Ağır kusur yoksa ayıp davası iki yıllık zamanaşımına tabidir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6859 E. 2025/4421 K. · · İlk derece: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Satılanın ayıbından doğan istemler TBK 231 uyarınca iki yıllık zamanaşımına tabidir; bu sürenin aşılması hâlinde satıcının hilesi veya ağır kusuru araştırılır ve aracın satın alınmasından arızanın ortaya çıkmasına kadar geçen süre ile kat edilen kilometre satıcının ağır kusurunu göstermiyorsa bilirkişinin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmeden iki yıllık süre uygulanır. Aynı arıza için tekrarlanan servis işlemleri ayıplı hizmet oluşturur ve servis, alınan onarım bedellerinden sorumludur. Dava dilekçesinde bir davalı yönünden ileri sürülmeyen talep ıslahla o davalıya teşmil edilemez, dava dilekçesinde bulunmayan yeni bir talep de ıslahla davaya dahil edilemez; bu talepler bakımından usulüne uygun açılmış dava yoktur. Aracını ücreti karşılığında onartma imkânı bulunan basiretli tacir, ikame araç bedelini ancak makul onarım süresiyle sınırlı olarak isteyebilir.
Ele alınan sorunlar
Satıcı yönünden ayıptan doğan sorumlulukta iki yıllık zamanaşımı ve ağır kusur istisnası → ret
İddia: Davacı, araçtaki soğutma sistemi kaynaklı motor arızasının üretim hatasından kaynaklandığını ve aracın gizli ayıplı olduğunu ileri sürmüş; davalı satıcı ise üretim hatasından kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını ve davanın zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
Gerekçe: Araçta ilk arızanın meydana geldiği tarih itibarıyla TBK'nın 231. maddesindeki iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuş, araç garanti kapsamında da bulunmamaktadır; bu nedenle davanın satıcı yönünden zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında satıcının ağır kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda arızanın taşıt ömrüne kıyasla erken mertebede ortaya çıktığı, kullanım kaynaklı olmadığı, satın alma sırasında bilinmesinin mümkün olmaması nedeniyle ayıbın gizli nitelikte bulunduğu ve satıcının ağır kusurlu olduğu belirtilmişse de bu görüş maddi delillerle örtüşmemektedir. Aracın satın alındığı tarih ile ilk arızanın meydana geldiği tarih arasında geçen süre, bu tarihe kadar kat edilen mesafe ve ulaşılan kilometre dikkate alındığında satıcının hilesinden veya ağır kusurundan söz edilemez; bu nedenle somut olayda iki yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir ve satıcı yönünden dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmelidir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Yetkili servisin ayıplı hizmetten sorumluluğu ve onarım masraflarının iadesi → kısmi kabul
İddia: Davacı, yetkili servisin ayıplı servis hizmeti vererek araçtaki motor arızasının büyümesine sebebiyet verdiğini ve iş tekrarı yaparak fazladan para aldığını ileri sürmüş; davalı servis ise araca gereken tüm müdahalenin yapıldığını ve gizli ayıptan sorumlu olmadığını savunmuştur.
Gerekçe: Aynı arıza ikazı üzerine iki ayrı tarihte verilen servis hizmetleri ayıplıdır ve ayıplı hizmet nedeniyle motor kullanılamaz hâle gelmiştir; bu nedenle servis hizmeti veren davalı, davacıya karşı ayıplı servis hizmetinden dolayı sorumludur. Davacının bu iki servis işlemi için yaptığı masrafların kendisine iadesi gerektiğinden dava bu kısım yönünden kabul edilmeli, fazlaya ilişkin istem reddedilmelidir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Islah yoluyla talebin dava dilekçesinde muhatap alınmayan davalıya teşmili ve yeni talep eklenmesi → ret
İddia: Davacı, dava dilekçesinde satıcıya yönelttiği misliyle değişim talebini ıslah dilekçesiyle her iki davalı yönünden ücretsiz onarım olarak değiştirmiş ve ayrıca onarım nedeniyle oluşacak değer kaybının da davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Gerekçe: Davacıya servis hizmeti veren davalıya karşı, ayıptan kaynaklanan ücretsiz onarım talebiyle bir dava yöneltilmemiştir. Davacı, dava dilekçesiyle sadece satıcıya karşı ileri sürdüğü bedelsiz değişim talebini ıslah dilekçesiyle her iki davalı yönünden ücretsiz onarım olarak değiştirmiş ise de, ayıp hâlindeki seçimlik hakların belirlenmesi TBK'nın 227. maddesi gereğince hâkimin takdir hakkı kapsamındadır ve dava dilekçesinde bir davalı yönünden talep edilmeyen bir hususun ıslah dilekçesi ile o davalıya teşmil edilmesi mümkün değildir. Aynı şekilde dava dilekçesi ile talep edilmeyen, onarımdan kaynaklı değer kaybı talebinin de ıslah yolu ile davaya dahil edilmesi mümkün değildir; dolayısıyla bu talepler bakımından usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
İkame araç (araç mahrumiyet) bedelinin makul onarım süresiyle sınırlı olması → ret
İddia: Davacı, aracı kullanmaktan yoksun kaldığı dönem için ödediği araç kiralama bedellerinin davalılardan müteselsilen tazmin edilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Dava konusu araç son arıza tarihinde yaklaşık dört yaşında ve yüksek kilometrede olup garantisi sona ermiş, daha önce karıştığı trafik kazaları da dikkate alındığında dava tarihi itibarıyla benzeri ile değişimi mümkün olmayıp somut olay için ücretsiz onarım hakkaniyete uygun düşer. Engel bulunmadığı hâlde aracını basiretli tacir olarak ücreti mukabilinde tamir ettirerek ikame araç ihtiyacını ortadan kaldırma imkânı varken bu yola müracaat etmeyen davacı, ikame araç bedelini ancak makul onarım süresi ile sınırlı olarak talep edebilir. Bilirkişi incelemesinde motorun bütünüyle değiştirilerek yapılacak onarımın yedi gün süreceği belirtilmiş olup, aracın servise bırakıldığı tarih dikkate alındığında bu yedi günlük süre, davacıya ücretsiz araç tedarik edildiği konusunda ihtilaf bulunmayan dönemin sonundan önce dolmuştur. Bu durumda davacının ikame araç nedeniyle talebi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Ayıptan doğan sorumlulukta iki yıllık zamanaşımının ağır kusur istisnasının somut olgularla değerlendirilmesi, ıslahla talebin yeni davalıya teşmil edilememesi ve ikame araç bedelinin makul onarım süresiyle sınırlı olması yönünden emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- Satılanın ayıbından doğan istemler TBK 231 uyarınca iki yıllık zamanaşımına tabidir; satıcının hilesi veya ağır kusuru bulunmadıkça bu süre uygulanır.
- Dava şartı
- Usulüne uygun açılmış bir dava bulunması: dava dilekçesinde bir davalıya yöneltilmeyen talep ıslahla o davalıya teşmil edilemez, dilekçede bulunmayan talep ıslahla davaya eklenemez
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gizli ayıp↗ ayıplı hizmet↗ zamanaşımı↗ ağır kusur↗ seçimlik haklar↗ ücretsiz onarım↗ ıslah↗ ikame araç bedeli↗ basiretli tacir↗ zararı azaltma külfeti↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/6859 E. , 2025/4421 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1587 Esas, 2024/1383 Karar
HÜKÜM
Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddi
(Yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/955 E., 2023/319 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz
şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan 21.04.2016 tarihli fatura ile 144.969,27 TL bedel ile 2016 Model ... marka 3.20 binek otomobili "0" km olarak satın aldığını, aracın tüm bakımlarının zamanında ve yetkili servislerde yaptırıldığını, 10.02.2020 tarihinde 110.000 km’de iken göstergede; "...yetersiz soğutma sıvısı en yakın zamanda soğutma sıvısını doldurun, bkz.kullanım kılavuzu dikkat sıcak buhar tehlikesi..." ikazı verdiğini, müvekkilinin aracı derhal yetkili servise götürdüğünü, müvekkiline şifahi olarak arızanın conta bağlantı yerlerinden kaynaklandığı bilgisi verildiğini, müvekkilinden 3.893,78 TL bedel alındığını ve arızanın giderildiği söylenerek aracın müvekkiline bu hali ile 11.02.2020 tarihinde teslim edildiğini, 25.03.2020 tarihinde 117.318 km’de iken göstergede aynı ikazın çıkması üzerine müvekkilinin aracını aynı servise götürdüğünü, müvekkilinden 9.821,80 TL bedel alındığını ve arızanın giderildiği söylenerek aracın müvekkiline bu hali ile 28.03.2020 tarihinde teslim edildiğini, 123.997 km'de iken aracın 21.08.2020 tarihinde 3.
kez aynı ikazı verdiğini ve müvekkilinin aracı aynı şikayetle 3. kez aynı servise götürdüğünü, yetkili servis tarafından söz konusu arızanın silindir piston bölgesinde metal aksamlarda deformasyon oluşmasından kaynaklandığının ve motorun değişmesi gerektiğinin bildirildiğini, müvekkilinden bu işlem için 103.623,05 TL istendiğini, müvekkilinin bu talebi reddederek gizli ayıplı olduğu anlaşılan aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini talep ettiğini, davalılara 21.09.2020 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, ... Anadolu 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/84 D.İş sayılı dosyasında düzenlenen 15.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda araçta meydana gelen soğutma sistemi kaynaklı motor arızasının yetersiz servis onarım işlemlerinden ve üretim hatasından kaynaklandığının tespit edildiğini, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğunu, diğer davalı ...
yetkili servisinin ayıplı servis hizmeti yaparak satılan araçtaki motor arızasının büyümesine sebebiyet verdiğini, iş tekrarı yaparak müvekkili şirketten fazladan para aldığını, dava konusu aracın kullanımından yoksun kalınan dönem için araç mahrumiyet bedelinin davalılar tarafından müteselsilen tazmini gerektiğini ileri sürerek ...’a yönelik olarak dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, diğer davalı ...’e yönelik olarak ayıplı servis hizmeti nedeniyle müvekkili şirketten haksız tahsil edilen 8.274,62 TL'nin 25.09.2020 itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline; müvekkilinin aracı kullanmaktan yoksun kalması nedeniyle şimdilik 25.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının davalılardan tahsiline hükmedilmesini talep etmiş;
08. 02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile asıl davada aracın misli ile değiştirilmesi talebini satılanın ücretsiz onarılması olarak her iki davalı da sorumlu olacak şekilde ıslah etmiş, ayrıca mahrum kalınan araç nedeniyle tazminat talebini 30.000,00 TL'ye yükseltmiş, araçta yapılacak ücretsiz onarım nedeniyle oluşacak 10.000,00 TL değer kaybının da davalılardan müştereken tahsili talebinde bulunmuştur.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl davadan sonra da müvekkilinin araç kullanımından yoksun kaldığını, 03.09.2020 tarihi ile eldeki davanın açıldığı tarihe kadar müvekkilinin 159.540,21 TL araç kiralama ücreti ödediğini ileri sürerek şimdilik 75.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; daha sonra mahrum kalınan araç nedeniyle tazminat talebini 404.000,00 TL'ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan ayıp bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatası veya müşteri memnuniyetsizliği olduğunu, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla yetkili servis nezdinde üretici standartlarında ve orijinal parçalarla gerçekleştirilen onarım işleminin değer kaybına yol açmasının söz konusu olmadığını, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla aracın mevcut durumuna ait kaza ve hasar durumunun araştırılması gerektiğini, davanın zamanaşımına da uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkili şirkete ilk olarak 10.02.2020 tarihinde değil 14.01.2020 tarihinde rutin servis bakımlarını yaptırmak için geldiği esnada araçtaki yağ ve su kaçaklarının müvekkili şirket tarafından tespit edildiğini, davacının aracını bu halde kaçaklarını yaptırmadan servisten aldığını, davacı tarafın 10.02.2020 tarihinde kendisine daha önce 14.01.2020 tarihinde bildirilen yağ ve su kaçak onarımını yaptırmak için aracını müvekkili şirkete 112.273 km’de iken yeniden getirdiğini ve yağ-su kaçaklarına ait arıza giderilerek aracın davacıya şikayeti giderilmiş şekilde teslim edildiğini, davacının servise geldiğinde aracında herhangi bir araç arıza ikazı bulunmadığını, davacıya ait aracın üretim sebebiyle gizli ayıplı olmasından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, müvekkili şirket tarafından davacının aracını servise her getirdiğinde araçta belirtilen arızaların bilgisayar marifetiyle tespit edilerek giderildiğini ve değişmesi gerekli parçaların orijinalleri ile değiştirilerek arızaya yapılması gereken tüm müdahalenin yapılmış şekilde müşteriye iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada; araç mahrumiyet bedeline ilişkin alacak talebinin kısmen kabulü ile 15.901,37 TL’nin dava tarihi olan 23.12.2020 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ayıplı hizmetten kaynaklı alacak talebinin kısmen kabulü ile 1.020,25 TL’nin temerrüt tarihi olan 01.10.2020 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı ...’den alınarak davacıya ödenmesine, aracın misli ile değişim talebinin davacı tarafın 08.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile "Satılanın Ücretsiz Onarılmasını İsteme" yönünde değiştirildiği de dikkate alınarak ıslah talebinin kısmen kabulü ile dava konusu aracın davalı ...
tarafından motorunun tamamen orijinal yenisi ile değiştirilip bedelsiz şekilde onarılarak davacıya teslim edilmesine, davalı ...’e yönelik bu yöndeki talebin reddine, değer kaybı tazminatına ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına; birleşen dosyada araç mahrumiyet bedeline ilişkin alacak talebinin kısmen kabulü ile 159.977,06 TL'nin birleşen dava tarihi 29.08.2022 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ...’dan 21.04.2016 tarihinde satın aldığı aracın 10.02.2020 tarihinde 110.000 km'de iken göstergede; "...yetersiz soğutma sıvısı en yakın zamanda soğutma sıvısını doldurun, bkz.kullanım kılavuzu dikkat sıcak buhar tehlikesi..." ikazı verdiği, diğer davalı yetkili servis tarafından söz konusu arızaya ilişkin 10.02.2020 tarihinde onarım işlemi yapıldığı, 25.03.2020 tarihinde 117.318 km'de iken göstergede aynı ikazı yeniden verdiği, yetkili servis tarafından söz konusu arızaya ilişkin 25.03.2020 tarihinde yeniden onarım işlemi yapıldığı, 123.997 km'de iken 21.08.2020 tarihinde 3. kez aynı ikazı verdiği ve davalı yetkili servis tarafından söz konusu arızanın giderilebilmesi için motorun değişmesi gerektiğinin tespit edildiği, dava konusu araç için 2 yıl ya da 60.000 km garanti öngörüldüğü, araçta ilk arızanın meydana geldiği 10.02.2020 tarihi itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 231.
maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, ayrıca araç garanti kapsamında da bulunmadığından davanın satıcı yönünden zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında satıcının ağır kusuru bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu araçta taşıt ömrüne kıyasla erken mertebede ortaya çıkan soğutma sıvı eksilmesi arızasının kullanım kaynaklı olmadığı, belirli kullanım sonucu ortaya çıkan neviden bir arıza olduğu, satın alındığı sırada bilinmesinin mümkün olmaması nedeniyle ayıbın gizli nitelikte olduğu, satıcının ağır kusurlu olduğu yönünden görüş belirtildiği, bilirkişinin bu görüşünün maddi delillerle örtüşmediği, davacının aracı 21.04.2016 tarihinde satın aldığı, davalı servise ilk defa 10.02.2020 tarihinde araç 110.000 km'de iken müracaat ettiği, ilk arızanın meydana geldiği tarih itibariyle dava konusu aracın yaklaşık 4 kullanım yılını doldurduğu, aracın satın alındığı tarihten ilk arızanın meydana geldiği tarih arasında geçen süre ve aracın bu tarihe kadar kat ettiği mesafe ve geldiği kilometresi dikkate alındığında satıcının hilesi veya ağır kusurundan bahsedilemeyeceğinden somut olayda 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olacağı, 10.02.2020 tarihinde 110.000 km kullanım mesafesinde alınan servis hizmetinin ve 25.03.2020 tarihinde 117.318 km kullanım mesafesinde alınan servis hizmetlerinin ayıplı olduğu, ayıplı hizmet nedeniyle motorun kullanılamaz hale geldiği, davalı ...’in davacıya karşı ayıplı servis hizmetinden dolayı sorumlu olacağı, ne var ki davacıya servis hizmeti veren davalı ...’e karşı ayıptan kaynaklanan ücretsiz onarım talebi ile ilgili dava yöneltilmediği, davacı dava dilekçesi ile sadece satıcı ...’a karşı ileri sürdüğü bedelsiz değişim talebini ıslah dilekçesi ile her iki davalı yönünden ücretsiz onarım olarak değiştirmiş ise de bu hususun TBK'nın 227.
maddesi gereğince hakimin takdir hakkı kapsamında düzenlendiği, dava dilekçesinde davalı ... yönünden talep edilmeyen bir hususun ıslah dilekçesi ile davalı ...’e teşmil edilmesinin mümkün olmadığı, aynı şekilde dava dilekçesi ile talep edilmeyen onarımdan kaynaklı değer kaybı talebinin de ıslah yolu ile davaya dahil edilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla usulüne uygun bir şekilde açılan dava bulunmadığı, davacının dava konusu arıza için 10.02.2020 tarihli ayıplı servis hizmeti nedeniyle 378,13 TL, 25.03.2020 tarihli ayıplı servis hizmeti nedeniyle 642,12 TL olmak üzere toplam 1.020,25 TL masraf yaptığı anlaşıldığından davanın bu kısım yönünden kabulünün gerektiği, ikame araç temini nedeniyle uğranılan maddi zarar yönünden;
davacının hem asıl dava tarihine kadar, hem de asıl davadan birleşen dava tarihine kadar olan dönemi kapsayacak şekilde ikame araç masrafı nedeniyle oluşan zararının tazminini istediği, dava konusu aracın son arıza tarihinde yaklaşık 4 yaşında ve 123.997 km'de bulunduğu, garantisinin sona erdiği, daha önce karıştığı trafik kazaları da dikkate alındığında davanın açıldığı tarih itibariyle aracın benzeri ile değişiminin mümkün olmayacağı, somut olay için ücretsiz onarımın hakkaniyete uygun düşeceği, davacının davalı ...’e karşı ücretsiz onarım için davasının ise bulunmadığı, engel bulunmadığı halde aracını basiretli tacir olarak ücreti mukabilinde tamir ettirerek ikame araç ihtiyacını ortadan kaldırma imkanı varken bu yola müracaat etmeyen davacının ikame araç bedelini ancak makul onarım süresi ile sınırlı olarak talep edebileceği, davacıya 03.09.2020 tarihine kadar ücretsiz araç tedarik edildiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, davacının talebinin 03.09.2020 tarihinden sonraki döneme ilişkin olup bilirkişi incelemesinde motorun bütünüyle değiştirilerek yapılacak onarım işleminin 7 gün süreceğinin belirtildiği, aracın davalı ...’e ait servise en son 21.08.2020 tarihinde bırakıldığı dikkate alındığında 7 günlük sürenin 03.09.2020 tarihinden önce dolduğu, bu durumda davacının ikame araç nedeniyle talebinin yerinde olmadığından asıl davadaki buna ilişkin talebi ile birleşen davanın davanın reddine karar verilmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle davalı ...’ın zamanaşımı definin yerinde olduğu, davalı ...
tarafından verilen servis hizmeti ayıplı olmakla birlikte ikame araç kaynaklı zarardan sorumlu tutulamayacağı, ancak aracın tamiri için yapılan onarım masraflarının davacıya iadesi gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla yeniden esas hakkında hüküm tesis edilerek; asıl davada, davalı ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ile; ayıplı hizmet nedeniyle davalıya ödenen 1.020,25 TL'nin 01.10.2020 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı ...’den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ...
yönünden araç mahrumiyetinden kaynaklı maddi tazminat talebinin reddine, davalı ... yönünden ıslah yoluyla talep edilen bedelsiz onarım ve değer kaybı talebi ile davalı Borusana yönelik değer kaybı talebi yönünden usulüne uygun açılan bir dava bulunmadığından bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına; birleşen davada ise davalı ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, gizli ayıp iddiasına dayalı olarak misliyle değişim, ayıplı servis ücretinin ve ikame araç bedellerinin tahsili, birleşen dava ikame araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya yükletilmesine, 23.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1167391400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz