Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4540 E. 2025/4358 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 122↗ denkleştirme (portföy) tazminatı↗ tek satıcılık sözleşmesi↗ portföy tazminatı↗ tekel hakkı↗ tek satıcılık↗ fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması↗ acentelik↗ hakkaniyet↗ ihtarname↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.06.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının distribütörü olduğunu, davalının müvekkili tarafından kendilerine verilen siparişleri karşılamamaya başladığını, bu yönde gönderilen ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını, davalının ürünlerin tek satıcılık hakkını başka bir firmaya vererek Türkiye'de pazarlamaya başladığını, oysa müvekkilinin 2005 yılından itibaren 10 yıllık süre ile davalının ürünlerini ciddi emek ve masraf harcayarak Türkiye pazarında satışını yaparak tanıttığını ileri sürerek ticari ilişkinin davalı tarafından tek taraflı olarak sonlandırılması nedeniyle 750.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında hiçbir zaman tek satıcılık ilişkisi olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 122. maddesindeki denkleştirme şartlarının bu davada uygulanamayacağını, davacı tarafın satış oranlarının istenilenin altında kaldığını, müvekkilinin mallarını satın alan müşterilerin bazılarını kaybetmesi nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini, davacının tazminat talebinin hakkaniyete uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesi bulunduğu, bu durumda TTK'nın 122/5 maddesi uyarınca davacının denkleştirme tazminatı talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne 750.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız feshe dayalı denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemizin 31.03.2022 tarih ve 2020/5477 E., 2022/2637 K. sayılı bozma ilamında tek satıcılık sözleşmesine ilişkin açıklamalara yer verilerek, tek satıcılık sözleşmesinde, tek satıcıya belirlenen bölgede tekel hakkı tanındığı, TTK'nın 122/5. maddesine göre acentelikle ilgili denkleştirme kurallarının hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık sözleşmelerine de uygulanacağı, yine TTK'nın 122/1-a,b,c maddelerinde denkleştirme tazminatının talep edilebilmesinin koşullarının düzenlendiği belirtilmiş ve Mahkemece tek satıcılık sözleşmesinin koşulları ve buna bağlı olarak portföy tazminatının koşulları bakımından somut bir değerlendirme yapılmaksızın sonuca varılmasının doğru olmadığı vurgulanmış, devamla Mahkemece, tek satıcılık sözleşmesinin unsurlarının somut olay bakımından irdelenmesinin gerektiği, taraflar arasında tek satıcılık ilişkisi olduğunun somut gerekçelerle tespiti halinde ise bu kez TTK’nın 122. maddesi çerçevesinde denkleştirme tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve tazminat koşullarının oluşması halinde Kanun’da belirtilen şekilde hesaplama yapılarak bir sonuca varılması gerektiği belirtilerek eksik incelemeye dayalı Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma gereğinin yerine getirildiğinden söz edilemez. Zira gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekse karar yerinde denkleştirme tazminatının koşullarının varlığı konusunda bir değerlendirme yapılmamış, ''...taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda TTK'nın 122/5 maddesi uyarınca davacının denkleştirme tazminatı talep edebileceği dikkate alınarak...'' gerekçesi ile denkleştirme tazminatına hükmedilmiştir. Oysa denkleştirme tazminatının koşulları TTK'nın 122. maddesinde düzenlenmiş olup, bozma ilamımızda da anılan madde hükmüne atıfla bu koşulların değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporuna da davalı tarafça bu yönden ciddi itirazlarda bulunulmuştur.
Bu açıklamalara göre, Mahkemece denkleştirme tazminatının koşulları bakımından bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekte olup eksik inceleme ile tesis edilen hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3.Bozma sebebine göre davalı vekilinin tazminat hesabına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5952 E. 2022/2986 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… .4 maddesi gereğince feshedilmiş olup 6102 Sayılı TTK'nın 122/3 maddesi uyarınca sözleşmenin haksız feshinden bahsedilemeyeceği ve sözleşmenin 11.5 maddesi uyarınca «sözleşmenin feshi» halinde davacının denkleştirme tazminatı isteyemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili «istinaf yoluna başvurmuştur».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5477 E. 2022/2637 K.
Ortak:tek satıcılık sözleşmesi · portföy tazminatı · tekel hakkı · tek satıcılık · acentelik · hakkaniyet · dava sebebi · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz karardaDairemizin 31.03.2022 tarih ve 2020/5477 E., 2022/2637 K. sayılı bozma ilamında «tek satıcılık sözleşmesine» ilişkin açıklamalara yer verilerek, tek satıcılık sözleşmesinde, tek satıcıya belirlenen bölgede «tekel hakkı» tanındığı, TTK'nın 122/5. maddesine göre «acentelikle» ilgili denkleştirme kurallarının «hakkaniyete» aykırı düşmedikçe tek satıcılık sözleşmelerine de uygulanacağı, yine TTK'nın 122/1-a,b,c maddelerinde denkleştirme tazminatının talep edilebilmesinin koşullarının düzenlendiği belirtilmiş ve Mahkemece tek satıcılık sözleşmesinin koşulları ve buna bağlı olarak «portföy tazminatının» koşulları bakımından somut bir değerlendirme yapılmaksızın sonuca varılmasının doğru olmadığı vurgulanmış, devamla Mahkemece, tek satıcılık sözleşmesinin unsurlarının somut olay bakımından irdelenmesinin gerektiği, taraflar arasında tek satıcılık ilişkisi olduğunun somut gerekçelerle tespiti halinde ise bu kez TTK’nın 122. maddesi çerçevesinde denkleştirme tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve tazminat koşullarının oluşması halinde Kanun’da belirtilen şekilde hesaplama yapılarak bir sonuca varılması gerektiği belirtilerek «eksik incelemeye» dayalı Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında hiçbir zaman «tek satıcılık» ilişkisi olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 122. maddesindeki denkleştirme şartlarının bu davada uygulanamayacağını, davacı tarafın satış oranlarının istenilenin altında kaldığını, müvekkilinin mallarını satın alan müşterilerin bazılarını kaybetmesi nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini, davacının tazminat talebinin «hakkaniyete» uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde taraflar arasında «tek satıcılık sözleşmesi» bulunduğu, bu durumda TTK'nın 122/5 maddesi uyarınca davacının denkleştirme tazminatı talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne 750.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmişt …
Benzer bu karardaTek satıcılık sözleşmesinde, «tek satıcıya» o bölgede «tekel hakkı» tanınmakta olup, 6102 sayılı TTK.nın 122/5.maddesine göre «acentelikle» ilgili denkleştirme kuralları «hakkaniyete» aykırı düşmedikçe «tek satıcılık sözleşmelerine» de uygulanır.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin «tek satıcılık sözleşmesi» niteliğinde olduğu, taraflar arasında uzunca bir zaman devam eden tek satıcılık sözleşme ilişkisinin mevcut olduğu, daha sonra davalı tarafça davacının aradaki anlaşma uyarınca gerekli mal alımını yapmadığı gerekçe gösterilerek tek taraflı olarak sözleşmenin feshedildiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme ilişkisi olmadığından davalının «fesih» gerekçesi olarak ileri sürdüğü hususun soyut nitelikte kaldığı, söz konusu feshin gerekçe gösterilerek yapılması nedeniyle «olağanüstü fesih» olarak değerlendirildiği, ancak yapılan bu feshin davalı tarafın açıklamalarının soyut nitelikte olup herhangi bir dayanağı olmaması sebebiyle haklı ve geçerli bir «sebebinin» bulunmadığı, bu nedenle feshin «haksız fesih» olarak değerlendirildiği ve davacının TTK.nın 122. maddesinde açıklanan denkleştirme tazminatı isteme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 586.445,78.-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; bu karara karşı taraf vekillerince «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Mahkemece, taraflar arasında «tek satıcılık sözleşmesi» olduğunun kabulü ile tazminat hesabı yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki ilişki tek satıcılık sözleşmesinin unsurları yönünden değerlendirilmemiş; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise ‘’ ...taraflar arasındaki işin niteliği, kapsamı, tek satıcılık sözleşmesinin unsurları..’’ gibi soyut ifadelerle tek satıcılık sözleşmesinin varlığı kabul edilmiş; bu «eksik incelemeye» dayalı kabulden hareketle denkeleştirme tazminatı hesaplanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağan fesih · müşteri çevresi · sözleşme serbestisi · haksız fesih · rekabet yasağı · tanıma · oy yasağı · fesih
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin «tek satıcılık sözleşmesi» niteliğinde olduğu, taraflar arasında uzunca bir zaman devam eden tek satıcılık sözleşme ilişkisinin mevcut olduğu, daha sonra davalı tarafça davacının aradaki anlaşma uyarınca gerekli mal alımını yapmadığı gerekçe gösterilerek tek taraflı olarak sözleşmenin feshedildiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme ilişkisi olmadığından davalının «fesih» gerekçesi olarak ileri sürdüğü hususun soyut nitelikte kaldığı, söz konusu feshin gerekçe gösterilerek yapılması nedeniyle «olağanüstü fesih» olarak değerlendirildiği, ancak yapılan bu feshin davalı tarafın açıklamalarının soyut nitelikte olup herhangi bir dayanağı olmaması sebebiyle haklı ve geçerli bir «sebebinin» bulunmadığı, bu nedenle feshin «haksız fesih» olarak değerlendirildiği ve davacının TTK.nın 122. maddesinde açıklanan denkleştirme tazminatı isteme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 586.445,78.-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; bu karara karşı taraf vekillerince «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Tek satıcılık sözleşmelerinde tek satıcının asgari alım, sürümü arttırmak için faaliyette bulunma, bilgi verme, müşteri hizmetlerini yerine getirme,yapımcının menfaatlerini koruma, sır saklama, «rekabet yasağı» gibi yükümlülükleri bulunmaktadır (Tandoğan Haluk, Borçlar Hukuku,Özel Borç İlişkileri, c:1, Ankara, 1985, s:27-28, 42vd., İşgüzar Hasan, Tek Satcılık Sözleşmesi, Ankara, 1989, s:14, 61-69 vd.).
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “«tek satıcılık sözleşmeleri»”nin «tanımı» ve hukuki nitelikleri üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır.
Tek satıcılık sözleşmesi, ticari hayatın gerekleri doğrultusunda, «sözleşme serbestisi» ilkesi çerçevesinde ortaya çıkmış sui generis bir sözleşmedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/4540 E. , 2025/4358 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/446 E., 2024/224 K.
HÜKÜM
Kabul
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.06.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının distribütörü olduğunu, davalının müvekkili tarafından kendilerine verilen siparişleri karşılamamaya başladığını, bu yönde gönderilen ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını, davalının ürünlerin tek satıcılık hakkını başka bir firmaya vererek Türkiye'de pazarlamaya başladığını, oysa müvekkilinin 2005 yılından itibaren 10 yıllık süre ile davalının ürünlerini ciddi emek ve masraf harcayarak Türkiye pazarında satışını yaparak tanıttığını ileri sürerek ticari ilişkinin davalı tarafından tek taraflı olarak sonlandırılması nedeniyle 750.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında hiçbir zaman tek satıcılık ilişkisi olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 122. maddesindeki denkleştirme şartlarının bu davada uygulanamayacağını, davacı tarafın satış oranlarının istenilenin altında kaldığını, müvekkilinin mallarını satın alan müşterilerin bazılarını kaybetmesi nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini, davacının tazminat talebinin hakkaniyete uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesi bulunduğu, bu durumda TTK'nın 122/5 maddesi uyarınca davacının denkleştirme tazminatı talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne 750.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız feshe dayalı denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemizin 31.03.2022 tarih ve 2020/5477 E., 2022/2637 K. sayılı bozma ilamında tek satıcılık sözleşmesine ilişkin açıklamalara yer verilerek, tek satıcılık sözleşmesinde, tek satıcıya belirlenen bölgede tekel hakkı tanındığı, TTK'nın 122/5. maddesine göre acentelikle ilgili denkleştirme kurallarının hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık sözleşmelerine de uygulanacağı, yine TTK'nın 122/1-a,b,c maddelerinde denkleştirme tazminatının talep edilebilmesinin koşullarının düzenlendiği belirtilmiş ve Mahkemece tek satıcılık sözleşmesinin koşulları ve buna bağlı olarak portföy tazminatının koşulları bakımından somut bir değerlendirme yapılmaksızın sonuca varılmasının doğru olmadığı vurgulanmış, devamla Mahkemece, tek satıcılık sözleşmesinin unsurlarının somut olay bakımından irdelenmesinin gerektiği, taraflar arasında tek satıcılık ilişkisi olduğunun somut gerekçelerle tespiti halinde ise bu kez TTK’nın 122.
maddesi çerçevesinde denkleştirme tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve tazminat koşullarının oluşması halinde Kanun’da belirtilen şekilde hesaplama yapılarak bir sonuca varılması gerektiği belirtilerek eksik incelemeye dayalı Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma gereğinin yerine getirildiğinden söz edilemez. Zira gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekse karar yerinde denkleştirme tazminatının koşullarının varlığı konusunda bir değerlendirme yapılmamış, ''...taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda TTK'nın 122/5 maddesi uyarınca davacının denkleştirme tazminatı talep edebileceği dikkate alınarak...'' gerekçesi ile denkleştirme tazminatına hükmedilmiştir. Oysa denkleştirme tazminatının koşulları TTK'nın 122. maddesinde düzenlenmiş olup, bozma ilamımızda da anılan madde hükmüne atıfla bu koşulların değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporuna da davalı tarafça bu yönden ciddi itirazlarda bulunulmuştur.
Bu açıklamalara göre, Mahkemece denkleştirme tazminatının koşulları bakımından bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekte olup eksik inceleme ile tesis edilen hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3.Bozma sebebine göre davalı vekilinin tazminat hesabına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
V. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, (3) Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1167333600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz