6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Takip talebindeki sözleşme tarihinin sehven yazılması ve eksik inceleme

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1475 E. 2024/228 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İcra Takibine İtiraz mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davası takip talebine sıkı sıkıya bağlı olmakla birlikte, takip talebinde alacağın dayanağı olarak gösterilen belgenin (örneğin hesap kat ihtarnamesi) içeriğinden gerçek sözleşmenin tespit edilebildiği hallerde, takip talebindeki sözleşme tarihine ilişkin maddi hata, davanın takip talebine aykırı bir alacak talebi olarak nitelendirilmesini gerektirmez. Ayrıca, alacak miktarının denetime elverişli şekilde hesaplanmadığı ve bu hususta önemli delillerin toplanıp değerlendirilmediği anlaşılan hallerde, HMK 353(1)a-6 uyarınca ilk derece kararı kaldırılıp dosya yeniden inceleme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilir.

Ele alınan sorunlar

Takip talebinde gösterilen sözleşme tarihinin hatalı olması nedeniyle davanın takibe aykırı alacak talebi sayılıp sayılmayacağı → kabul

İddia: Davacı vekili, takip talebinde yer alan 16/09/2015 tarihinin icra tarihi olup bilgisayar programı tarafından sehven otomatik yazıldığını, alacağın dayanağı olarak 22/11/2012 tarihli kat ihtarnamesinin açıkça gösterildiğini, kat ihtarnamesinden taşıt kredisi bilgilerine ulaşılabileceğini belirterek ilk derece kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İtirazın iptali davası takip talebine sıkı sıkıya bağlı bir dava olup, davada takip talebinde istenenden başka bir alacağın talep edilmesi mümkün değildir. Ancak bu ilkenin uygulanabilmesi için takip talebinde gösterilen alacağın davaya konu edilen alacaktan gerçekten farklı olması gerekir. Somut olayda taraflar arasında 16/09/2015 tarihli bir sözleşme bulunmamakla birlikte, takip talebinde açıkça yer verilen hesap kat ihtarnamesi içeriğinden, alacağın dayanağı olan gerçek kredi sözleşmesinin (24/05/2012 tarihli sözleşme) tespit edilebildiği anlaşılmaktadır. Takip talebindeki sözleşme tarihine ilişkin hatanın sehven yazıldığı, davaya konu edilen borç ile takip talebinde gösterilen borcun aynı olduğu sonucuna varıldığından, salt sözleşme tarihindeki maddi hataya dayanılarak davanın reddedilmesi doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacak miktarının denetime elverişli şekilde hesaplanıp hesaplanmadığı → tartışılmadı

Gerekçe: Dosyada yapılan bilirkişi incelemesinde, hesabın kat edildiği tarih itibariyle faiziyle birlikte oluşan borç bakiyesi ile temerrüt tarihi itibariyle oluşan alacak miktarı denetime elverişli şekilde belirlenmemiş, rehinli aracın satış bedelinin alacaktan düşüldüğü tarih itibariyle temlik eden bankanın alacağının ulaştığı miktar hesaplanmamıştır. Temlik eden bankanın alacağının takip tarihi itibariyle ulaştığı miktarın denetime elverişli şekilde tespiti gerekmekte olup mevcut bilirkişi raporunda bu hususta açıklık bulunmadığından, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir. Uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle karar kaldırılmalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Takip talebinde alacağın dayanağı gösterilen sözleşme tarihinde maddi hata bulunsa da, takip talebinde yer alan diğer belgelerden (hesap kat ihtarnamesi) gerçek sözleşmenin tespit edilebildiği hallerde, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesine aykırı sayılmayacağı yönündeki tespiti nedeniyle emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi hesap kat ihtarnamesi rehinli icra takibi denetime elverişli bilirkişi raporu temlik

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1475

KARAR NO 2024/228

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 03/06/2021

NUMARASI 2018/995 Esas - 2021/467 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/02/2024

Davanın reddine ilişkin kararın temlik alan davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı ... ile müvekkili banka arasında imzalanan Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesine istinaden davalı ... taşıt kredisi tahsis edildiğini, ancak davalının müvekkili banka ile imzaladığı sözleşme hükümlerine aykırı davaranarak kredi borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyalı ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiğini, rehin konulan aracın Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Sayılı dosyasından satıldığını, ancak satış bedelinin alacak miktarını karşılamaması sebebiyle Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyalı ile kalan bakiye olan 34.115,66-TL takip toplamı üzerinden ilamsız icra takibine geçildiğini ve davalının buna itiraz edip takibi durdurduğunu belirterek söz konusu haksız itirazın iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; dava konusu alacağın ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesinden kaynaklandığını, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyalı ile aracın satıldığını, davacının 8.816,99-TL rehin açığı belgesi aldığını, davacının üç yıl sonra 34.115,66-TL alacak üzerinden icra takibine geçmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ile davacı banka arasında takip talebinde belirtilen 16/09/2015 tarihli bir sözleşme bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; takibin 16/09/2015 tarihli taşıt kredisi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatıldığı, ancak dosyada bu tarihli bir kredi sözleşmesinin bulunmadığı, davalının 24/05/2012 tarihinde imzaladığı taşıt kredisi sözleşmesi bulunduğu, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı dava olup, bu tür bir davada takip talebinde istenen dışında bir alacağın talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacının takip konusu edilmeyen sözleşmeden kaynaklı alacağın bu davada değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; her ne kadar mahkemece taraflar arasında takip talebinde belirtilen 16/09/2015 tarihli sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de 16/09/2015 tarihinin icra tarihi olup bilgisayar programı tarafından sehven otomatik olarak yazıldığını, bir sözleşmeden kaynaklanan alacağın bu kadar kısa bir süre içerisinde muaccel olmasının da mümkün olmadığını, ayrıca takip talebinde alacağın dayanağı olarak 22/11/2012 tarihli kat ihtarnamesinin açıkça gösterildiğini, kat ihtarnamesinden taşıt kredisi bilgilerine ulaşılabileceğini, mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı alacaklının takip talebinde alacağının dayanağı olarak gösterdiği 16/09/2015 tarihli taşıt kredisi sözleşmesi bulunmadığı, davalının sadece 24/05/2012 tarihli taşıt kredisi sözleşmesi imzaladığı, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı dava olup, bu tür bir davada takip talebinde istenen dışında bir alacağın talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili ise takip talebinde kredi sözleşmesinin tarihi olarak gösterilen 16/09/2015 tarihinin, takip talebinin hazırlandığı tarih olduğu, bu tarihin takip talebinde sehven kaldığı, alacağın dayanağı olarak 22/11/2012 tarihli kat ihtarnamesinin açıkça gösterildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Somut olayda, temlik eden banka ile davalı arasında ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme kapsamında banka tarafından davalıya 24/05/2012 tarihinde 36.000-TL bedelli, 48 ay vadeli, aylık % 1,25 faiz oranı ile taşıt kredisi kullandırdığı, kredi bedelinin davalının hesabına geçtiği, davalı tarafından ilk iki taksitin ödendiği, kalan taksitlerin ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından Bakırköy ...

Noterliği'nin 22/11/2012 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabın 37.155-TL üzerinden kat edildiği, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan rehinli icra takibi neticesinde ihale ve satış masrafı düşüldükten sonra bakiye satış bedeli 27.811,33-TL'nin icra dosyasına aktarıldığı ve harcın düşülmesi ile 23.973,23-TL'nin anapara bakiyesine mahsup edilerek Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı hakkında 8.816,99-TL anapara borç bakiyesi, 19.139,94-TL işlemiş faiz, 957-TL BSMV, 5.201,73-TL masraf olmak üzere 34.115,66-TL alacak için icra takibi başlatıldığı, takip talebinde takibin dayanağı olarak "16/09/2015 tarihli ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi" ve "Bakırköy ...

Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 22/11/2012 tarihli hesap kat ihtarı 8.816,99-TL" gösterildiği anlaşılmaktadır.Her ne kadar mahkemece taraflar arasında 16/09/2015 tarihli sözleşme bulunmadığı, dolayısıyla takipte başka bir alacak talep edildiği sonucuna varılmış ise de taraflar arasında 16/09/2015 tarihinde düzenlenen bir sözleşme bulunmadığı, takip talebinde açıkça yer verilen Bakırköy ... Noterliği'nin 22/11/2012 tarihli ... yevmiye nolu kat ihtarnamesinde alacağın dayanağı olduğu anlaşılan 24/05/2012 tarihli sözleşmenin gösterildiği, kat ihtarnamesi içeriğinden doğru kredi sözleşmesinin tespit edilebildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, takip talebinde "16/09/2015" tarihine sehven yer verildiği, davaya konu edilen borçla takip talebinde gösterilen borcun aynı olduğu sonucuna varıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.

Diğer taraftan, bilirkişi incelemesi yapılmış ise de hesabın kat edildiği tarih itibariyle faiziyle birlikte oluşan borç bakiyesi ile temerrüt tarihi itibariyle oluşan alacak miktarı denetime elverişli bir şekilde belirlenmemiş, rehinli araç satış bedelinin alacaktan düşüldüğü tarih itibariyle temlik eden davacı bankanın alacağının ulaştığı miktar hesaplanmamıştır. Temlik eden bankanın alacağının takip tarihi itibariyle ulaştığı miktarın denetime elverişli bir şekilde tespiti gerekmekte olup dosyada mevcut bilirkişi raporunda bu hususta açıklık bulunmadığından bahsi geçen hususlarda yeni bir bilirkişi incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/995 Esas - 2021/467 Karar sayılı 03/06/2021 tarihli kararının, 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/02/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/116518 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.