Bayilik protokolünde teminat mektubunun iade koşullarının amaçsal yorumla tespiti
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1124 E. 2024/267 K. ·
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
bayilik (acente-kıyas)
Gerekçe özeti
Bir sözleşmede teminatın iadesi koşullarını düzenleyen hükümler birbiriyle çelişiyorsa ve sözleşme henüz sona ermemişken teminatın iadesi talep ediliyorsa, teminat hükmünün amaçsal yorumu yapılarak teminatın kapsamı (yalnızca belirli bir borca mı yoksa sözleşmeden doğan tüm borçlara mı teminat olduğu) belirlenmelidir; teminatın sözleşmeden doğan tüm borçları kapsadığı sonucuna varılırsa, sözleşme sona erip borcun bulunmadığı tespit edilmeden teminatın iadesi istenemez. Ayrıca, dava tarihinden sonra gönderilen fesih ihtarnamesinin haklı olup olmadığı o davada değerlendirilemez; dava tarihi itibariyle sözleşme yürürlükte kabul edilir. Bir kıymetli evrakın karşı tarafa teslim edildiği iddiası, teslime ilişkin yazılı belge, ticari defter kaydı veya bankaya ibraz kaydı bulunmadığında ispatlanmış sayılmaz.
Ele alınan sorunlar
Teminat mektubunun iade koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği → ret
İddia: Davacı, sözleşmenin 3.2.2. maddesi uyarınca kredi borcunun tamamen ödendiğini, bu nedenle teminat mektubunun iade edilmesi gerektiğini, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Protokolün 3.1.4. maddesi teminat mektubunun bayilik sözleşmesi, ariyet sözleşmesi, taahhütler ve diğer ek anlaşmalardan doğmuş ve doğacak tüm borçlara teminat oluşturmak üzere verildiğini düzenlerken, 3.2.2. maddesi kredi ödemesi bitiminde borcun bittiği zaman teminat mektubunun iade edileceğini öngörmektedir. Bu iki hüküm sözleşme sona ermeden açılan davada teminatın iadesi koşulları yönünden çelişmektedir; bu durumda amaçsal yorum yapılması gerekir. Amaçsal yorum sonucunda, teminat mektubunun sadece kredi çeklerinin ödenmesine bağlı olarak verilmediği, bayilik ilişkisinden doğan tüm borçların teminatı olarak alındığı, kredinin geri ödenmesinin teminatın iadesi için yeterli olmadığı, teminatın iadesinin 5 yıllık bayilik protokolü sona erdiğinde ve davacının borcunun bulunmadığının tespiti halinde söz konusu olacağı sonucuna varılmıştır. Davanın açıldığı tarihte fesih ihtarı henüz gönderilmemiş olup sözleşme yürürlükte bulunduğundan, teminat mektubunun iadesi talebinin koşulları oluşmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Dava tarihinden sonra yapılan feshin geçerliliğinin değerlendirilemeyeceği → ret
İddia: Davacı, davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle feshin haklı olduğunu, cezai şart ve alacak borcunun bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava 11.10.2018 tarihinde açılmış, fesih ihtarı ise 02.11.2018 tarihinde çekilip 06.11.2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin dava tarihinden sonra 14.11.2018 tarihine kadar sürdüğü ve davacının cari alacaktan kaynaklanan borcunun bulunmadığı tespit edilmiş olsa da, fesih dava tarihinden sonra gerçekleştiğinden feshin haklı olup olmadığının bu davada değerlendirilemeyeceği, dava tarihi itibariyle sözleşmenin halen yürürlükte olduğu sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İki adet çekin davalıya teslim edildiğinin ispatlanamaması → ret
İddia: Davacı, 150.000-TL bedelli iki adet çekin teminat olarak davalıya teslim edildiğini, ihtarname ile geri istenmesine rağmen iade edilmediğini, çeklerin fotokopisinin muhatap bankaya yazılan yazı ile de teyit edildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı, söz konusu çeklerin kendisine verilmediğini ileri sürmüştür. Taraf ticari defterlerinde çeklerle ilgili kayıt bulunmadığı, çeklerin bankaya ibraz edilmediğinin bildirildiği, kredi borcuna karşılık ayrıca 20 adet çek verildiği gözetildiğinde, davacı tarafından davalıya iki adet çekin verildiği kanıtlanamamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Bayilik/franchise türü sözleşmelerde teminat mektubunun iade koşullarını düzenleyen hükümlerin birbiriyle çelişmesi halinde amaçsal yorum yöntemiyle teminatın kapsamının belirlenmesi ve sözleşme sona ermeden teminatın iadesinin istenemeyeceği yönündeki değerlendirme, benzer bayilik/teminat uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir; ayrıca dava tarihinden sonra gerçekleşen feshin o davada değerlendirilemeyeceği ilkesi de emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ teminat mektubu↗ amaçsal yorum↗ bayilik sözleşmesi↗ ispat yükü↗ ticari defter kaydı↗ geri dönüşümlü kredi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1124
KARAR NO 2024/267
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/02/2024
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacının akaryakıt istasyonu sahibi olduğunu, davalı ile mal tedariki ve istasyonun çalıştırılması ile ilgili 08.12.2015 tarihinde beş yıl süreli Protokol ile 30.12.2015 tarihli ek protokol imzalandığını, davalıya protokol doğrultusunda süresiz 150.000-TL'lik teminat mektubu ile iki adet 150.000-TL şerden toplam 300.000-TL'lik çek teslim edildiğini, ödemelerin bitmesi nedeniyle protokolün 3.2.2. maddesi gereği teminat mektubu ile çeklerin iadesinin gerektiğini, davalının sözleşmeye uymaması nedeni ile ihtarnameler çekilip varsa borçlarının bildirilmesi, taahhütlerinin yerine getirilmesi ve ek protokolün ihlali nedeni ile sözleşmenin fesih hakkının doğduğu bildirilerek teminat olarak verilen teminat mektubu ile çeklerin iadesinin istendiğini, ancak bir sonuç alamadığını, bu nedenle sözleşmenin feshinin bildirildiğini ileri sürerek 150.000-TL'lik teminat senedi ile 300.000-TL'lik iki adet çek' in iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, taraflar arasında 28.12.2015 tarihli 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Protokol imzalandığını, Bayilik Protokolünün 3.2.2. maddesi uyarınca davacıya 12 ay ödemesiz dönemden sonra 20 eşit aylık taksitte geri ödenmek üzere 300.000-TL nakden geri dönüşümlü kredi verilip aynı maddede, davacının geri ödemeye yönelik 20 adet çekler ile banka teminat mektubunu vermesinin kredinin verilme şartı olarak kararlaştırıldığını,davacının bu çeklere ilişkin ödemelerini yaptığını, ancak kredinin geri ödenmesine yönelik 2 adet 150.000-TL’lik çekin kendilerine verilmediğini, iadesi istenen banka teminat mektubunun Bayilik Protokolünün 3.1.4. Maddesi gereği geniş anlamda ticari ilişkilerden doğmuş ve doğacak cezai şart dahil her türlü borca karşılık olmak üzere verildiğini, iadesi için davacının şirket nezdinde herhangi bir borç ve yükümlülüğünün olmaması gerektiğini, davacının, ticari koşulların protokole aykırı olarak aleyhine uygulandığını iddiası ile bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini, feshin haksız olduğunu, protokol hükümlerine aykırı bir durumun bulunmadığını ,Bayilik Protokolü’nün 5.3.
maddesi kapsamında davacının 4. maddede yer alan maktu cezai şart ile birlikte fesih tarihinden sonra geriye kalan sözleşme süresince davacının fesihten sonraki döneme tekabül eden ürünü satmaması nedeniyle hesaplanacak cezai şart ile kar mahrumiyetinin bulunduğunu, davaya konu banka teminat mektubunun iadesinin dava tarihi itibariyle hukuken mümkün olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece dava konusu çeklerin teslim edildiğinin davalı tarafça kabul edilmediği, çek fotokopilerinde davacının keşideci, davalının lehdar olarak göründüğü, ilgili banka tarafından çeklerin ibraz edilmediğinin bildirildiği, çeklerin davacı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi davalıya teslim edildiğine dair yazılı belge ibraz edilmediği anlaşılmakla iadelerine ilişkin talebin reddine, sözleşmenin feshine ilişkin ihtarnamenin 02/11/2018 tarihi olup davalıya 06/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 11/10/2018 tarihinde açıldığını, sözleşmenin fesih tarihinin 02/11/2018 olup, davanın açıldığı tarih itibariyle sözleşme fesih edilmiş olmayıp, sözleşme hükümlerinin yürürlükte olduğu, teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; sözleşmenin 3.2.2. maddesine göre , davalı tarafından 300.000-TL bedelli kredi kullandırıldığını, yirmi adet 15.000-TL'lik olmak üzere toplam 300.000-TL'lık çeklerle ödeme yapıldığının davalının kabulünde olduğunu, maddenin son cümlesinde “…kredi ödemesi bitiminde bayinin ...e olan borcu bittiğinde verilen teminat mektubu iade edilecektir” şeklinde ibare bulunmasına rağmen 150.000-TL bedelli teminat mektubunun iade edilmediğini, ...bank Çan şubesinde davacı hesabından verilen 2177 ve 2178 nolu 150.000-TL'lik olmak üzere toplam 300.000.TL'lik çeklerin teslim edildiğini, ihtarname ile geri istenmesine rağmen iade edilmediğini, çeklerin fotokopisinin muhatap bankaya yazılan yazı ile de teyit edildiğini, çeklerin keşidecisinin davacı, muhatabın ise davalı olduğuna ilişkin bankada bilginin bulunduğunu, teminat mektubunun da ticari defterlerde kaydının bulunmadığını, bu teminat çekleri ve teminat mektubunun 300.000-TL bedelli kredinin ödemesinin bitiminde iade edileceğinin sözleşmede açıkça yazılı olduğunu, 24.4.2018 tarihli ihtarname ile;
protokolün 3.2.3 maddesine göre gönderilen mal ile kesilen faturaların fiyatları konusunda sürekli tutarsızlıklar bulunduğu, 01.01.2018 tarihinden itibaren davalı tarafından tamamen haksız olarak ulusal stok maliyeti adı altında haksız tahsilat yapmaya başladığını, fazla alınan bedelin iadesi istenmesi üzerine borç olmamasına rağmen şifahi olarak borçları olduğu bildirilerek mal verilmediğini,2.11.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiklerini, davalı ile peşin çalıştıklarını, hiçbir zaman davalıya borçlarının olmadığını, sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldıklarını,cezai şart vs. alacağın bulunmadığını , feshin haklı olduğunu bildirerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, sözleşme gereği verilen teminat mektubu ve iki adet çeklerin iade koşullalarının gerçekleştiğinin tespiti ile iadesi talebine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen 28.12.2015 tarihli Protokolün 3.1.4. Maddesinde "Bayi, işbu protokol, bayilik sözleşmesi, ariyet sözleşmesi, taahhütler ve diğer ek anlaşmalardan doğmuş ve doğacak borçlarına teminat oluşturmak üzere 150.000- TL meblağlı, süresiz, koşulsuz ve ilk talepte ödeme esasına dayanan ...'in belirleyeceği metne uygun banka teminat mektubunu işbu protokolün imza tarihinde ...'e verecektir. Mektubun süreli olması halinde Bayi Bayilik sözleşmesi boyunca mektubun süresini uzatacağını, sözleşmenin uzatılmamasının tek başına sözleşmeye esaslı surette aykırılık teşkil ettiğini bildiğini, süre uzatımının yapılmaması halinde teminat mektubunun Kadoil tarafından nakde çevrilerek sözleşme kapsamında doğacak cezai şart dahil tüm borçlarına mahsup edilmesine veya tazmin edilen miktarın sözleşme süresince nakdi teminat olarak ...
nezdinde kalmasına muvafakat ettiğini gayrikabili rücu surette kabul, beyan ve taahhüt etmiştir" hükmü bulunmaktadır.Aynı protokolün 3.2.2 Maddesinde" ... Bayi'ye destek ve yatırım olarak 5 yıllık bayilik ilişkisi kurulması, bayinin bu süre zarfında satış taahhütlerini yerine getirerek kadoil bayisi olarak çalışacak olması nedeniyle ilk 12 ay ödemesiz dönemden sonra 20 eşit aylık taksitte geri ödenmek üzere işbu protokolde belirtilen koşullar dahilinde KDV dahil 300.000-TL yi nakden geri dönüşümlü kredi olarak verecektir. Geri dönüşümlü nakit kredi , yukarıda 3.1.4. Maddesinde belirtilen teminat mektubunun verilmesi ile işbu maddede belirtilen kredinin geri ödenmesine yönelik 20 adet çekin ...l 'e verilmesi kaydıyla Kadoil 'in belirleyeceği vade ve şartlar dahilinde Bayi 'ye verilecektir.
Kredi ödemesi bitiminde Bayi'nin Kadoil 'e borcu bittiği zaman verilen teminat mektubu da iade edilecektir."şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı tarafça alınan kredi karşılığı 20 adet çekin ödenip geri alındığı, bunun davalının da kabulünde olduğu,davacının kredi borcu kalmadığı anlaşılmaktadır.
150.000- TL bedelli teminat mektubunun iade koşulları yönünden sözleşmenin 3.1.4. Maddesi ile 3.2.2 Maddesinin çelişmektedir. Sözleşme sona ermeden açılan davada çelişik hükümler nedeniyle teminatın iadesine ilişkin hükmün "Amaçsal Yorum" unun yapılmasının gerektiği, bu durumda 3.1.4 md gereği verilen teminat mektubunun iadesinin sadece kredi için verilen çeklerin ödenmesine bağlı olmadığı, bayilik, ariyet , taahhütler ve diğer ek anlaşmalardan doğmuş ve doğacak borçların teminatı olarak alındığı belirtildiğinden sadece 300.000- TL bedelli geri ödemeli kredinin geri ödenmesinin teminatı olarak alınmadığı ,kredinin ilk aşamada verilmesi koşulu olduğu sonucuna varılmaktadır. Teminat mektubunun iadesinin 5 yıllık bayilik protokolü sonlandığında davacı borcunun olmadığının tespiti halinde iadesinin söz konusu olacağı, davanın 11.10.2018 tarihinde açıldığı, fesih ihtarının dava açıldıktan sonra 2.11.2018 tarihli olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin dava tarihinden sonra 14.11.2018 tarihine kadar sürdüğü ve davacının cari alacaktan kaynaklanan borcunun olmadığı tespit edilmiş ise de;
fesih dava tarihinden sonra yapıldığından haklı olup olmadığı, değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.Dava tarihi itibari ile sözleşmenin halen yürürlükte olduğu gözetilerek teminat mektubunun iadesi talebinin koşulları olmadığından reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.Davacı vekili, ödenen 300.000,00-TL lik kredi için teminat olarak kendilerinden alınan 150.000-TL bedelli iki adet çekin iadesini talep etmiş ise de, davalı çeklerin kendilerine verilmediğini ileri sürmüştür. Taraf defterlerinde çeklerle ilgili kaydın olmadığı, çeklerin bankaya ibraz edilmediği bildirilmiştir. Kredi borcuna karşılık ayrıca 20 adet çek verildiği gözetildiğinde davacı tarafından davalıya iki adet çek verildiği kanıtlanamamıştır.
Açıklanan nedenlerle ;taraflar arasında ki bayilik protokolündeki her türlü borçları teminen verildiği sözleşmede yazılı olan teminat mektubunun dava tarihi itibariyle iade talep etme koşulları bulunmadığından ,iki adet çekin de davalıya verildiği kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 15/02/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/116739 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi