Dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurulması dava şartını sağlamaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6863 E. 2025/4215 K. ·
Düzelterek onandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticari davalarda -haksız fiile dayalı tazminat istemleri dahil- zorunlu arabuluculuk dava şartıdır ve dava açılmadan önce tamamlanmış olmalıdır; dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurulması dava şartını sağlamaz, dava usulden reddedilir. Dava şartı yokluğundan usulden ret hâlinde de dava, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine sonuçlanmış olduğundan o davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir; birleşen dosyada davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar düzeltilerek onanır.
Ele alınan sorunlar
Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk dava şartının dava açılmadan önce yerine getirilmiş olması gereği → ret
İddia: Birleşen dosyalardan birinde davalı vekili, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: Davaların tamamı ticari dava niteliğindedir. Ticari davalarda hem haksız fiil sebebiyle açılan tazminat davalarında hem de akde dayalı alacak davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartıdır ve bu şartın dava açılmadan ÖNCE gerçekleştirilmiş olması gerekir. Dava dilekçesi eklerinde arabuluculuk tutanağı bulunmadığından davacıya tebligat yapılarak dava açmadan önce arabuluculuğa gidip gitmediği sorulmuş, davacının talebi üzerine Arabuluculuk Bürosu ile yazışma yapılmış ve Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığından gelen cevapta davacının tüm dosyalar yönünden davalar açıldıktan SONRA arabuluculuğa başvurduğu bildirilmiştir. Bu durumda zorunlu arabuluculuk dava şartı sağlanmadığından davaların usulden reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Dava şartı yokluğundan usulden ret hâlinde davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi → kabul
İddia: Birleşen dosyada davalı Kurum vekili, kendisi lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesini temyiz sebebi yapmıştır.
Gerekçe: Vekâlet ücreti, HMK'nın 323. maddesi kapsamında yargılama giderlerindendir. Yargı organlarınca vekâlet ücretine hükmedilebilmesi için bir tarafın kendisini avukat ile temsil ettirmesi ve davanın da kısmen ya da tamamen bu taraf lehine sonuçlanması gerekir. Asıl ve birleşen davalar zorunlu arabuluculuk şartı gerçekleştirilmediğinden usulden reddedildiğine göre, birleşen dosyada kendisini vekille temsil ettiren davalı Kurum lehine maktu vekâlet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmemesi isabetsizdir. Bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ilgili davalı lehine vekâlet ücreti eklenmek suretiyle karar düzeltilerek onanmıştır.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Zorunlu arabuluculuğun dava açılmadan önce tamamlanmasının dava şartı olduğu ve dava şartı yokluğundan usulden ret hâlinde kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünde bağlayıcı Yargıtay içtihadıdır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Ticari davalarda dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu arabuluculuk↗ dava şartı↗ ticari dava↗ usulden ret↗ vekâlet ücreti↗ yargılama gideri↗ düzelterek onama↗ birleşen dava↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/6863 E. , 2025/4215 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/1210 Esas, 2024/1325 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECEMAHKEMESİ İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen .. ..
7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/678 E. sayılı dosyasında davalı BDDK vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı; davalılar ... ve ...'ın ... plakalı ticari aracına haksız olarak el koyduğunu, parçalayıp sattıklarını ileri sürerek 1.400.000,00 TL araç bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen 2023/417 E. sayılı davada davacı; davalı Finansbank tarafından kendisine POS cihazı ve ticari kobi kart verildiğini, ancak hiç bir gerekçe gösterilmeden ticari kartının ve POS cihazının iptal edildiğini, kara listeye alınması ile diğer bankalar tarafından da teşvik ve hibelerden yararlanamadığını, davalının bu eylemi ile ticari faaliyetlerinin sekteye uğradığını ileri sürerek davalıdan 2.000.000,00 TL tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen 2023/537 E. sayılı davada davacı; davalı bankaya borcu bulunmadığını, temlik edilen ... ... A.Ş.'den "borcu yoktur" yazısı almasına rağmen davalı bankanın KKB'ye, BDDK'ya ve TCMB'ye yaptığı bildirimlerle kara listeye alınmasını sağladığını, bu şekilde ticari faaliyetlerinin sekteye uğratıldığını ve itibarının zedelendiğini, zarara uğratıldığını ileri sürerek 5.000.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
4.Birleşen 2023/671 E. sayılı davada davacı; kara liste kayıtlarının getirtilerek haklılığının tespiti ile 5.000.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
5.Birleşen 2023/678 E. sayılı davada davacı; BDDK yetkililerinin görevini kötüye kullandığını, bankalardaki kara liste kayıtlarının iptal edilmediğini, ticari hayatının bu şekilde yok edildiğini ileri sürerek iptal edilmeyen kara liste kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, haklılığının tespiti ile 5.000.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
6.Birleşen 2023/864 E. sayılı davada davacı; dosyasında borçlarını ödemiş olmasına rağmen sanki ödememiş gibi işlem yapılıp kendilerine kredi yollarının kapatıldığını, davalıda senedinin bulunduğunu, söz konusu olan senetten dolayı borçlu olmadığını, yapılan işlemlerinin de sahte olduğunu ileri sürerek 30.000.000,00 TL maddi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı ...; davacının kendisine araç sattığını, bedelinin davacıya ödendiğini, aracın satılırken sökük olduğunu, aracın devri verilmediği gibi davacıya ödenen bedelin de iade edilmediğini, kendilerinin zarara uğradığını, davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen 2023/678 E. sayılı davada davalı BDDK vekili; davanın idari yargının görev alanına girdiğini, müvekkili kurumun taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkili Kurum ile bankalar arasındaki ilişkinin kamu hukuku kuralları çerçevesinde işlediğini, bankalar ile üçüncü kişiler arasındaki ihtilafın müvekkili Kurumun sorumluluğu gerektirmediğini, davalıya atfedilebilecek herhangi bir kusur da bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen 2023/671 E. sayılı davada davalı KKB vekili; davanın somutlaştırılmadığını, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davanın zamanaşımı ve husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkilinin haksız fiil işlemesinin mümkün olmadığını, davacının kredi başvurularının değerlendirilmesinin tamamen ilgili bankaların takdirinde olduğunu, davacının zarara uğradığı iddialarının dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
4.Birleşen 2023/864 E. sayılı davada temlik alan ... ... Yön. A.Ş. vekili; davacının talebinin ne olduğunun açıklattırılması gerektiğini, maddi zararı ispat edecek bir delil ortaya koyamayan davacının davaya dayanak ettiği İstanbul 1. İcra Dairesi'nin 2021/17828 E. sayılı takibi için açılan İstanbul 13. Tüketici Mahkemesinin 2021/226 E. sayılı dosyası ile açtığı menfi tespit davasından feragat ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaların tamamının ticari dava niteliği taşıdığı, ticari davalarda hem tazminat kaynaklı olup haksız fiil sebebiyle açılan dava olarak hem de akde dayalı alacak davalarında zorunlu arabuluculuğun dava şartı olduğu, dava dilekçesi eklerinde arabuluculuk tutanağının yer almaması sebebiyle davacıya tebligat yapılıp dava açmadan önce arabuluculuğa gidip gitmediğinin sorulduğu, davacının beyanında tutanağın arabuluculuk bürosundan istenmesini talep ettiği, bunun üzerine Arabuluculuk Bürosu ile yazışma yapıldığı, davalıların isimleri de verilmek suretiyle arabuluculuğa başvurulmuş ise tarihleri sorulduğu, .. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtası ile yapılan yazışmada Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından verilen cevapta davacının tüm dosyalar yönünden davalar açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurduğunun bildirildiği, zorunlu arabuluculuğun bir dava şartı olduğu, dava açılmadan gerçekleştirilmesi gerektiği, zorunlu arabuluculuk dava şartının sağlanmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı BDDK vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm birleşen 2023/678 E. sayılı dosyada davalı BDDK vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından birleşen 2023/678 E. sayılı dosyada davalı BDDK vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Vekâlet ücreti, HMK'nın 323. maddesi kapsamında yargılama giderlerindendir. Yargı organlarınca vekâlet ücretine hükmedilebilmesi için bir tarafın kendisini avukat ile temsil ettirmesi ve davanın da kısmen ya da tamamen bu taraf lehine sonuçlanması gerekir. İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen dosyaların zorunlu arabuluculuk şartını gerçekleştirmediğinden davaların usulden reddine karar verilirken birleşen 2023/678 E. sayılı dosyada davalı BDDK lehine maktu vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Kuruma ödenmesine karar verilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen 2023/678 E. sayılı dosya davalısı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, birleşen 2023/678 E. sayılı dosya davalısı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) inci bendinde yer alan "Kendisini vekille temsil ettiren birleşen mahkememizin 2023/671 Esas sayılı dosyasındaki davalı KKB Bürosu Risk Merkezi vekili sebebiyle bu davalı lehine, birleşen mahkememizin 2023/417 Esas sayılı dosyasında da davalı ... ...
A.Ş'ye 17.900,00'er TL" ibaresinden sonra "birleşen 2023/678 E. Sayılı dosyada davalı BDDK lehine 17.900,00 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1165335600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz