6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurulması dava şartını sağlamaz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6863 E. 2025/4215 K. ·

Düzelterek onandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

Ticari davalarda -haksız fiile dayalı tazminat istemleri dahil- zorunlu arabuluculuk dava şartıdır ve dava açılmadan önce tamamlanmış olmalıdır; dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurulması dava şartını sağlamaz, dava usulden reddedilir. Dava şartı yokluğundan usulden ret hâlinde de dava, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine sonuçlanmış olduğundan o davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir; birleşen dosyada davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar düzeltilerek onanır.

Ele alınan sorunlar

Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk dava şartının dava açılmadan önce yerine getirilmiş olması gereği → ret

İddia: Birleşen dosyalardan birinde davalı vekili, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Gerekçe: Davaların tamamı ticari dava niteliğindedir. Ticari davalarda hem haksız fiil sebebiyle açılan tazminat davalarında hem de akde dayalı alacak davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartıdır ve bu şartın dava açılmadan ÖNCE gerçekleştirilmiş olması gerekir. Dava dilekçesi eklerinde arabuluculuk tutanağı bulunmadığından davacıya tebligat yapılarak dava açmadan önce arabuluculuğa gidip gitmediği sorulmuş, davacının talebi üzerine Arabuluculuk Bürosu ile yazışma yapılmış ve Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığından gelen cevapta davacının tüm dosyalar yönünden davalar açıldıktan SONRA arabuluculuğa başvurduğu bildirilmiştir. Bu durumda zorunlu arabuluculuk dava şartı sağlanmadığından davaların usulden reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Dava şartı yokluğundan usulden ret hâlinde davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi → kabul

İddia: Birleşen dosyada davalı Kurum vekili, kendisi lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesini temyiz sebebi yapmıştır.

Gerekçe: Vekâlet ücreti, HMK'nın 323. maddesi kapsamında yargılama giderlerindendir. Yargı organlarınca vekâlet ücretine hükmedilebilmesi için bir tarafın kendisini avukat ile temsil ettirmesi ve davanın da kısmen ya da tamamen bu taraf lehine sonuçlanması gerekir. Asıl ve birleşen davalar zorunlu arabuluculuk şartı gerçekleştirilmediğinden usulden reddedildiğine göre, birleşen dosyada kendisini vekille temsil ettiren davalı Kurum lehine maktu vekâlet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmemesi isabetsizdir. Bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ilgili davalı lehine vekâlet ücreti eklenmek suretiyle karar düzeltilerek onanmıştır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Zorunlu arabuluculuğun dava açılmadan önce tamamlanmasının dava şartı olduğu ve dava şartı yokluğundan usulden ret hâlinde kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünde bağlayıcı Yargıtay içtihadıdır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Ticari davalarda dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu arabuluculuk dava şartı ticari dava usulden ret vekâlet ücreti yargılama gideri düzelterek onama birleşen dava

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 323

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/6863 E.  ,  2025/4215 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2024/1210 Esas, 2024/1325 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

İLK DERECEMAHKEMESİ İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen .. ..

7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/678 E. sayılı dosyasında davalı BDDK vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

1.Asıl davada davacı; davalılar ... ve ...'ın ... plakalı ticari aracına haksız olarak el koyduğunu, parçalayıp sattıklarını ileri sürerek 1.400.000,00 TL araç bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen 2023/417 E. sayılı davada davacı; davalı Finansbank tarafından kendisine POS cihazı ve ticari kobi kart verildiğini, ancak hiç bir gerekçe gösterilmeden ticari kartının ve POS cihazının iptal edildiğini, kara listeye alınması ile diğer bankalar tarafından da teşvik ve hibelerden yararlanamadığını, davalının bu eylemi ile ticari faaliyetlerinin sekteye uğradığını ileri sürerek davalıdan 2.000.000,00 TL tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

3.Birleşen 2023/537 E. sayılı davada davacı; davalı bankaya borcu bulunmadığını, temlik edilen ... ... A.Ş.'den "borcu yoktur" yazısı almasına rağmen davalı bankanın KKB'ye, BDDK'ya ve TCMB'ye yaptığı bildirimlerle kara listeye alınmasını sağladığını, bu şekilde ticari faaliyetlerinin sekteye uğratıldığını ve itibarının zedelendiğini, zarara uğratıldığını ileri sürerek 5.000.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

4.Birleşen 2023/671 E. sayılı davada davacı; kara liste kayıtlarının getirtilerek haklılığının tespiti ile 5.000.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

5.Birleşen 2023/678 E. sayılı davada davacı; BDDK yetkililerinin görevini kötüye kullandığını, bankalardaki kara liste kayıtlarının iptal edilmediğini, ticari hayatının bu şekilde yok edildiğini ileri sürerek iptal edilmeyen kara liste kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, haklılığının tespiti ile 5.000.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

6.Birleşen 2023/864 E. sayılı davada davacı; dosyasında borçlarını ödemiş olmasına rağmen sanki ödememiş gibi işlem yapılıp kendilerine kredi yollarının kapatıldığını, davalıda senedinin bulunduğunu, söz konusu olan senetten dolayı borçlu olmadığını, yapılan işlemlerinin de sahte olduğunu ileri sürerek 30.000.000,00 TL maddi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı ...; davacının kendisine araç sattığını, bedelinin davacıya ödendiğini, aracın satılırken sökük olduğunu, aracın devri verilmediği gibi davacıya ödenen bedelin de iade edilmediğini, kendilerinin zarara uğradığını, davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen 2023/678 E. sayılı davada davalı BDDK vekili; davanın idari yargının görev alanına girdiğini, müvekkili kurumun taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkili Kurum ile bankalar arasındaki ilişkinin kamu hukuku kuralları çerçevesinde işlediğini, bankalar ile üçüncü kişiler arasındaki ihtilafın müvekkili Kurumun sorumluluğu gerektirmediğini, davalıya atfedilebilecek herhangi bir kusur da bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Birleşen 2023/671 E. sayılı davada davalı KKB vekili; davanın somutlaştırılmadığını, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davanın zamanaşımı ve husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkilinin haksız fiil işlemesinin mümkün olmadığını, davacının kredi başvurularının değerlendirilmesinin tamamen ilgili bankaların takdirinde olduğunu, davacının zarara uğradığı iddialarının dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

4.Birleşen 2023/864 E. sayılı davada temlik alan ... ... Yön. A.Ş. vekili; davacının talebinin ne olduğunun açıklattırılması gerektiğini, maddi zararı ispat edecek bir delil ortaya koyamayan davacının davaya dayanak ettiği İstanbul 1. İcra Dairesi'nin 2021/17828 E. sayılı takibi için açılan İstanbul 13. Tüketici Mahkemesinin 2021/226 E. sayılı dosyası ile açtığı menfi tespit davasından feragat ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaların tamamının ticari dava niteliği taşıdığı, ticari davalarda hem tazminat kaynaklı olup haksız fiil sebebiyle açılan dava olarak hem de akde dayalı alacak davalarında zorunlu arabuluculuğun dava şartı olduğu, dava dilekçesi eklerinde arabuluculuk tutanağının yer almaması sebebiyle davacıya tebligat yapılıp dava açmadan önce arabuluculuğa gidip gitmediğinin sorulduğu, davacının beyanında tutanağın arabuluculuk bürosundan istenmesini talep ettiği, bunun üzerine Arabuluculuk Bürosu ile yazışma yapıldığı, davalıların isimleri de verilmek suretiyle arabuluculuğa başvurulmuş ise tarihleri sorulduğu, .. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtası ile yapılan yazışmada Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından verilen cevapta davacının tüm dosyalar yönünden davalar açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurduğunun bildirildiği, zorunlu arabuluculuğun bir dava şartı olduğu, dava açılmadan gerçekleştirilmesi gerektiği, zorunlu arabuluculuk dava şartının sağlanmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı BDDK vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm birleşen 2023/678 E. sayılı dosyada davalı BDDK vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, alacak istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından birleşen 2023/678 E. sayılı dosyada davalı BDDK vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Vekâlet ücreti, HMK'nın 323. maddesi kapsamında yargılama giderlerindendir. Yargı organlarınca vekâlet ücretine hükmedilebilmesi için bir tarafın kendisini avukat ile temsil ettirmesi ve davanın da kısmen ya da tamamen bu taraf lehine sonuçlanması gerekir. İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen dosyaların zorunlu arabuluculuk şartını gerçekleştirmediğinden davaların usulden reddine karar verilirken birleşen 2023/678 E. sayılı dosyada davalı BDDK lehine maktu vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Kuruma ödenmesine karar verilmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen 2023/678 E. sayılı dosya davalısı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, birleşen 2023/678 E. sayılı dosya davalısı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) inci bendinde yer alan "Kendisini vekille temsil ettiren birleşen mahkememizin 2023/671 Esas sayılı dosyasındaki davalı KKB Bürosu Risk Merkezi vekili sebebiyle bu davalı lehine, birleşen mahkememizin 2023/417 Esas sayılı dosyasında da davalı ... ...

A.Ş'ye 17.900,00'er TL" ibaresinden sonra "birleşen 2023/678 E. Sayılı dosyada davalı BDDK lehine 17.900,00 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1165335600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Düzelterek onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1210 E. 2024/1325 K. · Diğer usuli işlem

Ticari tazminat davasında arabuluculuğa başvurmadan dava açılması

Gerekçe özeti

Konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat taleplerini içeren ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması TTK m.5/A uyarınca dava şartıdır ve bu şart sonradan tamamlanabilir nitelikte değildir; arabulucuya başvurulmadan veya dava açıldıktan sonra başvurularak dava açılmışsa, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Emsal değeri

TTK m.5/A kapsamındaki arabuluculuk dava şartının, dava açıldıktan sonra yerine getirilmesi halinde dahi tamamlanabilir bir eksiklik sayılmayacağı ve bu durumda davanın dosya üzerinden usulden reddedileceği yönündeki tespit, benzer ticari tazminat/alacak davalarında emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: zorunlu arabuluculuk dava şartı ticari dava tamamlanamayan dava şartı TTK 5/A usulden ret

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1210

KARAR NO 2024/1325

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/02/2024

NUMARASI 2023/416 Esas - 2024/181 Karar

DAVA

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Birleşen Dava : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/864 Esas

DAVA

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/09/2024

Davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın asıl ve birleşen davalarda davacı, birleşen ... Esas sayılı davada davalı BDDK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Asıl davada davacı; davalılar ... ve ...'ın... plakalı ticari aracına davalıların haksız olarak el koyduğunu, parçalayıp sattıklarını beyan ederek 1.400.000-TL araç bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2023/417 Esas sayılı davada davacı; davalı ... tarafından kendisine POS cihazı ve ticari kobi kart verildiğini, ancak hiç bir gerekçe gösterilmeden ticari kartının ve POS cihazının iptal edildiğini, kara listeye alınması ile diğer bankalar tarafından da teşvik ve hibelerden yararlanamadığını, davalının bu eylemi ile ticari faaliyetlerinin sekteye uğradığını belirterek davalıdan 2.000.000-TL tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2023/537 Esas sayılı davada davacı;

davalı bankaya borcu bulunmadığını, temlik edilen ... A.Ş.'den "borcu yoktur" yazısı almasına rağmen davalı bankanın ...'ye ve BDDK'ya ve TCMB'ye yaptığı bildirimlerle kara listeye alınmasını sağladığını, bu şekilde ticari faaliyetlerinin sekteye uğratıldığını ve itibarının zedelendiğini, zarara uğratıldığını belirterek 5.000.000-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2023/671 Esas sayılı davada davacı; kara liste kayıtlarının getirtilerek haklılığının tespiti ile 5.000.000-TL tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2023/678 Esas sayılı davada davacı; BDDK yetkililerinin görevini kötüye kullandığını, bankalardaki kara liste kayıtlarının iptal edilmediğini, ticari hayatının bu şekilde yok edildiğini belirterek iptal edilmeyen kara liste kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, haklılığının tespiti ile 5.000.000-TL tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen 2023/864 Esas sayılı davada davacı;

dosyasında borçlarını ödemiş olmasına rağmen sanki ödememiş gibi işlem yapılıp kendilerine kredi yollarının kapatıldığını, davalıda senedinin bulunduğunu, söz konusu olan senetten dolayı borçlu olmadığını, yapılan işlemlerinin de sahte olduğunu belirterek 30.000.000-TL maddi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Asıl davada davalı ...; davacının kendisine araç sattığını, bedelinin davacıya ödendiğini, aracın satılırken sökük olduğunu, aracın devri verilmediği gibi davacıya ödenen bedelin de iade edilmediğini, kendilerinin zarara uğradığını, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2023/678 Esas sayılı davada davalı BDDK vekili; davanın idari yargının görev alanına girdiğini, müvekkili kurumun taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkili kurum ile bankalar arasındaki ilişkinin kamu hukuku kuralları çerçevesinde işlediğini, bankalar ile üçüncü kişiler arasındaki ihtilafın müvekkili kurumun sorumluluğu gerektirmediğini, müvekkili kurumu atfedilebilecek herhangi bir kusur da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen 2023/671 Esas sayılı davada ... vekili; davanın somutlaştırılmadığını, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davanın zamanaşımı ve husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkilinin haksız fiil işlemesinin mümkün olmadığını, davacının kredi başvurularının değerlendirilmesinin tamamen ilgili bankaların takdirinde olduğunu, davacının zarara uğradığı iddialarının dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2023/864 Esas sayılı davada temlik alan ...A.Ş. vekili; davacının talebinin ne olduğunun açıklattırılması gerektiğini, maddi zararı ispat edecek bir delil ortaya koyamadığını, davaya dayanak ettiği İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...

E. Sayılı takibi için açılan İstanbul 13. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/226 E. Sayılı dosyası ile açtığı menfi tespit davasından feragat ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davaların tamamının ticari dava oluşu, ticari davalarda hem tazminat kaynaklı olup haksız fiil sebebiyle açılan dava olarak hem de akde dayalı alacak davalarında zorunlu arabuluculuğun dava şartı olduğu, anlaşamamazlık tutanağının dava dilekçesine eklenerek davanın açılmasının gerektiği, dava dilekçesi eklerinde arabuluculuk tutanağının yer almaması sebebiyle davacıya tebligat yapılıp dava açmadan önce arabuluculuğa gidip gitmediğinin sorulduğu, gitmişse arabuluculuk tutanağının ibraz etmesinin bildirildiğini, davacının beyanında fakir olduğunu, bu nedenle arabuluculuk tutanağının kendisinde bulunmadığını, ancak arabuluculuğa gittiğini belirterek tutanağın arabuluculuk bürosundan istenmesini talep ettiği, bunun üzerine Arabuluculuk Bürosu ile yazışma yapıldığı, davalıların isimleri de verilmek suretiyle arabuluculuğa başvurulmuş ise tarihleri sorulduğu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtası ile yapılan yazışmada Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından verilen cevapta tüm dosyalar yönünden davalar açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurduğu, zorunlu arabuluculuk bir dava şartı olup, dava açılmadan gerçekleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle zorunlu arabuluculuk dava şartı sağlanmadan açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı istinaf dilekçesinde; mahkeme kararının kaldırılarak davanın devamına karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı BDDK vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin vekille temsil edildiği halde müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

7155 sayılı Kanun ile TTK’ya eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında (28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir) dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.” hükmü uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunlu hale getirilmiştir.

Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK 18/A/2,c.4 ve HUAK Yönetmeliği 22/3) Burada dava şartı arabuluculuk sürecinin, tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir. Bunun dışında mahkemece 15/01/2024 tarihli arabulculuk son tutanaklarının ibrazı için davacıya bir haftalık kesin süre verilmesine ilişkin ara kararın davacıya 29/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacının bir kısım başvuruları ile bilgi verdiği, mahkemece bunun üzerine Arabuluculuk Daire Başkanlığı'na davacının arabuluculuk başvuruları ile ilgili yazışma yapıldığı, arabulculuk başvuru listesinin getirtildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda davacı, ticari faaliyetlerinde kullandığı aracının asıl davada davalılar tarafından parçalarına ayrılmak suretiyle kullanılamaz hale getirildiği belirtilerek tazminat isteminde bulunmuş olup, yapılan tahkikatta davalılardan ...'ın araç tamir ve alım satım işleri ile iştigal ettiği dikkate alındığında bir miktar paranın ödenmesine ilişkin tazminat davasının TTK m.5/A uyarınca arabuluculuğa tabi olduğu, ancak davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı birleşen 2023/864 Esas sayılı dosyasında borçlarını ödediği halde ödememiş gibi işlem yapılıp kredi yollarının kapatıldığını, senedin ödendiği halde takibin devam ettiğini belirterek maddi tazminat isteminde bulunduğu, diğer birleşen davalarda ise bankalara olan kredi borçlarını ödemesine rağmen usulsüz olarak iptal edilmeyen kara liste kayıtlarından dolayı zararın giderilmesini talep ettiği görülmektedir.

Bahsi geçen davalar da, bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olduğundan TTK m.5/A uyarınca arabuluculuğa tabi olduğu halde arabulucuya başvurulmadan açıldığı anlaşılmaktadır. Asıl ve birleşen davalar arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açıldığından asıl ve birleşen davaların dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine ilişkin karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, birleşen 2023/678 Esas sayılı dava dosyasında vekalet ücretinin HMK 305/A maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinden talep edilebileceği dikkate alınarak asıl ve birleşen davalarda davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen 2023/678 Esaslı dava davalısı BDDK vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davalarda davacının istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Birleşen İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/678 Esas sayılı dava davalısı BDDK vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, Davacıdan adli yardım nedeniyle harç alınmadığı anlaşılmakla; asıl ve birleşen her bir dosyada 427,60-TL maktu istinaf karar harcının ve asıl ve birleşen her bir dosyada 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının istinaf yoluna başvuran asıl ve birleşen davalarda davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı BDDK tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, Taraflar tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.