İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4157 E. 2025/4061 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 207↗ birlikte ifa kuralı↗ birlikte ifa↗ sipariş formu↗ yasal karine↗ brokerlik↗ yemin teklif hakkı↗ avans ödemesi↗ ihtarat↗ eft↗ yemin teklifi↗ karine↗ icra inkâr tazminatı↗ kısıtlılık↗ ba formu↗ kötüniyet tazminatı↗ yemin↗ kesin süre↗ satım sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ ifa↗ tbk 99↗ ticari defter↗ havale↗ asıl alacak↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dava sebebi↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/300 E., 2023/751 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.06.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya avans olarak 110.223,00 USD havale yapmasına rağmen ticari ilişkinin gerçekleşmediğini, paranın iade edilmemesi üzerine müvekkilince başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin ...'da bulunan ...'e ürün sattığını, ...'ya uygulanan ekonomik kısıtlamalar nedeniyle anılan şirketin banka aracılığıyla ödeme yapamadığını, bu gibi ülkelerde broker şirketler aracılığıyla para transferi yapıldığını, davacının da bu maksatla ödeme yaptığını, davacının ödemesinin müvekkilince ...'e satılan ürünlerin tutarıyla aynı olduğunu, malın gümrükten çıktığı tarihle gelen EFT'nin tarihinin uyuştuğunu, taraflar arasında sözleşme ve sipariş formu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya banka yoluyla 110.223,00 USD havale yapıldığı, davacının iddiasının dava konusu paranın davalıya avans olarak gönderilmesine rağmen taraflar arasında ticari ilişkinin gerçekleşmediği yönünde olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı uyarınca, davalının kendisine gönderildiği sabit olan dava ve icra takibine konu paranın avans olarak gönderilmesinden sonra davacının talimatına istinaden dava dışı ...'e ürün gönderdiği yönündeki savunmasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davalıya verilen sürede davalının sunduğu e-posta yazışma tercümeleri ve diğer belgelerde bu yönde bir açıklık bulunmadığı, davalının verilen ihtaratlı kesin sürede davacıya yemin teklifinde bulunarak yemin metnini de sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sair istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ancak İlk Derece Mahkemesince, yabancı para cinsinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin 110.223,00 USD asıl alacak ile asıl alacağa takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte devamına, alacağın %20’si oranında (23.10.2018 takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden hesaplanan) 127.638,23TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı taraf, davalıya avans olarak 110.223,00 USD havale yapmasına rağmen ticari ilişkinin gerçekleşmediğini, paranın iade edilmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını iddia etmiştir. Davalı ise ...'da bulunan ...'e ürün sattığını, ...'ya uygulanan ekonomik kısıtlamalar nedeniyle anılan şirketin banka aracılığıyla ödeme yapamadığını, bu gibi ülkelerde broker şirketler aracılığıyla para transferi gerçekleştirildiğini, davacının da bu maksatla ödeme yaptığını, davacının ödemesinin, ...'e satılan ürünlerin tutarıyla aynı olduğunu, malın gümrükten çıktığı tarihle gelen EFT'nin tarihinin uyuştuğunu, davacı avans ödemesi iddiasında bulunmuş ise de taraflar arasında hiçbir görüşme-yazışma olmadığını, aralarında sipariş formu ve satım sözleşmesi bulunmadığını savunmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı TBK) 207. maddesinde düzenlenen birlikte ifa kuralı gereği davacının avans ödemesi iddiası kapsamında 13.02.2018 tarihli havale dekontu incelendiğinde dekontta, avans ödemesi mahiyetinde olduğuna dair bir açıklama bulunmamaktadır. Davacı taraf söz konusu ödemeyi ticari defterlerine "verilen sipariş avansları hesabına" kaydetmişken, davalının ticari defterlerinde davacı adına açılmış bir kayıt bulunmayıp "alıcılar hesabında" Altabadi Company'nin USD hesabına 14.02.2018 tarihinde "İş Bankası EFT 110.223,00 USD" şeklinde kaydedilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 555 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal niteliği itibarıyla bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir anlatımla havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.06.2024 tarihli 2023/3-752 E., 2024/319 K. sayılı, Dairemizin 31.10.2022 tarihli 2021/3718 E, 2022/7594 K. sayılı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 26.02.2015 tarihli 2014/16198 E., 2015/2724/K. sayılı emsal ilamları). Davacının kendisi ya da üçüncü bir kişi adına ödeme yapması da sonucu değiştirmeyecektir.
Davalı vekilince dosyaya sunulan deliller ve 12.12.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda davalının defterleri incelenmek suretiyle yapılan açıklamalar da nazara alındığında dava dışı firmaya gönderilen mal tutarıyla davacının ödeme dekontundaki miktarların örtüştüğü görülmektedir. Davacı ile davalı arasında toptan mal alımına ilişkin 13.02.2018 tarihli ödemeden önce veya sonra akti ilişki bulunmayıp, davacı tarafça herhangi bir sipariş formu da ibraz edilmemiştir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yapılan açıklamalar ve delil durumu gözetilerek gerektiğinde bu çerçevede davacıya yemin teklif hakkı da hatırlatılarak sonuca göre karar verilmek gerekirken hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10616 E. 2013/11164 K.
Ortak:brokerlik · kötüniyet tazminatı · kötüniyet
İncelediğiniz kararda… ye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sair istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ancak İlk Derece Mahkemesince, yabancı para cinsinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin 110.223,00 USD «asıl alacak» ile asıl alacağa takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte devamına, alacağın %20’si oranında (23.10.2018 takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden hesaplanan) 127.638,23TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince tarafça temyiz edilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin ...'da bulunan ...'e ürün sattığını, ...'ya uygulanan ekonomik «kısıtlamalar» nedeniyle anılan şirketin banka aracılığıyla ödeme yapamadığını, bu gibi ülkelerde «broker» şirketler aracılığıyla para transferi yapıldığını, davacının da bu maksatla ödeme yaptığını, davacının ödemesinin müvekkilince ...'e satılan ürünlerin tutarıyla aynı olduğunu, malın gümrükten çıktığı tarihle gelen EFT'nin tarihinin uyuştuğunu, taraflar arasında sözleşme ve «sipariş formu» bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ise ...'da bulunan ...'e ürün sattığını, ...'ya uygulanan ekonomik «kısıtlamalar» nedeniyle anılan şirketin banka aracılığıyla ödeme yapamadığını, bu gibi ülkelerde «broker» şirketler aracılığıyla para transferi gerçekleştirildiğini, davacının da bu maksatla ödeme yaptığını, davacının ödemesinin, ...'e satılan ürünlerin tutarıyla aynı olduğunu, malın gümrükten çıktığı tarihle gelen EFT'nin tarihinin uyuştuğunu, davacı «avans ödemesi» iddiasında bulunmuş ise de taraflar arasında hiçbir görüşme-yazışma olmadığını, aralarında «sipariş formu» ve «satım sözleşmesi» bulunmadığını savunmuştur.
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Ancak, davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının da ispat edilmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, gerekçesi açıklanmaksızın davalı lehine «kötüniyet tazminatınan» karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/4157 E. , 2025/4061 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/460 Esas, 2024/365 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/300 E., 2023/751 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.06.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya avans olarak 110.223,00 USD havale yapmasına rağmen ticari ilişkinin gerçekleşmediğini, paranın iade edilmemesi üzerine müvekkilince başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin ...'da bulunan ...'e ürün sattığını, ...'ya uygulanan ekonomik kısıtlamalar nedeniyle anılan şirketin banka aracılığıyla ödeme yapamadığını, bu gibi ülkelerde broker şirketler aracılığıyla para transferi yapıldığını, davacının da bu maksatla ödeme yaptığını, davacının ödemesinin müvekkilince ...'e satılan ürünlerin tutarıyla aynı olduğunu, malın gümrükten çıktığı tarihle gelen EFT'nin tarihinin uyuştuğunu, taraflar arasında sözleşme ve sipariş formu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya banka yoluyla 110.223,00 USD havale yapıldığı, davacının iddiasının dava konusu paranın davalıya avans olarak gönderilmesine rağmen taraflar arasında ticari ilişkinin gerçekleşmediği yönünde olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı uyarınca, davalının kendisine gönderildiği sabit olan dava ve icra takibine konu paranın avans olarak gönderilmesinden sonra davacının talimatına istinaden dava dışı ...'e ürün gönderdiği yönündeki savunmasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davalıya verilen sürede davalının sunduğu e-posta yazışma tercümeleri ve diğer belgelerde bu yönde bir açıklık bulunmadığı, davalının verilen ihtaratlı kesin sürede davacıya yemin teklifinde bulunarak yemin metnini de sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sair istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ancak İlk Derece Mahkemesince, yabancı para cinsinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin 110.223,00 USD asıl alacak ile asıl alacağa takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte devamına, alacağın %20’si oranında (23.10.2018 takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden hesaplanan) 127.638,23TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı taraf, davalıya avans olarak 110.223,00 USD havale yapmasına rağmen ticari ilişkinin gerçekleşmediğini, paranın iade edilmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını iddia etmiştir. Davalı ise ...'da bulunan ...'e ürün sattığını, ...'ya uygulanan ekonomik kısıtlamalar nedeniyle anılan şirketin banka aracılığıyla ödeme yapamadığını, bu gibi ülkelerde broker şirketler aracılığıyla para transferi gerçekleştirildiğini, davacının da bu maksatla ödeme yaptığını, davacının ödemesinin, ...'e satılan ürünlerin tutarıyla aynı olduğunu, malın gümrükten çıktığı tarihle gelen EFT'nin tarihinin uyuştuğunu, davacı avans ödemesi iddiasında bulunmuş ise de taraflar arasında hiçbir görüşme-yazışma olmadığını, aralarında sipariş formu ve satım sözleşmesi bulunmadığını savunmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı TBK) 207. maddesinde düzenlenen birlikte ifa kuralı gereği davacının avans ödemesi iddiası kapsamında 13.02.2018 tarihli havale dekontu incelendiğinde dekontta, avans ödemesi mahiyetinde olduğuna dair bir açıklama bulunmamaktadır. Davacı taraf söz konusu ödemeyi ticari defterlerine "verilen sipariş avansları hesabına" kaydetmişken, davalının ticari defterlerinde davacı adına açılmış bir kayıt bulunmayıp "alıcılar hesabında" Altabadi Company'nin USD hesabına 14.02.2018 tarihinde "İş Bankası EFT 110.223,00 USD" şeklinde kaydedilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 555 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal niteliği itibarıyla bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir anlatımla havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.06.2024 tarihli 2023/3-752 E., 2024/319 K. sayılı, Dairemizin 31.10.2022 tarihli 2021/3718 E, 2022/7594 K. sayılı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 26.02.2015 tarihli 2014/16198 E., 2015/2724/K. sayılı emsal ilamları). Davacının kendisi ya da üçüncü bir kişi adına ödeme yapması da sonucu değiştirmeyecektir.
Davalı vekilince dosyaya sunulan deliller ve 12.12.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda davalının defterleri incelenmek suretiyle yapılan açıklamalar da nazara alındığında dava dışı firmaya gönderilen mal tutarıyla davacının ödeme dekontundaki miktarların örtüştüğü görülmektedir. Davacı ile davalı arasında toptan mal alımına ilişkin 13.02.2018 tarihli ödemeden önce veya sonra akti ilişki bulunmayıp, davacı tarafça herhangi bir sipariş formu da ibraz edilmemiştir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yapılan açıklamalar ve delil durumu gözetilerek gerektiğinde bu çerçevede davacıya yemin teklif hakkı da hatırlatılarak sonuca göre karar verilmek gerekirken hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1165213900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz