6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Gayri faal olma tüzel kişiliği kendiliğinden sona erdirmez

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6503 E. 2025/4176 K. · · İlk derece: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Bir şirketin fiilen faaliyette bulunmaması (gayri faal olması), vergi mükellefiyetinin kapatılmış ve oda üyeliğinin askıya alınmış olması tüzel kişiliği kendiliğinden sona erdirmez; ticaret sicilinden terkin ancak tüzel kişiliğin sona ermesiyle mümkün olup bunun için şirketin ortaklar kararı veya mahkeme kararıyla münfesih olması gerekir. Tüzel kişiliği devam eden şirketin gayri faal olduğu gerekçesiyle geriye etkili terkini istenemez.

Ele alınan sorunlar

Gayri faal şirketin geçmişe etkili olarak ticaret sicilinden terkin edilip edilemeyeceği → ret

İddia: Davacı, ortağı olduğu şirketin faaliyetlerini sonlandırdığını, vergi mükellefiyet kaydının kapatıldığını ve oda üyeliğinin askıya alındığını ileri sürerek terkin talebinin reddine ilişkin kararın iptali ile şirket kaydının geçmiş bir tarih itibarıyla kapatılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Şirketin gayri faal olması, tüzel kişiliğin kendiliğinden ortadan kalkması için yeterli değildir. Şirketin sicilden terkin edilebilmesi için tüzel kişiliğin sona ermesi, bunun için de şirketin ortaklar kararı veya mahkeme kararıyla münfesih olması gerekir. Tüzel kişiliği devam eden şirketin yalnızca gayri faal olduğu belirtilerek geriye etkili şekilde ticaret sicilinden terkini istenemez. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Yargıtay kendi esas muhakemesini kurmadan onama yapmıştır; emsal değeri, benimsenen İlk Derece Mahkemesi gerekçesindeki gayri faalliğin tüzel kişiliği sona erdirmeyeceği ve terkin için infisah gerektiği holding'i üzerinden doğar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicil kararının iptali sicilden terkin tüzel kişiliğin sona ermesi infisah gayri faal şirket geriye etkili terkin

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/6503 E.  ,  2025/4176 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2024/1504 Esas, 2024/1414 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2023/670 E., 2024/462 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ortağı olduğu ... Paslanmaz ve Hırdavat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin bir süre faaliyette bulunduktan sonra faaliyetlerini sonlandırdıklarını, eş zamanlı olarak vergi dairesi mükellefiyet kaydının da kapatıldığını, ayrıca 2010 yılı itibariyle "..." silinerek üyeliğinin askıya alındığını, davalıdan şirketin üyeliğinin askıya alınma tarihi itibariyle tüzel kişilik kaydının silinmesini talep ettiklerini, ancak taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek red kararının iptali ile şirketinin 2010 yılı itibariyle kaydının kapatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, anılan şirketin gayri faal olmasının, tüzel kişiliğinin kendiliğinden ortadan kalması için yeterli bulunmadığı, şirketin sicilden terkin edilebilmesi için tüzel kişiliğin sonra ermesi gerekmekte olup, bunun için de ortaklar veya mahkeme kararıyla münfesih olmasının gerektiği, somut olayda, tüzel kişiliği devam eden şirketin gayri faal olduğu belirtilerek geriye etkili şekilde ticaret sicilden terkini isteminin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ticaret sicil kararının iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1165327100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1504 E. 2024/1414 K.

Oda üyelik kaydının silinmesi ticaret sicil kaydının silinmesini gerektirmez

Gerekçe özeti

Bir şirketin ticaret odası üyelik kaydının 5174 sayılı Kanun'un 10. maddesi veya buna dayalı tebliğ hükümleri çerçevesinde silinmiş olması, kendiliğinden ticaret sicil kaydının silinmesi sonucunu doğurmaz; ilgili tebliğ hükmü ancak kanunda öngörülen sınırlı hal (adres/durumun tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmesi) ile sınırlıdır ve genişletici yorumlanamaz. Şirketin fiilen faaliyette bulunmaması (gayri faal olması) da tüzel kişiliği kendiliğinden sona erdirmez; sicilden terkin için TTK'da düzenlenen sona erme sebeplerinden birinin (şirket sözleşmesinde belirlenen sebep, genel kurul kararı, iflas, organ eksikliği veya haklı sebeple fesih vb.) gerçekleşmiş olması ve tasfiye usulüne uygun işlem yapılması gerekir.

Emsal değeri

5174 sayılı Kanun'un 10. maddesi ve buna dayalı Tebliğ'in ticaret sicil kaydının silinmesine ilişkin hükümlerinin sınırlı ve istisnai nitelikte olduğu, oda kaydının silinmesinin tek başına ticaret sicil kaydının terkinini gerektirmediği, gayri faal şirketlerin tüzel kişiliğinin TTK'daki sona erme sebeplerine tabi olduğu yönündeki değerlendirme bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: ticaret sicil kaydının terkini oda üyelik kaydının silinmesi 5174 sayılı Kanun m.10 TTK m.636 sona erme sebepleri gayri faal şirket tasfiye usulü ikincil düzenlemenin kanuna aykırılığı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1504

KARAR NO 2024/1414

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/06/2024

NUMARASI 2023/670 Esas - 2024/462 Karar

DAVA

Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/10/2024

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili; müvekkillerinin 10.12.2003 tarihinde İstanbul Ticaret Sicilinde ... sicil numarasıyla kayıtlı ... San ve Tic ltd ştini kurup 5 yıl gibi bir süre faaliyette bulunduktan sonra 02.02.2009 tarihli karar ile 5 yıllığına şirket müdürü olarak ortak ...'ı tayin ederek 10.02.2009 tarihli ve 7246 sayılı ticaret sicil gazetesinde yayınlattıktan sonra faaliyetlerini sonlandırdıklarını, eş zamanlı olarak Küçükyalı Vergi Dairesi Müdürlüğünce mükellefiyet kaydının 30.11.2009 tarihi itibariyle kapatıldığını, ayrıca 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanununun 10'uncu maddesi mucibince, şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce 2010 tarihi itibariyle "Meslek Grubu ve Seçmen Listelerinden" silinerek üyeliğinin askıya alındığını, bir şirketin tüzel kişiliğinin 5174 sayılı Kanunun 10'uncu maddesi gereğince “Meslek Grubu ve Seçmen Listelerinden” silinmesi, faaliyetinin son bulduğu anlamına geldiğini,davalıdan şirketin üyeliğinin askıya alınma tarihi itibariyle tüzel kişilik kaydının silinmesini talep ettiklerini ancak taleplerinin reddedildiğini beyan ederek red kararının iptali ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...

sicilinde kayıtlı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. nin 2010 yılı itibariyle kaydının kapatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili müdürlükçe verilmiş bir ret kararı bulunmadığını, müvekkilinin TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece;davacıların ortağı olduğu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 30/11/2009 tarihinde resen kapatılmış olması ve davalı ... Sicil Müdürlüğünce 2010 yılında üyeliğinin askıya alınmış olması sebebiyle 14 yıldır gayri faal konumdaki tüzel kişiliğin kaydının askıya alınma tarihi itibariyle silinmesi talebiyle davalı ... Sicil müdürlüğüne yaptıkları başvurunun reddine ilişkin kararın iptaline ilişkin olduğu, davacı tarafından, hissedarı olduğu ... San. ve Tic. Ltd. Şti.nin 2009 yılından itibaren hiçbir ticari faaliyeti ve fiili işlemi olmaması nedeniyle bu tarih itibarıyla sicil kaydının terkin edilmesinin talep edildiği, anılan şirketin gayri faal olması, tüzel kişiliğinin kendiliğinden ortadan kaldırmadığını, şirketin sicilden terkin edilebilmesi için tüzel kişiliğin sonra ermesi gerektiği bunun için de ortaklar veya mahkeme kararıyla münfesih olması gerektiğini, tüzel kişiliği devam eden şirketin gayri faal olduğu belirtilerek geriye etkili şekilde ticaret sicilden terkini istemi yerinde olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili; müvekkillerinin 10.12.2003 tarihinde ... San. ve Tic. Ltd. Şti.ni kurdukları beş yıl faaliyette bulunduktan sonra 2.2.2009 tarihinde şirket müdürü olarak ...'ı tayin edip ticaret siciline tescil edildiğini, şirketin vergi kaydını 30.11.2009 tarihinde kapatıldığı 2010 yılında üyelik kaydının silindiğini 5174 sayılı kanunun 10 maddesi gereğince ticaret sicil kaydının resen silinmesi gerektiğini İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğünce bir şirketin herhangibir tarihte meslek grubu ve seçmen listelerinden kaydının silinmesi durumunda yani üyeliğinin askıya alınmasının sicil kaydının silinmesi anlamını taşıyacağını ileri sürerek itirazın kabulü ile şirketin 2010 yılı itibariyle sicil kaydının kapatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticaret sicil kararına itiraza ilişkindir. Davacılar vekili, şirketin 2009 yılı itibariyle faaliyetine son verilip, vergi kaydının terkin edildiğini,oda üyelik kaydının da silindiğini bu nedenle oda kaydının silindiği tarihden itibaren sicilden terkin edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 5174 Sayılı kanunun 10/3. maddesi; "Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır.

Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği, hükmünü içermektedir. "Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1.d maddesinde; "5174 sayılı kanunun 10 ve 32. maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler.." ifadesi ile TTK nın geçici 7.madde kapsamında olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir.

Bu nedenle kanunda öngörülen haller dışındaki durumlarda geçici 7 maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılacaktır. Anılan maddedeki sayılan hallerin sınırlı olduğu ve genişletici yorumda bulunulamayacağı,ikincil düzenlemeler dayandıkları kanun maddelerine aykırı olamayacağından ikincil düzenleme hükümleri dikkate alınmaz ve kanun hükümleri uygulanır. Açıklanan nedenlerle ;TTK nın 636 maddesinde genel olarak sona erme sebepleri düzenlenmiş olup,a) şirket sözleşmesinde bulunan ve belirlenen sona erme sebepleri, b) alınan genel kurul kararı ile sona erme c) iflasın açılması ile sona erme, d) kanunda öngörülen diğer sona erme hallerinde olduğu düzenlenmiştir.

Ayrıca organ eksikliği, haklı sebeple fesih istenmesi hallerinde mahkemece şirketin feshine karar verilebilir. Davacı vekili, her ne kadar oda kaydının silinmesi ile şirketin ticaret sicil kaydının silinmesi gerektiğini ileri sürse de şirketin özel ve genel sona erme sebepleri mevcut olmadığından davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/10/2024

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.