Tavzih yoluyla hükümde tanınan hakların değiştirilememesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6623 E. 2025/4205 K. ·
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Tavzih, hükümde açık olmayan bir durumun veya birbirine aykırı fıkraların giderilmesine hizmet eder; HMK 305/2 uyarınca taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz ve değiştirilemez. Hükümde maddi hata veya belirsizlik yoksa, esasa ilişkin bir belirlemenin (örneğin faize ilişkin hükmün) düzeltilmesi ancak kanun yolları ile istenebilir; yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça hüküm değiştirilemez.
Ele alınan sorunlar
Hükümdeki faiz belirlemesinin tavzih yoluyla değiştirilmesinin mümkün olup olmadığı → ret
İddia: Asıl davada davacı, takip talebinde yer almayan bir ibarenin gerekçeli kararın hüküm fıkrasına sehven yazıldığını ve icra takip talebi ile açık çelişki oluşturduğunu ileri sürerek HMK'nın 304. maddesi uyarınca bu ibarenin hükümden çıkarılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305/2 hükmü kapsamında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz ve değiştirilemez. Gerekçeli kararda faizin niçin o şekilde yürütüldüğü açıkça belirtilmiş olup kararda bir yanlışlık bulunmadığından tavzih/tashih talebi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Tavzihe konu olabilecek hâllerin kapsamı ve hükmün değiştirilemezliği → ret
İddia: Asıl davada davacı, ek kararlarla tavzih talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
Gerekçe: Kararda maddi hata bulunmadığı gibi tavzihe konu olabilecek, hükümde açık olmayan bir durum veya birbirine aykırı fıkralar da yoktur. Talep edilen husus, süresi içinde başvuru ile olağan veya olağanüstü kanun yolları ile düzeltilebilecek hususlar arasında yer almaktadır; yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen hüküm değiştirilemez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Yargıtay kendi esas muhakemesini kurmadan onama yapmıştır; emsal değeri, benimsenen alt merci gerekçelerindeki tavzih kurumunun sınırına ilişkin holding üzerinden doğar.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tavzih↗ hükmün tashihi↗ maddi hata↗ hükmün değiştirilemezliği↗ kanun yolları↗ yargılamanın iadesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/6623 E. , 2025/4205 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/1760 Esas, 2024/1658 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davanın davacısı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. TALEP
1.Asıl davada davacı vekili 10.09.2024 havale tarihli tavzih talepli dilekçesinde; müvekkilinin, davalıdan alacaklarının tahsili amacı ile öncelikle İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5779 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, takip talebinde 1.322.080,22 TL alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %18 faizi, icra giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsilinin talep edildiğini, borçlunun haksız itirazı nedeni ile davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının sonucunda “davalının İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü 2016/5779 E. sayılı takip dosyasında itirazının 1.103.389,84 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18 oranını aşmamak kaydıyla ...
faiz yürütülmesine” şeklinde hüküm tesis edildiğini, takip talebi kapsamında istenen %18'lik orana gerekçeli kararda da yer verilmiş ise de davacının takip talebinde yer almayan “...” ibaresinin sehven yazıldığını, bunun icra takip talebi ile açık çelişki meydana getirdiğini ileri sürerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 304. maddesi gereğince tavzih talebinin kabulü ile gerekçeli kararın “Hüküm” kısmının 1. maddesinde yer alan “...” ibaresinin hükümden çıkarılmasını ve “asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18 oranını aşmamak kaydıyla faiz yürütülmesine” şeklinde tavzih kararı verilmesini talep etmiştir.
2.Asıl davada davacı vekili 30.09.2024 havale tarihli dilekçesi ile de gerekçeli kararın “Hüküm” kısmının 1. maddesinde yer alan “...” ibaresinin hükümden çıkarılması ile “asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18 oranını aşmamak kaydıyla faiz yürütülmesine” şeklinde tavzih kararı verilmesini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2024 tarihli ek kararı ile HMK’nın 305/2 hükmü kapsamında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılıp değiştirilemeyeceği, gerekçeli kararda açıkça neden ... faiz yürütüldüğünün belirtildiği, kararda bir yanlışlık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin hükmün tashihi talebinin reddine, 02.10.2024 tarihli ek kararla da davacı vekilinin sunduğu tavzih talebi ve davalı vekilinin tavzih talebine karşı sunduğu olduğu 17.09.2024 tarihli beyan dilekçesi incelenerek oluşturulan 26.09.2024 tarihli tavzih kararında aynı hususta karar verildiği gerekçesiyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, ek kararlar, asıl davada davacı vekilince istinaf edilmiştir.
III. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yıllık %18 oranını aşmamak üzere ... faiz uygulanmasına dair verilen kararın davacı tarafça istinaf edilmediği, kararda bir maddi hata olmadığı, tavzihe konu olabilecek, hükümde açık olmayan bir durum veya birbirine aykırı fıkralar bulunmadığı, davacının talep ettiği hususun ... süresi içerisinde başvuru ile olağan veya olağanüstü kanun yolları ile düzeltilecek hususlar arasında yer aldığı, yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen hükmün değiştirilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup uyuşmazlık, davacının tavzih talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararın davacı tarafından istinaf edilmemesine göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1164512200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz