6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İç kaynaklardan sermaye artırımı Cumhurbaşkanı iznine tabi değildir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5449 E. 2025/3792 K. · · İlk derece: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Belediyeler ve diğer mahalli idarelerin ticari kuruluş kurmaları veya mevcut ya da kurulacak şirketlere sermaye katılımında bulunmaları 4046 sayılı Kanun'un 26/son maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının iznine tabidir; buna karşılık hâlihazırda ortak olunan bir şirkette iç kaynaklardan yapılan sermaye artırımı bu izin şartına tabi değildir ve bu gerekçeyle tescil talebinin reddi hukuka aykırıdır.

Ele alınan sorunlar

Hâlihazırda ortak olunan şirkette iç kaynaklardan yapılan sermaye artırımının Cumhurbaşkanı iznine tabi olup olmadığı → kabul

İddia: Davalı sicil müdürlüğü, tescil taleplerini kanun ve ikincil düzenlemelerin verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirmek zorunda olduğunu, mevzuata uygun ikincil düzenleme uyarınca işlem tesis ettiğini savunmuştur.

Gerekçe: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 26/son maddesi uyarınca belediyeler ve diğer mahalli idareler ile bunların kurdukları birlikler tarafından ticari amaçla faaliyette bulunmak üzere ticari kuruluş kurulması ile mevcut veya kurulacak şirketlere sermaye katılımında bulunulması Cumhurbaşkanının iznine tabidir. Somut olayda ise kurulmuş ve hâlihazırda ortak olunan bir şirkette iç kaynaklardan sermaye artırımı yapıldığından, genel kurulda alınan sermaye artırımı kararı Cumhurbaşkanı iznine tabi değildir. Sermaye artırımı kararının tescil ve ilanı için de üç aylık süre içinde sicil müdürlüğüne başvurulmuştur. Bu nedenle tescil talebinin reddine dair sicil müdürlüğü işlemi hukuka aykırı olup iptali ile genel kurul kararının tescil ve ilanı gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Yargıtay kendi esas muhakemesini kurmadan onama yapmıştır; emsal değeri, benimsenen İlk Derece Mahkemesi gerekçesindeki 4046 sayılı Kanun 26/son uyarınca izin şartının kapsamına ilişkin holding üzerinden doğar.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
Sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının tescil ve ilanı için üç aylık süre içinde ticaret sicili müdürlüğüne başvurulması gerekir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicili müdürlüğü kararına itiraz tescil ve ilan iç kaynaklardan sermaye artırımı mahalli idare iştiraki Cumhurbaşkanı izni olağanüstü genel kurul kararı

Atıf yapılan mevzuat: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun — 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun 26/son

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/5449 E.  ,  2025/3792 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2024/1045 Esas, 2024/1121 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2023/714 E., 2023/1143 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısının 20.06.2023 tarihinde yapıldığını, müvekkili şirket tarafından ilgili tüm evraklar ile 19.09.2023 tarihinde ... Müdürlüğü’ne tescil talebinde bulunulduğunu, tescil başvuru dosyasının ilk olarak 20.09.2023 tarihinde iade edildiğini, iade üzerine müvekkili şirket tarafından 27.09.2023 tarihinde yeniden başvuru yapıldığını, genel kurulun tescili aksi halde tescilin gecikmesi durumunda müvekkili şirketin maruz kalacağı telafisi zor zararlardan ve ticari faaliyetlerini sürdürmesinin gerekliliğinden bahsedilerek olağanüstü genel kurulun geçici tescili, reddi halinde gerekçeli ret kararının ve sunulan tüm belgelerin asıllarının iadesinin talep edildiğini, tescil başvurusunun ilk ret gerekçesi olarak “genel kurulda, İBB’yi temsil etmeye ilişkin meclis kararı ibraz edilmesi gerektiği” gösterildiğini, ...

Müdürlüğü tarafından ret kararının dayanağını oluşturan düzenleyici işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 20.06.2023 tarihli müvekkili şirket olağanüstü genel kurul kararının ticaret siciline tesciline ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda müvekkilinin mevzuata uygun bir biçimde hareket ettiğini, müvekkili Sicil Müdürlüğünün ticaret siciline tescil konusundaki talepleri ilgili kanun ve ikincil düzenlemelerin kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağlamak zorunda olduğunu, mevzuata da uygun olan ikincil düzenlemeye uygun olarak işlem tesis ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

20. 06.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların tescil ve ilanının 19.09.2023 tarihinde talep edildiği, davacının 3 aylık süre içerisinde sermaye artırımı kararının tescil ve ilanı için Sicil Müdürlüğüne başvurduğu, Şile Belediyesinin taahhüt altına sokulduğuna ilişkin red gerekçesi ise; 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 26/son maddesi uyarınca Belediyeler ve diğer mahalli idareler ile bunların kurdukları birlikler tarafından ticari amaçla faaliyette bulunmak üzere ticari kuruluşlar kurulması, mevcut veya kurulacak şirketlere sermaye katılımında bulunmasının Cumhurbaşkanının iznine tabi olduğu, somut olayda ise kurulmuş ve hali hazırda ortak olunan şirkette iç kaynaklardan sermaye artırımı yapıldığı, 20.06.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artımı kararının Cumhurbaşkanı iznine tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ...

Müdürlüğünün 26.10.2023 tarih ve 84329644/112513 sayılı tescil talebinin reddine dair işlemin iptaline, davacı şirketin 26.10.2023 tarihli olağanüstü genel kurul kararının tesciline ve bu tescilin Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, Ticaret Sicili kararına itiraza ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1164556100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1045 E. 2024/1121 K.

Ticaret sicili müdürlüğünün tescil talebini reddi işlemine itiraz

Gerekçe özeti

Belediyenin ortağı olduğu bir şirkette gerçekleştirilen sermaye artırımı, yeni şirket kurulması veya mevcut şirkete sermaye katılımı niteliğinde olmadığından 4446 sayılı Kanun'un 26/son maddesindeki Cumhurbaşkanı izni şartına tabi değildir; belediye meclisinin yetki alanı dışında kalan hususlarda belediye başkanı, bağlı şirketin genel kurulunda temsil için temsilci atayabilir; genel kurul tarihinden itibaren üç aylık tescil süresinin korunup korunmadığı, tescil başvurusunun bu süre içinde yapılıp yapılmadığına göre değerlendirilir, sicil müdürlüğünün işlemi geciktirmesi bu süreyi ihlal etmiş sayılmaz.

Emsal değeri

Belediye ortaklığı bulunan şirketlerde sermaye artırımının Cumhurbaşkanı izni kapsamına girmediği ve belediye başkanının bağlı şirket genel kurulunda temsilci atama yetkisine ilişkin değerlendirmeler, benzer belediye ortaklığı içeren sermaye artırımı tescili uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: ticaret sicili kararına itiraz sermaye artırımı tescili hak düşürücü süre Cumhurbaşkanı izni belediye meclisi yetkisi belediye başkanının temsil yetkisi iç kaynaklardan sermaye artırımı maddi hata

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1045

KARAR NO 2024/1121

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/12/2023

NUMARASI 2023/714 Esas - 2023/1143 Karar

DAVA

Ticaret Sicili Kararına İtiraz

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

.DAVA: Davacı vekili; davacı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısının 20.06.2023 tarihinde yapıldığını ve tutanağın İstanbul ... Noterliğinin 19.09.2023 tarih ve .. yev numarasıyla tasdik edildiğini, müvekkili şirket tarafından ilgili tüm evraklar ile 19.09.2023 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne tescil talebinde bulunulduğunu, tescil başvuru dosyasının ilk olarak 20.09.2023 tarihinde iade edildiğini, iade üzerine müvekkili şirket tarafından 27.09.2023 tarihinde yeniden başvuru yapıldığını, genel kurulun tescili aksi halde tescilin gecikmesi durumunda müvekkili şirketin maruz kalacağı telafisi zor zararlardan ve ticari faaliyetlerini sürdürmesinin gerekliliğinden bahsedilerek olağanüstü genel kurulun geçici tescili, reddi halinde gerekçeli ret kararının ve sunulan tüm belgelerin asıllarının iadesinin talep edildiği, tescil başvurusunun ilk ret gerekçesi olarak “genel kurulda, İBB’yi temsil etmeye ilişkin meclis kararı ibraz edilmesi gerektiği” gösterildiğini, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ret kararının dayanağını oluşturan düzenleyici işlemin hukuka aykırı olduğunu, ileri sürerek, 20.06.2023 tarihli müvekkili şirket olağanüstü genel kurul kararının ticaret siciline tesciline ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; dava konusu olayda müvekkili Sicil Müdürlüğü, mevzuata uygun bir biçimde ve dayanak idari işleme uygun hareket ettiğini, hukuka aykırı olduğu iddia edilen dayanak idari işlemin her idari işlem gibi idarenin işlemlerinin hukukiliği karinesinden yararlandığını, müvekkili Sicil Müdürlüğü ticaret siciline tescil konusundaki talepleri ilgili kanun ve ikincil düzenlemelerin kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağlamak zorunda olduğunu, mevzuata da uygun olan ikincil düzenlemeye uygun olarak işlem tesis ettiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece;

20. 06.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların tescil ve ilanı 19.09.2023 tarihinde talep edildiği, davacı 3 aylık süre içerisinde sermaye artırımı kararının tescil ve ilanı için Sicil Müdürlüğüne başvurduğu,süresinde yapılan başvuru ile davacının TTK md. 456/3 de düzenlenen şartı yerine getirdiğinin kabulü gerektiği, Şile Belediyesinin taahhüt altına sokulduğuna ilişkin red gerekçesi ise; 4046 Sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun' un 26/son maddesi uyarınca Belediyeler ve diğer mahalli idareler ile bunların kurdukları birlikler tarafından ticari amaçla faaliyette bulunmak üzere ticari kuruluşlar kurulması, mevcut veya kurulacak şirketlere sermaye katılımında bulunması, Cumhurbaşkanının iznine tabi olduğunu, somut olayda ise kurulmuş ve hali hazırda ortak olunan şirkette iç kaynaklardan sermaye artırımı yapılmış olması nedeni ile 20.06.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artımı kararının Cumhurbaşkanı iznine tabi olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün, 26.10.2023 tarih ve ...

sayılı tescil talebinin reddine dair işlemin iptaline, davacı şirketin 26.10.2023 tarihli olağanüstü genel kurul kararının tesciline ve bu tescilin ticaret sicil gazetesinde ilanına, karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; huzurdaki davada tescili istenen sermaye artırımına ilişkin genel kurulun tescili bakımından, 6102 sayılı TTK'nın 456/f.3'te öngörülmüş hak düşürücü nitelikteki kesin süre geçtiği için, mevzuata uygun olarak reddedilmiş genel kurulun usulden reddi gerektiğini, dava konusu edilen işlemin iadesi, özü itibariyle, 24.04.2019 tarih ve 43742444 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görüşü doğrultusunda hareket edilmesine ilişkin Ticaret Bakanlığının 15.05.2019 tarihli talimat yazısına dayandığını, anılan talimat uyarınca ilgili meclis kararı bulunmamasından kaynaklandığını, idari işlem olduğundan idari yargının görevli bulunduğunu, buna göre; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.462/f.3.

maddesi gereği, nakit artırım yapıldığında, sermayeye eklenebilecek fonların tespiti yapılması gerektiği halde, sermayeye eklenebilecek fonlara ilişkin tespit yapılmamış olması da, dava konusu genel kurulun bir başka mevzuata aykırılığı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, müvekkili davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargı gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; TTK'nın 34. madde uyarınca Ticaret Sicili kararına itiraza ilişkindir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tescil başvurusunun tek pay sahibi adına genel kurula katılan kişinin yetkilendirildiğine ilişkin Meclis Kararı ibraz edilmesi gerektiği bildirilerek , 20.09.2023 tarihinde iade edildiği, 26.10.2023 tarihli karar ile "tek pay sahibi adına genel kurula katılan kişinin yetkilendirildiğine ilişkin Meclis Kararı ibraz edilmesi gerektiği, sermaye artırım kararının üç aylık süre içinde tescil edilmediğinden hükümsüz hale geldiği, sermaye artırım kararının Cumhurbaşkanı'nın izin kararına bağlı olduğu, sermaye artırımı nedeniyle Şile Belediyesinin taahhüt altına girdiği, sermayeye eklenecek fonların mevcut olup olmadığının belirlenmediği" bildirilerek reddedilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu 18. maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri, düzenlenmiştir. Belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine temsilci atama yetkisinin belediye organlarından hangisi tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmamaktadır. Anılan maddenin 1. fıkrasının (i) bendinde "Bütçe içi işletme ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar vermek" hükmü yer almaktadır.Düzenleme ortaklıkların kurulmasına ve ortaklıktan ayrılmaya ilişkindir. Ortaklardan İBB'nin sermaye artırımına ilişkin alınan 15.12.2022 tarihli, 1587 sayılı İBB Meclis kararı ve Silivri Belediyesinin Meclis Kararının tescil başvurusuna eklendiği anlaşılmaktadır.

Şile Belediyesi'nin sermaye artırımına katılımına ilişkin meclis kararı sunulmamıştır.Ancak iç kaynaklardan yapılan artırım nedeniyle payları artmış görünmektedir. Şile Belediyesi tarafından kullanılmayan rüçhan hakkının başkaca bir ortak tarafından kullanılmasına karar verildiği gözetildiğinde, bu nedenle, sermaye artışının anılan belediye bakımından mali yükümlülük teşkil ettiği gerekçesiyle tescil isteminin reddi doğru görülmemiştir. 4446 sayılı kanunun 26/son maddesinde "Belediyeler ve diğer mahalli idareler ile bunların kurdukları birlikler tarafından ticari amaçla faaliyette bulunmak üzere ticari kuruluşlar kurulması, mevcut veya kurulacak şirketlere sermaye katılımında bulunması, Cumhurbaşkanı iznine tabidir." denilmiştir.

Ne var ki; yapılan sermaye artırımı; yeni kurulacak şirket veya mevcut şirketlere sermaye katılımı değil ortak olunan şirkette yapılan sermaye artırımıdır. 5593 sayılı kanun'un 37. maddesinde ise belediye başkanı; belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisi bulunduğu, (p) bendinde ise; kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ve belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu düzenlenmiştir. Belediye tüzel kişiliği adına vekalet vermek de başkanın yetkisindedir. Belediye meclisine verilen yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan belediye başkanının bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul yasal düzenlemelere aykırıdır.

Diğer bir ret sebebi olan sermayeye eklenecek fonlar var iken nakit sermaye artırımı yapılamayacağı belirtilmiş ise de; YMM raporu ile sermayeye eklenecek fonlar belirlenmiş olup, sermaye artırımın bir kısmının anılan YMM raporuna göre iç kaynaklardan karşılanmasına karar verilmiştir.Bir başka ret sebebi ise; üç aylık süre içinde tescilin sağlanamamış olmasıdır. Genel kurul tarihinden itibaren üç aylık süre içinde başvurunun varlığı sabit olup, yasal sürede başvuru üzerine işlem yapma yükümlülüğü davalıdadır.Aksinin kabulü davalı tarafından tescil başvurusunun zamanında yapılmaması halinde alınan sermaye artımı kararlarının hükümsüz kalacağı sonucuna varılacaktır ki ,şirket organlarının iradesinin davalıdan kaynaklanabilecek gecikmeler sebebiyle hükümsüz kılınabileceği sonucuna varılacaktır.

Açıklanan nedenlerle; her ne kadar gerekçeli kararda 26.10.2023 tarihli kararın tesciline karar verilmiş ise de; gerekçe içeriğinde 20.06.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararın tescilinin talep edildiğinin belirli olduğu, maddi hatanın mahallinde giderilebileceği, davanın niteliği itibariyle TTK'da düzenlenen ticaret sicil kararına itiraz davası olup, idari yargının görevli olmasının söz konusu olmadığı, davalı kanuna uygun işlem yaptığını ileri sürse de benzer uyuşmazlıklara ilişkin olarak verilen çok sayıda emsal yargı kararlarını dikkate almadan davanın açılmasına sebebiyet veren davalının vekalet ücreti ve yargı gideri ile sorumlu tutulması HMK'nın 326. maddesi gereği olduğundan istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 482-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/07/2024

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.