Cari hesap kayıtlarında ödeme açıklamalı kaydın ispat gücü
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1302 E. 2024/102 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Cari Hesap Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma
Gerekçe özeti
Tacir olan tarafın kendi ticari defterlerinde takip konusu alacak tutarıyla örtüşen ve ödemeye delalet eden açıklamalarla (örn. 'ödeme', 'nakit') yer alan kayıtlar, aksi ispatlanmadıkça alacağın ödendiğine karine oluşturur; bu karinenin aksini ispat yükü, kaydın sahibi olan tarafa aittir ve kayda açıklık getirilememesi durumunda alacağın o miktarda ödenmiş sayılması gerekir.
Ele alınan sorunlar
Davacının ticari defterlerindeki 'ödeme' açıklamalı kayıtların gerçek ödemeye karine teşkil edip etmediği → ret
İddia: Davacı vekili, müvekkiline gerçekten bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, davalının cevabında ödemeye ilişkin somut bir iddia ve delil bulunmadığını, mahkemenin dava aydınlatılmadan ve yeterli inceleme yapılmadan karar verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: Bilirkişi incelemesinde davacının alacağına dayanak gösterdiği faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının defterlerinde ise takip tutarı kadar 20/06/2019 tarihinde 'ödeme' açıklamalı bir kayıt bulunduğu tespit edilmiştir. Bu kaydın gerçek bir ödemeyi mi yoksa takip tutarının başka bir hesapta izlenmek üzere asıl hesaptan düşülmesini mi yansıttığı ibraz edilen belgelerden kesin olarak anlaşılamamıştır. Davalının düzenlediği yansıtma faturalarından biri hariç tümünün davacı defterlerinde ödeme olarak kayıtlı olduğu da tespit edilmiştir. Tacir olan ve basiretli davranması gereken davacının kendi ticari defterlerinde yer alan ve ödemeye delalet eden bu açıklamalı kayıtlar, alacağın ödendiğine karine teşkil eder. Davacı, yargılama sırasında bu kayıtlara açıklık getirememiş ve karinenin aksini ispatlayacak bir delil sunmamıştır. Bu nedenle söz konusu kayıtların ödeme olarak değerlendirilmesinde ve buna göre bakiye alacak miktarı üzerinden hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tacirin kendi ticari defterinde alacaklıya karşı ödeme açıklamasıyla yer alan kaydın, aksi ispat edilmedikçe alacağın ödendiğine karine oluşturacağı ve ispat yükünün kayıt sahibine ait olduğu yönündeki değerlendirme, benzer cari hesap/itirazın iptali uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ticari defter kaydının ispat gücü↗ karine↗ ispat yükü↗ basiretli tacir↗ cari hesap↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1302
KARAR NO 2024/102
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/11/2020
NUMARASI 2020/82 Esas - 2020/573 Karar
DAVA
İtirazın İptali
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında kargo sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirdiğini, yapılan taşıma işlemleri neticesinde faturaların kesildiğini, buna karşılık davalının davacı şirket tarafından 2018 yılında gerçekleştirilmiş olan taşıma hizmetine karşılık olarak ödenmesi gereken ücreti ödemediğini, bu nedenle davalı hakkında İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. numaralı dosyasıyla 12.181,98-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından bu takibe haksız olarak itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili; Bakırköy mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin motorlu kara taşıtları yedek parça ve ekipmanlarının toptan ticareti işi ile iştigal ettiğini, davalı şirket tarafından satılan ürünlerin kargo ve teslim işinin davacı tarafça yapıldığını, müvekkili şirketin, davacı ... Kargo ... ve ... A.Ş.'ye herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının müvekkilinden eksiksiz ve hasarsız olarak teslim aldığı birçok ürüne taşıma sırasında zarar verdiğini, ürünlerin müşterilere hasarlı olarak teslim edildiğini, davacı tarafça taşıma yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediğini, bu hususların bizzat davacı tarafça tutulan tutanaklarla sabit olduğunu, müvekkili ile davacı şirket arasında hasara ilişkin yazışmalarda davacı tarafça söz konusu hasarlı taşımalara ilişkin ürün bedellerinin müvekkiline ödeneceğinin belirtildiğini, ancak hasarlı taşımalara ilişkin birçok ürünün bedelinin halen ödenmediğini ve icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin ...
Kargo'ya herhangi bir borcunun bulunmadığını, tam aksine hasarlı taşımalar nedeni ile alacaklı konumda olduğundan itiraz ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı tarafından faturadan kaynaklı 12.181,98-TL alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, bilirkişi raporunda davacı şirket kayıtlarına göre, icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten olan alacak tutarının 92,39-TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 92,39-TL üzerinden iptali ile, takibin 92,39-TL olan asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın %20 si oranındaki 18,47-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında kargo sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket tarafından 2018 tarihinde gerçekleştirilmiş olan taşıma hizmetine karşılık gelen ücretin ödenmediğini, bu faturaların toplam bedelinin 12.181,98-TL olduğunu, davalı hakkında başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini, mahkemece dava aydınlatılmadan ve yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, mahkemece müvekkiline gerçekten bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, davalının cevap dilekçesinde borcun ödendiğine ilişkin bir iddiasının bulunmadığını, borcun ödendiğine ilişkin somut bir delil sunulmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında bakiye cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, 17/01/2019 ila 28/05/2019 tarihleri arasında düzenlenen toplam 15 adet faturadan bakiye 12.181,98-TL alacağın tahsili için davalı aleyhinde icra takibine girişmiş, davalı davacıya borcunun bulunmadığını, davacının taşıdığı bir kısım ürünün taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle zarara uğradığını savunmuştur. Mahkeme, bilirkişi incelemesinde davacının defterlerinde takip konusu faturalardan sonra 20/06/2019 tarihinde 12.181,98-TL ödeme kaydı bulunduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 92,39-TL alacak kaydı yer aldığı gerekçesiyle bu miktar üzerinden davalının itirazının iptaline karar verilmiştir.
Bilirkişi incelemesinde davacının alacağına dayanak gösterdiği faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının defterlerinde takipte talep edilen alacak tutarı kadar 20/06/2019 tarihinde ödeme kaydı girildiği, açıklama sütununda ..." ve Belge türü sütununda "Ödeme" açıklamalarına yer verilmesi nedeniyle bu kayıtların davacının kayıtlarına ödeme olarak kaydedildiğini gösterdiği, ancak bu kayıtların gerçek bir ödemeyi mi yoksa icra takibine konulan tutarın başka bir hesapta izlenmek üzere asıl hesaptan düşülmesi mi olduğu hususunda ibraz edilen belgelerden bir kanaate varılamadığı belirtilmiştir. Bunun dışında davalının düzenlediği yansıtma faturalarından 08/02/2019 tarihli 4.493,82-TL fatura haricindeki tüm faturaların davacının defterlerinde ödeme olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda çözümü gereken uyuşmazlık davacının defterlerinde ödeme olarak gösterilen ve "... Nakit" açıklaması ile yer alan kayıtların gerçek bir ödeme olup olmadığı hususundadır. Bahsi geçen kayıtlar, davacının kayıtlarında ödeme olarak işlenmiş olup, nakit açıklamasına yer verilmiştir. Davacı tarafça yargılama sırasında bu kayıtlara açıklık getirilememiştir. Tacir olan ve basiretli hareket etmesi gereken davacının defterlerinde yer alan ve ödemeye delalet eden açıklamalarla oluşturulan bu kayıtların davacının alacağının ödendiğine karine teşkil ettiği sonucuna varılmaktadır. Davacı tarafça bu kayıtların aksine bir delil ibraz edilmediği anlaşıldığından bahsi geçen kayıtların ödeme olarak değerlendirilerek sonuca gidilmesinde, davalının itirazının bakiye 92,39-TL alacak üzerinden iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/116449 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi