda davalının işlettiği internet sitesinde "internet siteleri ve sosyal medya hesapları oluşturma, arama motoru optimizasyonu (seo) ve online reklamcılık" konularında faaliyet gösterdiği belirtilmiş, davalının internet sitesi üzerinden tanıtımı yapılan işlerin 42. sınıf bilgisayar hizmetleri ile tasarım hizmetleri kapsamında kaldığı, ancak davalının cevap dilekçesi dosyada bulunmadığından yalnızca mevcut durum hakkında detaylıca bilgi toplanarak arz edildiği, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» iddiaları karşısında herhangi bir değerlendirmeye girilmediği ifade edilmiş, Mahkemece de bu tespite itibar edilerek karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi bilirkişi raporundaki değerlendirme de «denetime elverişli» değildir.
… ksa 2018/... sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıf hizmetleri mi içerdiğinin belirlenmesi, belirtilen tüm bu hususlarda konusunda uzman bilirkişi heyetinden «denetime elverişli» bir rapor alınması, ardından 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin de değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi yerinde …
Benzer bu karardaMahkemece, tensiben verilen «ara» kararla yapılan «bilirkişi incelemesinden» sonra «ibraz» edilen 27.07.2017 tarihli ... kişilik bilirkişi raporunda davalının işlettiği internet sitesinde "internet siteleri ve sosyal medya hesapları oluşturma, arama motoru optimizasyonu (seo) ve online reklamcılık" konularında faaliyet gösterdiği belirtilmiş, davalının internet sitesi üzerinden tanıtımı yapılan işlerin 42. sınıf bilgisayar hizmetleri ile tasarım hizmetleri kapsamında kaldığı, ancak davalının cevap dilekçesi dosyada bulunmadığından yalnızca mevcut durum hakkında detaylıca bilgi toplanarak arz edildiği, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» iddiaları karşısında herhangi bir değerlendirmeye girilmediği ifade edilmiş, Mahkemece de bu tespite itibar edilerek karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi bilirkişi raporundaki değerlendirme de «denetime elverişli» değildir.
… metlerinde kullanıldığı, 1998 yılından beri “Destek Patent” ibaresinin davacının ticaret unvanında da yer aldığı, davalının “Destex” ibareli markasının bulunmadığı, «ticaret unvanının» ise 15.05.2008 tarihinde tescil ettirildiği, davalının ticaret unvanını tescil edildiği şeklin dışında markasal olarak kullanımının davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğu, her ne kadar ticaret unvanının tümüyle terkinini talep edilmişse de ticaret unvanının eki niteliğindeki “Destek” ibaresinin tecavüzü oluşturduğu, bu nedenle unvanın kısmen terkininin yerinde olduğu, davalının ticaret unvanındaki “Destex” ibaresini davacı markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde markasal kullanımının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının ticari unvanını markasal kullanarak davacının ticaret unvanına ve marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, men'ine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının destex ibaresini internette, işyerinde ve emtialarında kullanmasının önlenmesine, davalının ticaret unvanındaki Destek ibaresinin çıkartılarak sicilden terkinine, davalıya ait www.destexdigital.com isimli ... adının iptaline, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… esinde reddedildiği, davalının davacı şirketin markasını bilmemesinin de mümkün olmadığı, davacının "Destex" ibaresinin kullanımı konusunda sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığının söylenemeyeceği, davalının ... adı ve internet sitesinde “Destex” ibaresini davacı markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde markasal kullanımının söz konusu olduğu, bu yöndeki davalının istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalının «ticaret unvanının» ise 03.11.2006 tarihinde tescil edildiği, o tarihte beri kullanıldığı, bu kullanıma itiraza dair delil sunulmadığı, yasal dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi olan “... süreli sessiz kalma suretiyle hak kaybı müessesesine” göre, bir hak ihlali karşısında, hak sahibinin bu ihlali bildiği veya bilebilecek durumda olduğu halde bu hususta karşı tarafta dava açılmayacağı yolunda ... oluşturulduktan sonra, oluşturulan bu güvene aykırı olarak, ihlal konusu hakka önemli yatırım yapan kişilere karşı ihlali sona erdirmek amacıyla dava açılmasının «çelişkili davranış yasağı» teşkil edeceği, böyle bir davranışın «dürüstlük kuralına» aykırı olacağı ve hukuk tarafından himaye edilmeyeceği, bu sürenin belirlenmesinde de dürüstlük kuralının esas alınacağı, bu sürenin Yargıtay uygulamalarında kural olarak beş yıl olarak uygulanmakta iken 6769 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin altıncı fıkrasında da «düzenleme yeri» bulduğu, davacının en geç 2011 yılı itibarıyla davalının ticaret unvanından haberdar olduğunun kabulü gerektiği, dava tarihine kadar 5 yıllık sürenin geçtiği, bu süre boyunca davacının davalının ticaret unvanındaki destek kelimesini kullanmasına sessiz kaldığı, hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının, www.destexdigital.com ... adı ve internet sitesinde “Destex” ibaresini markasal kullanarak davacının «marka hakkına tecavüzünün» ve «haksız rekabetinin» tespitine, men'ine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının “destex” ibaresini internette, işyerinde ve emtialarında kullanmasının önlenmesine, davalının ticaret unvanındaki “Destek” ibaresinin ticaret unvanından çıkartılması talebinin reddine, www.destexdigital.com isimli ... adının iptaline, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:düzenleme yeri · çelişkili davranış yasağı · ticaret unvanının terkini · erişimin engellenmesi · haksız eylem · reeskont faizi · oy yasağı · dürüstlük kuralı
Benzer bu kararda… esinde reddedildiği, davalının davacı şirketin markasını bilmemesinin de mümkün olmadığı, davacının "Destex" ibaresinin kullanımı konusunda sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığının söylenemeyeceği, davalının ... adı ve internet sitesinde “Destex” ibaresini davacı markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde markasal kullanımının söz konusu olduğu, bu yöndeki davalının istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalının «ticaret unvanının» ise 03.11.2006 tarihinde tescil edildiği, o tarihte beri kullanıldığı, bu kullanıma itiraza dair delil sunulmadığı, yasal dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi olan “... süreli sessiz kalma suretiyle hak kaybı müessesesine” göre, bir hak ihlali karşısında, hak sahibinin bu ihlali bildiği veya bilebilecek durumda olduğu halde bu hususta karşı tarafta dava açılmayacağı yolunda ... oluşturulduktan sonra, oluşturulan bu güvene aykırı olarak, ihlal konusu hakka önemli yatırım yapan kişilere karşı ihlali sona erdirmek amacıyla dava açılmasının «çelişkili davranış yasağı» teşkil edeceği, böyle bir davranışın «dürüstlük kuralına» aykırı olacağı ve hukuk tarafından himaye edilmeyeceği, bu sürenin belirlenmesinde de dürüstlük kuralının esas alınacağı, bu sürenin Yargıtay uygulamalarında kural olarak beş yıl olarak uygulanmakta iken 6769 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin altıncı fıkrasında da «düzenleme yeri» bulduğu, davacının en geç 2011 yılı itibarıyla davalının ticaret unvanından haberdar olduğunun kabulü gerektiği, dava tarihine kadar 5 yıllık sürenin geçtiği, bu süre boyunca davacının davalının ticaret unvanındaki destek kelimesini kullanmasına sessiz kaldığı, hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının, www.destexdigital.com ... adı ve internet sitesinde “Destex” ibaresini markasal kullanarak davacının «marka hakkına tecavüzünün» ve «haksız rekabetinin» tespitine, men'ine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının “destex” ibaresini internette, işyerinde ve emtialarında kullanmasının önlenmesine, davalının ticaret unvanındaki “Destek” ibaresinin ticaret unvanından çıkartılması talebinin reddine, www.destexdigital.com isimli ... adının iptaline, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; «ticaret unvanını» da oluşturan “Destek” ibaresini 1983 yılından beri kullanan müvekkili adına aynı esas unsurlu tanınmış markaların tescilli olduğunu, davalının marka olarak tesciline cevaz verilmeyen “Destex” ibaresini müvekkili ile «iltibas» oluşturacak şekilde kullandığını, www.destekdigital.com ... adı üzerinden faaliyet gösterdiğini, davalının sırf müvekkilinin emeğinden haksız yararlanmak saikiyle hareket ederek “Destek” ibaresini içeren unvanını tescil ettirdiğini, davalının bu eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiğini, müvekkilinin tanınmış markalarından haksız yararlanmasına, müvekkilinin markalarının ayırt edici karakterinin zarar görmesine neden olduğunu ileri sürerek davalının ticaret unvanının terkinini, bu talep kabul görmezse “Destek” ibaresinin unvandan çıkarılmasını, www.destekdigital.com ... adının iptalini, siteye «erişimin engellenmesini», 10.000,00 TL manevi tazminatın «ihtarname» tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari/ «reeskont faizi» işletilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, «ticaret unvanı terkini», manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; “destek” ibaresinin hem müvekkilinin «ticaret unvanının» ... unsuru, hem de tanınmış markası olduğunu, markanın kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandığını, müvekkilinin davalının kullanımını engelleme hakkının bulunduğunu, sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edebilmek için davalının tescilli markası olması ve kesinleşmesi gerektiğini, halbuki taraflar arasındaki «husumetin» başından beri sürdüğünü, davalının marka başvurusuna müvekkilinin itiraz ettiğini, «haksız eylemlerine» «son» vermesi için «ihtar» gönderdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2025/673 E. , 2025/4474 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/531 Esas, 2024/1998 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekilinin, “...” ibaresini 1983 yılından beri ticaret unvanında ve aynı zamanda adına tescilli tanınmış markalarla kullandığını, davalının marka olarak tesciline izin verilmeyen “...” ibaresini, müvekkili ile iltibas oluşturacak şekilde kullandığını, davalının "www.....com" alan adı üzerinden faaliyet gösterdiğini, davalının sırf müvekkilinin emeğinden haksız yararlanmak saikiyle hareket ederek “...” ibaresini içeren unvanını tescil ettirdiğini, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilinin tanınmış markalarından haksız yararlanmasına, müvekkilinin markalarının ayırt edici karakterinin zarar görmesine neden olduğunu ileri sürerek davalının ticaret unvanının terkinini, bu talep kabul görmezse “...” ibaresinin unvandan çıkarılmasını, www.....com alan adının iptalini, siteye erişimin engellenmesini, 10.000,00 TL manevi tazminatın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; davacının tanınmışlık başvurusunun reddedildiğini, “...” ibaresinin hizmet sektöründe çok genel ve yaygın kullanıldığını, bu ibarenin kimsenin tekeline verilemeyeceğini, kendi sitelerindeki içeriklerin, faaliyet alanlarının, görsellerin tamamen farklılık arzettiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 19. maddesi uyarınca davacının ibareyi 42. sınıftaki hizmetlerde kullandığını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, alınan bilirkişi raporunda, davalının "http://www...com" alan adlı internet sitesi üzerinde inceleme yapıldığı, davalının alan adında ve web sitesi içeriğinde ticari etki yaratacak şekilde, ticaret unvanındaki "..." ibaresini "... Digital" şeklinde dijital reklamcılık hizmetinde markasal olarak kullandığı, aynı/benzer hizmetlerde kullanımın davacının reklamcılık hizmetlerinde tescilli markası ve ticaret unvanı ile iltibas yaratacağı, dava tarihinden sonraki marka tescil başvurusunun kullanımını hukuka uygun hale getirmeyeceği, davalının ticaret unvanının tescil tarihi dikkate alındığında 5 yıldan fazla bir sürenin geçtiği anlaşılıyorsa da, davalının web sitesi alan adının tescil tarihinin 05.03.2015 olduğu ve ticaret unvanındaki "..." ibaresinin alan adı ve web sitesinde davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanıldığı tarihten itibaren sessiz kalma süresinin geçmediği, ünvan terkini koşullarının oluştuğu, fiilinin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne, davalının ticari ünvanını markasal kullanarak davacının ticaret ünvanına ve marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, men'ine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ...
ibaresini internette, işyerinde ve hizmetlerinde kullanmasının önlenmesine, davalının ticaret ünvanındaki ... ibaresinin ticaret ünvanından çıkartılarak sicilden terkinine, davalıya ait www...com isimli alan adının iptaline, davacının marka hakkına tecavüz nedeniyle meydana gelen manevi zararına yönelik takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, manevi tazminatın tahsili, ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Mahkemece uyulan Dairemizin 07.12.2023 tarih ve 2022/3333 E. ve 2023/7179 K. sayılı kararında ".. Mahkemece, tensiben verilen ara kararla yapılan bilirkişi incelemesinden sonra ibraz edilen 27.07.2017 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda davalının işlettiği internet sitesinde "internet siteleri ve sosyal medya hesapları oluşturma, arama motoru optimizasyonu (seo) ve online reklamcılık" konularında faaliyet gösterdiği belirtilmiş, davalının internet sitesi üzerinden tanıtımı yapılan işlerin 42. sınıf bilgisayar hizmetleri ile tasarım hizmetleri kapsamında kaldığı, ancak davalının cevap dilekçesi dosyada bulunmadığından yalnızca mevcut durum hakkında detaylıca bilgi toplanarak arz edildiği, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları karşısında herhangi bir değerlendirmeye girilmediği ifade edilmiş, Mahkemece de bu tespite itibar edilerek karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi bilirkişi raporundaki değerlendirme de denetime elverişli değildir.
Davalı, internet sitesindeki içeriklerin farklılık arz ettiğini savunmuş, kendisinin dijital reklam ve tanıtım alanında faaliyet gösterdiğini ileri sürmüştür. Bu durumda Mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davalının internet sitesindeki faaliyetlerinin Türkpatent marka sınıflandırma sistemine göre hangi sınıftaki hangi hizmetlerin kapsamında kaldığının belirlenmesi, davalının verdiği bu hizmetlerin davacının hangi markası kapsamında yer aldığının tespiti, bu markayı oluşturan işaret ile davalının markasal kullanım gerçekleştirdiği işaretin karşılaştırılması, bir tecavüzün bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesince davalı şirketin www...com isimli alan adının iptaline de karar verilmişse de davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesine gönderdiği 29.09.2020 tarihli dilekçesinde müvekkilinin "...
digital" markasına ait marka tescil belgesinin de Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından verildiğini belirtmiş, tescil belgesini de dilekçe ekine eklemiştir. Sunulan marka tescil belgesine göre 2018/... sayılı "... Digital" ibareli markanın 35. sınıf "Reklamcılık ve pazarlama ile ilgili hizmetler, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri" için davalı şirket yetkilisi ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu alan adı da www...com şeklinde olup marka ile uygunluk içermektedir. İlk Derece Mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi ise site üzerinde tanıtımı yapılan işlerin 42. sınıfta bilgisayar hizmetleri ile tasarım hizmetleri kapsamında kaldığını bildirmiştir.
Bu durumda Türkpatent'ten 2018/... sayılı "... Digital" ibareli marka ile ilgili işlem dosyasının getirtilmesi, davalının internet sitesindeki kullanımının davacı adına tescilli markalar kapsamında bulunan 42. sınıf hizmetleri mi yoksa 2018/... sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıf hizmetleri mi içerdiğinin belirlenmesi, belirtilen tüm bu hususlarda konusunda uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli bir rapor alınması, ardından 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin de değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir." hükmolunmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış olmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, TÜRKPATENT'ten getirtilen 2018/... sayılı "... Digital" ibareli marka ile ilgili işlem dosyası incelenmeden, davalının internet sitesindeki kullanımının davacı adına tescilli markalar kapsamında bulunan 42. sınıf hizmetleri mi yoksa 2018/... sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıf hizmetleri mi içerdiği tespit edilmeden, 6769 sayılı Kanun'un 155. maddesinin de değerlendirilmesi yapılmadan, bozma gereklerini karşılamayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olup, eksik incelemeye dayalı olarak ve davalının usulü müktesep hakları gözönüne alınmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
V.SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1167437100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz