Net kârı aşan huzur hakkı örtülü kâr dağıtımıdır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4649 E. 2025/4219 K. · · İlk derece: 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Şirketin net kârını aşan ve sermaye ihtiyacı varken belirlenen huzur hakkı, örtülü kâr dağıtımı niteliğinde olup ortakların mali haklarına zarar verdiği ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu için iptale tabidir. Buna karşılık, kâr dağıtılmadığında aktifi borçları karşılamayan şirkette geçmiş yıl kârının sermayeye eklenmesi tüm ortakların lehine olduğundan iptal edilmez.
Ele alınan sorunlar
Şirketin net kârını aşan huzur hakkının örtülü kâr dağıtımı niteliği → kabul
Gerekçe: Yönetim kurulu başkan ve üyelerine belirlenen yıllık huzur hakkı, şirketin ilgili yıl net kârını aşacak düzeyde (net kârın %108'i) ve şirketin sermaye ihtiyacı bulunmasına rağmen kararlaştırılmışsa, örtülü kâr dağıtımı niteliği taşır; diğer ortakların ve davacının mali haklarına zarar verecek bir dengesizliğe yol açtığı ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu için bu karar iptale tabidir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Geçmiş yıl kârının dağıtılmayıp sermayeye eklenmesi kararının iptali → ret
Gerekçe: Kâr dağıtımı yapılmadığında şirketin aktifinin borçlarının tamamını karşılayamayacağı bir durumda, sermaye artışının iç kaynaklardan (geçmiş yıl kârından) karşılanması şirketin ve tüm ortakların lehinedir; bu nedenle geçmiş yıl kârının dağıtılmayarak sermayeye eklenmesine ilişkin kararın iptali talebinin reddi yerindedir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Net kârı aşan huzur hakkının örtülü kâr dağıtımı sayılarak iptal edileceği, geçmiş yıl kârının sermayeye eklenmesinin ortakların lehine olduğunda iptal edilmeyeceği yönündeki, Yargıtay'ca onanan gerekçe emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
huzur hakkı↗ örtülü kâr dağıtımı↗ iç kaynaklardan sermaye artırımı↗ dürüstlük kuralı↗ genel kurul kararının iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/4649 E. , 2025/4219 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1942 Esas, 2024/294 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2016/676 E., 2019/87 K.
HÜKÜM
Kısmen kabul
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.06.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %25 oranında hissedarı olduğunu, davalı şirketin 30.05.2016 tarihinde yaptığı olağan genel kurul toplantısında, yönetim kurulu üyelerine aylık 10.000,00 TL huzur hakkı verilmesine ve geçmiş yıl kârlarının şirket sermayesine ilavesine karar verildiğini, şirket kârının tümüyle yönetim kuruluna üyelerine verilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, şirketin yaklaşık 15 yıldır müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığını, şirket ortağının kâr payı almaya hakkı olduğunu ileri sürerek genel kurulda alınan 6 ve 7 numaralı kararların iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 2015 yılına kadar yönetimde görev aldığını, yeniden yönetim kuruluna seçilemeyen davacının kötüniyetli davranarak işbu davayı açtığını, genel kurul kararlarının oy çokluğuyla alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kabul edilen huzur hakkının işin genişliği ve şirketin mali durumuna uygun olmadığı gerekçesiyle genel kurul kararının 6. maddesinin iptali talebinin kabulüne, 7. maddenin iptaline yönelik talebinin ise alınan kararın gerekli nisapla alınmış olması, kararın kanun ve ana sözleşmeye uygun olması sebebiyle iptalini gerektirecek şartların oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı sonrasında; genel kurul toplantısında sermayenin arttırıldığı, dava konusu genel kurul toplantısına kadar başka sermaye artırımı yapılmadığı, 2015 yılı bilançosuna göre kâr dağıtımı yapılmadığında şirketin aktifinin borçların tamamını karşılamayacağı, sermaye artışının iç kaynaklardan karşılanmasının, şirketin ve bütün ortakların lehine olacağı, geçmiş yıllar kârının dağıtılmayarak sermayeye eklenmek suretiyle bu artışın gerçekleştirilmesinin de yerinde olduğu, davalı şirketin 2015 yılı net kârının 333.123,16 TL olduğu, takdir edilen aylık 10.000,00 TL'den hesaplandığında şirket yönetim kurulu başkan ve üyelerine verilecek yıllık huzur hakkı miktarı 360.000,00 TL olup, şirketin sermaye ihtiyacı olmasına rağmen bu miktarın şirketin 2015 yılı net kârının %108'ine denk geldiği, bu oranın şirketin net kârından daha yüksek olduğu, şirket yönetim kurulu başkan ve üyelerine örtülü kâr dağıtımı niteliği taşıdığı gibi, diğer ortakların ve davacının mali haklarına zarar verecek nitelikte dengesizliğe yol açacağı, dürüstlük kuralına da uygun olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 30.05.2016 tarihli genel kurul toplantısında yer alan gündemin alınan 6.
maddesinde alınan huzur hakkı ödenmesine yönelik kararın iptaline, davalı şirketin 30.05.2016 tarihli genel kurul toplantısında yer alan gündemin 7. maddesinde alınan sermaye artırım kararın iptal talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1165340100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz